Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3358 E. 2010/10756 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamu düzeni↗ alacak davası↗ tenfiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman mahkemelerinde alacak davası olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla mahkemelerde açılan davaların TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddedildiği, kararların Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının tenfizine karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve kamu düzenine de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararında davalıların, dava dışı ... şirketi için davacıyla yatırım sözleşmesi imzaladıkları, davalıların yatırım aracıları oldukları için sorumlu tutuldukları kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davacının, tenfize konu olayla ilgili olarak davalılar aleyhine önceden Türkiye’de dava açtığı ve bu davanın TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddine karar verildiği de belgelenmemiştir. O halde, somut olaya uygun olmayan gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3357 E. 2010/9577 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla mahkemelerde açılan davaların TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddedildiği, kararların Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Ancak, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararında davalıların, dava dışı ... şirketi için davacıyla yatırım sözleşmesi imzaladıkları, davalıların yatırım aracıları oldukları için sorumlu tutuldukları kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla daha önce mahkemede açılan davaların TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddedildiği, kararın Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalılar vekili, davacının müvekkili şirkette ortaklığının bulunmadığını, «tenfizi» istenen mahkeme kararında açıklanan...-...’de ortaklığının olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Kamu düzeni 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3061 E. 2011/6893 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla mahkemelerde açılan davaların TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddedildiği, kararların Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Ancak, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararında davalıların, dava dışı ... şirketi için davacıyla yatırım sözleşmesi imzaladıkları, davalıların yatırım aracıları oldukları için sorumlu tutuldukları kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla daha önce açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, kararın Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7197 E. 2011/9012 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla mahkemelerde açılan davaların TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddedildiği, kararların Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Ancak, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararında davalıların, dava dışı ... şirketi için davacıyla yatırım sözleşmesi imzaladıkları, davalıların yatırım aracıları oldukları için sorumlu tutuldukları kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman Mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla daha önce mahkemede açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, kararın Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 10.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3047 E. 2011/6890 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla mahkemelerde açılan davaların TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddedildiği, kararların Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Ancak, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararında davalıların, dava dışı ... şirketi için davacıyla yatırım sözleşmesi imzaladıkları, davalıların yatırım aracıları oldukları için sorumlu tutuldukları kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7195 E. 2011/9011 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla mahkemelerde açılan davaların TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddedildiği, kararların Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Ancak, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararında davalıların, dava dışı ... şirketi için davacıyla yatırım sözleşmesi imzaladıkları, davalıların yatırım aracıları oldukları için sorumlu tutuldukları kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54. maddesi olduğu, davacının Alman Mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54. maddesi olduğu, davacının Alman Mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle dav …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2302 E. 2011/5838 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla mahkemelerde açılan davaların TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddedildiği, kararların Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Ancak, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararında davalıların, dava dışı ... şirketi için davacıyla yatırım sözleşmesi imzaladıkları, davalıların yatırım aracıları oldukları için sorumlu tutuldukları kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54.maddesi olduğu, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddiaları ile alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.11.2010 günlü ilamında açı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54.maddesi olduğu, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddiaları ile alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.11.2010 günlü ilamında açı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3358 E. , 2010/10756 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2008/811-2008/794 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkilinden para tahsil ettiklerini, geri vermediklerini, tahsili için yabancı mahkemede açılan davanın kabul edildiğini ileri sürerek, Federal Almanya Cumhuriyeti Nürnberg Sulh Mahkemesi’nin 35 C 3245/07 numaralı dosyada verilen 22.01.2008 kesinleşme tarihli kararın ve yargılama masraflarına dair hükmün tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kararın HUMK.nun 17 nci maddesinde düzenlenen ve Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren konuda verildiğini, kamu düzenine ilişkin olduğunu, tenfiz koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman mahkemelerinde alacak davası olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla mahkemelerde açılan davaların TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddedildiği, kararların Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının tenfizine karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve kamu düzenine de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararında davalıların, dava dışı ... şirketi için davacıyla yatırım sözleşmesi imzaladıkları, davalıların yatırım aracıları oldukları için sorumlu tutuldukları kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davacının, tenfize konu olayla ilgili olarak davalılar aleyhine önceden Türkiye’de dava açtığı ve bu davanın TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddine karar verildiği de belgelenmemiştir. O halde, somut olaya uygun olmayan gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032050800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz