Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/470 E. 2015/1462 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı↗ dava şartı noksanlığının giderilmesi↗ gider avansı↗ vazgeçmiş sayılma↗ kesin mehil↗ ihtarat↗ bilirkişi ücreti↗ ön inceleme aşaması↗ ek mehil↗ tahkikat↗ keşif↗ adli yardım↗ şirket müdürü↗ depo kararı↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ alacak davası↗ usulden reddi↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ harç↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi incelemesi için gider avansı depo edilmesine karar verildiği ve 07.11.2013 tarihli oturumda 1.500 TL bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilerek yüze karşı ihtaratta bulunulduğu, ancak davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nun 114 ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket müdürü olan davacının çalışmasının karşılığı olan ücretlerini alamadığından bahisle davalı şirkete karşı açtığı alacak davası olup, mahkemece, yargılama aşamasında yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/g maddesi gereğince dava şartı olup, yatırılması gereken gider avansının kesin süreye rağmen yatırılmamış olması gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesine göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı'nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” Anılan Kanunun 114. maddesinin “g” bendinde, gider avansının dava şartlarından olduğu belirtilmiştir. Dava şartlarının incelenmesini düzenleyen 115. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” denilmiştir. Kanun'un 448. maddesinde ise, kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı belirtilmiştir.
Adalet Bakanlığı tarafından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesi gereğince hazırlanan gider avansı tarifesi ile buna ilişkin tebliğ, 30 Eylül 2011 tarih ve 28070 sayılı Resmi Gazetede yayınlamıştır. 01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, bilirkişi ücreti vs.) gözetilerek belirlenen tahmini yargılama giderinin, gider avansı olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır. Tarifenin 6. maddesinde de, tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirileceği belirtilmiştir.
Kanun'un 120/2 ve 448. maddeleri ile tarifenin 6. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğünden önce açılan davalarda da gerektiğinde, dava şartı olan gider avansının ödenmesinin istenilebileceği, gider avansının kesin sürede ödenmemesi durumunda ise, Kanun'un 115. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği anlaşılmaktadır.
Ancak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde ise “(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır...” düzenlenmesi bulunmaktadır. Bu durumda, HMK'nın 120. maddesi ile 324. maddesinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
03.04.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 45. maddesinde, “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. (4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (5) Delil avansının ödenmesine, hâkim tarafından dilekçelerin verilmesi, ön inceleme aşaması veya tahkikatın başında karar verilir.” düzenlemesi mevcuttur. Anılan maddede gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup, bu maddenin 1. fıkrası ile 4 ve 5 fıkraları arasında uyum bulunmadığından, HMK’nın 324. maddesi gözetilerek Yönetmeliğin 45. maddesinin 4. ve 5. fıkralarının öncelikle uygulanması gerekir. (Pekcanıtez, Hakan/ Atalay, Oğuz/ Özekes, Muhammet, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku 13. Bası s. 880 )
Somut olayda, davacı vekiline verilen kesin mehil yukarıda açıklandığı üzere gider avansının değil, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde yazılı olan bilirkişi ücretine ilişkin delil avansının yatırılmasına ilişkindir. Mahkemece, davacı vekiline verilen kesin mehle rağmen bu giderin yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılma neticesini meydana getireceği gibi, mahkemece niteliği itibariyle delil avansı olan gider için verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp ihtar edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez. Bu itibarla, mahkemece delil avansı olan bilirkişi ücretinin yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılma sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin gider avansı olarak değerlendirilip, ihtaratta verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun kesin mehil de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14889 E. 2016/6655 K.
Ortak:delil avansı · dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · vazgeçmiş sayılma · kesin mehil · ihtarat · bilirkişi ücreti · ön inceleme aşaması · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde davanın dava şartı noksanlığından «usulden reddine» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «bilirkişi incelemesi» için «gider avansı» «depo» edilmesine karar verildiği ve 07.11.2013 tarihli oturumda 1.500 TL «bilirkişi ücretinin» yatırılması için davacı vekiline «kesin süre» verilerek yüze karşı «ihtaratta» bulunulduğu, ancak davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nun 114 ve 115. maddeleri gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» neticesini meydana getireceği gibi, mahkemece niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2. maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi ve «ticari defterlerin ibraz» edilmemesi halinde kesin mehlin sonuçları da hatırlatılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» neticesini meydana getireceği gibi, mahkemece niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, taraflara davaya konu tüm «ticari defterleri» ve belgelerini dosyaya sunmak üzere inceleme gün ve saatine kadar «kesin mehil» verildiği, ayrıca davacıya 1.200,00 TL «bilirkişi ücretini» yatırması için inceleme gününe kadar kesin mehil verildiği, davacının inceleme gün ve saatine kadar bilirkişi ücretini yatırmadığı, davacının istediği «maddi tazminata» ilişkin ispat için şart olan mali incelemeye esas teşkil edilebilecek ticari defterlerini de sunmadığı, HMK hükümlerine göre kesin mehilin sonuç doğuracak şekilde mahkemece verildiği gerekçesiyle davanın kesin mehil şartı yerine getirilmediğinden «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · ticari defter · maddi tazminat · ibraz · iltibas · e-defter
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2. maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi ve «ticari defterlerin ibraz» edilmemesi halinde kesin mehlin sonuçları da hatırlatılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, taraflara davaya konu tüm «ticari defterleri» ve belgelerini dosyaya sunmak üzere inceleme gün ve saatine kadar «kesin mehil» verildiği, ayrıca davacıya 1.200,00 TL «bilirkişi ücretini» yatırması için inceleme gününe kadar kesin mehil verildiği, davacının inceleme gün ve saatine kadar bilirkişi ücretini yatırmadığı, davacının istediği «maddi tazminata» ilişkin ispat için şart olan mali incelemeye esas teşkil edilebilecek ticari defterlerini de sunmadığı, HMK hükümlerine göre kesin mehilin sonuç doğuracak şekilde mahkemece verildiği gerekçesiyle davanın kesin mehil şartı yerine getirilmediğinden «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davacı markası ile «iltibas» oluşturan markanın tesciline sözleşmeye rağmen davalılarca itiraz edilmemesi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4616 E. 2017/6583 K.
Ortak:delil avansı · dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · kesin mehil · bilirkişi ücreti · ön inceleme aşaması · ek mehil · tahkikat · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde davanın dava şartı noksanlığından «usulden reddine» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
880 ) Somut olayda, davacı vekiline verilen «kesin mehil» yukarıda açıklandığı üzere gider avansının değil, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde yazılı olan «bilirkişi ücretine» ilişkin delil avansının yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» neticesini meydana getireceği gibi, mahkemece niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nin 120/4. maddesi ve «gider avansı» tarifesi gereğince davacı vekiline gider avansını tamamlaması için 2 haftalık «kesin mehil» verildiği, davacı vekilince gider avansının verilen süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartları mevcut olmadığından davanın HMK'nin 115/2. maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü gerektiği gibi, davacı vekili «bilirkişi incelemesi» taleplerinin olmadığını, beyan ve delillerinin nazara alınmasını, yargılamaya devam edilerek talepleri doğrultusunda karar verilmesini istediğine göre mahkemece, mevcut «deliller değerlendirilerek» ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi incelemesi için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
01 Ekim 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · ara karar · istirdat · ortaklık ilişkisi · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü gerektiği gibi, davacı vekili «bilirkişi incelemesi» taleplerinin olmadığını, beyan ve delillerinin nazara alınmasını, yargılamaya devam edilerek talepleri doğrultusunda karar verilmesini istediğine göre mahkemece, mevcut «deliller değerlendirilerek» ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi incelemesi için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
880) Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Dava, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce açılmış, gider avansının yatırılmasına ilişkin «ara» kararının verildiği tarih itibariyle dilekçeler aşaması tamamlanmış olup bu haliyle yargılama «tahkikat» aşamasında bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15362 E. 2016/146 K.
Ortak:delil avansı · dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · ihtarat · bilirkişi ücreti · ön inceleme aşaması · tahkikat · keşif · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde davanın dava şartı noksanlığından «usulden reddine» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «bilirkişi incelemesi» için «gider avansı» «depo» edilmesine karar verildiği ve 07.11.2013 tarihli oturumda 1.500 TL «bilirkişi ücretinin» yatırılması için davacı vekiline «kesin süre» verilerek yüze karşı «ihtaratta» bulunulduğu, ancak davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nun 114 ve 115. maddeleri gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Benzer bu kararda01 Ekim 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «gider avansı» eksikliğinin ikmali için davacı vekiline yapılan «ihtarata» rağmen davacı vekilinin kendisine tanınan «kesin süre» içerisinde gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/g ve 115/2. maddeleri uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · dosya masrafı
Benzer bu kararda880 ) Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Dava, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce açılmış, gider avansının yatırılmasına ilişkin «ara» kararının verildiği tarih itibariyle dilekçeler aşaması tamamlanmış, «keşif» yapılmasına ve «bilirkişi incelemesine» karar verilmiş olup, bu haliyle yargılama «tahkikat» aşamasında bulunmaktadır.
Bilirkişi incelemesi için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16748 E. 2013/6943 K.
Ortak:delil avansı · dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · bilirkişi ücreti · ön inceleme aşaması · tahkikat · keşif · adli yardım · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
Bu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde davanın dava şartı noksanlığından «usulden reddine» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda01 Ekim 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin .... maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (...) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci «bilirkişi incelemesi» için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · istirdat · ortaklık ilişkisi · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
… r çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Dava, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01...2011 tarihinden önce açılmış, gider avansının yatırılmasına ilişkin «ara» kararının verildiği tarih itibariyle dilekçeler aşaması tamamlanmış, dosyada «bilirkişi incelemesi» yapılmış ve bu incelemenin yetersiz görülmesi üzerine yeniden bilirkişi incelemesine karar verilmiş olup bu haliyle yargılama «tahkikat» aşamasında bulunmaktadır.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci «bilirkişi incelemesi» için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16643 E. 2013/6937 K.
Ortak:delil avansı · dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · bilirkişi ücreti · ön inceleme aşaması · tahkikat · keşif · adli yardım · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
Bu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde davanın dava şartı noksanlığından «usulden reddine» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda01 Ekim 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin .... maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (...) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nun 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci «bilirkişi incelemesi» için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · istirdat · ortaklık ilişkisi · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
… r çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Dava, 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girdiği 01...2011 tarihinden önce açılmış, gider avansının yatırılmasına ilişkin «ara» kararının verildiği tarih itibariyle dilekçeler aşaması tamamlanmış, dosyada «bilirkişi incelemesi» yapılmış ve bu incelemenin yetersiz görülmesi üzerine yeniden bilirkişi incelemesine karar verilmiş olup bu haliyle yargılama «tahkikat» aşamasında bulunmaktadır.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nun 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci «bilirkişi incelemesi» için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16648 E. 2013/6939 K.
Ortak:delil avansı · dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · bilirkişi ücreti · ön inceleme aşaması · tahkikat · keşif · adli yardım · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
Bu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde davanın dava şartı noksanlığından «usulden reddine» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda01 Ekim 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin .... maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (...) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci «bilirkişi incelemesi» için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · istirdat · ortaklık ilişkisi · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
… r çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Dava, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01...2011 tarihinden önce açılmış, gider avansının yatırılmasına ilişkin «ara» kararının verildiği tarih itibariyle dilekçeler aşaması tamamlanmış, dosyada «bilirkişi incelemesi» yapılmış ve bu incelemenin yetersiz görülmesi üzerine yeniden bilirkişi incelemesine karar verilmiş olup bu haliyle yargılama «tahkikat» aşamasında bulunmaktadır.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci «bilirkişi incelemesi» için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16649 E. 2013/6940 K.
Ortak:delil avansı · dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · bilirkişi ücreti · ön inceleme aşaması · tahkikat · keşif · adli yardım · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
Bu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde davanın dava şartı noksanlığından «usulden reddine» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda01 Ekim 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin .... maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (...) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci «bilirkişi incelemesi» için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · istirdat · ortaklık ilişkisi · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. .../...
… r çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Dava, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01...2011 tarihinden önce açılmış, gider avansının yatırılmasına ilişkin «ara» kararının verildiği tarih itibariyle dilekçeler aşaması tamamlanmış, dosyada «bilirkişi incelemesi» yapılmış ve bu incelemenin yetersiz görülmesi üzerine yeniden bilirkişi incelemesine karar verilmiş olup bu haliyle yargılama «tahkikat» aşamasında bulunmaktadır.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci «bilirkişi incelemesi» için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16646 E. 2013/6938 K.
Ortak:delil avansı · dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · bilirkişi ücreti · ön inceleme aşaması · tahkikat · keşif · adli yardım · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
Bu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde davanın dava şartı noksanlığından «usulden reddine» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda01 Ekim 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin .... maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (...) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nun 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci «bilirkişi incelemesi» için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · istirdat · ortaklık ilişkisi · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir 01...2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun «harç» ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesine göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak «gider avansı» tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
… r çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Dava, 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girdiği 01...2011 tarihinden önce açılmış, gider avansının yatırılmasına ilişkin «ara» kararının verildiği tarih itibariyle dilekçeler aşaması tamamlanmış, dosyada «bilirkişi incelemesi» yapılmış ve bu incelemenin yetersiz görülmesi üzerine yeniden bilirkişi incelemesine karar verilmiş olup bu haliyle yargılama «tahkikat» aşamasında bulunmaktadır.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nun 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci «bilirkişi incelemesi» için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/470 E. , 2015/1462 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/01/2014 tarih ve 2013/693-2014/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete bir süre danışmanlık yapan müvekkilinin davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin önerisi ve ortaklar kurulunun kararı ile mevcut danışmanlık hizmetine ilave olarak şirketin genel müdürlüğüne getirildiğini ancak kendisine hak ettiği ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, 4.000 Euro ve 5.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi incelemesi için gider avansı depo edilmesine karar verildiği ve 07.11.2013 tarihli oturumda 1.500 TL bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilerek yüze karşı ihtaratta bulunulduğu, ancak davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nun 114 ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket müdürü olan davacının çalışmasının karşılığı olan ücretlerini alamadığından bahisle davalı şirkete karşı açtığı alacak davası olup, mahkemece, yargılama aşamasında yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/g maddesi gereğince dava şartı olup, yatırılması gereken gider avansının kesin süreye rağmen yatırılmamış olması gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesine göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı'nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” Anılan Kanunun 114. maddesinin “g” bendinde, gider avansının dava şartlarından olduğu belirtilmiştir. Dava şartlarının incelenmesini düzenleyen 115. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” denilmiştir. Kanun'un 448. maddesinde ise, kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı belirtilmiştir.
Adalet Bakanlığı tarafından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesi gereğince hazırlanan gider avansı tarifesi ile buna ilişkin tebliğ, 30 Eylül 2011 tarih ve 28070 sayılı Resmi Gazetede yayınlamıştır.
01. 10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş;
4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, bilirkişi ücreti vs.) gözetilerek belirlenen tahmini yargılama giderinin, gider avansı olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır. Tarifenin 6. maddesinde de, tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirileceği belirtilmiştir.
Kanun'un 120/2 ve 448. maddeleri ile tarifenin 6. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğünden önce açılan davalarda da gerektiğinde, dava şartı olan gider avansının ödenmesinin istenilebileceği, gider avansının kesin sürede ödenmemesi durumunda ise, Kanun'un 115. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği anlaşılmaktadır.
Ancak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde ise “(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır...” düzenlenmesi bulunmaktadır. Bu durumda, HMK'nın 120. maddesi ile 324. maddesinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
03.04.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 45. maddesinde, “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.
Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. (4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır.
Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (5) Delil avansının ödenmesine, hâkim tarafından dilekçelerin verilmesi, ön inceleme aşaması veya tahkikatın başında karar verilir.” düzenlemesi mevcuttur. Anılan maddede gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup, bu maddenin 1. fıkrası ile 4 ve 5 fıkraları arasında uyum bulunmadığından, HMK’nın 324. maddesi gözetilerek Yönetmeliğin 45. maddesinin 4. ve 5. fıkralarının öncelikle uygulanması gerekir. (Pekcanıtez, Hakan/ Atalay, Oğuz/ Özekes, Muhammet, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku 13. Bası s. 880 )
Somut olayda, davacı vekiline verilen kesin mehil yukarıda açıklandığı üzere gider avansının değil, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde yazılı olan bilirkişi ücretine ilişkin delil avansının yatırılmasına ilişkindir. Mahkemece, davacı vekiline verilen kesin mehle rağmen bu giderin yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılma neticesini meydana getireceği gibi, mahkemece niteliği itibariyle delil avansı olan gider için verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp ihtar edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Bu itibarla, mahkemece delil avansı olan bilirkişi ücretinin yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılma sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin gider avansı olarak değerlendirilip, ihtaratta verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun kesin mehil de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167689700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz