İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5178 E. 2013/20177 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delillerin toplanmaması↗ işbölümü↗ husumet yokluğu↗ kefil↗ istirdat↗ usulden reddi↗ kredi sözleşmesi↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, istirdatı talep edilen alacağın ticari krediden kaynaklandığı, uyuşmazlığa Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği, ayrıca murisin ölümünden sonra davalı bankaya yapılan bakiye kredi ödemesinin dava dışı kefil ... tarafından yapıldığı ve anılan kişi tarafından talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın görev ve husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, kredi sözleşmesine istinaden ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece, kredi borcunun davacı tarafça değil, kredi sözlşemesine kefil olan dava dışı ... tarafından ödendiğinden bahisle, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de; davacı 17.04.2012 tarihli replik dilekçesinde, davaya konu ödemenin kefil tarafından yapıldığını ancak ödenen bu paranın üç gün kadar sonra kefile iade edildiğini belirtmiştir. Mahkemece, davacı tarafından kefile ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadan, taraf delilleri toplanmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesine göre davalı tarafça işbölümü itirazında bulunulmuş, mahkemece itirazın kabulü ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, yargılamanın yapıldığı yerde ayrı ticaret mahkemesi bulunmadığından, davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılıp sonlandırılması gerekirken, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6687 E. 2014/9733 K.
Ortak:görev/görevsizlik
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · üçüncü kişi · tenfiz · anonim şirket · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, «anonim şirket» olan davalıdan sermaye yatırımlarının geri ödenmesinin talep edildiği davada verilen kararın «tenfizinin» istendiği, «mutlak ticari» davalardan olduğu dikkate alındığında TTK kapsamında kaldığı, bu itibarla uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'nın 5'inci maddesi uyarınca bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa aynı Yasanın 4'üncü maddesi gereği ticari sayılan davalarla özel hükümlere göre Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek diğer işlere bu mahkemelerde bakılır.
Somut olayda davacı tarafça Almanya Cumhuriyeti Dortmund Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesince verilen hükmün «tenfizi» talep edilmekte olup tenfiz davaları 6102 sayılı TTK'nın 4'üncü maddesinde sayılan işler arasında değildir.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararında da "doğru olmayan vaatlerle davacının parasının tahsil edildiği, «üçüncü kişiyi» haksız bir şekilde zenginleştirme amacıyla yanlış bilgiler verilerek davacının yanıltıldığı" kabul edilerek ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Hisse Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5726 E. 2013/5234 K.
Ortak:istirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, «istirdatı» talep edilen alacağın ticari krediden kaynaklandığı, uyuşmazlığa Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği, ayrıca murisin ölümünden sonra davalı bankaya yapılan bakiye kredi ödemesinin dava dışı «kefil» ... tarafından yapıldığı ve anılan kişi tarafından talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın görev ve «husumet yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
1) Dava, «kredi sözleşmesine» istinaden ödenen paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket hisse devri» nedeni ile ödenen bedelin «istirdatına» ilişkin olup, dava Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmıştır. .... nun 4. maddesi gereğince bu kanundan kaynaklanan davalar ticari dava sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava konusunun devri · limited şirket hisse devri · hisse devri · pay defteri · limited şirket · ilan · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın «konusunun devrin» Ticaret Sicilinde ilâna ilişkin olduğu, ...’nın 520. maddesi gereğince «hisse devrinin» karar alınması ve «pay defterine» yazılması ile neticelenmiş olduğu, devir hukuken gerçekleşmiş olduğundan davacının «ilan» yapılmamasını gerekçe göstererek tazminat istemesinde hukukî yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirket hisse devri» nedeni ile ödenen bedelin «istirdatına» ilişkin olup, dava Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmıştır. .... nun 4. maddesi gereğince bu kanundan kaynaklanan davalar ticari dava sayılır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9655 E. 2013/9194 K.
Ortak:görev/görevsizlik
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · yargılama giderleri · yargılama gideri · terkin · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme
Benzer bu kararda2-Kabul şekline göre de, «davanın konusuz kalması» halinde haksız olarak dava açılmasına sebebiyet veren davalı lehine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» verilmez.
Bu doğrultuda, mahkemece davacının hükümsüzlük talebi ve davalının markaya tecavüz iddiası bakımından dava tarihinde haklı olup olmadığı değerlendirilmeksizin, davalının davaya sebebiyet verdiği gerekçesi ile tüm «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu tutulması ve davalı lehine de «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1-Dava, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi, davalı markasından ... ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, 556 sayılı KHK hükümlerinden doğan bu davada «görevli» mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğundan, mahkemenin davaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakması gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılıp görülmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, yargılama sırasında davaya konu markanın davalı tarafından satın alındığı, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» kararı verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5178 E. , 2013/20177 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.09.2012 tarih ve 2012/67-2012/565 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin oğlu olan dava dışı muris...nın 2011 yılında davalı bankadan 100.000 TL KOBİ'lere destek kredisi kullandığını, kredi işlemleri yapılırken davalı banka personeli tarafından murise hayat sigortası değil, 209,13 TL karşılığında çam paketi sigortası yapılmasının, bu sigortada ferdi kaza sigortasının da banka tarafından ücretsiz yapıldığının murise beyan edilmesi üzerine, bu sigortanın yapıldığını, murisin 20.07.2011 tarihinde vefatı üzerineadı geçen sigortanın yapılmamış olması sebebiyle davalı bankaya bakiye kredi tutarını ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, davalı banka şubesi tarafından haksız ve dayanaksız olarak tahsil edilen kredi tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istirdadı talep edilen alacağın ticari bir krediye ilişkin olması sebebiyle, davanın ticaret mahkemesinde görülebileceğini, ayrıca bakiye kredi tutarının dava dışı kefil ... tarafından ödendiğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, istirdatı talep edilen alacağın ticari krediden kaynaklandığı, uyuşmazlığa Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği, ayrıca murisin ölümünden sonra davalı bankaya yapılan bakiye kredi ödemesinin dava dışı kefil ... tarafından yapıldığı ve anılan kişi tarafından talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın görev ve husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, kredi sözleşmesine istinaden ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece, kredi borcunun davacı tarafça değil, kredi sözlşemesine kefil olan dava dışı ... tarafından ödendiğinden bahisle, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de; davacı 17.04.2012 tarihli replik dilekçesinde, davaya konu ödemenin kefil tarafından yapıldığını ancak ödenen bu paranın üç gün kadar sonra kefile iade edildiğini belirtmiştir. Mahkemece, davacı tarafından kefile ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadan, taraf delilleri toplanmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesine göre davalı tarafça işbölümü itirazında bulunulmuş, mahkemece itirazın kabulü ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, yargılamanın yapıldığı yerde ayrı ticaret mahkemesi bulunmadığından, davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılıp sonlandırılması gerekirken, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028775900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz