Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6687 E. 2014/9733 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak ticari dava↗ üçüncü kişi↗ tenfiz↗ anonim şirket↗ görevsizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, anonim şirket olan davalıdan sermaye yatırımlarının geri ödenmesinin talep edildiği davada verilen kararın tenfizinin istendiği, mutlak ticari davalardan olduğu dikkate alındığında TTK kapsamında kaldığı, bu itibarla uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'nın 5'inci maddesi uyarınca bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa aynı Yasanın 4'üncü maddesi gereği ticari sayılan davalarla özel hükümlere göre Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek diğer işlere bu mahkemelerde bakılır. TTK'nın 4'üncü maddesinde ticari davalar sayılmıştır. Somut olayda davacı tarafça Almanya Cumhuriyeti Dortmund Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesince verilen hükmün tenfizi talep edilmekte olup tenfiz davaları 6102
sayılı TTK'nın 4'üncü maddesinde sayılan işler arasında değildir. Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararında da "doğru olmayan vaatlerle davacının parasının tahsil edildiği, üçüncü kişiyi haksız bir şekilde zenginleştirme amacıyla yanlış bilgiler verilerek davacının yanıltıldığı" kabul edilerek ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davaya bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9655 E. 2013/9194 K.
Ortak:görev/görevsizlik
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · yargılama giderleri · yargılama gideri · terkin · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme
Benzer bu kararda2-Kabul şekline göre de, «davanın konusuz kalması» halinde haksız olarak dava açılmasına sebebiyet veren davalı lehine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» verilmez.
Bu doğrultuda, mahkemece davacının hükümsüzlük talebi ve davalının markaya tecavüz iddiası bakımından dava tarihinde haklı olup olmadığı değerlendirilmeksizin, davalının davaya sebebiyet verdiği gerekçesi ile tüm «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu tutulması ve davalı lehine de «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1-Dava, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi, davalı markasından ... ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, 556 sayılı KHK hükümlerinden doğan bu davada «görevli» mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğundan, mahkemenin davaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakması gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılıp görülmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, yargılama sırasında davaya konu markanın davalı tarafından satın alındığı, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» kararı verilmiştir.
-
Hisse Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5726 E. 2013/5234 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava konusunun devri · limited şirket hisse devri · hisse devri · pay defteri · istirdat · limited şirket · ilan · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın «konusunun devrin» Ticaret Sicilinde ilâna ilişkin olduğu, ...’nın 520. maddesi gereğince «hisse devrinin» karar alınması ve «pay defterine» yazılması ile neticelenmiş olduğu, devir hukuken gerçekleşmiş olduğundan davacının «ilan» yapılmamasını gerekçe göstererek tazminat istemesinde hukukî yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirket hisse devri» nedeni ile ödenen bedelin «istirdatına» ilişkin olup, dava Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmıştır. .... nun 4. maddesi gereğince bu kanundan kaynaklanan davalar ticari dava sayılır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12734 E. 2013/11185 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, «anonim şirket» olan davalıdan sermaye yatırımlarının geri ödenmesinin talep edildiği davada verilen kararın «tenfizinin» istendiği, «mutlak ticari» davalardan olduğu dikkate alındığında TTK kapsamında kaldığı, bu itibarla uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'nın 5'inci maddesi uyarınca bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa aynı Yasanın 4'üncü maddesi gereği ticari sayılan davalarla özel hükümlere göre Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek diğer işlere bu mahkemelerde bakılır.
Somut olayda davacı tarafça Almanya Cumhuriyeti Dortmund Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesince verilen hükmün «tenfizi» talep edilmekte olup tenfiz davaları 6102 sayılı TTK'nın 4'üncü maddesinde sayılan işler arasında değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Dortmunt Eyalet Mahkemesi'nce verilen kararın «kamu düzenine» aykırı bulunmadığı, «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Dairemizce «tenfiz» davalarının nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, davalı aleyhine nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · tespit davası · kamu düzeni · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Dairemizce «tenfiz» davalarının nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, davalı aleyhine nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Dortmunt Eyalet Mahkemesi'nce verilen kararın «kamu düzenine» aykırı bulunmadığı, «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın kısmen kabulüne ve buna bağlı olarak davacı taraf aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmişse de verilen hüküm itibari ile davacı talepleri arasında yer alan hangi hususların reddedildiği anlaşılamamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6687 E. , 2014/9733 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 12/12/2013
NUMARASI 2013/378-2013/569
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/12/2013 tarih ve 2013/378-2013/569 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimitarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini ancak tüm istemelere rağmen geri ödemediğini, Dortmund Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesinde açılan davanın kabul edilerek 61.355,03 Euro'nun davalı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, ayrıca ek bir kararla yargılama giderlerinin hüküm altına alındığını, kararın kesinleştiğine ilişkin şerhin hükme işlendiğini ileri sürerek Federal Almanya Cumhuriyeti Dortmund Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 1 O 215/09 numaralı dosyasından verilen 20.08.2010 tarihli kararının ve yargılama masraflarının tayini ile ilgili hükmün tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın münhasıran Türk Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gereken davalardan olduğunu, bu hususun göz ardı edilerek verilen kararın tenfiz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, anonim şirket olan davalıdan sermaye yatırımlarının geri ödenmesinin talep edildiği davada verilen kararın tenfizinin istendiği, mutlak ticari davalardan olduğu dikkate alındığında TTK kapsamında kaldığı, bu itibarla uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'nın 5'inci maddesi uyarınca bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa aynı Yasanın 4'üncü maddesi gereği ticari sayılan davalarla özel hükümlere göre Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek diğer işlere bu mahkemelerde bakılır. TTK'nın 4'üncü maddesinde ticari davalar sayılmıştır. Somut olayda davacı tarafça Almanya Cumhuriyeti Dortmund Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesince verilen hükmün tenfizi talep edilmekte olup tenfiz davaları 6102
sayılı TTK'nın 4'üncü maddesinde sayılan işler arasında değildir. Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararında da "doğru olmayan vaatlerle davacının parasının tahsil edildiği, üçüncü kişiyi haksız bir şekilde zenginleştirme amacıyla yanlış bilgiler verilerek davacının yanıltıldığı" kabul edilerek ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davaya bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102155700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz