Hisse Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5726 E. 2013/5234 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava konusunun devri↗ limited şirket hisse devri↗ hisse devri↗ pay defteri↗ sulh hukuk mahkemesi↗ istirdat↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ sulh↗ ilan↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın konusunun devrin Ticaret Sicilinde ilâna ilişkin olduğu, ...’nın 520. maddesi gereğince hisse devrinin karar alınması ve pay defterine yazılması ile neticelenmiş olduğu, devir hukuken gerçekleşmiş olduğundan davacının ilan yapılmamasını gerekçe göstererek tazminat istemesinde hukukî yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket hisse devri nedeni ile ödenen bedelin istirdatına ilişkin olup, dava Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmıştır. .... nun 4. maddesi gereğince bu kanundan kaynaklanan davalar ticari dava sayılır. Aynı Yasa' nın 5. maddesi gereğince de davaya Ticaret Mahkemesinde, bulunmaması halinde ise aynı yerde bulunan Asliye veya Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılır. Davacı, davasını Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi' ne açmış olduğu ve mahkemece de Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla tensip yapılıp dava görülmeye başlandığı halde kararın İş Mahkemesi sıfatıyla verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/182 E. 2015/4564 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · kesin süre · taşıma sözleşmesi · harç · tacir · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davacıya duruşma gününü bildirir tebliğ ekinde bulunan tensip zaptında; dava dilekçesini ve talep sonucunu açıklaması, davalının ismini belirtmesi için verilen «kesin süre» içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Aynı Yasa'nın 5. maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir».
Davacı ile davalı ... şirketi arasındaki uyuşmazlık da «mutlak ticari» işlerden olan «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6687 E. 2014/9733 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · üçüncü kişi · tenfiz · anonim şirket · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, «anonim şirket» olan davalıdan sermaye yatırımlarının geri ödenmesinin talep edildiği davada verilen kararın «tenfizinin» istendiği, «mutlak ticari» davalardan olduğu dikkate alındığında TTK kapsamında kaldığı, bu itibarla uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'nın 5'inci maddesi uyarınca bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa aynı Yasanın 4'üncü maddesi gereği ticari sayılan davalarla özel hükümlere göre Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek diğer işlere bu mahkemelerde bakılır.
Somut olayda davacı tarafça Almanya Cumhuriyeti Dortmund Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesince verilen hükmün «tenfizi» talep edilmekte olup tenfiz davaları 6102 sayılı TTK'nın 4'üncü maddesinde sayılan işler arasında değildir.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararında da "doğru olmayan vaatlerle davacının parasının tahsil edildiği, «üçüncü kişiyi» haksız bir şekilde zenginleştirme amacıyla yanlış bilgiler verilerek davacının yanıltıldığı" kabul edilerek ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5726 E. , 2013/5234 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14...2011 tarih ve 2009/168-2011/658 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ... .... Noterliği'nin 16.09.2008 tarihli limitet şirket hisse devir sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme gereğince davalının Mar Grup Organizasyon Gayrimenkul Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki 1150 adet hissesini 143.750 TL bedel karşılığında müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin davalıya devir bedelini ödediğini, ancak şirket ortakları tarafından karar alınıp pay defterine kaydı yapılmaması üzerine müvekkilinin söz konusu şirkete 22...2008 tarihinde noterden ihtar göndererek hisse devrini ortaklığa bildirerek pay defterine kaydını ve ticaret sicilinde tescil ve ilanını talep ettiğini, şirket ortakları 05.11.2008 tarih ve 2008/... sayılı karar ile hisse devrine muvafakat edip pay defterine işlediklerini ve kararın 06.11.2008 tarihinde noterce onaylandığını, ancak kararın ticaret sicilinde ilanı gerçekleştirilemediğini, şirket ortaklarına ait 14 imzadan 5 tanesinin imza sirkülerindeki imzalarla tutmaması sonucu Ticaret Sicil Memurluğu' nun ilanı yapmadığını ve yeni imza sirkülerini talep ettiğini, ancak ortaklar tarafından yeni imza sirküleri verilmediğinden müvekkilinin hisse devir işlemi tescil ve ilan edilemediğini, müvekkilini oyladıklarını, ayrıca davalının müvekkiline devrettiği 1150 adet hisseyi aynı bedelle 4 farklı kişiye devrederek tescil ve ilanını sağladığını, davalının kötüniyetli olduğunu, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak ....000 TL' nin tahsilini talep ve dava etmiş, davacı vekili 09/02/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 143.750 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 143.750 TL ödediğini ispatlaması gerektiğini, davacının herhangi bir ödeme gücünün olmadığını, olayın ...'nin söz konusu şirketi almak istemesi ile başladığını, taraflar arasında 430.000 TL'ye anlaşıldığını, ancak ...' nin Halk Bankası ... Şubesinden kredi kullanacağı için önce devir sözleşmesini yapmak istediği ve hisseleri teminat göstereceğini belirtmesi üzerine eşi olduğunu belirttiği davacıya usulen hisselerin devir gösterildiğini, ancak müvekkiline hisse bedellerinin kesinlikle ödenmediğini, bu nedenle hisse devrinin tamamlanmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın konusunun devrin Ticaret Sicilinde ilâna ilişkin olduğu, ...’nın 520. maddesi gereğince hisse devrinin karar alınması ve pay defterine yazılması ile neticelenmiş olduğu, devir hukuken gerçekleşmiş olduğundan davacının ilan yapılmamasını gerekçe göstererek tazminat istemesinde hukukî yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket hisse devri nedeni ile ödenen bedelin istirdatına ilişkin olup, dava Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmıştır. .... nun 4. maddesi gereğince bu kanundan kaynaklanan davalar ticari dava sayılır. Aynı Yasa' nın 5. maddesi gereğince de davaya Ticaret Mahkemesinde, bulunmaması halinde ise aynı yerde bulunan Asliye veya Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılır. Davacı, davasını Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi' ne açmış olduğu ve mahkemece de Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla tensip yapılıp dava görülmeye başlandığı halde kararın İş Mahkemesi sıfatıyla verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/488372200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz