Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8786 E. 2010/9172 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 12.760 TL'nın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, hüküm 13.04.2010 tarihli ilamımızın 2. bendinde yazılı gerekçelerle davacı lehine bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme istemiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4343 E. 2019/4656 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, «cezai şarta» ilişkin davanın kabulü ile 3.760.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin yapılmaması nedeniyle uğranılan zararın tahsili talebiyle açılan davanın reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5983 E. 2018/463 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · tüzel kişilik · vekalet ücreti · temsil · husumet
Benzer bu karardaHukuk Dairesince bozulmayan hususlar kesinleşmiş olduğundan bu yönde yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına ve davalılardan ...’ye «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle ... yönünden davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Mahkemece uyulan bozma ilamımızda da belirtildiği gibi ...'nin «tüzel kişiliği» aleyhine açılmış bir dava bulunmamaktadır.
Bank A.Ş. ile birleşerek «tüzel kişiliği» sona erdiği gibi, dava, tüzel kişiliği sona eren ...
A.Ş. aleyhine açılmış ve ... de «temsilcisi» olarak gösterilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5822 E. 2018/121 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · tüzel kişilik · temsil · husumet · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamına uyularak ... yönünden davanın «husumetten» reddi ile davalı ...
Kararı, davacı vekili, katılma yoluyla «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
1- Fer'i müdahil ... vekilinin 21.04.2016 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi davalı ...
Bank A.Ş’nin de temyizi bulunmadığı için «feri müdahilin» de tek başına temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8786 E. , 2010/9172 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.04.2008 gün ve 2007/457 - 2008/207 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.04.2010 gün ve 2008/8931 - 2010/4143 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankadaki vadeli hesabından bilgisi dışında, internet ortamında davalı bankanın başka şubelerine para aktarıldığını, aynı şubedeki başka bir hesaba aktarıldığını ve 3. kişilerce çekim yapıldığını, ayrıca kredi kartından nakit çekim yapıldığını, davalı bankaca çeşitli şubeler arasında yapılan havale ve işlemlerin uzun süre fark edilmediğini, şifresini kimseyle paylaşmayan davacının mağdur olduğunu, havale yapılan üçüncü kişilerin adres ve kimliklerinin gerçeği yansıtmadığını, şubeler arası koordinasyon bulunmadığını, aktarılan hesabın açılmasından 3-5 dakika sonra yüksek meblağlı havaleden şüphelenilmesi ve havale teyidi alınması gerektiğini, davalı sisteminin güvenli olmadığını, davalının kredi kartından çekileni karşıladığını belirterek, bakiye 25.520 TL'nın mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 12.760 TL'nın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, hüküm 13.04.2010 tarihli ilamımızın 2. bendinde yazılı gerekçelerle davacı lehine bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme istemiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028563700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz