6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket tasfiyesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/15124 E. 2011/7464 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket tasfiyesi tasfiye memuru sorumluluğu haciz ihbarnamesi ek tasfiye işlemleri sorumluluktan kurtulma el koyma ortaklık sözleşmesi şirketin tasfiyesi müteselsil sorumluluk ihya tasfiye memuru anonim şirket limited şirket haciz ek tasfiye husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 224TTK 441TTK 450TTK 552

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, haciz ihbarnamelerinin muhatabının dava dışı Aspek Plas. İml. Ltd. Şti. ve Özmaksan Plas. Ltd. Şti. olduğu, varsa bir alacağın anılan şirketlerin yeniden ihyası sağlanarak bu şirketlerden talep edilebileceği, doğrudan tasfiye memuru ve ortaklar aleyhine dava açılamayacağı, şirket ortaklarının sermaye koyma borcunu yerine getirdikleri oranda sorumluluktan kurtulacağı, bu aşamada tasfiye memurları aleyhine de dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Dava, limited şirket tasfiye memurlarının sorumluluğundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, limited şirketlerin tasfiyesinde TTK’nun 552. maddesi yollamasıyla TTK’nun 441-450. maddelerinde düzenlenen anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmakta olup, TTK’nun 450. maddesinin atıfta bulunduğu, TTK’nun 224. maddesine göre, tasfiye memurları, tasfiye işlemlerinde yasa, ortaklık sözleşmesi veya iş görme koşullarını saptayan kurallara aykırı işlem yaparak üçüncü kişileri veya ortakları zararlandırdıkları takdirde, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsil olarak sorumludur.

Bu itibarla mahkemece, davalı tasfiye memurlarına husumet yöneltilebileceği kabul edilerek, işin esasına girilip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Haciz ihbarnamesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15476 E. 2012/1049 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2588 E. 2018/5177 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bilanço tasdiki

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10580 E. 2010/5614 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/15124 E.  ,  2011/7464 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2009 tarih ve 2007/367-2009/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...’den olan 380.000 DM alacağı için icra takibi yaptığını, takibin kesinleştiğini, dava dışı 3. kişi Aspek Plas. İml. Ltd. Şti ve Özmaksan Plas. Ltd. Şti.’ne haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, her iki şirketin yapmış oldukları itirazların reddedilerek alacaklarının kesinleştiğini, alacağın tahsil işlemleri devam ederken adı geçen şirketlerin tasfiye edilerek, sicil kaydının silindiğini öğrendiklerini, alacaktan haberdar olunmasına rağmen tasfiyeye ilişkin ayrıntılı bilançolarda davacı şirket alacağının gösterilmediğini, muhasebe kayıtlarına işlenmediğini, TTK 224 ve devamı maddeleri gereğince, tasfiye memuru olan bir kısım davalıların sorumlu olduğunu, diğer ortaklar ile tasfiye memurları arasında iş görme akdinden doğan ilişki bulunduğunu, ortakların işveren , tasfiye memurlarının da işçi olduğunu, bu edenle ortaklarında sorumlu olduğunu ileri sürerek, 530.000 TL’nın haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, sorumlulukları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, haciz ihbarnamelerinin muhatabının dava dışı Aspek Plas. İml. Ltd. Şti. ve Özmaksan Plas. Ltd. Şti. olduğu, varsa bir alacağın anılan şirketlerin yeniden ihyası sağlanarak bu şirketlerden talep edilebileceği, doğrudan tasfiye memuru ve ortaklar aleyhine dava açılamayacağı, şirket ortaklarının sermaye koyma borcunu yerine getirdikleri oranda sorumluluktan kurtulacağı, bu aşamada tasfiye memurları aleyhine de dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Dava, limited şirket tasfiye memurlarının sorumluluğundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, limited şirketlerin tasfiyesinde TTK’nun 552. maddesi yollamasıyla TTK’nun 441-450. maddelerinde düzenlenen anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmakta olup, TTK’nun 450. maddesinin atıfta bulunduğu, TTK’nun 224. maddesine göre, tasfiye memurları, tasfiye işlemlerinde yasa, ortaklık sözleşmesi veya iş görme koşullarını saptayan kurallara aykırı işlem yaparak üçüncü kişileri veya ortakları zararlandırdıkları takdirde, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsil olarak sorumludur.

Bu itibarla mahkemece, davalı tasfiye memurlarına husumet yöneltilebileceği kabul edilerek, işin esasına girilip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028486400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.