Limited şirket tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/15124 E. 2011/7464 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket tasfiyesi↗ tasfiye memuru sorumluluğu↗ haciz ihbarnamesi↗ ek tasfiye işlemleri↗ sorumluluktan kurtulma↗ el koyma↗ ortaklık sözleşmesi↗ şirketin tasfiyesi↗ müteselsil sorumluluk↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ haciz↗ ek tasfiye↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, haciz ihbarnamelerinin muhatabının dava dışı Aspek Plas. İml. Ltd. Şti. ve Özmaksan Plas. Ltd. Şti. olduğu, varsa bir alacağın anılan şirketlerin yeniden ihyası sağlanarak bu şirketlerden talep edilebileceği, doğrudan tasfiye memuru ve ortaklar aleyhine dava açılamayacağı, şirket ortaklarının sermaye koyma borcunu yerine getirdikleri oranda sorumluluktan kurtulacağı, bu aşamada tasfiye memurları aleyhine de dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, limited şirket tasfiye memurlarının sorumluluğundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, limited şirketlerin tasfiyesinde TTK’nun 552. maddesi yollamasıyla TTK’nun 441-450. maddelerinde düzenlenen anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmakta olup, TTK’nun 450. maddesinin atıfta bulunduğu, TTK’nun 224. maddesine göre, tasfiye memurları, tasfiye işlemlerinde yasa, ortaklık sözleşmesi veya iş görme koşullarını saptayan kurallara aykırı işlem yaparak üçüncü kişileri veya ortakları zararlandırdıkları takdirde, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsil olarak sorumludur.
Bu itibarla mahkemece, davalı tasfiye memurlarına husumet yöneltilebileceği kabul edilerek, işin esasına girilip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15476 E. 2012/1049 K.
Ortak:haciz ihbarnamesi · sorumluluktan kurtulma · el koyma · ihya · tasfiye memuru · haciz · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaŞti. olduğu, varsa bir alacağın anılan şirketlerin yeniden «ihyası» sağlanarak bu şirketlerden talep edilebileceği, doğrudan «tasfiye memuru» ve ortaklar aleyhine dava açılamayacağı, şirket ortaklarının sermaye «koyma» borcunu yerine getirdikleri oranda «sorumluluktan kurtulacağı», bu aşamada tasfiye memurları aleyhine de dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «haciz ihbarnamelerinin» muhatabının dava dışı Aspek Plas.
2- Dava, «limited şirket» «tasfiye memurlarının sorumluluğundan» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, «limited şirketlerin tasfiyesinde» TTK’nun 552. maddesi yollamasıyla TTK’nun 441-450. maddelerinde düzenlenen «anonim şirketlerin» tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmakta olup, TTK’nun 450. maddesinin atıfta bulunduğu, TTK’nun 224. maddesine göre, tasfiye memurları, «tasfiye işlemlerinde» yasa, «ortaklık sözleşmesi» veya iş görme koşullarını saptayan kurallara aykırı işlem yaparak üçüncü kişileri veya ortakları zararlandırdıkları takdirde, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe …
Benzer bu karardaŞti. olduğu, varsa bir alacağın anılan şirketlerin yeniden «ihyası» sağlanarak bu şirketlerden talep edilebileceği, doğrudan «tasfiye memuru» ve ortaklar aleyhine dava açılamayacağı, şirket ortaklarının sermaye «koyma» borcunu yerine getirdikleri oranda «sorumluluktan kurtulacağı», bu aşamada tasfiye memurları aleyhine de dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine ilamda belirti …
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, «haciz ihbarnamelerinin» muhatabının dava dışı Aspek Plas.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2588 E. 2018/5177 K.
Ortak:ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti. olduğu, varsa bir alacağın anılan şirketlerin yeniden «ihyası» sağlanarak bu şirketlerden talep edilebileceği, doğrudan «tasfiye memuru» ve ortaklar aleyhine dava açılamayacağı, şirket ortaklarının sermaye «koyma» borcunu yerine getirdikleri oranda «sorumluluktan kurtulacağı», bu aşamada tasfiye memurları aleyhine de dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalı «tasfiye memurlarına» «husumet» yöneltilebileceği kabul edilerek, işin esasına girilip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «limited şirket» «tasfiye memurlarının sorumluluğundan» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, «limited şirketlerin tasfiyesinde» TTK’nun 552. maddesi yollamasıyla TTK’nun 441-450. maddelerinde düzenlenen «anonim şirketlerin» tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmakta olup, TTK’nun 450. maddesinin atıfta bulunduğu, TTK’nun 224. maddesine göre, tasfiye memurları, «tasfiye işlemlerinde» yasa, «ortaklık sözleşmesi» veya iş görme koşullarını saptayan kurallara aykırı işlem yaparak üçüncü kişileri veya ortakları zararlandırdıkları takdirde, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe …
Benzer bu karardaMahkemece, «husumetin» «ihyası» istenen şirketin «son» «temsilcileri» veya «tasfiye memurlarına» da yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, eksik «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için «ihyası» istenilen şirketin «son» tasfiye memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili «temsilcisi» aleyhine «husumet» yöneltilmesi de gerektiği, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı, bu nedenle işbu davada «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, «ihya» davalarında «ticaret sicil müdürlükleri» ile ihyası talep edilen şirketlerin yetkili «temsilcileri» veya «tasfiye» memurları zorunlu dava arkadaşı olup, bu husus uyarınca dava dışı tasfiye memurları veya yetkili temsilcilerin davada taraf sıfatının sağlanması suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · pasif husumet ehliyeti · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, eksik «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için «ihyası» istenilen şirketin «son» tasfiye memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili «temsilcisi» aleyhine «husumet» yöneltilmesi de gerektiği, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı, bu nedenle işbu davada «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Ancak, «ihya» davalarında «ticaret sicil müdürlükleri» ile ihyası talep edilen şirketlerin yetkili «temsilcileri» veya «tasfiye» memurları zorunlu dava arkadaşı olup, bu husus uyarınca dava dışı tasfiye memurları veya yetkili temsilcilerin davada taraf sıfatının sağlanması suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10580 E. 2010/5614 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, davalı «tasfiye memurlarına» «husumet» yöneltilebileceği kabul edilerek, işin esasına girilip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaLtd.Şti.'nin ortaklar kurulunda karar alınmaksızın davacının tek başına B Plas A.Ş. aleyhinde dava açmasının mümkün olmadığı, aynı şekilde davacının davalı ...Ş.'de de ortaklığı bulunmaması nedeniyle «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilanço tasdiki · kar payı dağıtımı · ortaklar kurulu kararının iptali · kâr payı dağıtımı · yokluk · aktif husumet ehliyeti · kar payı · tasdik kararı
Benzer bu karardaLtd.Şti’nin ortağı olduğu B Plas A.Ş’nin «sermaye artırımına» katılması ile ilgili olarak alınan kararlar olduğu, 23.09.1998 tarihli 1 sayılı «ortaklar kurulu» kararı «şirket müdürü» ...’in B Plas A.Ş’nin sermaye artırımına katılmaktan «feragat» konusunda verdiği kararların onaylanması ve «ibra» edilmesi ile ilgili olduğu, 23.09.1998 tarih ve 2 numaralı ortaklar kurulu kararının şirketin bazı yıllara ait kâr zarar cetvellerinin onaylanması, «kar payı dağıtılmaması» ve şirket müdürünün bazı yıllara ilişkin faaliyetleri nedeniyle ibra edilmesine ilişkin olduğu, 23.09.1998 tarih 3 nolu kararın ...
Ltd.Şti.'nin 23.09.1998 tarh 1 ve 2 numaralı kararlarında da davacı imzasının bulunmadığı, alınan kararlarda hesap dönemleri ile ilgili «bilançonun tasdik» edildiğine dair bir «kaydın» olmadığı, şirket müdürünün tasarrufları hakkında genel ve soyut ifadeler kullanılarak «ibra» kararı alındığı, bu kararların batıl olduğu, davalı ...’un şirketlerdeki hisselerinin iptali istenilmiş ise de iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısm …
Mahkemece, davacının yargılama aşamasında isteğini «ortaklar kurulu» ve genel kurul kararlarının «yoklukla» malül olduklarının tespitine hasrettiği, davacının davalı B Plas A.Ş.nin ortağı olmadığı, ortak olan ...
Ltd.Şti.'nin ortaklar kurulunda karar alınmaksızın davacının tek başına B Plas A.Ş. aleyhinde dava açmasının mümkün olmadığı, aynı şekilde davacının davalı ...Ş.'de de ortaklığı bulunmaması nedeniyle «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/15124 E. , 2011/7464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2009 tarih ve 2007/367-2009/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...’den olan 380.000 DM alacağı için icra takibi yaptığını, takibin kesinleştiğini, dava dışı 3. kişi Aspek Plas. İml. Ltd. Şti ve Özmaksan Plas. Ltd. Şti.’ne haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, her iki şirketin yapmış oldukları itirazların reddedilerek alacaklarının kesinleştiğini, alacağın tahsil işlemleri devam ederken adı geçen şirketlerin tasfiye edilerek, sicil kaydının silindiğini öğrendiklerini, alacaktan haberdar olunmasına rağmen tasfiyeye ilişkin ayrıntılı bilançolarda davacı şirket alacağının gösterilmediğini, muhasebe kayıtlarına işlenmediğini, TTK 224 ve devamı maddeleri gereğince, tasfiye memuru olan bir kısım davalıların sorumlu olduğunu, diğer ortaklar ile tasfiye memurları arasında iş görme akdinden doğan ilişki bulunduğunu, ortakların işveren , tasfiye memurlarının da işçi olduğunu, bu edenle ortaklarında sorumlu olduğunu ileri sürerek, 530.000 TL’nın haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, sorumlulukları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, haciz ihbarnamelerinin muhatabının dava dışı Aspek Plas. İml. Ltd. Şti. ve Özmaksan Plas. Ltd. Şti. olduğu, varsa bir alacağın anılan şirketlerin yeniden ihyası sağlanarak bu şirketlerden talep edilebileceği, doğrudan tasfiye memuru ve ortaklar aleyhine dava açılamayacağı, şirket ortaklarının sermaye koyma borcunu yerine getirdikleri oranda sorumluluktan kurtulacağı, bu aşamada tasfiye memurları aleyhine de dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, limited şirket tasfiye memurlarının sorumluluğundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, limited şirketlerin tasfiyesinde TTK’nun 552. maddesi yollamasıyla TTK’nun 441-450. maddelerinde düzenlenen anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmakta olup, TTK’nun 450. maddesinin atıfta bulunduğu, TTK’nun 224. maddesine göre, tasfiye memurları, tasfiye işlemlerinde yasa, ortaklık sözleşmesi veya iş görme koşullarını saptayan kurallara aykırı işlem yaparak üçüncü kişileri veya ortakları zararlandırdıkları takdirde, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsil olarak sorumludur.
Bu itibarla mahkemece, davalı tasfiye memurlarına husumet yöneltilebileceği kabul edilerek, işin esasına girilip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028486400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz