Bilanço tasdiki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10580 E. 2010/5614 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': ['6102/536']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilanço tasdiki↗ kar payı dağıtımı↗ ortaklar kurulu kararının iptali↗ kâr payı dağıtımı↗ yokluk↗ aktif husumet ehliyeti↗ kar payı↗ tasdik kararı↗ emredici hüküm↗ sermaye artırımı↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ aktif husumet↗ ibra↗ husumet ehliyeti↗ hisse devri↗ hak düşürücü süre↗ kâr dağıtımı↗ taraf ehliyeti↗ feragat↗ kâr payı↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ cy/cy kaydı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının yargılama aşamasında isteğini ortaklar kurulu ve genel kurul kararlarının yoklukla malül olduklarının tespitine hasrettiği, davacının davalı B Plas A.Ş.nin ortağı olmadığı, ortak olan ... Ltd.Şti.'nin ortaklar kurulunda karar alınmaksızın davacının tek başına B Plas A.Ş. aleyhinde dava açmasının mümkün olmadığı, aynı şekilde davacının davalı ...Ş.'de de ortaklığı bulunmaması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı ... Ltd.Şti.'nin sermaye artırımına katılmaya yönelik 13.12.1990 tarih 5 nolu ve 14.11.1994 tarihli kararlardaki imzaların davacıya ait olmadığı, davacının imzasının bulunmadığı, 09.04.1998 tarih 4 numaralı ortaklar kurulu kararının oy çokluğu ile alınmış olduğu, oysa üç kararın da oybirliği ile alınmaması nedeniyle, yasanın emredici hükümlerine aykırı ve yok hükmünde olduğu, davalı ... Ltd.Şti.'nin 23.09.1998 tarh 1 ve 2 numaralı kararlarında da davacı imzasının bulunmadığı, alınan kararlarda hesap dönemleri ile ilgili bilançonun tasdik edildiğine dair bir kaydın olmadığı, şirket müdürünün tasarrufları hakkında genel ve soyut ifadeler kullanılarak ibra kararı alındığı, bu kararların batıl olduğu, davalı ...’un şirketlerdeki hisselerinin iptali istenilmiş ise de iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... Ltd.Şti.nin 13.12.1990 tarih 5 sayılı, 14.11.1994 tarihli, 09.04.1998 tarih 4 sayılı, 23.09.1998 tarih 1 sayılı, 23.09.1998 tarih-2 sayılı ortaklar kurulu kararlarının hükümsüz olduklarının tespitine, davacının ... Ltd.Şti.'ne yönelik fazla isteminin reddine, davacının B Plas A.Ş. ve B.P.O.A.Ş. hakkındaki davalarının davacı sıfatı yönünden reddine, davalı ... hakkındaki davanın kanıtlanamadığından reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ... Ltd.Şti ile ... ... vekili ile davalı B Plas A.Ş. vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2006/4578 E, 2007/12908 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalılardan B Plas A.Ş. ve BPO A.Ş. haklarında açılan davanın sıfat yönünden reddine karar verilip bu husus Yargıtay bozması dışında kalıp kesinleştiği, ... ...’e usulünce yöneltilmiş bir dava bulunmadığı, davacı vekilince davalı ... Ltd.Şti’nin 13.12.1990 tarih 5 sayılı, 14.11.1994 tarihli, 23.09.1998 tarihli 1, 2, 3, 5, 6 sayılı ortaklar kurulu kararlarının hükümsüz olduklarının tespiti ile iptaline karar verilmesinin istenildiği, davalı ... Ltd.Şti’nin 13.12.1990 tarih ve 5 sayılı,14.11.1994 tarihli ortaklar kurulu kararlarının ... Ltd.Şti’nin ortağı olduğu B Plas A.Ş’nin sermaye artırımına katılması ile ilgili olarak alınan kararlar olduğu, 23.09.1998 tarihli 1 sayılı ortaklar kurulu kararı şirket müdürü ...’in B Plas A.Ş’nin sermaye artırımına katılmaktan feragat konusunda verdiği kararların onaylanması ve ibra edilmesi ile ilgili olduğu, 23.09.1998 tarih ve 2 numaralı ortaklar kurulu kararının şirketin bazı yıllara ait kâr zarar cetvellerinin onaylanması, kar payı dağıtılmaması ve şirket müdürünün bazı yıllara ilişkin faaliyetleri nedeniyle ibra edilmesine ilişkin olduğu, 23.09.1998 tarih 3 nolu kararın ... Ltd.Şti’nin anasözleşmesinin bir kısım maddelerinin değiştirilmesine ilişkin olduğu, bu kararların tümünün uygun toplantı ve karar yeter sayısına dayandığı, 23.09.1998 tarih ve 5, 6 sayılı ortaklar kurulu kararlarının ise hisse devri konusunda alınan kararlar olduğu, bu kararların iptali kabil kararlar olup TTK’nun 536/4, 381.maddeleri uyarınca 3 aylık hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, tüm dosya kapsamına göre davacı vekilinin açtığı davanın kısmen reddine, kısmen de esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davalılardan B Plas A.Ş ve BPO A.Ş. haklarında açılan davanın sıfat yönünden reddine dair verilen karar kesinleştiğinden bu davalılar bakımından davalı ... Ltd.Şti’nin 09.04.1998 tarih 4 numaralı ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğüne ilişkin verilen ilk karar Yargıtayca onandığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...’e yöneltilmiş bir dava olmadığından bu şahıs hakkında hüküm kurulmasının gerekmediğine, davalı ... Ltd.Şti’nin 13.12.1990 tarih 5 sayılı, 14.11.1994 tarihli, 23.09.1998 tarih 1, 2, 3, 4 ve 6 sayılı ortaklar kurulu kararları ile ilgili açtığı davanın üç aylık yasal süresinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak davada 23.09.2008 tarihli 1, 2, 3, 4, 5, 6 sayılı ortaklar kurulu kararlarının iptali talep edildiği halde, mahkemece 1, 2, 3, 5 ve 6 nolu ortaklar kurulu kararları hakkında hüküm tesis edilmiş ise de, (4) nolu karar hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. Bu durumda mahkemece 23.09.2008 tarih ve (4) sayılı ortaklar kurulu hakkında bir karar verilmesini teminen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15476 E. 2012/1049 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · sorumluluktan kurtulma · el koyma · ihya · tasfiye memuru · haciz · ek tasfiye
Benzer bu karardaŞti. olduğu, varsa bir alacağın anılan şirketlerin yeniden «ihyası» sağlanarak bu şirketlerden talep edilebileceği, doğrudan «tasfiye memuru» ve ortaklar aleyhine dava açılamayacağı, şirket ortaklarının sermaye «koyma» borcunu yerine getirdikleri oranda «sorumluluktan kurtulacağı», bu aşamada tasfiye memurları aleyhine de dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine ilamda belirti …
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, «haciz ihbarnamelerinin» muhatabının dava dışı Aspek Plas.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5380 E. 2012/8539 K.
Ortak:şirket müdürü
İncelediğiniz karardaLtd.Şti’nin ortağı olduğu B Plas A.Ş’nin «sermaye artırımına» katılması ile ilgili olarak alınan kararlar olduğu, 23.09.1998 tarihli 1 sayılı «ortaklar kurulu» kararı «şirket müdürü» ...’in B Plas A.Ş’nin sermaye artırımına katılmaktan «feragat» konusunda verdiği kararların onaylanması ve «ibra» edilmesi ile ilgili olduğu, 23.09.1998 tarih ve 2 numaralı ortaklar kurulu kararının şirketin bazı yıllara ait kâr zarar cetvellerinin onaylanması, «kar payı dağıtılmaması» ve şirket müdürünün bazı yıllara ilişkin faaliyetleri nedeniyle ibra edilmesine ilişkin olduğu, 23.09.1998 tarih 3 nolu kararın ...
Benzer bu karardaŞti.nin çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, «keşidecinin» «sebepsiz zenginleşmediğinin» sabit olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada çeklerin «cirantaları» olan davalıların «lehdar» olan davalı «şirketin müdürü» ve ortağı oldukları, ciroların bir anlamda «teminat» niteliği taşıdığından gerçek kişilerin de sorumlu oldukları, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğu ve «ciro» yoluyla çeklerin davacıya verildiği gerekçesiyle, ödenmeyen «çek» bedelleri olan 10.602.000.000 TL’nin birleşen dava davalılarından reeskont faiziyle tahsiline dair tesis edilen karar, davacı veekili ile birleşen davanın davalıla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · ciranta · ciro · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek · menfi tespit · teminat
Benzer bu karardaŞti.nin çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, «keşidecinin» «sebepsiz zenginleşmediğinin» sabit olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada çeklerin «cirantaları» olan davalıların «lehdar» olan davalı «şirketin müdürü» ve ortağı oldukları, ciroların bir anlamda «teminat» niteliği taşıdığından gerçek kişilerin de sorumlu oldukları, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğu ve «ciro» yoluyla çeklerin davacıya verildiği gerekçesiyle, ödenmeyen «çek» bedelleri olan 10.602.000.000 TL’nin birleşen dava davalılarından reeskont faiziyle tahsiline dair tesis edilen karar, davacı veekili ile birleşen davanın davalıla …
Şti. aleyhine açılan «menfi tespit» davasında davalı «keşideci» Tysso Plas.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere dayanılarak, davalı «lehdar» C.T.S.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15124 E. 2011/7464 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaLtd.Şti.'nin ortaklar kurulunda karar alınmaksızın davacının tek başına B Plas A.Ş. aleyhinde dava açmasının mümkün olmadığı, aynı şekilde davacının davalı ...Ş.'de de ortaklığı bulunmaması nedeniyle «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalı ...
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, davalı «tasfiye memurlarına» «husumet» yöneltilebileceği kabul edilerek, işin esasına girilip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket tasfiyesi · tasfiye memuru sorumluluğu · haciz ihbarnamesi · ek tasfiye işlemleri · sorumluluktan kurtulma · el koyma · ortaklık sözleşmesi · şirketin tasfiyesi
Benzer bu kararda2- Dava, «limited şirket» «tasfiye memurlarının sorumluluğundan» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, «limited şirketlerin tasfiyesinde» TTK’nun 552. maddesi yollamasıyla TTK’nun 441-450. maddelerinde düzenlenen «anonim şirketlerin» tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmakta olup, TTK’nun 450. maddesinin atıfta bulunduğu, TTK’nun 224. maddesine göre, tasfiye memurları, «tasfiye işlemlerinde» yasa, «ortaklık sözleşmesi» veya iş görme koşullarını saptayan kurallara aykırı işlem yaparak üçüncü kişileri veya ortakları zararlandırdıkları takdirde, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe …
Şti. olduğu, varsa bir alacağın anılan şirketlerin yeniden «ihyası» sağlanarak bu şirketlerden talep edilebileceği, doğrudan «tasfiye memuru» ve ortaklar aleyhine dava açılamayacağı, şirket ortaklarının sermaye «koyma» borcunu yerine getirdikleri oranda «sorumluluktan kurtulacağı», bu aşamada tasfiye memurları aleyhine de dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «haciz ihbarnamelerinin» muhatabının dava dışı Aspek Plas.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10580 E. , 2010/5614 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.05.2008 tarih ve 2008/170-2008/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılar avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerde hissedar olduğunu, şirketlerdeki işlemlerin dayısı olan ... ... tarafından yürütüldüğünü, yapılan işlemlerden müvekkilinin haberdar olmadığını, anılan davalının müvekkili ile diğer pay sahiplerinin sahte imzaları ile usulsüz toplantılar yapıp kararlar aldığını, davalı ... San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin ortaklar kurulunun bir kısım kararları aleyhine açtıkları davada imzaların sahte olduğunun sabit olduğunu, ... Ltd.Şti.'nin B Plas’daki sermaye payının %43,16’dan yoklukla malül kararlarla %17,99’a indirildiğini, ... Ltd.'e ait %32,54 hisseye davalı ... tarafından el konulduğunu, sermaye artışlarında bedelli ve bedelsiz hisse senetlerinin ...’a ait gösterildiğini, B Plas’ın varlıklarının BPO’ya satış suretiyle yok pahasına intikal ettirildiğini, B Plas’ın 1994-1995 yılı karlarının dağıtım kararlarının geri alındığını, ...
Ltd.'in gayrımenkulleri üzerine B Plas lehine ipotekler konulduğunu, B Plas’da kar dağıtımı yapılmadığını, devamlı bir şekilde sermaye artışı yapıldığını ileri sürerek, davalı ...’un B Plas’daki hisselerine tedbir konulmasına, ... Ltd.'in B Plas’daki pay sahipliğinin temsil ve idaresi için kayyım tayinini, B Plas’ın 14.12.1990 tarihli genel kurul kararı ile bu tarihi takip eden tüm genel kurul kararlarının, ... Ltd.'in aynı tarih ve bu tarihten sonra B Plas’ın sermaye artışları ve ibra ile ilgili ortaklar kurulu kararlarının yokluklarının tespiti ile iptallerine, bu kararlara bağlı olarak her iki şirkette yapılmış olan bilcümle işlemlerin yokluklarının tespiti ile iptallerine, ... Ltd.'in B Plas’daki pay sahipliği oranının %43,16 olarak tespitine, B Plas’ın kar dağıtılamamasına ilişkin kararlarının
yokluğunun tespiti ile iptaline, B Plas’a ait gayrimenkul ve menkullerin BPO A.Ş.'ne satışına ilişkin genel kurul kararının ve işlemin yokluğunun tespiti ile iptaline, bütün bunlara bağlı bilcümle hak ve alacaklarına verilen zararlarının tespiti ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı B Plas ...Ltd.Şti vekili, davacının müvekkili hissedarı olmadığını, genel kurul ve diğer işlemlere yönelik taleplerinde husumet ehliyetinin bulunmadığını, kaldı ki T.T.K.'nun 299.maddesine göre bir aylık hak düşürücü sürenin de geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin ... Ldt.Şti.'nin ortaklar kurulu kararını uygulamasında yasaya ve iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin yönetici olması nedeniyle bu davanın denetçi tarafından açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]P.O A.Ş. vekili, davacının müvekkilinin hissedarı olmadığını, genel kurul ve diğer işlemlere yönelik taleplerinde husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ...Ltd.Şti. vekili, ortakların şirkete yönelik hak ve iddialarının önce ortaklar kuruluna getirilmesi gerektiğini, orada çıkan kararın talep ve beklentileri karşılamaması halinde ortaklar kurulu kararının iptalinin istenebileceğini, zamanaşımı süresinin geçtiğini, bir aylık hakdüşürücü süre içinde dava açılmadığını, davacının şirkette kardeşi tarafından temsil edildiğini, sahte imza varsa bunun kardeşinden kaynaklanabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının yargılama aşamasında isteğini ortaklar kurulu ve genel kurul kararlarının yoklukla malül olduklarının tespitine hasrettiği, davacının davalı B Plas A.Ş.nin ortağı olmadığı, ortak olan ... Ltd.Şti.'nin ortaklar kurulunda karar alınmaksızın davacının tek başına B Plas A.Ş. aleyhinde dava açmasının mümkün olmadığı, aynı şekilde davacının davalı ...Ş.'de de ortaklığı bulunmaması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı ... Ltd.Şti.'nin sermaye artırımına katılmaya yönelik 13.12.1990 tarih 5 nolu ve 14.11.1994 tarihli kararlardaki imzaların davacıya ait olmadığı, davacının imzasının bulunmadığı, 09.04.1998 tarih 4 numaralı ortaklar kurulu kararının oy çokluğu ile alınmış olduğu, oysa üç kararın da oybirliği ile alınmaması nedeniyle, yasanın emredici hükümlerine aykırı ve yok hükmünde olduğu, davalı ...
Ltd.Şti.'nin 23.09.1998 tarh 1 ve 2 numaralı kararlarında da davacı imzasının bulunmadığı, alınan kararlarda hesap dönemleri ile ilgili bilançonun tasdik edildiğine dair bir kaydın olmadığı, şirket müdürünün tasarrufları hakkında genel ve soyut ifadeler kullanılarak ibra kararı alındığı, bu kararların batıl olduğu, davalı ...’un şirketlerdeki hisselerinin iptali istenilmiş ise de iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... Ltd.Şti.nin 13.12.1990 tarih 5 sayılı, 14.11.1994 tarihli, 09.04.1998 tarih 4 sayılı, 23.09.1998 tarih 1 sayılı, 23.09.1998 tarih-2 sayılı ortaklar kurulu kararlarının hükümsüz olduklarının tespitine, davacının ... Ltd.Şti.'ne yönelik fazla isteminin reddine, davacının B Plas A.Ş.
ve B.P.O.A.Ş. hakkındaki davalarının davacı sıfatı yönünden reddine, davalı ... hakkındaki davanın kanıtlanamadığından reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ... Ltd.Şti ile ... ... vekili ile davalı B Plas A.Ş. vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2006/4578 E, 2007/12908 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalılardan B Plas A.Ş. ve BPO A.Ş. haklarında açılan davanın sıfat yönünden reddine karar verilip bu husus Yargıtay bozması dışında kalıp kesinleştiği, ... ...’e usulünce yöneltilmiş bir dava bulunmadığı, davacı vekilince davalı ... Ltd.Şti’nin 13.12.1990 tarih 5 sayılı, 14.11.1994 tarihli, 23.09.1998 tarihli 1, 2, 3, 5, 6 sayılı ortaklar kurulu kararlarının hükümsüz olduklarının tespiti ile iptaline karar verilmesinin istenildiği, davalı ...
Ltd.Şti’nin 13.12.1990 tarih ve 5 sayılı,14.11.1994 tarihli ortaklar kurulu kararlarının ... Ltd.Şti’nin ortağı olduğu B Plas A.Ş’nin sermaye artırımına katılması ile ilgili olarak alınan kararlar olduğu, 23.09.1998 tarihli 1 sayılı ortaklar kurulu kararı şirket müdürü ...’in B Plas A.Ş’nin sermaye artırımına katılmaktan feragat konusunda verdiği kararların onaylanması ve ibra edilmesi ile ilgili olduğu, 23.09.1998 tarih ve 2 numaralı ortaklar kurulu kararının şirketin bazı yıllara ait kâr zarar cetvellerinin onaylanması, kar payı dağıtılmaması ve şirket müdürünün bazı yıllara ilişkin faaliyetleri nedeniyle ibra edilmesine ilişkin olduğu, 23.09.1998 tarih 3 nolu kararın ... Ltd.Şti’nin anasözleşmesinin bir kısım maddelerinin değiştirilmesine ilişkin olduğu, bu kararların tümünün uygun toplantı ve karar yeter sayısına dayandığı, 23.09.1998 tarih ve 5, 6 sayılı ortaklar kurulu kararlarının ise hisse devri konusunda alınan kararlar olduğu, bu kararların iptali kabil kararlar olup TTK’nun 536/4, 381.maddeleri uyarınca 3 aylık hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, tüm dosya kapsamına göre davacı vekilinin açtığı davanın kısmen reddine, kısmen de esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davalılardan B Plas A.Ş ve BPO A.Ş.
haklarında açılan davanın sıfat yönünden reddine dair verilen karar kesinleştiğinden bu davalılar bakımından davalı ... Ltd.Şti’nin 09.04.1998 tarih 4 numaralı ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğüne ilişkin verilen ilk karar Yargıtayca onandığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...’e yöneltilmiş bir dava olmadığından bu şahıs hakkında hüküm kurulmasının gerekmediğine, davalı ... Ltd.Şti’nin 13.12.1990 tarih 5 sayılı, 14.11.1994 tarihli, 23.09.1998 tarih 1, 2, 3, 4 ve 6 sayılı ortaklar kurulu kararları ile ilgili açtığı davanın üç aylık yasal süresinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak davada 23.09.2008 tarihli 1, 2, 3, 4, 5, 6 sayılı ortaklar kurulu kararlarının iptali talep edildiği halde, mahkemece 1, 2, 3, 5 ve 6 nolu ortaklar kurulu kararları hakkında hüküm tesis edilmiş ise de, (4) nolu karar hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. Bu durumda mahkemece 23.09.2008 tarih ve (4) sayılı ortaklar kurulu hakkında bir karar verilmesini teminen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan ... San.ve Tic.Ltd.Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020972200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz