İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/195 E. 2011/7486 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin uyarlanması↗ kötüniyet tazminatı↗ havale↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, önceden tahmin edilebilen ve öngörülebilen olaylar için sözleşmelerin uyarlanmasının mümkün olmadığı, davalının mağaza sayısındaki azalmanın taraflar arasındaki sözleşmede öngörüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 124.081,87 TL’lık kısmının iptali ile bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ve kararın niteliği gereği kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, müzik eseri lisans sözleşmesi bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile takibin 124.081,87 TL üzerinden devamına karar verilmişse de, hükme esas alınan 05.10.2007 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın taraflar arasında mevcut müzik eseri lisans sözleşmesinde belirlenen koşullara uygun olup olmadığı rapor içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu doğrultuda mahkemece değinilen hususun aydınlatılması amacıyla alınan birinci ve ikinci ek raporlarda yapılan hesaplamalar ise söz konusu sözleşme içeriği ile uyumlu değildir. Bu durumda hükme esas alınan kök raporun denetime açık olduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece, sözleşme hükümlerine uygun hesaplamayı içerir ve izlemeye imkan verecek şekilde bir başka uzman bilirkişi ve bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle davacının alacaklı olduğu miktarın belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14328 E. 2012/363 K.
Ortak:sözleşmenin uyarlanması · kötüniyet tazminatı · kötüniyet · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, önceden tahmin edilebilen ve öngörülebilen olaylar için «sözleşmelerin uyarlanmasının» mümkün olmadığı, davalının mağaza sayısındaki azalmanın taraflar arasındaki sözleşmede öngörüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 124.081,87 TL’lık kısmının iptali ile bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» ve kararın niteliği gereği «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, önceden tahmin edilebilen ve öngörülebilen olaylar için «sözleşmelerin uyarlanmasının» mümkün olmadığı, davalının mağaza sayısındaki azalmanın taraflar arasındaki sözleşmede öngörüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 124.081,87 TL’lık kısmına yönelik itirazının iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar ve kararın niteliği gereği «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 20/06/2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/252 E. 2014/7348 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, önceden tahmin edilebilen ve öngörülebilen olaylar için «sözleşmelerin uyarlanmasının» mümkün olmadığı, davalının mağaza sayısındaki azalmanın taraflar arasındaki sözleşmede öngörüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 124.081,87 TL’lık kısmının iptali ile bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» ve kararın niteliği gereği «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… usuli kazanılmış hakkın meydana geldiği, alacak miktarının likit olmaması ve davacının talebinde büyük oranda haklı çıkması nedeniyle davada icra inkar tazmınatı ve «kötü niyet tazminatına» hükmedilemeyeceği gerekçesiyle 124.081,87 TL kısım yönünden itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu kararda… usuli kazanılmış hakkın meydana geldiği, alacak miktarının likit olmaması ve davacının talebinde büyük oranda haklı çıkması nedeniyle davada icra inkar tazmınatı ve «kötü niyet tazminatına» hükmedilemeyeceği gerekçesiyle 124.081,87 TL kısım yönünden itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2066 E. 2015/8129 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 20.124 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/195 E. , 2011/7486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2009 tarih ve 2006/663-2009/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında müzik eseri lisans sözleşmesi imzalandığını, sözleşme şartlarına uygun olarak belirlenen fatura bedelinin davalı tarafça ödenmemesi üzerine davalı hakkında başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın % 40 ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, alacağın % 40 ı oranında kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, önceden tahmin edilebilen ve öngörülebilen olaylar için sözleşmelerin uyarlanmasının mümkün olmadığı, davalının mağaza sayısındaki azalmanın taraflar arasındaki sözleşmede öngörüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 124.081,87 TL’lık kısmının iptali ile bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ve kararın niteliği gereği kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, müzik eseri lisans sözleşmesi bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile takibin 124.081,87 TL üzerinden devamına karar verilmişse de, hükme esas alınan 05.10.2007 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın taraflar arasında mevcut müzik eseri lisans sözleşmesinde belirlenen koşullara uygun olup olmadığı rapor içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu doğrultuda mahkemece değinilen hususun aydınlatılması amacıyla alınan birinci ve ikinci ek raporlarda yapılan hesaplamalar ise söz konusu sözleşme içeriği ile uyumlu değildir. Bu durumda hükme esas alınan kök raporun denetime açık olduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece, sözleşme hükümlerine uygun hesaplamayı içerir ve izlemeye imkan verecek şekilde bir başka uzman bilirkişi ve bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle davacının alacaklı olduğu miktarın belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028436600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz