Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat | Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14602 E. 2011/7370 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çalışma özgürlüğü↗ kişilik haklarının ihlali↗ varşova konvansiyonu↗ sorumluluk sınırlaması↗ kişilik hakları↗ taşıma sözleşmesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ kusur↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenin bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının teslim ettiği üniversiteye kayıt belgelerinin davalı firmaca kaybedildiği, taşınan 0,5 Kg ağırlığındaki belgeler nedeniyle davalının Varşova Konvansiyonunun 22/2. maddesine göre sorumluluğunun sınırlı olduğu ve bedelinin 20,35 TL olduğu ve olay nedeniyle davacının manen zarar gördüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20,35 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
BK'nun 49. maddesi gereğince kişisel çıkarları (hakları) halele uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat, mal varlığı dışındaki, hukuksal değerlere yapılan saldırılar ile meydana getirilen eksilmenin giderilmesi olup, haksız saldırı, kişinin psikolojik varlığı üzerinde etki doğurur. Uğradığı tecavüz nedeniyle, fizik ya da manevi acılar doğan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevincini kaybeden kişi manevi tazminat isteyebilir. (Bkz:Mustafa Reşit Karahasan, Tazminat Hukuku, 1996, İst.Sh.835) Hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve ekonomik çalışma özgürlüğü, onur, haysiyet, itibar, ün, ad, sır ve resimler kişisel varlıklardır. Yalın bir ifade ile, şeref ve haysiyet, dahil olduğu toplumun gerekli saydığı ahlaki niteliklere sahip olduğu yada böyle kabul edildiği için, kişiye verilen değeri ifade eder. Herkesin, içinde yaşadığı toplumda ve ilişkiler kurduğu çevrelerde kişisel bir onuru ve saygınlığı mevcuttur. Kişiyi yanlış tanıtmak, küçük düşürmek kişilik haklarının ihlali sayılır. Manevi tazminat hukuki kurum olarak, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. BK'nun 47. maddesi uyarınca, hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara duçar olan kimseye manevi zarar namıyla adalete uygun tazminat verilmesine karar verebilir. Madde hükmünün bu açıklığı nedeniyle, manevi tazminat talep etme hakkı, ilke olarak doğrudan doğruya cismani zarara duçar olan kişiye tanınmaktadır. BK'nun 46. ve 47. maddelerindeki cismani zarar kavramına ruhi bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği, bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil, ruhi ve asabi bütünlüğün de korunduğu doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir.
Somut olayda, davacının davalı şirketin kusuru nedeniyle başarılı öğrencilik hayatının karşılığı olarak okumaya hak kazandığı Coventry Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi görme şansını kaybettiği, mesleki ve akademik kariyeri için çok önemli olan bu üniversiteye kayıt yaptıramaması nedeniyle üzülerek manevi ızdırap duyduğu iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Dosyada bulunan 22.08.2006 tarihli Coventry Üniversitesi yazısına göre, davacının üniversiteye kabul edildiği yazılıdır.
Bu durumda, mahkemece, davacının manevi tazminat istemine konu edilen davalı eylemi nedeniyle Coventry Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi görme şansını kaybettiği, mesleki ve akademik kariyeri için çok önemli olan bu üniversiteye kayıt yaptıramadığı iddialarının doğruluğu bakımından, üniversitenin 22.08.2006 tarihli yazısına karşı diyeceklerinin davacı tarafa sorulması, üniversiteye kayıt yaptırıp yaptırmadığının saptanması, davacının manevi tazminata dayanak yaptığı yukarıda anılan iddiasına göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3142 E. 2010/9750 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… adığının saptanması, davacının manevi tazminata dayanak yaptığı yukarıda anılan iddiasına göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacı ... yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · haksız eylem · illiyet bağı · kâr kaybı · avans faizi
Benzer bu karardaÇünkü bu durumda olanların zararları ile «haksız eylem» arasında «uygun illiyet bağı» vardır ve zararlarının niteliği itibariyle, onların da ihlal edilen normun koruma amacı içinde bulunduklarının kabulü gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 2.000 YTL, diğer davacı için 1.000 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu olayda ise, davacı ...’nın çocuğu olan ..., davalıya ait trende seyahat ederken tren henüz durmadan inmek istemiş ve bunun sonucu olarak düşerek adli tıp raporuna göre iş ve güç «kaybına» maruz kalmayacak derecede hafif şekilde yaralanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7487 E. 2010/2896 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · dahili dava
İncelediğiniz karardaKişiyi yanlış tanıtmak, küçük düşürmek «kişilik haklarının ihlali» sayılır.
Uğradığı tecavüz nedeniyle, fizik ya da manevi acılar doğan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevincini kaybeden kişi manevi tazminat isteyebilir. (Bkz:Mustafa Reşit Karahasan, Tazminat Hukuku, 1996, İst.Sh.835) Hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve ekonomik «çalışma özgürlüğü», onur, haysiyet, itibar, ün, ad, sır ve resimler kişisel varlıklardır.
Yalın bir ifade ile, şeref ve haysiyet, «dahil» olduğu toplumun gerekli saydığı ahlaki niteliklere sahip olduğu yada böyle kabul edildiği için, kişiye verilen değeri ifade eder.
Benzer bu karardaKişiyi yanlış tanıtmak, küçük düşürmek «kişilik haklarının ihlali» sayılır.
Uğradığı tecavüz nedeniyle, fiziki ya da manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan,yaşama sevincini kaybeden kişi manevi tazminat isteyebilir. (Bkz:Mustafa Reşit Karahasan,Tazminat Hukuku,1996,İst.Sh.835)Hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve ekonomik «çalışma özgürlüğü», onur, haysiyet, itibar, ün, ad, sır ve resimler kişisel varlıklardır.
Yalın bir ifade ile, şeref ve haysiyet, «dahil» olduğu toplumun gerekli saydığı ahlaki niteliklere sahip olduğu yada böyle kabul edildiği için, kişiye verilen değeri ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ihtarname · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temerrüt
Benzer bu kararda… a sonunda alınan 25.9.2007 tarihli teftiş raporu sonrası davacıya ilk celseden bir gün önce 17.10.2207 günü faiziyle birlikte ödeme yapan davalının davadan önce bir «ihtarname» ile «temerrüde» düşürülmemiş olmasına,bu durumda davanın açılmasına neden olmayan davalı lehine HUMK.nun 94 ncü maddesi koşullarının gereçekleşmiş bulunmasına,davacı lehine «vekalet ücreti» hükmedilmemesinde bir usulsüzlük bulunmamasına,öte yandan konusuz kalan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» kararı verilmesi gerekirken,konusu kalmayan davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu hatanın sonuca etkisi bulunmamasına göre,davacı vekilinin tüm tem …
… yarak olayda kusurlu olduğu, davalının olay sonrası tutumu nedeniyle davacının manevi tazminat talep hakkı doğduğu, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığı gerekçesiyle, ana para ve faiz bakımından konusu kalmayan davanın reddine, manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10360 E. 2012/15156 K.
Ortak:kişilik hakları
İncelediğiniz karardaKişiyi yanlış tanıtmak, küçük düşürmek «kişilik haklarının ihlali» sayılır.
Benzer bu karardaMahkemece, «internet bankacılığı işlemleri» yapılmasını sağlayan bankanın sistem hazırlayıcısı, işleticisi ve hakimi konumunda olması nedeniyle bu sistemdeki tüm eksiklik ve kusurlardan sorumlu olduğu, olayda davalı GSM şirketinin ve davacının kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın etkin güvenlik önlemlerini almayarak «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmediği, davacının «kişilik haklarının saldırıya» uğradığı ve cismani zarara duçar olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın kısmen kabulü ile 29.900,00 TL «maddi tazminatın» işlem tarihinden itibaren «ticari faiz» oranını geçmemek kaydıyla bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, diğer davalı aleyhine açılan davanın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · kişilik haklarına saldırı · bankacılık işlemleri · özen yükümlülüğü · internet bankacılığı · sahtecilik · ticari faiz · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, «internet bankacılığı işlemleri» yapılmasını sağlayan bankanın sistem hazırlayıcısı, işleticisi ve hakimi konumunda olması nedeniyle bu sistemdeki tüm eksiklik ve kusurlardan sorumlu olduğu, olayda davalı GSM şirketinin ve davacının kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın etkin güvenlik önlemlerini almayarak «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmediği, davacının «kişilik haklarının saldırıya» uğradığı ve cismani zarara duçar olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın kısmen kabulü ile 29.900,00 TL «maddi tazminatın» işlem tarihinden itibaren «ticari faiz» oranını geçmemek kaydıyla bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, diğer davalı aleyhine açılan davanın …
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, «sahtecilik» işleminin bankaya karşı gerçekleşmiş bulunması sebebiyle davalılardan ....'ne davacı tarafından «husumet» yöneltilmesinin mümkün bulunmamasına ve anılan davalının olayda kusurunun bulunup bulunmadığının davalı Banka tarafından ileride açılacak davada tartışılacağının t …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13029 E. 2013/10850 K.
Ortak:sorumluluk sınırlaması · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenin bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının «teslim» ettiği üniversiteye kayıt belgelerinin davalı firmaca kaybedildiği, taşınan 0,5 Kg ağırlığındaki belgeler nedeniyle davalının Varşova Konvansiyonunun 22/2. maddesine göre «sorumluluğunun sınırlı» olduğu ve bedelinin 20,35 TL olduğu ve olay nedeniyle davacının manen zarar gördüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20,35 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazmi …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenin bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının «teslim» ettiği üniversiteye kayıt belgelerinin davalı firmaca kaybedildiği, taşınan 0,5 Kg ağırlığındaki belgeler nedeniyle davalının Varşova Konvansiyonu'nun 22/2. maddesine göre «sorumluluğunun sınırlı» olduğu ve bedelinin 20,35 TL olduğu ve olay nedeniyle davacının manen zarar gördüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20,35 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazmi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14602 E. , 2011/7370 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/06/2009 tarih ve 2007/376-2009/395 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Amerika'da bulunan Cornell Üniversitesi Fen Fakültesinden mezun olduğunu, yüksek lisans eğitimi talebinin İngiltere'de bulunan Coventry Üniversitesince kabul edildiğini, gereken belgeleri davalı aracılığı ile anılan üniversiteye gönderdiğini, davalının gönderiyi alıcısına teslim etmediğini, bu nedenle de kaydını yaptıramadığını, saygın bir üniversitenin diplomasını alamaması nedeniyle hayatı boyunca elde edebileceği kazanımlardan mahrum kaldığını ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenin bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının teslim ettiği üniversiteye kayıt belgelerinin davalı firmaca kaybedildiği, taşınan 0,5 Kg ağırlığındaki belgeler nedeniyle davalının Varşova Konvansiyonunun 22/2. maddesine göre sorumluluğunun sınırlı olduğu ve bedelinin 20,35 TL olduğu ve olay nedeniyle davacının manen zarar gördüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20,35 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
BK'nun 49. maddesi gereğince kişisel çıkarları (hakları) halele uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat, mal varlığı dışındaki, hukuksal değerlere yapılan saldırılar ile meydana getirilen eksilmenin giderilmesi olup, haksız saldırı, kişinin psikolojik varlığı üzerinde etki doğurur. Uğradığı tecavüz nedeniyle, fizik ya da manevi acılar doğan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevincini kaybeden kişi manevi tazminat isteyebilir. (Bkz:Mustafa Reşit Karahasan, Tazminat Hukuku, 1996, İst.Sh.835) Hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve ekonomik çalışma özgürlüğü, onur, haysiyet, itibar, ün, ad, sır ve resimler kişisel varlıklardır. Yalın bir ifade ile, şeref ve haysiyet, dahil olduğu toplumun gerekli saydığı ahlaki niteliklere sahip olduğu yada böyle kabul edildiği için, kişiye verilen değeri ifade eder.
Herkesin, içinde yaşadığı toplumda ve ilişkiler kurduğu çevrelerde kişisel bir onuru ve saygınlığı mevcuttur. Kişiyi yanlış tanıtmak, küçük düşürmek kişilik haklarının ihlali sayılır. Manevi tazminat hukuki kurum olarak, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. BK'nun 47. maddesi uyarınca, hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara duçar olan kimseye manevi zarar namıyla adalete uygun tazminat verilmesine karar verebilir. Madde hükmünün bu açıklığı nedeniyle, manevi tazminat talep etme hakkı, ilke olarak doğrudan doğruya cismani zarara duçar olan kişiye tanınmaktadır.
BK'nun 46. ve 47. maddelerindeki cismani zarar kavramına ruhi bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği, bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil, ruhi ve asabi bütünlüğün de korunduğu doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir.
Somut olayda, davacının davalı şirketin kusuru nedeniyle başarılı öğrencilik hayatının karşılığı olarak okumaya hak kazandığı Coventry Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi görme şansını kaybettiği, mesleki ve akademik kariyeri için çok önemli olan bu üniversiteye kayıt yaptıramaması nedeniyle üzülerek manevi ızdırap duyduğu iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Dosyada bulunan 22.08.2006 tarihli Coventry Üniversitesi yazısına göre, davacının üniversiteye kabul edildiği yazılıdır.
Bu durumda, mahkemece, davacının manevi tazminat istemine konu edilen davalı eylemi nedeniyle Coventry Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi görme şansını kaybettiği, mesleki ve akademik kariyeri için çok önemli olan bu üniversiteye kayıt yaptıramadığı iddialarının doğruluğu bakımından, üniversitenin 22.08.2006 tarihli yazısına karşı diyeceklerinin davacı tarafa sorulması, üniversiteye kayıt yaptırıp yaptırmadığının saptanması, davacının manevi tazminata dayanak yaptığı yukarıda anılan iddiasına göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028426300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz