Güven kuruluşu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14894 E. 2013/17350 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven kuruluşu↗ yönetici sorumluluğu↗ akdi faiz↗ borcun üstlenilmesi↗ 3095 sayılı kanun↗ tmsf↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların güven kuruluşları olup, vekilin paranın yatırımında risksiz, emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirmesi gerektiği, davalının off-shore bankacılığı kendi bünyesinde gibi göstererek mudinin yanıltıldığı, banka yöneticilerinin sorumluluğuna dair ceza kararlarının kesinleştiği, davalı Efektifbank Off-Shore Ltd. nezdinde mevduatın tahsilinin mümkün olmadığı, gerekçesiyle TMSF'nin üstlenen konumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 55.108,31 USD’nın 22.11.1999-29/12/1999 tarihleri arasında %24 sözleşme faizi sonrasında 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükümleri uygulanarak davalı bankadan (borcu üstlenen TMSF) tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davacı vekilinin tüm, davalı ING Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, hükmedilen alacak miktarına 22.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekirken, akdi faiz yürütülmesine yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18324 E. 2015/2903 K.
Ortak:güven kuruluşu · yönetici sorumluluğu · borcun üstlenilmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların «güven kuruluşları» olup, vekilin paranın yatırımında risksiz, emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirmesi gerektiği, davalının off-shore bankacılığı kendi bünyesinde gibi göstererek mudinin yanıltıldığı, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, davalı Efektifbank Off-Shore Ltd. nezdinde mevduatın tahsilinin mümkün olmadığı, gerekçesiyle TMSF'nin üstlenen konumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 55.108,31 USD’nın 22.11.1999-29/12/1999 tarihleri arasında %24 sözleşme faizi sonrasında 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükümleri uygulanarak davalı bankadan («borcu üstlenen» TMSF) tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
… . maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davacı vekilinin tüm, davalı ING Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların «güven kuruluşları» olup, vekilin paranın yatırımında risksiz, emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirmesi gerektiği, davalının off-shore bankacılığı kendi bünyesinde gibi göstererek mudinin yanıltıldığı, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, davalı ...
Off-Shore Ltd. nezdinde mevduatın tahsilinin mümkün olmadığı, gerekçesiyle TMSF'nin üstlenen konumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 55.108,31 USD’nın 22.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükümleri uygulanarak davalı bankadan («borcu üstlenen» TMSF) tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili ve «borcu üstlenen» TMSF vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · dahili dava
Benzer bu kararda… i uyarınca harçtan muaf olduğu ve bu husus mahkemece hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtildiği halde dört numaralı bendinde maktu, peşin ve vekalet harcının «yargılama giderine» «dahil» edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 4 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16255 E. 2014/5086 K.
Ortak:güven kuruluşu · yönetici sorumluluğu
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların «güven kuruluşları» olup, vekilin paranın yatırımında risksiz, emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirmesi gerektiği, davalının off-shore bankacılığı kendi bünyesinde gibi göstererek mudinin yanıltıldığı, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, davalı Efektifbank Off-Shore Ltd. nezdinde mevduatın tahsilinin mümkün olmadığı, gerekçesiyle TMSF'nin üstlenen konumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 55.108,31 USD’nın 22.11.1999-29/12/1999 tarihleri arasında %24 sözleşme faizi sonrasında 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükümleri uygulanarak davalı bankadan («borcu üstlenen» TMSF) tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların bir «güven kuruluşu» olmaları, kurulan vekalet görevini özenle yerine getirmeleri, ancak davalı bankanın bu yükümlülüğünü ihlal ettiği, vekilin paranın yatırımında risksiz emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirilmesi gerektiği, davalının dosya kapsamı ile off shore bankacılığının kendi bünyesinde gibi göstererek mudisini yanılttığı, bir güven kuruluşu olan risklerin izahının gerektiği, mevduat toplama gayretiyle de hareket edildiği kanaatinin oluştuğu, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, bu durumun hukuki yargılamada birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu alacağının «sebebini» oluşturan bedeli nezdinde mevduatının bulunduğu, yapılan işlemler ile tahsilinin mümkün olmadığı, söz konusu bedelin aslen aktarılmadığı, ortaklarına ait grup şirk …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dava sebebi
Benzer bu kararda… ik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların bir «güven kuruluşu» olmaları, kurulan vekalet görevini özenle yerine getirmeleri, ancak davalı bankanın bu yükümlülüğünü ihlal ettiği, vekilin paranın yatırımında risksiz emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirilmesi gerektiği, davalının dosya kapsamı ile off shore bankacılığının kendi bünyesinde gibi göstererek mudisini yanılttığı, bir güven kuruluşu olan risklerin izahının gerektiği, mevduat toplama gayretiyle de hareket edildiği kanaatinin oluştuğu, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, bu durumun hukuki yargılamada birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu alacağının «sebebini» oluşturan bedeli nezdinde mevduatının bulunduğu, yapılan işlemler ile tahsilinin mümkün olmadığı, söz konusu bedelin aslen aktarılmadığı, ortaklarına ait grup şirk …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14894 E. , 2013/17350 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2012 tarih ve 2011/135-2012/113 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, davalı Ing Bank A.Ş. ve üstlenen TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/10/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank ... Şubesi'ne 22.11.1999 tarihinde 55.108,77 USD tutarlı mevduatı %24 faiz ile 36 gün vadeli yatırdığını, bankanın yönetimine BDDK tarafından el konulması Oyakbank A.Ş ile birleşmesi ve İNG Bank'a satılması sonrasında söz konusu mevduatının Off Shore hesabında olması nedeni ile tahsil edilemediğini, banka kurucularının kanuna karşı hile uygulayıp bankaya olan güveni kötüye kullandıklarını, ceza davalarının sonuçlandığını ileri sürerek 55.108,77 USD alacaklarının bankadan tahsiline, vade sonuna kadar %24 akdi faiz ve sonrasında fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların güven kuruluşları olup, vekilin paranın yatırımında risksiz, emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirmesi gerektiği, davalının off-shore bankacılığı kendi bünyesinde gibi göstererek mudinin yanıltıldığı, banka yöneticilerinin sorumluluğuna dair ceza kararlarının kesinleştiği, davalı Efektifbank Off-Shore Ltd. nezdinde mevduatın tahsilinin mümkün olmadığı, gerekçesiyle TMSF'nin üstlenen konumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 55.108,31 USD’nın 22.11.1999-29/12/1999 tarihleri arasında %24 sözleşme faizi sonrasında 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükümleri uygulanarak davalı bankadan (borcu üstlenen TMSF) tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davacı vekilinin tüm, davalı ING Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, hükmedilen alacak miktarına 22.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekirken, akdi faiz yürütülmesine yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı ING Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı ING Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028380200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz