Güven kuruluşu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18324 E. 2015/2903 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven kuruluşu↗ yönetici sorumluluğu↗ borcun üstlenilmesi↗ 3095 sayılı kanun↗ tmsf↗ yargılama gideri↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların güven kuruluşları olup, vekilin paranın yatırımında risksiz, emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirmesi gerektiği, davalının off-shore bankacılığı kendi bünyesinde gibi göstererek mudinin yanıltıldığı, banka yöneticilerinin sorumluluğuna dair ceza kararlarının kesinleştiği, davalı ... Off-Shore Ltd. nezdinde mevduatın tahsilinin mümkün olmadığı, gerekçesiyle TMSF'nin üstlenen konumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 55.108,31 USD’nın 22.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükümleri uygulanarak davalı bankadan (borcu üstlenen TMSF) tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili ve borcu üstlenen TMSF vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve borcu üstelenen TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davalı Banka 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu ve bu husus mahkemece hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtildiği halde dört numaralı bendinde maktu, peşin ve vekalet harcının yargılama giderine dahil edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14894 E. 2013/17350 K.
Ortak:güven kuruluşu · yönetici sorumluluğu · borcun üstlenilmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların «güven kuruluşları» olup, vekilin paranın yatırımında risksiz, emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirmesi gerektiği, davalının off-shore bankacılığı kendi bünyesinde gibi göstererek mudinin yanıltıldığı, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, davalı ...
Off-Shore Ltd. nezdinde mevduatın tahsilinin mümkün olmadığı, gerekçesiyle TMSF'nin üstlenen konumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 55.108,31 USD’nın 22.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükümleri uygulanarak davalı bankadan («borcu üstlenen» TMSF) tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili ve «borcu üstlenen» TMSF vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların «güven kuruluşları» olup, vekilin paranın yatırımında risksiz, emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirmesi gerektiği, davalının off-shore bankacılığı kendi bünyesinde gibi göstererek mudinin yanıltıldığı, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, davalı Efektifbank Off-Shore Ltd. nezdinde mevduatın tahsilinin mümkün olmadığı, gerekçesiyle TMSF'nin üstlenen konumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 55.108,31 USD’nın 22.11.1999-29/12/1999 tarihleri arasında %24 sözleşme faizi sonrasında 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükümleri uygulanarak davalı bankadan («borcu üstlenen» TMSF) tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
… . maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davacı vekilinin tüm, davalı ING Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · temerrüt faizi · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece, hükmedilen alacak miktarına 22.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre «temerrüt faizi» yürütülmesine karar vermek gerekirken, «akdi faiz» yürütülmesine yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… . maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davacı vekilinin tüm, davalı ING Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16255 E. 2014/5086 K.
Ortak:güven kuruluşu · yönetici sorumluluğu
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların «güven kuruluşları» olup, vekilin paranın yatırımında risksiz, emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirmesi gerektiği, davalının off-shore bankacılığı kendi bünyesinde gibi göstererek mudinin yanıltıldığı, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların bir «güven kuruluşu» olmaları, kurulan vekalet görevini özenle yerine getirmeleri, ancak davalı bankanın bu yükümlülüğünü ihlal ettiği, vekilin paranın yatırımında risksiz emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirilmesi gerektiği, davalının dosya kapsamı ile off shore bankacılığının kendi bünyesinde gibi göstererek mudisini yanılttığı, bir güven kuruluşu olan risklerin izahının gerektiği, mevduat toplama gayretiyle de hareket edildiği kanaatinin oluştuğu, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, bu durumun hukuki yargılamada birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu alacağının «sebebini» oluşturan bedeli nezdinde mevduatının bulunduğu, yapılan işlemler ile tahsilinin mümkün olmadığı, söz konusu bedelin aslen aktarılmadığı, ortaklarına ait grup şirk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dava sebebi
Benzer bu kararda… ik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların bir «güven kuruluşu» olmaları, kurulan vekalet görevini özenle yerine getirmeleri, ancak davalı bankanın bu yükümlülüğünü ihlal ettiği, vekilin paranın yatırımında risksiz emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirilmesi gerektiği, davalının dosya kapsamı ile off shore bankacılığının kendi bünyesinde gibi göstererek mudisini yanılttığı, bir güven kuruluşu olan risklerin izahının gerektiği, mevduat toplama gayretiyle de hareket edildiği kanaatinin oluştuğu, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, bu durumun hukuki yargılamada birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu alacağının «sebebini» oluşturan bedeli nezdinde mevduatının bulunduğu, yapılan işlemler ile tahsilinin mümkün olmadığı, söz konusu bedelin aslen aktarılmadığı, ortaklarına ait grup şirk …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18324 E. , 2015/2903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/07/2014 tarih ve 2014/173-2014/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı .... vekili ve borcu üstlenen TMSF vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ... Şubesi'ne 22.11.1999 tarihinde 55.108,77 USD tutarlı mevduatı %24 faiz ile 36 gün vadeli yatırdığını, bankanın yönetimine BDDK tarafından el konulması .... ile birleşmesi ve ...'ye satılması sonrasında söz konusu mevduatının Off Shore hesabında olması nedeni ile tahsil edilemediğini, banka kurucularının kanuna karşı hile uygulayıp bankaya olan güveni kötüye kullandıklarını, ceza davalarının sonuçlandığını ileri sürerek 55.108,77 USD alacaklarının bankadan tahsiline, vade sonuna kadar %24 akdi faiz ve sonrasında fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve borcu üstlenen vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların güven kuruluşları olup, vekilin paranın yatırımında risksiz, emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirmesi gerektiği, davalının off-shore bankacılığı kendi bünyesinde gibi göstererek mudinin yanıltıldığı, banka yöneticilerinin sorumluluğuna dair ceza kararlarının kesinleştiği, davalı ... Off-Shore Ltd. nezdinde mevduatın tahsilinin mümkün olmadığı, gerekçesiyle TMSF'nin üstlenen konumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 55.108,31 USD’nın 22.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükümleri uygulanarak davalı bankadan (borcu üstlenen TMSF) tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili ve borcu üstlenen TMSF vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve borcu üstelenen TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davalı Banka 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu ve bu husus mahkemece hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtildiği halde dört numaralı bendinde maktu, peşin ve vekalet harcının yargılama giderine dahil edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve borcu üstlenen TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve borcu üstlenen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan '"848,80” ibaresinin çıkarılarak yerine “679,00” ibaresinin eklenmesine, yine aynı bentte yer alan “848,79” ibaresinin çıkarılarak yerine “678,99’' ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 3 numaralı bendine ".........peşin harç" ibaresinden sonra gelmek üzere “18,40 TL başvurma harcı’’ ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'ye iadesine, 04/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167101600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz