6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücu | İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14910 E. 2011/7206 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk üst sınırı (sdr) taşıyıcının sınırlı sorumluluğu sorumluluk sınırlaması sdr nakliyat sigortası cmr konvansiyonu ağır kusur sınırlı sorumluluk karine taşıyıcının sorumluluğu gerçek zarar cmr hile sigorta sözleşmesi rücuen tazminat zayi taşıyıcı kusur hasar

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 786

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının CMR’nin 23/3. maddesine göre oluşan hasardan sınırlı olarak sorumlu olduğu, sorumlu olunan miktarın davalı tarafından icra dosyasına yatırıldığı, borcun ödenmiş olması nedeniyle davacının alacaklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, nakliyat sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davalının sınırlı sorumlu olduğunun kabulü ile bu bedelin de davalı tarafından icra dosyasına ödendiği kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmiştir.

Dairemizin 12.06.2000 tarih ve 4546-5446 sayılı ve 11.12.2006 tarih ve 2005/12687 Esas, 2006/13068 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcının kendi fena hareketinin veya kasdi fena harekete denk tutulan kusurundan meydana gelen hasar halinde, taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmamaktadır. Bu kusur ve kastını, TTK'nun 786. maddesinde geçen ağır kusur ve hile kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile taşıyıcının bu hallerde sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır. Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin karine olarak sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının gerçek zararını karşılaması gerektiği de kabul edilmelidir.

Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ve ilkeler çerçevesinde, davalının hukuki durumunun Konvansiyon'un 29. madde hükmüne göre değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle, bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, mahkemece, davalı taşıyıcının emtianın kaybolması nedeniyle sınırlı sorumlu olduğu kabul edilerek, tazminat olarak zayi olan emtianın ağırlığı dikkate alınmak suretiyle SDR karşılığının davalı tarafından icra dosyasına ödendiği kabul edilmiş ise de, CMR'nin 23. maddesindeki düzenleme taşıyıcının sorumlu olacağı üst sınırı belirlemekte olup, öncelikle davacının gerçek zararının belirlenmesi, bu zararın anılan 23. maddesine göre tespit edilen sınırın altında kalması halinde gerçek zarar miktarının, aksi halde sınırlı olan bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken, gerek gerçek zarar miktarı konusunda, gerekse davalının sorumlu olduğu üst sınır miktarının ne olduğu konusunda hiçbir belirleme yapılmadan davalının ödediği miktarın sınırlı sorumlu olduğu kabul edilen üst sınır miktarı kadar olduğunun kabulü de doğru değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6586 E. 2013/57 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1374 E. 2011/11194 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7937 E. 2011/3888 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/14910 E.  ,  2011/7206 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2009 tarih ve 2008/65 - 2009/880 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline taşıma sigorta sözleşmesi ile sigortalı emtianın Fransa’dan Türkiye’ye taşınması sırasında Fransa’da kaybolduğunu, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, alacağın tahsili için davalı hakkında başlatılan takibe davalının kısmi olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının CMR’nin 23/3. maddesine göre oluşan hasardan sınırlı olarak sorumlu olduğu, sorumlu olunan miktarın davalı tarafından icra dosyasına yatırıldığı, borcun ödenmiş olması nedeniyle davacının alacaklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, nakliyat sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davalının sınırlı sorumlu olduğunun kabulü ile bu bedelin de davalı tarafından icra dosyasına ödendiği kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmiştir.

Dairemizin 12.06.2000 tarih ve 4546-5446 sayılı ve 11.12.2006 tarih ve 2005/12687 Esas, 2006/13068 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcının kendi fena hareketinin veya kasdi fena harekete denk tutulan kusurundan meydana gelen hasar halinde, taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmamaktadır. Bu kusur ve kastını, TTK'nun 786. maddesinde geçen ağır kusur ve hile kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile taşıyıcının bu hallerde sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır.

Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin karine olarak sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının gerçek zararını karşılaması gerektiği de kabul edilmelidir.

Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ve ilkeler çerçevesinde, davalının hukuki durumunun Konvansiyon'un 29. madde hükmüne göre değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle, bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, mahkemece, davalı taşıyıcının emtianın kaybolması nedeniyle sınırlı sorumlu olduğu kabul edilerek, tazminat olarak zayi olan emtianın ağırlığı dikkate alınmak suretiyle SDR karşılığının davalı tarafından icra dosyasına ödendiği kabul edilmiş ise de, CMR'nin 23. maddesindeki düzenleme taşıyıcının sorumlu olacağı üst sınırı belirlemekte olup, öncelikle davacının gerçek zararının belirlenmesi, bu zararın anılan 23. maddesine göre tespit edilen sınırın altında kalması halinde gerçek zarar miktarının, aksi halde sınırlı olan bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken, gerek gerçek zarar miktarı konusunda, gerekse davalının sorumlu olduğu üst sınır miktarının ne olduğu konusunda hiçbir belirleme yapılmadan davalının ödediği miktarın sınırlı sorumlu olduğu kabul edilen üst sınır miktarı kadar olduğunun kabulü de doğru değildir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028307700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.