Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6586 E. 2013/57 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı sorumluluk ilkesi↗ sorumluluk sınırlaması↗ sdr↗ ağır kusur↗ cmr konvansiyonu↗ sınırlı sorumluluk↗ bozma sonrası karar↗ karine↗ gerçek zarar↗ cmr↗ hile↗ taşıma sözleşmesi↗ ihtar↗ dosya masrafı↗ kusur↗ hasar↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 13 çuval 92 adet halının teslim edildiğini kanıtlayamadığı, davacı tarafın ise şirket kapandığından o dönemde durumu araştırmadıklarını, ...'daki temsilcileri ile görüşmediklerini beyan ederek kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğinden davalının ziyadan sınırlı sorumluluk ilkelerine göre sorumlu olduğu, CMR Konvansiyonunun 23. maddesine göre sorumluluğunun 9562,84 SDR ile sınırlandığı, 23/4. maddeye göre malın tamamen kaybedilmesi nedeniyle davacının taşıma ücreti ve noter masrafını talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.562,84 SDR'nin 23.03.2005 tarihinden itibaren yıllık % 5 faizi ile fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının; 8.700 TL taşıma ücreti, 69 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 8.765,69 TL'nın ise 23.03.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, sözleşmeye konu emtianın ... Federasyonu'ndaki adrese teslim edilmediği iddiasına dayanmaktadır. Mahkemece, bozma öncesi TTK hükümleri esas alınarak verilen karar, uluslararası bir taşımanın söz konusu olması nedeniyle, CMR hükümleri uyarınca davalının sorumlu olduğu zararın belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; bozma sonrası davacı tarafın taşımacının sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybettiği yönündeki iddiasına karşın, davacının kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, bu nedenle davalının ziyadan sınırlı sorumluluk ilkelerine göre sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Dairemizin 12.06.2000 tarih ve 2000/4546-5446 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde taşımacının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşımacının kendi fena hareketinin veya kasti fena harekete denk tutulan kusurundan meydana gelen hasar halinde, taşımacının sorumluluğunu sınırlayan veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmamaktadır. Bu kusur ve kastını, TTK'nun 786. maddesinde geçen ağır kusur ve hile kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile taşımacının bu hallerde sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır. Taşımacının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin karine olarak sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının gerçek zararını karşılaması gerektiği de kabul edilmelidir.
Somut olayda da, eşyanın gönderilene teslim edildiğini ve zamanını ispat yükümlülüğü üzerinde bulunan davalı teslimatın yapıldığını ispatlayamamış, eşyanın akıbeti hakkında da makul ve kabul edilebilir bir açıklama getirmemiştir. Bu durumda, davalı CMR'deki sınırlı sorumluluk esasından yararlanamayacağından, davacının gerçek zararının karşılanması gerektiğinin kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle taşımacının sınırlı sorumlu olduğundan bahisle hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14910 E. 2011/7206 K.
Ortak:sorumluluk sınırlaması · ağır kusur · sınırlı sorumluluk · karine · gerçek zarar · hile · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu «kusur» ve kastını, TTK'nun 786. maddesinde geçen «ağır kusur» ve «hile» kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile taşımacının bu hallerde «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır.
Dairemizin 12.06.2000 tarih ve 2000/4546-5446 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde taşımacının «sınırlı sorumluluğunun» hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşımacının kendi fena hareketinin veya kasti fena harekete denk tutulan kusurundan meydana gelen «hasar» halinde, taşımacının «sorumluluğunu sınırlayan» veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmamaktadır.
Taşımacının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin «karine» olarak «sorumluluğunu sınırlama» hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının «gerçek zararını» karşılaması gerektiği de kabul edilmelidir.
Benzer bu karardaBu «kusur» ve kastını, TTK'nun 786. maddesinde geçen «ağır kusur» ve «hile» kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile «taşıyıcının» bu hallerde «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır.
… 000 tarih ve 4546-5446 sayılı ve 11.12.2006 tarih ve 2005/12687 Esas, 2006/13068 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcının kendi fena hareketinin veya kasdi fena harekete denk tutulan kusurundan meydana gelen «hasar» halinde, «taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan» veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmamaktadır.
Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin «karine» olarak «sorumluluğunu sınırlama» hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının «gerçek zararını» karşılaması gerektiği de kabul edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · nakliyat sigortası · taşıyıcının sorumluluğu · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · zayi · taşıyıcı
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
… 000 tarih ve 4546-5446 sayılı ve 11.12.2006 tarih ve 2005/12687 Esas, 2006/13068 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcının kendi fena hareketinin veya kasdi fena harekete denk tutulan kusurundan meydana gelen «hasar» halinde, «taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan» veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmamaktadır.
Kabule göre de, mahkemece, davalı «taşıyıcının» emtianın kaybolması nedeniyle «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilerek, tazminat olarak «zayi» olan emtianın ağırlığı dikkate alınmak suretiyle SDR karşılığının davalı tarafından icra dosyasına ödendiği kabul edilmiş ise de, CMR'nin 23. maddesindeki düzenleme «taşıyıcının sorumlu» olacağı üst sınırı belirlemekte olup, öncelikle davacının «gerçek zararının» belirlenmesi, bu zararın anılan 23. maddesine göre tespit edilen sınırın altında kalması halinde gerçek zarar miktarının, aksi halde sınırlı olan bu miktarın hüküm …
Bu «kusur» ve kastını, TTK'nun 786. maddesinde geçen «ağır kusur» ve «hile» kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile «taşıyıcının» bu hallerde «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6586 E. , 2013/57 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.10.2010 tarih ve 2010/96-2010/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 25.12.2004-25.12.2005 tarihleri arasında geçerli olan taşıma sözleşmesi uyarınca 04.01.2005 tarihinde ... Federasyonu adresine teslim edilmek üzere 13 çuval ve 112.103 Euro bedelli halının davalıya teslim edildiğini, 8.700 TL taşıma bedelinin davalıya ödendiğini, ancak halıların halen adrese teslim edilmediğini, davalıya çekilen ihtarların da sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 112.103 Euronun veya fiili ödeme günündeki Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden TL karşılığı ile 8.700 TL taşıma ücreti ve 65,69 TL ihtarname giderinin 22.03.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticare temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline teslim edilen emtianın alıcısına teslim edildiğini, gecikmenin ... Gümrüğü'nde yaşanan sıkıntı ile alıcı firmadan kaynaklandığını, halıların niteliğinin açıkça belli olmadığını, kargo içeriğinin ispatlanması gerektiğini, aksi halde taşıyıcının taşıma bedeli ile sorumlu olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 13 çuval 92 adet halının teslim edildiğini kanıtlayamadığı, davacı tarafın ise şirket kapandığından o dönemde durumu araştırmadıklarını, ...'daki temsilcileri ile görüşmediklerini beyan ederek kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğinden davalının ziyadan sınırlı sorumluluk ilkelerine göre sorumlu olduğu, CMR Konvansiyonunun 23. maddesine göre sorumluluğunun 9562,84 SDR ile sınırlandığı, 23/4. maddeye göre malın tamamen kaybedilmesi nedeniyle davacının taşıma ücreti ve noter masrafını talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.562,84 SDR'nin 23.03.2005 tarihinden itibaren yıllık % 5 faizi ile fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının;
8. 700 TL taşıma ücreti, 69 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 8.765,69 TL'nın ise 23.03.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, sözleşmeye konu emtianın ... Federasyonu'ndaki adrese teslim edilmediği iddiasına dayanmaktadır. Mahkemece, bozma öncesi TTK hükümleri esas alınarak verilen karar, uluslararası bir taşımanın söz konusu olması nedeniyle, CMR hükümleri uyarınca davalının sorumlu olduğu zararın belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; bozma sonrası davacı tarafın taşımacının sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybettiği yönündeki iddiasına karşın, davacının kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, bu nedenle davalının ziyadan sınırlı sorumluluk ilkelerine göre sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Dairemizin 12.06.2000 tarih ve 2000/4546-5446 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde taşımacının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşımacının kendi fena hareketinin veya kasti fena harekete denk tutulan kusurundan meydana gelen hasar halinde, taşımacının sorumluluğunu sınırlayan veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmamaktadır. Bu kusur ve kastını, TTK'nun 786. maddesinde geçen ağır kusur ve hile kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile taşımacının bu hallerde sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır. Taşımacının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin karine olarak sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının gerçek zararını karşılaması gerektiği de kabul edilmelidir.
Somut olayda da, eşyanın gönderilene teslim edildiğini ve zamanını ispat yükümlülüğü üzerinde bulunan davalı teslimatın yapıldığını ispatlayamamış, eşyanın akıbeti hakkında da makul ve kabul edilebilir bir açıklama getirmemiştir. Bu durumda, davalı CMR'deki sınırlı sorumluluk esasından yararlanamayacağından, davacının gerçek zararının karşılanması gerektiğinin kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle taşımacının sınırlı sorumlu olduğundan bahisle hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/245400800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz