Haksız rekabet | Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8103 E. 2010/9335 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız fesih↗ kötüleme↗ yoksun kalınan kâr↗ bayilik sözleşmesi↗ cezai şart↗ fesih↗ kâr dağıtımı↗ geçersizlik↗ taşıyan↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddialar, savunmalar,toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, kar marjının düşmesi nedeniyle davacı-birleşen davanın davalısı tarafından bu sözleşmenin 25.02.2005 tarihinde feshedildiği, yaklaşık bir hafta sonra başka bir LPG firmasının bayiliğini yapmaya başladığı, daha sonra davalı-birleşen davanın davacısının asıl davanın konusunu teşkil eden el ilanlarını dağıtmaya başladığı, bu ilanlarda bayilik ilişkisinin sona erdiğinin, yeni bayiinin ‘...Ticaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağı gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı kötüleme veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin haksız rekabet teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını taşıyan tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada haksız fesih nedeniyle 926.40 TL yoksun kalınan kazanç ile 50.000 USD cezai şartın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine asıl davanın davacısı-birleşen davaların davalısı vekilinin tüm, asıl davanın davalısı-birleşen davaların davacısı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilip,bozma ilamında yazılı gerekçelerle birleşen davalardan biri bakımından davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, asıl davada davacı-birleşen (2005/76 E.)davada davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve birleşen 2005/76 Esas sayılı dosyada davalı ... vekilinin mahkemece, bu davalının 05.03.2005 tarihinde ele geçen tüplerinin dahi haksız rekabet eylemi işlemediğine yönelik kararını sözleşmedeki 3 günlük sürenin 5307 sayılı Kanun' un 5/6 ncı maddesindeki bir aylık süreden kısa olması nedeniyle geçersiz olduğuna yönelik gerekçe bakımından temyiz etmemiş bulunmasına, temyiz edilmeyen bir hususa karar düzeltme aşamasında dayanılmasının mümkün olmamasına göre, bu davalı vekilinin bu birleşen davaya yönelik karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl davada davacı ... vekilinin karar düzeltme itirazına gelince; davalının, davacının sözleşmeyi haksız feshinden sonra da olsa, müşterilere dağıttığı el ilanlarının bir yüzünde davacı ...' in adı ve soyadının kırmızı zemin üzerine yazılıp, mavi renkli çarpı işareti konulan dikdörtgen çerçevenin altına yazıyla "kapalı" ibaresinin yazılması; bilgilendirme amacını aşan, ayrıca su dağıtıcılığı da yapan davacının işyerinin tamamen kapandığı izlenimini müşterilere veren, yanıltıcı bir ölçüde incitici ve davacının kabul edebileceği hoşgörü ve tolerans sınırını aşan bir tarzda kaleme alındığının kabulü ile bu eylemin TTK' nun 57/1 nci ve 3 ncü bent hükümlerine uyan haksız rekabet oluşturduğundan asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet | Tespiti 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11665 E. 2010/2526 K.
Ortak:haksız fesih · kötüleme · yoksun kalınan kâr · bayilik sözleşmesi · cezai şart · fesih · taşıyan · ilan · Haksız rekabet | Tespiti
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddialar, savunmalar,toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, kar marjının düşmesi nedeniyle davacı-birleşen davanın davalısı tarafından bu sözleşmenin 25.02.2005 tarihinde feshedildiği, yaklaşık bir hafta sonra başka bir LPG firmasının bayiliğini yapmaya başladığı, daha sonra davalı-birleşen davanın davacısının asıl davanın konusunu teşkil eden el «ilanlarını» dağıtmaya başladığı, bu ilanlarda bayilik ilişkisinin sona erdiğinin, yeni bayiinin ‘...Ticaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağı gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı «kötüleme» veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını «taşıyan» tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada «haksız fesih» nedeniyle 926.40 TL «yoksun kalınan» kazanç ile 50.000 USD «cezai şartın» tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine asıl davanın davacısı-birleş …
2-Asıl davada davacı ... vekilinin karar düzeltme itirazına gelince; davalının, davacının sözleşmeyi haksız feshinden sonra da olsa, müşterilere dağıttığı el «ilanlarının» bir yüzünde davacı ...' in adı ve soyadının kırmızı zemin üzerine yazılıp, mavi renkli çarpı işareti konulan dikdörtgen çerçevenin altına yazıyla "kapalı" ibaresinin yazılması; bilgilendirme amacını aşan, ayrıca su «dağıtıcılığı» da yapan davacının işyerinin tamamen kapandığı izlenimini müşterilere veren, yanıltıcı bir ölçüde incitici ve davacının kabul edebileceği hoşgörü ve tolerans sınırını aşan bir tarzda kaleme alındığının kabulü ile bu eylemin TTK' nun 57/1 nci ve 3 ncü bent hükümlerine uyan «haksız rekabet» oluşturduğundan asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… icaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağının gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı «kötüleme» veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da davalı bayiinin sözleşmeyi kar marjının düşmesini gerekçe göstererek süresinin bitmesine 1230 gün kala feshettiği, hemen yeni firma bayiliği aldığı ve kar marjına razı olduğu dikkate alındığında feshin haksız olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 21 nci maddesinde «cezai şart», 27 nci maddesinde ise «kar mahrumiyetinin» düzenlendiği, cezai şarta hak kazandığı, birleşen davaların davacısının bayisiz kalmadığı, o bölgede 01.03.2005 tarihli yeni «bayilik sözleşmesi» imzaladığı, bu tarihe kadar kar mahrumiyeti isteyebileceği, sözleşmeye göre ortalama günlük kara göre 6 günlük kar karşılığını isteyebileceği, sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını «taşıyan» tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının telefonları ile başka ticari işleri de yaptığı, davacının anılan telefonların kullanılmaması yönünde duyurular yapması ve tesisinde katkısının olmaması nedeniyle devir talebinin de yersiz olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada «haksız fesih» nedeniyle 926.40 TL «yoksun kalınan» kazanç ile 50.000 USD cezai şartın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar,toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, kar marjının düşmesi nedeniyle davacı-birleşen davanın davalısı tarafından bu sözleşmenin 25.02.2005 tarihinde feshedildiği, yaklaşık bir hafta sonra başka bir LPG firmasının bayiliğini yapmaya başladığı, daha sonra davalı-birleşen davanın davacısının asıl davanın konusunu teşkil eden el «ilanlarını» dağıtmaya başladığı, bu ilanlarda bayilik ilişkisinin sona erdiğinin, yeni bayiinin ‘...
2-Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, birleşen davalar haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile birlikte «bayilik sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı «cezai şart», «kar kaybı» ve manevi tazminatın tahsili, tespit istemi ve diğer fer’i taleplere ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar mahrumiyeti · kar kaybı · takas · kâr mahrumiyeti · kâr kaybı
Benzer bu kararda… icaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağının gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı «kötüleme» veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da davalı bayiinin sözleşmeyi kar marjının düşmesini gerekçe göstererek süresinin bitmesine 1230 gün kala feshettiği, hemen yeni firma bayiliği aldığı ve kar marjına razı olduğu dikkate alındığında feshin haksız olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 21 nci maddesinde «cezai şart», 27 nci maddesinde ise «kar mahrumiyetinin» düzenlendiği, cezai şarta hak kazandığı, birleşen davaların davacısının bayisiz kalmadığı, o bölgede 01.03.2005 tarihli yeni «bayilik sözleşmesi» imzaladığı, bu tarihe kadar kar mahrumiyeti isteyebileceği, sözleşmeye göre ortalama günlük kara göre 6 günlük kar karşılığını isteyebileceği, sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını «taşıyan» tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının telefonları ile başka ticari işleri de yaptığı, davacının anılan telefonların kullanılmaması yönünde duyurular yapması ve tesisinde katkısının olmaması nedeniyle devir talebinin de yersiz olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada «haksız fesih» nedeniyle 926.40 TL «yoksun kalınan» kazanç ile 50.000 USD cezai şartın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
2-Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, birleşen davalar haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile birlikte «bayilik sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı «cezai şart», «kar kaybı» ve manevi tazminatın tahsili, tespit istemi ve diğer fer’i taleplere ilişkindir.
Mahkemece tüplerin boş olarak ele geçirildiği, bunların «takas» edilebileceği, başka şekilde kullanılacağına dair kanıt bulunmadığı, durumun «haksız rekabet» oluşturmayacağı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Haksız rekabet | Marka tecavüzü | İpotek feshi | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15382 E. 2013/14436 K.
Ortak:bayilik sözleşmesi · taşıyan · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddialar, savunmalar,toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, kar marjının düşmesi nedeniyle davacı-birleşen davanın davalısı tarafından bu sözleşmenin 25.02.2005 tarihinde feshedildiği, yaklaşık bir hafta sonra başka bir LPG firmasının bayiliğini yapmaya başladığı, daha sonra davalı-birleşen davanın davacısının asıl davanın konusunu teşkil eden el «ilanlarını» dağıtmaya başladığı, bu ilanlarda bayilik ilişkisinin sona erdiğinin, yeni bayiinin ‘...Ticaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağı gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı «kötüleme» veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını «taşıyan» tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada «haksız fesih» nedeniyle 926.40 TL «yoksun kalınan» kazanç ile 50.000 USD «cezai şartın» tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine asıl davanın davacısı-birleş …
2-Asıl davada davacı ... vekilinin karar düzeltme itirazına gelince; davalının, davacının sözleşmeyi haksız feshinden sonra da olsa, müşterilere dağıttığı el «ilanlarının» bir yüzünde davacı ...' in adı ve soyadının kırmızı zemin üzerine yazılıp, mavi renkli çarpı işareti konulan dikdörtgen çerçevenin altına yazıyla "kapalı" ibaresinin yazılması; bilgilendirme amacını aşan, ayrıca su «dağıtıcılığı» da yapan davacının işyerinin tamamen kapandığı izlenimini müşterilere veren, yanıltıcı bir ölçüde incitici ve davacının kabul edebileceği hoşgörü ve tolerans sınırını aşan bir tarzda kaleme alındığının kabulü ile bu eylemin TTK' nun 57/1 nci ve 3 ncü bent hükümlerine uyan «haksız rekabet» oluşturduğundan asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… benimsenen gerektirici sebeplere ve birleşen 2005/76 Esas sayılı dosyada davalı ... vekilinin mahkemece, bu davalının 05.03.2005 tarihinde ele geçen tüplerinin dahi «haksız rekabet» eylemi işlemediğine yönelik kararını sözleşmedeki 3 günlük sürenin 5307 sayılı Kanun' un 5/6 ncı maddesindeki bir aylık süreden kısa olması nedeniyle «geçersiz» olduğuna yönelik gerekçe bakımından temyiz etmemiş bulunmasına, temyiz edilmeyen bir hususa karar düzeltme aşamasında dayanılmasının mümkün olmamasına göre, bu dav …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden «sözleşmenin feshinin» haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile «takas» ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan «rekabet yasağı» kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı «taşıyan» orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin «haksız rekabet» ve davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün «ilanına», birleşen 2002/647 esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, «teminat» mektuplarının davacıya iadesine ve «ipoteğin fekkine», birleşen 2002/354 esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin …
… in 2002/318 esas sayılı dosyasında, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekiline, davalının müvekkilinin bayisi olmamasına rağmen müvekkilinin markasını «taşıyan» tüpleri, markasının tanınmışlığından istifade etmek için ticari amaçla elinde bulundurduğunu ileri sürmüş, davalı da davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin feshi» nedeniyle müşterilerinden toplanarak davacıya iade etmek amacıyla elinde bulundurduğunu, ticari bir amacının bulunmadığını savunmuştur.
Bu itibarla, davalının, davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin» feshinden sonra müşterilerinden toplayarak davacıya iade etmek için bulundurduğu anlaşılmakla, bu durumun davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bu nedenle birleşen 2002/318 esas sayılı dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin fekki · bilirkişi ücreti · rekabet yasağı · takas · sözleşmenin feshi · yargılama giderleri · oy yasağı · marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden «sözleşmenin feshinin» haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile «takas» ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan «rekabet yasağı» kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı «taşıyan» orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin «haksız rekabet» ve davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün «ilanına», birleşen 2002/647 esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, «teminat» mektuplarının davacıya iadesine ve «ipoteğin fekkine», birleşen 2002/354 esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin …
2- Ayrıca, mahkemece, «yargılama giderlerinden» olan «bilirkişi ücretinin», yargılama konusu dört ayrı dava olduğu, «bilirkişi incelemesinin» dört dava için de düzenlendiği, asıl davada davalı olan ...'ın birleşen iki davada davacı olduğu ve davaların mahkemece kabul edildiği hususları nazara alınmadan t …
… in 2002/318 esas sayılı dosyasında, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekiline, davalının müvekkilinin bayisi olmamasına rağmen müvekkilinin markasını «taşıyan» tüpleri, markasının tanınmışlığından istifade etmek için ticari amaçla elinde bulundurduğunu ileri sürmüş, davalı da davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin feshi» nedeniyle müşterilerinden toplanarak davacıya iade etmek amacıyla elinde bulundurduğunu, ticari bir amacının bulunmadığını savunmuştur.
Bu itibarla, davalının, davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin» feshinden sonra müşterilerinden toplayarak davacıya iade etmek için bulundurduğu anlaşılmakla, bu durumun davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bu nedenle birleşen 2002/318 esas sayılı dav …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8103 E. , 2010/9335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' nin 2005/76-2005/127 sayılı dosyası
BİRLEŞEN İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' nin 2005/77-2005/128 sayılı dosyası
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2008 gün ve 2008/34-2008/71 sayılı kararı b...Daire’nin 08.03.2010 gün ve 2008/11665-2010/2526 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı-birleşen (2005/76) davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının bayiliğini yaptığını ve25.02.2005 tarihinde bayilik sözleşmesini feshederek aynı tarihte durumu bildirdiğini, bu tarihten itibaren dava dışı Milangaz tüplerini satmaya başladığını, davalının müvekkili işyeri krokisini çizdirerek el ilanları bastırdığını, bu ilanlarda müvekkilinin ve dolayısıyla yazılı telefonlarının davalı ile ilişkisinin kalmadığının yazılarak üzerine çarpı işaretinin konulduğunu, en önemlisi de ticaretine devam etmediğini çağrıştıracak şekilde ve dikkat çekici formatta ‘kapalı’ ibaresine yer verildiğini, bunu ticari çevrede dağıttığını, eyleminin TTK.nun 57/5 nci maddesinde yazılı haksız rekabeti oluşturduğunu ileri sürerek, eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen iki ayrı davada davacı ...Ş vekili, davalının müvekkili ile yaptığı bayilik sözleşmesini haksız yere feshettiğini, yüksek transfer ücretiyle rakip firmanın bayiliğini üstlenmeye başladığını, buna rağmen davalı iş yerinde 26.02.2005 ve 27.02.2005 tarihlerinde yapılan aramalarda müvekkili markasını taşıyan tüplerin haksız yere bulundurulduğunun tespit edildiğini, durumun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı eylemlerinin haksız olduğunun tespitine, men’ine, tüplerin iadesine, olmadığı takdirde imhasına, bayilik sırasında kullandığı telefonların devrine, müvekkilinin uğradığı zararlara ve bayilik sözleşmesine istinaden doğan hakların tespiti ile 85.000 YTL maddi ve 75.000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, birleşen davanın reddini savunmuştur..
Birleşen (2005/76 E.)davada davacı ...Ş vekili, davalının müvekkili ile yaptığı bayilik sözleşmesini haksız feshetmesine rağmen 05.03.2005 tarihinde servis aracında müvekkili markalarını taşıyan 7 adet tüpün ele geçirildiğini, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu öne sürerek, haksız rekabet eylemlerinin tespitine, men’ine, kullandığı telefonlarının devrine, müvekkilinin uğradığı zararlara ve bayilik sözleşmesinden doğan haklara istinaden alacağın tespiti ile maddi ve manevi tazminata ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla davalıdan tespit tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar,toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, kar marjının düşmesi nedeniyle davacı-birleşen davanın davalısı tarafından bu sözleşmenin 25.02.2005 tarihinde feshedildiği, yaklaşık bir hafta sonra başka bir LPG firmasının bayiliğini yapmaya başladığı, daha sonra davalı-birleşen davanın davacısının asıl davanın konusunu teşkil eden el ilanlarını dağıtmaya başladığı, bu ilanlarda bayilik ilişkisinin sona erdiğinin, yeni bayiinin ‘...Ticaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağı gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı kötüleme veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin haksız rekabet teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını taşıyan tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada haksız fesih nedeniyle 926.40 TL yoksun kalınan kazanç ile 50.000 USD cezai şartın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine asıl davanın davacısı-birleşen davaların davalısı vekilinin tüm, asıl davanın davalısı-birleşen davaların davacısı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilip,bozma ilamında yazılı gerekçelerle birleşen davalardan biri bakımından davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, asıl davada davacı-birleşen (2005/76 E.)davada davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve birleşen 2005/76 Esas sayılı dosyada davalı ... vekilinin mahkemece, bu davalının 05.03.2005 tarihinde ele geçen tüplerinin dahi haksız rekabet eylemi işlemediğine yönelik kararını sözleşmedeki 3 günlük sürenin 5307 sayılı Kanun' un 5/6 ncı maddesindeki bir aylık süreden kısa olması nedeniyle geçersiz olduğuna yönelik gerekçe bakımından temyiz etmemiş bulunmasına, temyiz edilmeyen bir hususa karar düzeltme aşamasında dayanılmasının mümkün olmamasına göre, bu davalı vekilinin bu birleşen davaya yönelik karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl davada davacı ... vekilinin karar düzeltme itirazına gelince; davalının, davacının sözleşmeyi haksız feshinden sonra da olsa, müşterilere dağıttığı el ilanlarının bir yüzünde davacı ...' in adı ve soyadının kırmızı zemin üzerine yazılıp, mavi renkli çarpı işareti konulan dikdörtgen çerçevenin altına yazıyla "kapalı" ibaresinin yazılması; bilgilendirme amacını aşan, ayrıca su dağıtıcılığı da yapan davacının işyerinin tamamen kapandığı izlenimini müşterilere veren, yanıltıcı bir ölçüde incitici ve davacının kabul edebileceği hoşgörü ve tolerans sınırını aşan bir tarzda kaleme alındığının kabulü ile bu eylemin TTK' nun 57/1 nci ve 3 ncü bent hükümlerine uyan haksız rekabet oluşturduğundan asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen 2005/76 E - 505 K sayılı davada davalı ... vekilinin karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı ... vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının birleşen davaya yönelik bozmaya ilaveten asıl davada davacı yararına da BOZULMASINA, ödedikleri karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacı ve birleşen davanın davalısı ... ' na iadesine, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028191600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz