Haksız rekabet | Marka tecavüzü | İpotek feshi | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15382 E. 2013/14436 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki↗ bilirkişi ücreti↗ rekabet yasağı↗ takas↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ yargılama giderleri↗ oy yasağı↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ taşıyan↗ ilan↗ haksız rekabet↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden sözleşmenin feshinin haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile takas ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan rekabet yasağı kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı taşıyan orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin haksız rekabet ve davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün ilanına, birleşen 2002/647 esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, teminat mektuplarının davacıya iadesine ve ipoteğin fekkine, birleşen 2002/354 esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin gerektiği gerekçesiyle 12.475,45 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl dava ve birleşen 2002/318 esas sayılı davaya ilişkin kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- İşbu dava dosyasıyla birleşen Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/318 esas sayılı dosyasında, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekiline, davalının müvekkilinin bayisi olmamasına rağmen müvekkilinin markasını taşıyan tüpleri, markasının tanınmışlığından istifade etmek için ticari amaçla elinde bulundurduğunu ileri sürmüş, davalı da davacıya ait boş tüpleri, bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle müşterilerinden toplanarak davacıya iade etmek amacıyla elinde bulundurduğunu, ticari bir amacının bulunmadığını savunmuştur. Gerçekten de dosya kapsamından davalının dava konusu tüpleri elinde ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı gibi, boş olarak davalının deposunda bulunduğu tespit edilen tüplerin, yargılama sırasında davacıya iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davalının, davacıya ait boş tüpleri, bayilik sözleşmesinin feshinden sonra müşterilerinden toplayarak davacıya iade etmek için bulundurduğu anlaşılmakla, bu durumun davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bu nedenle birleşen 2002/318 esas sayılı davaya ilişin verilen kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Ayrıca, mahkemece, yargılama giderlerinden olan bilirkişi ücretinin, yargılama konusu dört ayrı dava olduğu, bilirkişi incelemesinin dört dava için de düzenlendiği, asıl davada davalı olan ...'ın birleşen iki davada davacı olduğu ve davaların mahkemece kabul edildiği hususları nazara alınmadan tamamının asıl davada davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, asıl davaya ilişkin verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet | Marka tecavüzü | İpotek feshi | Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3822 E. 2014/8022 K.
Ortak:ipoteğin fekki · rekabet yasağı · takas · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · oy yasağı · marka hakkına tecavüz · taşıyan · Haksız rekabet | Marka tecavüzü, İpotek feshi | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden «sözleşmenin feshinin» haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile «takas» ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan «rekabet yasağı» kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı «taşıyan» orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin «haksız rekabet» ve davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün «ilanına», birleşen 2002/647 esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, «teminat» mektuplarının davacıya iadesine ve «ipoteğin fekkine», birleşen 2002/354 esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin …
… in 2002/318 esas sayılı dosyasında, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekiline, davalının müvekkilinin bayisi olmamasına rağmen müvekkilinin markasını «taşıyan» tüpleri, markasının tanınmışlığından istifade etmek için ticari amaçla elinde bulundurduğunu ileri sürmüş, davalı da davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin feshi» nedeniyle müşterilerinden toplanarak davacıya iade etmek amacıyla elinde bulundurduğunu, ticari bir amacının bulunmadığını savunmuştur.
Bu itibarla, davalının, davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin» feshinden sonra müşterilerinden toplayarak davacıya iade etmek için bulundurduğu anlaşılmakla, bu durumun davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bu nedenle birleşen 2002/318 esas sayılı dav …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden «sözleşmenin feshinin» haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 Esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile «takas» ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan «rekabet yasağı» kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı «taşıyan» orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin «haksız rekabet» ve davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün «ilanına», birleşen 2002/647 Esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, «teminat» mektuplarının davacıya iadesine ve «ipoteğin fekkine», birleşen 2002/354 Esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin …
2-Asıl ve birleşen davalar, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, «bayilik sözleşmesinin feshine» dayalı alacak, sözleşme uyarınca verilen tüplerin iadesi ve diğer fer'i taleplere ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ıslah · harç · vekalet ücreti
Benzer bu karardaO halde, «harç» yatırılan miktar bakımından davacı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de asıl davada davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, davacı bu miktar bakımından dava harcı yatırmadığı gibi «ıslah» isteminde bulunarak davasının 14.015 .00 TL üzerinden değerlendirilmesini istemiş, bu miktar bakımından «harç» yatırmıştır.
Davalı, tüplerin iade edildiğini savunmuş, davacı bir kısım tüplerin dava açıldıktan sonra iade edildiğini kabul ederek mahkemece verilen süre sonrasında «ıslah» isteminde bulunarak ve iade edilmeyen tüplerin bedelinin 14.015.00 TL olduğunu bildirerek dava harcını bu tutar üzerinden ikmal etmiştir.
Mahkemece, harçlandırılmayan ve dava dilekçesinde iade edilmesi istenen tüplerin bedeli olarak açıklanan 64.501.00 TL üzerinden davacı yararına «vekalet ücreti» tayin edilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9220 E. 2016/4217 K.
Ortak:sözleşmenin feshi · marka hakkına tecavüz · taşıyan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden «sözleşmenin feshinin» haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile «takas» ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan «rekabet yasağı» kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı «taşıyan» orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin «haksız rekabet» ve davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün «ilanına», birleşen 2002/647 esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, «teminat» mektuplarının davacıya iadesine ve «ipoteğin fekkine», birleşen 2002/354 esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin …
… in 2002/318 esas sayılı dosyasında, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekiline, davalının müvekkilinin bayisi olmamasına rağmen müvekkilinin markasını «taşıyan» tüpleri, markasının tanınmışlığından istifade etmek için ticari amaçla elinde bulundurduğunu ileri sürmüş, davalı da davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin feshi» nedeniyle müşterilerinden toplanarak davacıya iade etmek amacıyla elinde bulundurduğunu, ticari bir amacının bulunmadığını savunmuştur.
Bu itibarla, davalının, davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin» feshinden sonra müşterilerinden toplayarak davacıya iade etmek için bulundurduğu anlaşılmakla, bu durumun davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bu nedenle birleşen 2002/318 esas sayılı dav …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yaptırılan «delil tespiti» sırasında belirlenen davacı şirkete ait ... markasını «taşıyan» tüplerin ve bu tüplerin içinde yer aldığı araçların davalıya ait olduğu, taraflar arasındaki «sözleşmenin feshine» rağmen davalının davalıya ait orijinal tüpleri boş olarak müşterilerinden alıp yerine başka firmaya ait tüpleri verdiği, boş tüpleri tespit dosyasında belirlendiği şekliyle bulundurduğu, davalıda bulunan tüplerin orijinal olması nedeniyle davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» kapsamında değerlendirilemeyeceği ancak, bu eylemlerin «haksız rekabete» sebebiyet verdiği, gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu eylemlerin men ve ref'ine, haksız rekabete sebebiyet veren ürünler …
2-Ancak, somut uyuşmazlıkta dava konusu talepler yönünden objektif dava birleşmesi söz konusu olup, mahkemece, davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmadığı kabul edilerek, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'ine ilişkin talebin reddine karar verildiğine göre, reddedilen bu talep yönünden kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda2-Ancak, somut uyuşmazlıkta dava konusu talepler yönünden objektif dava birleşmesi söz konusu olup, mahkemece, davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmadığı kabul edilerek, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'ine ilişkin talebin reddine karar verildiğine göre, reddedilen bu talep yönünden kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yaptırılan «delil tespiti» sırasında belirlenen davacı şirkete ait ... markasını «taşıyan» tüplerin ve bu tüplerin içinde yer aldığı araçların davalıya ait olduğu, taraflar arasındaki «sözleşmenin feshine» rağmen davalının davalıya ait orijinal tüpleri boş olarak müşterilerinden alıp yerine başka firmaya ait tüpleri verdiği, boş tüpleri tespit dosyasında belirlendiği şekliyle bulundurduğu, davalıda bulunan tüplerin orijinal olması nedeniyle davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» kapsamında değerlendirilemeyeceği ancak, bu eylemlerin «haksız rekabete» sebebiyet verdiği, gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu eylemlerin men ve ref'ine, haksız rekabete sebebiyet veren ürünler …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11828 E. 2010/2741 K.
Ortak:ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden «sözleşmenin feshinin» haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile «takas» ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan «rekabet yasağı» kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı «taşıyan» orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin «haksız rekabet» ve davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün «ilanına», birleşen 2002/647 esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, «teminat» mektuplarının davacıya iadesine ve «ipoteğin fekkine», birleşen 2002/354 esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin …
Bu itibarla, davalının, davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin» feshinden sonra müşterilerinden toplayarak davacıya iade etmek için bulundurduğu anlaşılmakla, bu durumun davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bu nedenle birleşen 2002/318 esas sayılı dav …
Benzer bu kararda… iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı deposunda bulunduğu ihtilafsız olan davacı şirkete ait tüpler nedeniyle davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine, davalı işyerinde bulunan tüpler imha edilmek suretiyle vaki haksız rekabetin menine, «ilana», 6.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsiline, manevi tazminata ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, «maddi tazminat» ve «ilan» istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının müvekkilinin bayisi olmadığı halde müvekkilinin “AYGAZ” markalı tüplerinin piyasadan toplayarak işyerinde bulundurduğu iddiasıyla «haksız rekabetin» tespittini iştemiş, aynı zamanda marka hakkına yani 556 sayılı KHK hükümlerine de dayanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtisas mahkemesi · kamu düzeni · maddi tazminat · dahili dava · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBahse konu KHK’nin 5194 sayılı Yasa ile değişik 71. maddesinde bu Kanunun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda «görevli» mahkemenin «ihtisas» mahkemeleri olduğu, anılan mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır.
… iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı deposunda bulunduğu ihtilafsız olan davacı şirkete ait tüpler nedeniyle davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine, davalı işyerinde bulunan tüpler imha edilmek suretiyle vaki haksız rekabetin menine, «ilana», 6.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsiline, manevi tazminata ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, «maddi tazminat» ve «ilan» istemlerine ilişkindir.
Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar «kamu düzenine» ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15382 E. , 2013/14436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/06/2012 tarih ve 2006/247-2012/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen 2012/318 esas sayılı davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin bayisi olan davalı ile aralarındaki bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ancak davalının müvekkiline ait olan LPG tüplerini ve müvekkiline ait ticari sırları içeren bilgisayar programını iade etmediğini ileri sürerek 7.687 adet tüpün iadesini, olmadığı takdirde belirtilen miktardaki tüpün bedeli olan 64.501,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; birleşen 2002/318 esas sayılı davada, davalının müvekkilinin bayisi olmamasına rağmen, müvekkiline ait Aygaz markasının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla, müvekkilinin markasını taşıyan LPG tüplerini ticari amaçla elinde bulundurmasının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespitini, durdurulmasını, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl davada bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğini, davacıya ait olan tüplerin çoğunun davacıya iade edildiğini, yargılama sonucunda iadesi gereken tüp olduğu sonucuna ulaşılırsa bunun da iade edileceğini, birleşen davada; müvekkilinin deposunda bulunan davacıya ait tüplerin, ticari amaçla bulundurulmadığını, davacı tarafından bayilik sözleşmesinin feshi ile birlikte tüplerin iadesinin istendiğini, bunun için müvekkilinin müşterilerden tüpleri toplamaya başladığını ve topladıklarını da depoda muhafaza ettiğini, depodaki tüpler belli sayıya ulaşınca da davacıya peyder pey teslim ettiğini, sözleşmenin feshinden sonra satış yapmadığını, haksız rekabet ve markaya tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen 2002/354 sayılı davada, davacı vekili, müvekkilinin davalının bayisi iken sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, asıl davada tüplerin iadesinin ancak müvekkili tarafından ödenen depozito bedellerinin ödenmesi suretiyle mümkün olduğunu ileri sürerek 14.675,45 TL depozito bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; birleşen 2002/647 sayılı davada da bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız fesh edildiğini, sözleşmenin teminatı olarak müvekkilinin 219 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 10.000 TL bedelli ipotek tesis ettiğini, ayrıca toplam 15.500 bedelli 3 adet teminat mektubu verdiğini, davalı tarafından gönderilen hesap ekstresine göre 461,24 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek ipoteğin fekkini, teminat mektuplarının iadesini ve 461,24 TL alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2002/354 esas sayılı ve 2002/647 esas sayılı davalarda davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden sözleşmenin feshinin haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile takas ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan rekabet yasağı kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı taşıyan orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin haksız rekabet ve davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün ilanına, birleşen 2002/647 esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, teminat mektuplarının davacıya iadesine ve ipoteğin fekkine, birleşen 2002/354 esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin gerektiği gerekçesiyle 12.475,45 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl dava ve birleşen 2002/318 esas sayılı davaya ilişkin kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- İşbu dava dosyasıyla birleşen Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/318 esas sayılı dosyasında, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekiline, davalının müvekkilinin bayisi olmamasına rağmen müvekkilinin markasını taşıyan tüpleri, markasının tanınmışlığından istifade etmek için ticari amaçla elinde bulundurduğunu ileri sürmüş, davalı da davacıya ait boş tüpleri, bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle müşterilerinden toplanarak davacıya iade etmek amacıyla elinde bulundurduğunu, ticari bir amacının bulunmadığını savunmuştur. Gerçekten de dosya kapsamından davalının dava konusu tüpleri elinde ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı gibi, boş olarak davalının deposunda bulunduğu tespit edilen tüplerin, yargılama sırasında davacıya iade edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davalının, davacıya ait boş tüpleri, bayilik sözleşmesinin feshinden sonra müşterilerinden toplayarak davacıya iade etmek için bulundurduğu anlaşılmakla, bu durumun davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bu nedenle birleşen 2002/318 esas sayılı davaya ilişin verilen kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Ayrıca, mahkemece, yargılama giderlerinden olan bilirkişi ücretinin, yargılama konusu dört ayrı dava olduğu, bilirkişi incelemesinin dört dava için de düzenlendiği, asıl davada davalı olan ...'ın birleşen iki davada davacı olduğu ve davaların mahkemece kabul edildiği hususları nazara alınmadan tamamının asıl davada davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, asıl davaya ilişkin verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itrazlarının kabulü ile birleşen 2002/318 esas sayılı davaya ilişkin kararın, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü asıl davaya ilişkin verilen kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada 2012/318 esas sayılı davada davalıya iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042310800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz