Haksız rekabet | Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11665 E. 2010/2526 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar mahrumiyeti↗ haksız fesih↗ kar kaybı↗ kötüleme↗ yoksun kalınan kâr↗ takas↗ kâr mahrumiyeti↗ bayilik sözleşmesi↗ cezai şart↗ fesih↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ taşıyan↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddialar, savunmalar,toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, kar marjının düşmesi nedeniyle davacı-birleşen davanın davalısı tarafından bu sözleşmenin 25.02.2005 tarihinde feshedildiği, yaklaşık bir hafta sonra başka bir LPG firmasının bayiliğini yapmaya başladığı, daha sonra davalı-birleşen davanın davacısının asıl davanın konusunu teşkil eden el ilanlarını dağıtmaya başladığı, bu ilanlarda bayilik ilişkisinin sona erdiğinin, yeni bayiinin ‘... Ticaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağının gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı kötüleme veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin haksız rekabet teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da davalı bayiinin sözleşmeyi kar marjının düşmesini gerekçe göstererek süresinin bitmesine 1230 gün kala feshettiği, hemen yeni firma bayiliği aldığı ve kar marjına razı olduğu dikkate alındığında feshin haksız olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 21 nci maddesinde cezai şart, 27 nci maddesinde ise kar mahrumiyetinin düzenlendiği, cezai şarta hak kazandığı, birleşen davaların davacısının bayisiz kalmadığı, o bölgede 01.03.2005 tarihli yeni bayilik sözleşmesi imzaladığı, bu tarihe kadar kar mahrumiyeti isteyebileceği, sözleşmeye göre ortalama günlük kara göre 6 günlük kar karşılığını isteyebileceği, sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını taşıyan tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının telefonları ile başka ticari işleri de yaptığı, davacının anılan telefonların kullanılmaması yönünde duyurular yapması ve tesisinde katkısının olmaması nedeniyle devir talebinin de yersiz olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada haksız fesih nedeniyle 926.40 TL yoksun kalınan kazanç ile 50.000 USD cezai şartın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davanın davacısı-birleşen davaların davalısı vekilinin tüm, asıl davanın davalısı-birleşen davaların davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava, haksız rekabetin tespiti, birleşen davalar haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile birlikte bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı cezai şart, kar kaybı ve manevi tazminatın tahsili, tespit istemi ve diğer fer’i taleplere ilişkindir.
Taraflar arasında 09.07.2003 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalanarak davacı-birleşen davaların davalısının davalı-birleşen davaların davacısının markasını taşıyan tüplerle tüketicilere gaz satımını üstlendiği, davacı-birleşen davaların davalısının süre dolmadan 25.02.2005 tarihinde sözleşmeyi feshederek aynı gün aynı alanda faaliyet gösteren başka firmanın bayiliğini aldığı hususları çekişmesizdir. Fesih iradesinin içeriği ve toplanan kanıtlardan davacı-birleşen davaların davalısının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, sözleşmenin feshinden sonra 26.02.2005, 27.02.25 ve 05.03.2005 tarihlerinde davacı-birleşen davaların davalısının iş yeri ve aracında yapılan aramada davalı-birleşen davaların davacısının markasını taşıyan boş tüpler ele geçirilmiştir. Mahkemece tüplerin boş olarak ele geçirildiği, bunların takas edilebileceği, başka şekilde kullanılacağına dair kanıt bulunmadığı, durumun haksız rekabet oluşturmayacağı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmenin 3 ncü maddesinde tüplerin istendiğinde veya bayiliğin hitamında üç gün içinde tüplerin bayi tarafından derhal iade edileceği kararlaştırılmıştır. Bu nedenle, sözleşmenin feshinden itibaren üç gün içinde ele geçirilen boş tüplerin davacı-birleşen davaların davalısının aracında bulundurmasının haksız rekabet oluşturmayacağı açıktır. Ancak, 05.03.2005 tarihinde ele geçirilen boş tüpler itibariyle haksız rekabet gerçekleşmiştir. Her ne amaçla olursa olsun ihtiyaçtan fazla davalı-birleşen davaların davacısının markasını taşıyan tüplerin bulundurması söz konusudur. Bu durum karşısında, davacı-birleşen davaların davalısının aracında 05.03.2005 tarihinde ele geçirilen boş tüpler itibariyle haksız rekabetin oluştuğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet | Tespiti 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8103 E. 2010/9335 K.
Ortak:haksız fesih · kötüleme · yoksun kalınan kâr · bayilik sözleşmesi · cezai şart · fesih · taşıyan · ilan · Haksız rekabet | Tespiti
İncelediğiniz kararda… icaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağının gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı «kötüleme» veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da davalı bayiinin sözleşmeyi kar marjının düşmesini gerekçe göstererek süresinin bitmesine 1230 gün kala feshettiği, hemen yeni firma bayiliği aldığı ve kar marjına razı olduğu dikkate alındığında feshin haksız olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 21 nci maddesinde «cezai şart», 27 nci maddesinde ise «kar mahrumiyetinin» düzenlendiği, cezai şarta hak kazandığı, birleşen davaların davacısının bayisiz kalmadığı, o bölgede 01.03.2005 tarihli yeni «bayilik sözleşmesi» imzaladığı, bu tarihe kadar kar mahrumiyeti isteyebileceği, sözleşmeye göre ortalama günlük kara göre 6 günlük kar karşılığını isteyebileceği, sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını «taşıyan» tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının telefonları ile başka ticari işleri de yaptığı, davacının anılan telefonların kullanılmaması yönünde duyurular yapması ve tesisinde katkısının olmaması nedeniyle devir talebinin de yersiz olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada «haksız fesih» nedeniyle 926.40 TL «yoksun kalınan» kazanç ile 50.000 USD cezai şartın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar,toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, kar marjının düşmesi nedeniyle davacı-birleşen davanın davalısı tarafından bu sözleşmenin 25.02.2005 tarihinde feshedildiği, yaklaşık bir hafta sonra başka bir LPG firmasının bayiliğini yapmaya başladığı, daha sonra davalı-birleşen davanın davacısının asıl davanın konusunu teşkil eden el «ilanlarını» dağıtmaya başladığı, bu ilanlarda bayilik ilişkisinin sona erdiğinin, yeni bayiinin ‘...
2-Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, birleşen davalar haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile birlikte «bayilik sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı «cezai şart», «kar kaybı» ve manevi tazminatın tahsili, tespit istemi ve diğer fer’i taleplere ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddialar, savunmalar,toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, kar marjının düşmesi nedeniyle davacı-birleşen davanın davalısı tarafından bu sözleşmenin 25.02.2005 tarihinde feshedildiği, yaklaşık bir hafta sonra başka bir LPG firmasının bayiliğini yapmaya başladığı, daha sonra davalı-birleşen davanın davacısının asıl davanın konusunu teşkil eden el «ilanlarını» dağıtmaya başladığı, bu ilanlarda bayilik ilişkisinin sona erdiğinin, yeni bayiinin ‘...Ticaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağı gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı «kötüleme» veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını «taşıyan» tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada «haksız fesih» nedeniyle 926.40 TL «yoksun kalınan» kazanç ile 50.000 USD «cezai şartın» tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine asıl davanın davacısı-birleş …
2-Asıl davada davacı ... vekilinin karar düzeltme itirazına gelince; davalının, davacının sözleşmeyi haksız feshinden sonra da olsa, müşterilere dağıttığı el «ilanlarının» bir yüzünde davacı ...' in adı ve soyadının kırmızı zemin üzerine yazılıp, mavi renkli çarpı işareti konulan dikdörtgen çerçevenin altına yazıyla "kapalı" ibaresinin yazılması; bilgilendirme amacını aşan, ayrıca su «dağıtıcılığı» da yapan davacının işyerinin tamamen kapandığı izlenimini müşterilere veren, yanıltıcı bir ölçüde incitici ve davacının kabul edebileceği hoşgörü ve tolerans sınırını aşan bir tarzda kaleme alındığının kabulü ile bu eylemin TTK' nun 57/1 nci ve 3 ncü bent hükümlerine uyan «haksız rekabet» oluşturduğundan asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · geçersizlik
Benzer bu kararda… benimsenen gerektirici sebeplere ve birleşen 2005/76 Esas sayılı dosyada davalı ... vekilinin mahkemece, bu davalının 05.03.2005 tarihinde ele geçen tüplerinin dahi «haksız rekabet» eylemi işlemediğine yönelik kararını sözleşmedeki 3 günlük sürenin 5307 sayılı Kanun' un 5/6 ncı maddesindeki bir aylık süreden kısa olması nedeniyle «geçersiz» olduğuna yönelik gerekçe bakımından temyiz etmemiş bulunmasına, temyiz edilmeyen bir hususa karar düzeltme aşamasında dayanılmasının mümkün olmamasına göre, bu dav …
2-Asıl davada davacı ... vekilinin karar düzeltme itirazına gelince; davalının, davacının sözleşmeyi haksız feshinden sonra da olsa, müşterilere dağıttığı el «ilanlarının» bir yüzünde davacı ...' in adı ve soyadının kırmızı zemin üzerine yazılıp, mavi renkli çarpı işareti konulan dikdörtgen çerçevenin altına yazıyla "kapalı" ibaresinin yazılması; bilgilendirme amacını aşan, ayrıca su «dağıtıcılığı» da yapan davacının işyerinin tamamen kapandığı izlenimini müşterilere veren, yanıltıcı bir ölçüde incitici ve davacının kabul edebileceği hoşgörü ve tolerans sınırını aşan bir tarzda kaleme alındığının kabulü ile bu eylemin TTK' nun 57/1 nci ve 3 ncü bent hükümlerine uyan «haksız rekabet» oluşturduğundan asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız rekabet | Marka tecavüzü | İpotek feshi | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15382 E. 2013/14436 K.
Ortak:takas · bayilik sözleşmesi · taşıyan · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… icaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağının gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı «kötüleme» veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da davalı bayiinin sözleşmeyi kar marjının düşmesini gerekçe göstererek süresinin bitmesine 1230 gün kala feshettiği, hemen yeni firma bayiliği aldığı ve kar marjına razı olduğu dikkate alındığında feshin haksız olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 21 nci maddesinde «cezai şart», 27 nci maddesinde ise «kar mahrumiyetinin» düzenlendiği, cezai şarta hak kazandığı, birleşen davaların davacısının bayisiz kalmadığı, o bölgede 01.03.2005 tarihli yeni «bayilik sözleşmesi» imzaladığı, bu tarihe kadar kar mahrumiyeti isteyebileceği, sözleşmeye göre ortalama günlük kara göre 6 günlük kar karşılığını isteyebileceği, sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını «taşıyan» tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının telefonları ile başka ticari işleri de yaptığı, davacının anılan telefonların kullanılmaması yönünde duyurular yapması ve tesisinde katkısının olmaması nedeniyle devir talebinin de yersiz olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada «haksız fesih» nedeniyle 926.40 TL «yoksun kalınan» kazanç ile 50.000 USD cezai şartın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar,toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, kar marjının düşmesi nedeniyle davacı-birleşen davanın davalısı tarafından bu sözleşmenin 25.02.2005 tarihinde feshedildiği, yaklaşık bir hafta sonra başka bir LPG firmasının bayiliğini yapmaya başladığı, daha sonra davalı-birleşen davanın davacısının asıl davanın konusunu teşkil eden el «ilanlarını» dağıtmaya başladığı, bu ilanlarda bayilik ilişkisinin sona erdiğinin, yeni bayiinin ‘...
2-Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, birleşen davalar haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile birlikte «bayilik sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı «cezai şart», «kar kaybı» ve manevi tazminatın tahsili, tespit istemi ve diğer fer’i taleplere ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden «sözleşmenin feshinin» haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile «takas» ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan «rekabet yasağı» kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı «taşıyan» orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin «haksız rekabet» ve davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün «ilanına», birleşen 2002/647 esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, «teminat» mektuplarının davacıya iadesine ve «ipoteğin fekkine», birleşen 2002/354 esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin …
… in 2002/318 esas sayılı dosyasında, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekiline, davalının müvekkilinin bayisi olmamasına rağmen müvekkilinin markasını «taşıyan» tüpleri, markasının tanınmışlığından istifade etmek için ticari amaçla elinde bulundurduğunu ileri sürmüş, davalı da davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin feshi» nedeniyle müşterilerinden toplanarak davacıya iade etmek amacıyla elinde bulundurduğunu, ticari bir amacının bulunmadığını savunmuştur.
Bu itibarla, davalının, davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin» feshinden sonra müşterilerinden toplayarak davacıya iade etmek için bulundurduğu anlaşılmakla, bu durumun davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bu nedenle birleşen 2002/318 esas sayılı dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin fekki · bilirkişi ücreti · rekabet yasağı · sözleşmenin feshi · yargılama giderleri · oy yasağı · marka hakkına tecavüz · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden «sözleşmenin feshinin» haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile «takas» ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan «rekabet yasağı» kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı «taşıyan» orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin «haksız rekabet» ve davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün «ilanına», birleşen 2002/647 esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, «teminat» mektuplarının davacıya iadesine ve «ipoteğin fekkine», birleşen 2002/354 esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin …
2- Ayrıca, mahkemece, «yargılama giderlerinden» olan «bilirkişi ücretinin», yargılama konusu dört ayrı dava olduğu, «bilirkişi incelemesinin» dört dava için de düzenlendiği, asıl davada davalı olan ...'ın birleşen iki davada davacı olduğu ve davaların mahkemece kabul edildiği hususları nazara alınmadan t …
… in 2002/318 esas sayılı dosyasında, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekiline, davalının müvekkilinin bayisi olmamasına rağmen müvekkilinin markasını «taşıyan» tüpleri, markasının tanınmışlığından istifade etmek için ticari amaçla elinde bulundurduğunu ileri sürmüş, davalı da davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin feshi» nedeniyle müşterilerinden toplanarak davacıya iade etmek amacıyla elinde bulundurduğunu, ticari bir amacının bulunmadığını savunmuştur.
Bu itibarla, davalının, davacıya ait boş tüpleri, «bayilik sözleşmesinin» feshinden sonra müşterilerinden toplayarak davacıya iade etmek için bulundurduğu anlaşılmakla, bu durumun davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bu nedenle birleşen 2002/318 esas sayılı dav …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9061 E. 2010/445 K.
Ortak:ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddialar, savunmalar,toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, kar marjının düşmesi nedeniyle davacı-birleşen davanın davalısı tarafından bu sözleşmenin 25.02.2005 tarihinde feshedildiği, yaklaşık bir hafta sonra başka bir LPG firmasının bayiliğini yapmaya başladığı, daha sonra davalı-birleşen davanın davacısının asıl davanın konusunu teşkil eden el «ilanlarını» dağıtmaya başladığı, bu ilanlarda bayilik ilişkisinin sona erdiğinin, yeni bayiinin ‘...
… icaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağının gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı «kötüleme» veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da davalı bayiinin sözleşmeyi kar marjının düşmesini gerekçe göstererek süresinin bitmesine 1230 gün kala feshettiği, hemen yeni firma bayiliği aldığı ve kar marjına razı olduğu dikkate alındığında feshin haksız olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 21 nci maddesinde «cezai şart», 27 nci maddesinde ise «kar mahrumiyetinin» düzenlendiği, cezai şarta hak kazandığı, birleşen davaların davacısının bayisiz kalmadığı, o bölgede 01.03.2005 tarihli yeni «bayilik sözleşmesi» imzaladığı, bu tarihe kadar kar mahrumiyeti isteyebileceği, sözleşmeye göre ortalama günlük kara göre 6 günlük kar karşılığını isteyebileceği, sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını «taşıyan» tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının telefonları ile başka ticari işleri de yaptığı, davacının anılan telefonların kullanılmaması yönünde duyurular yapması ve tesisinde katkısının olmaması nedeniyle devir talebinin de yersiz olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada «haksız fesih» nedeniyle 926.40 TL «yoksun kalınan» kazanç ile 50.000 USD cezai şartın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
2-Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, birleşen davalar haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile birlikte «bayilik sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı «cezai şart», «kar kaybı» ve manevi tazminatın tahsili, tespit istemi ve diğer fer’i taleplere ilişkindir.
Benzer bu kararda… 61 nci maddesi kapsamında bir eyleme rastlamadığı, marka hakkının ihlal edilmediği, ancak tüpleri boş olarak bulundurarak ticari sirkülasyona girmesini engellediği, «haksız rekabette» bulunduğu, TTK.nun 58/e maddesi yollaması uyarınca BK.nun 49 ncu maddesi uyarınca manevi zararın da doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının eylemlerinin haksız ve haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin durdurulmasına, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, tüplerin imhasına, 500.00 YTL manevi tazminatın tahsiline ve hükmün «ilanına», diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili davalının eyleminin tescilli «marka hakkına tecavüz» ve aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini iddia etmiştir.
Mahkemece eylemin «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığı, «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · vekalet ücreti
Benzer bu karardaO halde, aynı eylemden dolayı birbirlerinden farklı taleplerle açılmış iki ayrı dava olmadığı halde «marka hakkına tecavüzün» reddi dolayısıyla davalı yararına «vekalet ücreti» tayini doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili davalının eyleminin tescilli «marka hakkına tecavüz» ve aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini iddia etmiştir.
Mahkemece eylemin «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığı, «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4125 E. 2010/10429 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · taşıyan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… icaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağının gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı «kötüleme» veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da davalı bayiinin sözleşmeyi kar marjının düşmesini gerekçe göstererek süresinin bitmesine 1230 gün kala feshettiği, hemen yeni firma bayiliği aldığı ve kar marjına razı olduğu dikkate alındığında feshin haksız olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 21 nci maddesinde «cezai şart», 27 nci maddesinde ise «kar mahrumiyetinin» düzenlendiği, cezai şarta hak kazandığı, birleşen davaların davacısının bayisiz kalmadığı, o bölgede 01.03.2005 tarihli yeni «bayilik sözleşmesi» imzaladığı, bu tarihe kadar kar mahrumiyeti isteyebileceği, sözleşmeye göre ortalama günlük kara göre 6 günlük kar karşılığını isteyebileceği, sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını «taşıyan» tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının telefonları ile başka ticari işleri de yaptığı, davacının anılan telefonların kullanılmaması yönünde duyurular yapması ve tesisinde katkısının olmaması nedeniyle devir talebinin de yersiz olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada «haksız fesih» nedeniyle 926.40 TL «yoksun kalınan» kazanç ile 50.000 USD cezai şartın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
2-Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, birleşen davalar haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile birlikte «bayilik sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı «cezai şart», «kar kaybı» ve manevi tazminatın tahsili, tespit istemi ve diğer fer’i taleplere ilişkindir.
Taraflar arasında 09.07.2003 tarihinde beş yıl süreli «bayilik sözleşmesi» imzalanarak davacı-birleşen davaların davalısının davalı-birleşen davaların davacısının markasını «taşıyan» tüplerle tüketicilere gaz satımını üstlendiği, davacı-birleşen davaların davalısının süre dolmadan 25.02.2005 tarihinde sözleşmeyi feshederek aynı gün aynı alanda faaliyet gösteren başka firmanın bayiliğini aldığı hususları çekişmesizdir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, bayi olmayan davalının davacı şirkete ait şirket logosunu «taşıyan» boş tüpleri iş yerinde bulundurduğu, bu eyleminin haksız bir rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine, 2.731,15 YTL maddi, 2.500,00 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
2)Ancak, davacı «bilirkişi raporuna itirazında» «mahrum kalınan» kâr hesabında %40 gider indirimi uygulanmasının fahiş olduğunu ileri sürdüğü halde mahkemece özel bilgiyi gerektiren bu hususta bilirkişiden ek rapor alınmadığı gibi bu hususa mahkeme gerekçesinde yer verilmemesi doğru olmamış, kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.
3) Davada «haksız rekabete» dayalı olarak hem maddi hem de manevi tazminat talebinde bulunulduğuna ve mahkemece de bu tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine göre her iki tarafa da her iki tazminat bakımından ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmek gerekirken tek vekalet ücreti verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahrum kalınan kâr · bilirkişi raporuna itiraz · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2)Ancak, davacı «bilirkişi raporuna itirazında» «mahrum kalınan» kâr hesabında %40 gider indirimi uygulanmasının fahiş olduğunu ileri sürdüğü halde mahkemece özel bilgiyi gerektiren bu hususta bilirkişiden ek rapor alınmadığı gibi bu hususa mahkeme gerekçesinde yer verilmemesi doğru olmamış, kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.
3) Davada «haksız rekabete» dayalı olarak hem maddi hem de manevi tazminat talebinde bulunulduğuna ve mahkemece de bu tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine göre her iki tarafa da her iki tazminat bakımından ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmek gerekirken tek vekalet ücreti verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11665 E. , 2010/2526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2008 tarih ve 2008/34-2008/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının bayiliğini yaptığını, 25.02.2005 tarihinde bayilik sözleşmesini feshederek aynı tarihte durumu bildirdiğini, bu tarihten itibaren dava dışı Milangaz tüplerini satmaya başladığını, davalının müvekkili işyeri krokisini çizdirerek el ilanları bastırdığını, bu ilanlarda müvekkilinin ve dolayısıyla yazılı telefonlarının davalı ile ilişkisinin kalmadığının yazılarak üzerine çarpı işaretinin konulduğunu, en önemlisi de ticaretine devam etmediğini çağrıştıracak şekilde ve dikkat çekici formatta ‘kapalı’ ibaresine yer verildiğini, bunu ticari çevrede dağıttığını, eyleminin TTK.nun 57/5 nci maddesinde yazılı haksız rekabeti oluşturduğunu ileri sürerek, eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı ...Ş vekili, davalının müvekkili ile yaptığı bayilik sözleşmesini haksız yere feshettiğini, yüksek transfer ücretiyle rakip firmanın bayiliğini üstlenmeye başladığını, buna rağmen davalı iş yerinde 26.02.2005 ve 27.02.2005 tarihlerinde yapılan aramalarda müvekkili markasını taşıyan tüplerin haksız yere bulundurulduğunun tespit edildiğini, durumun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı eylemlerinin haksız olduğunun tespitine, karar altına alınmasına, men’ine, tüplerin iadesine, olmadığı takdirde imhasına, bayilik sırasında kullandığı telefonların devrine, müvekkilinin uğradığı zararlara ve bayilik sözleşmesine istinaden doğan hakların tespiti ile 85.000 YTL maddi ve 75.000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur..
Birleşen davada davacı ...Ş vekili, davalının müvekkili ile yaptığı bayilik sözleşmesini haksız feshetmesine rağmen 05.03.2005 tarihinde servis aracında müvekkili markalarını taşıyan 7 adet tüpün ele geçirildiğini, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu öne sürerek, haksız rekabet eylemlerinin tespitine, men’ine, kullandığı telefonlarının devrine, müvekkilinin uğradığı zararlara ve bayilik sözleşmesinden doğan haklara istinaden alacağın tespiti ile maddi ve manevi tazminata ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla davalıdan tespit tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar,toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, kar marjının düşmesi nedeniyle davacı-birleşen davanın davalısı tarafından bu sözleşmenin 25.02.2005 tarihinde feshedildiği, yaklaşık bir hafta sonra başka bir LPG firmasının bayiliğini yapmaya başladığı, daha sonra davalı-birleşen davanın davacısının asıl davanın konusunu teşkil eden el ilanlarını dağıtmaya başladığı, bu ilanlarda bayilik ilişkisinin sona erdiğinin, yeni bayiinin ‘... Ticaret’ olduğu, adresinin tarif edildiği, davacı ile olan telefonların kullanılmayacağının gibi bilgiler verildiği, ilanların bilgilendirme amacı taşıdığı, davacıyı kötüleme veya karalama olmadığı, amacın bu bayi ile ilginin kalmadığı, yeni bayiinin açıldığını haber vermek olduğu, eylemin haksız rekabet teşkil etmediği, asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davalar bakımından da davalı bayiinin sözleşmeyi kar marjının düşmesini gerekçe göstererek süresinin bitmesine 1230 gün kala feshettiği, hemen yeni firma bayiliği aldığı ve kar marjına razı olduğu dikkate alındığında feshin haksız olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 21 nci maddesinde cezai şart, 27 nci maddesinde ise kar mahrumiyetinin düzenlendiği, cezai şarta hak kazandığı, birleşen davaların davacısının bayisiz kalmadığı, o bölgede 01.03.2005 tarihli yeni bayilik sözleşmesi imzaladığı, bu tarihe kadar kar mahrumiyeti isteyebileceği, sözleşmeye göre ortalama günlük kara göre 6 günlük kar karşılığını isteyebileceği, sözleşmenin feshinden hemen sonra 27.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde bayiinin araçlarında davacının markalarını taşıyan tüplerin ele geçirildiği, boş ele geçirme dışında bir bilgiye rastlanmadığı, sözleşmenin feshinden kısa süre sonra bu tüplerin boş bulundurulmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının telefonları ile başka ticari işleri de yaptığı, davacının anılan telefonların kullanılmaması yönünde duyurular yapması ve tesisinde katkısının olmaması nedeniyle devir talebinin de yersiz olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada haksız fesih nedeniyle 926.40 TL yoksun kalınan kazanç ile 50.000 USD cezai şartın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınmasına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davanın davacısı-birleşen davaların davalısı vekilinin tüm, asıl davanın davalısı-birleşen davaların davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava, haksız rekabetin tespiti, birleşen davalar haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile birlikte bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı cezai şart, kar kaybı ve manevi tazminatın tahsili, tespit istemi ve diğer fer’i taleplere ilişkindir.
Taraflar arasında 09.07.2003 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalanarak davacı-birleşen davaların davalısının davalı-birleşen davaların davacısının markasını taşıyan tüplerle tüketicilere gaz satımını üstlendiği, davacı-birleşen davaların davalısının süre dolmadan 25.02.2005 tarihinde sözleşmeyi feshederek aynı gün aynı alanda faaliyet gösteren başka firmanın bayiliğini aldığı hususları çekişmesizdir. Fesih iradesinin içeriği ve toplanan kanıtlardan davacı-birleşen davaların davalısının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, sözleşmenin feshinden sonra 26.02.2005, 27.02.25 ve 05.03.2005 tarihlerinde davacı-birleşen davaların davalısının iş yeri ve aracında yapılan aramada davalı-birleşen davaların davacısının markasını taşıyan boş tüpler ele geçirilmiştir.
Mahkemece tüplerin boş olarak ele geçirildiği, bunların takas edilebileceği, başka şekilde kullanılacağına dair kanıt bulunmadığı, durumun haksız rekabet oluşturmayacağı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmenin 3 ncü maddesinde tüplerin istendiğinde veya bayiliğin hitamında üç gün içinde tüplerin bayi tarafından derhal iade edileceği kararlaştırılmıştır. Bu nedenle, sözleşmenin feshinden itibaren üç gün içinde ele geçirilen boş tüplerin davacı-birleşen davaların davalısının aracında bulundurmasının haksız rekabet oluşturmayacağı açıktır. Ancak, 05.03.2005 tarihinde ele geçirilen boş tüpler itibariyle haksız rekabet gerçekleşmiştir. Her ne amaçla olursa olsun ihtiyaçtan fazla davalı-birleşen davaların davacısının markasını taşıyan tüplerin bulundurması söz konusudur.
Bu durum karşısında, davacı-birleşen davaların davalısının aracında 05.03.2005 tarihinde ele geçirilen boş tüpler itibariyle haksız rekabetin oluştuğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davaların davalısının tüm, davalı-birleşen davaların davacısının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davaların davacısının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu taraf yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve karşı davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ve karşı davacıya iadesine, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013860700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz