6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2814 E. 2010/8843 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
bir yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil sorumluluk zamanaşımı def'i def'i sebepsiz zenginleşme yetkisizlik kararı eksik inceleme zamanaşımı teslim

Atıf yapılan mevzuat: BK · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ve davacı yanın alacak isteminin sebepsiz zenginleşme kapsamında kaldığı, BK.66 ncı maddesi hükmünce bir yıllık zamanaşımı süresinin davanın açıldığı tarih itibariyle dolduğu gerekçesiyle, davalılar aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı şirkete ilişen tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu davalıya ilişkin hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarına gelince; davanın niteliğini tespit için taraflar arasındaki hukuki işlemin mahkemece belirlenmesi zorunludur. Zira, 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı İBK.'da da belirlendiği gibi, HUMK.'un 74,75 ve 76 ncı maddeleri gereğince hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve bunlara bağlı netice-i taleplerle bağlı ve fakat hukuki tavsiflerle bağlı olmayıp, kanunları re'sen uygulamakla ve neticeye vardırmakla yükümlüdür.Müteselsil sorumluların farklı hukuki statüye ve bu bağlamda farklı zamanaşımı süresine tabi olmaları doğal olup, somut olayda, davacı şirket anılan bu davalının yetkisini aşarak davaya konu susamı diğer davalıya teslim ettiğini ileri sürmüş olması karşısında, mahkemece, bu davalı ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin de mahiyetininin açıkça belirlenmesi, bu davalının zamanaşımı def'inin ondan sonra denetlenebilir şekilde değerlenderilip karara bağlanması yerine bu davalı yönünden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5337 E. 2016/2402 K.

    Ortak: · zamanaşımı bir yıllık · İstirdat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15170 E. 2010/618 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15715 E. 2016/150 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3521 E. 2015/10734 K.

    Ortak: · zamanaşımı bir yıllık

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11890 E. 2018/3661 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10582 E. 2016/3997 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/2814 E.  ,  2010/8843 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.12.2008 tarih ve 2008/529-2008/703 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalılardan ...’ın vekalet yetkisi olmadığı halde müvekkiline ait 44.230 kg susamı 08.05.1995 tarihinde davalı şirkete teslim ettiğini 18.05.1995 tarihinde öğrendiklerini, davalı şirketten susamların iadesi istenildiği halde geri verilmediğini ileri sürerek, susam bedeli olan 44.147.799.000.-TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, zamanaşımı definde bulunarak, davacının müvekkiline olan borcuna karşılık susam bedelinin mahsup edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, zamanaşımı definde bulunarak, müvekkilinin davalı şirkete anılan susamı teslim etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ve davacı yanın alacak isteminin sebepsiz zenginleşme kapsamında kaldığı, BK.66 ncı maddesi hükmünce bir yıllık zamanaşımı süresinin davanın açıldığı tarih itibariyle dolduğu gerekçesiyle, davalılar aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı şirkete ilişen tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu davalıya ilişkin hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarına gelince; davanın niteliğini tespit için taraflar arasındaki hukuki işlemin mahkemece belirlenmesi zorunludur. Zira, 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı İBK.'da da belirlendiği gibi, HUMK.'un 74,75 ve 76 ncı maddeleri gereğince hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve bunlara bağlı netice-i taleplerle bağlı ve fakat hukuki tavsiflerle bağlı olmayıp, kanunları re'sen uygulamakla ve neticeye vardırmakla yükümlüdür.Müteselsil sorumluların farklı hukuki statüye ve bu bağlamda farklı zamanaşımı süresine tabi olmaları doğal olup, somut olayda, davacı şirket anılan bu davalının yetkisini aşarak davaya konu susamı diğer davalıya teslim ettiğini ileri sürmüş olması karşısında, mahkemece, bu davalı ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin de mahiyetininin açıkça belirlenmesi, bu davalının zamanaşımı def'inin ondan sonra denetlenebilir şekilde değerlenderilip karara bağlanması yerine bu davalı yönünden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin davalılardan şirkete yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, bu davalı bakımından ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028173200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.