6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tbk 445

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15715 E. 2016/150 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 445 rekabet yasağı sözleşmesi mutlak ticari dava sözleşmenin ihlali rekabet yasağı dava şartı yokluğu oy yasağı tbk 99 fesih görevsizlik kararı taahhütname tacir maddi tazminat haksız rekabet görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 445 · TTK — TTK 4TTK 54

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 19.maddesi uyarınca davalıların, işten ayrıldığı tarihten itibaren en az bir yıl boyunca aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir başka işyerinde çalışmamayı peşinen kabul ve taahhüt ettikleri, bunun dışındaki konularda iş akdinin fesih edilmesinden sonra Türk Borçlar Kanununda yer alan haksız rekabetle ilgili hükümlere uymayı kabul ve taahhüt ettikleri, davalıların davacının yanında çalışmakta iken yükümlüklere aykırı davrandıkları iddia edildiğinden dava konusu olayda İş Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabet ve rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, davalı şirketin, daha önce müvekkillerinin yanında çalışan diğer davalılar olan işçileri bir miktar fazla maaş vaadiyle ayartarak kendi işyerinde çalışmalarını sağlayarak rekabet kurallarına ve komşuluk ahlakına aykırı davrandığını, davalı gerçek kişi işçilerin ise müvekkilleriyle aralarında olan İş Sözleşmesi’nin 19.maddesindeki rekabet yasağını ihlal ettiklerini ileri sürerek, gerek haksız rekabet ve gerekse de rekabet yasağına aykırılık eylemleriyle uğramış olduğu zararın davalılardan tahsilini talep etmektedir.

04.06.1958 tarih ve 15/6 sayılı İBK uyarınca, hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ile bunlara bağlı netici taleplerle bağlı olup, hukuki tavsiflerle bağlı değildir. Hakim kanunları re’sen uygulamakla ve davayı neticeye bağlamakla görevlidir. Davaya konu somut olayda, davalı şirkete isnat edilen maddi eylem, 6102 S. TTK’nın 54 vd. maddeleri kapsamında yer alan haksız rekabet kurallarının, davacıların eski işçileri olan diğer davalılara isnat olunan eylemin ise 6098 S. TBK’nın 445 vd. da düzenlenen rekabet yasağı kurallarının uygulanmasını gerekli kılmaktadır.

Ticaret mahkemelerinin görev kurallarını düzenleyen 6102 S. TTK’nın 4/1 (a) ve (c) maddesi uyarınca her iki eylem de mutlak ticari davalardan olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılacak eylemlerden olduğu halde, mahkemece yanlış gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmeyip hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2814 E. 2010/8843 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/15715 E.  ,  2016/150 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2015 tarih ve 2015/311-2015/645 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların müvekkili firmaların eski çalışanları olduklarını, müvekkili ile davalılar arasında yapılan iş sözleşmelerinde işten ayrıldıkları tarihten itibaren 1 yıl süreyle aynı iş kolunda başka bir firmada rekabet yasağı nedeniyle çalışamayacakları hususunda anlaşma yapıldığını, davalıların çalıştığı saatlerde davalı şirket yetkililerinin kendileri ile görüşerek, müvekkillerinden daha fazla ücret vereceklerini belirterek işten ayrılmalarına neden olduğunu ileri sürerek, müvekkillerinin uğradığı 10.000,00 TL zararın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili ve davalı gerçek kişiler, mahkemenin görevsiz olduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 19.maddesi uyarınca davalıların, işten ayrıldığı tarihten itibaren en az bir yıl boyunca aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir başka işyerinde çalışmamayı peşinen kabul ve taahhüt ettikleri, bunun dışındaki konularda iş akdinin fesih edilmesinden sonra Türk Borçlar Kanununda yer alan haksız rekabetle ilgili hükümlere uymayı kabul ve taahhüt ettikleri, davalıların davacının yanında çalışmakta iken yükümlüklere aykırı davrandıkları iddia edildiğinden dava konusu olayda İş Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabet ve rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, davalı şirketin, daha önce müvekkillerinin yanında çalışan diğer davalılar olan işçileri bir miktar fazla maaş vaadiyle ayartarak kendi işyerinde çalışmalarını sağlayarak rekabet kurallarına ve komşuluk ahlakına aykırı davrandığını, davalı gerçek kişi işçilerin ise müvekkilleriyle aralarında olan İş Sözleşmesi’nin 19.maddesindeki rekabet yasağını ihlal ettiklerini ileri sürerek, gerek haksız rekabet ve gerekse de rekabet yasağına aykırılık eylemleriyle uğramış olduğu zararın davalılardan tahsilini talep etmektedir.

04.06.1958 tarih ve 15/6 sayılı İBK uyarınca, hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ile bunlara bağlı netici taleplerle bağlı olup, hukuki tavsiflerle bağlı değildir. Hakim kanunları re’sen uygulamakla ve davayı neticeye bağlamakla görevlidir. Davaya konu somut olayda, davalı şirkete isnat edilen maddi eylem, 6102 S. TTK’nın 54 vd. maddeleri kapsamında yer alan haksız rekabet kurallarının, davacıların eski işçileri olan diğer davalılara isnat olunan eylemin ise 6098 S. TBK’nın 445 vd. da düzenlenen rekabet yasağı kurallarının uygulanmasını gerekli kılmaktadır.

Ticaret mahkemelerinin görev kurallarını düzenleyen 6102 S. TTK’nın 4/1 (a) ve (c) maddesi uyarınca her iki eylem de mutlak ticari davalardan olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılacak eylemlerden olduğu halde, mahkemece yanlış gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmeyip hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda anılan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının talepleri halinde kendilerine iadesine 12.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215126100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.