Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3351 E. 2011/6859 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin deliline dayanma↗ yemin delili↗ yemin↗ eksik inceleme↗ teslim↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın olay günü işlem yapılan veznesinde çıkan para açığının 1.640.00 TL olup davacı banka görevlisinin davalıya 10 TL iade ettiğinin sabit olduğu, görevlinin bir takım başka paraları da iade ettiği kamera görüntülerinden anlaşılmakta ve bu sebeple açık çıkan paranın davalıya zuhulen iade olduğu düşüncesi hasıl olmuşsa da, mevcut delil durumu ve görüntülere göre iade edilen paranın miktarının 10 TL dışında yatırılan ve açık çıkan 1.640.00 TL olduğu hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin ve somut delillerle ispatlanamadığı, davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından kredi kartının ödenmesi için davacı banka yetkilisine verilen paranın banka yetkilisi tarafından yanlışlıkla davalıya teslimine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, kamera kayıtlarının çözümü de dikkate alınarak davacı banka yetkilisi tarafından davalıya yanlışlıkla fazla para verildiği kabul edildiğine göre, olay tarihindeki banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle banka yetkilisi tarafından fazla ödenen ve kasada eksik çıkan miktar saptanarak, açık miktarı ile davalının ödeme yaptığı miktar belirlenip karşılaştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1215 E. 2014/9680 K.
Ortak:yemin · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın olay günü işlem yapılan veznesinde çıkan para açığının 1.640.00 TL olup davacı banka «görevlisinin» davalıya 10 TL iade ettiğinin sabit olduğu, görevlinin bir takım başka paraları da iade ettiği kamera görüntülerinden anlaşılmakta ve bu sebeple açık çıkan paranın davalıya zuhulen iade olduğu düşüncesi hasıl olmuşsa da, mevcut delil durumu ve görüntülere göre iade edilen paranın miktarının 10 TL dışında yatırılan ve açık çıkan 1.640.00 TL olduğu hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde «kesin» ve somut delillerle ispatlanamadığı, davacı tarafın «yemin deliline» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ve kasada eksik çıkan miktar saptanarak, açık miktarı ile davalının ödeme yaptığı miktar belirlenip karşılaştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, kamera kayıtları ile davaya konu paranın davalı tarafından alındığının ispat edilemediği, davacının «yemin teklifi» üzerine davalının parayı almadığı konusunda yemin ettiği, davacının iddiasını ispatlayıcı başkaca delil göstermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece bilgisayar ve görüntü konusunda uzman bilirkişiden delil olarak dayanılan kamera kayıtlarındaki görüntülerin netleştirilip netleştirilemeyeceği konusunda rapor alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şeklide hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kasa açığı · yemin teklifi · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, kamera kayıtları ile davaya konu paranın davalı tarafından alındığının ispat edilemediği, davacının «yemin teklifi» üzerine davalının parayı almadığı konusunda yemin ettiği, davacının iddiasını ispatlayıcı başkaca delil göstermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, davacı taraf «kasa açığının» diğer davalı adına davalı H..
Davacı tarafından bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna kamera kayıtlarındaki görüntü netliğini sağlayacak teknik bilgi ve donanıma sahip görüntü çözümleme uzmanı bilirkişinin heyete «dahil» edilmesi gerektiğinden bahisle itiraz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3658 E. 2015/11650 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12749 E. 2017/6889 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resmi belge · yazılı delille ispat · yazılı delil · sebepsiz zenginleşme · bilirkişi incelemesi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu işlem nedeni ile davacı banka tarafından «resmi belge» niteliğinde olan banka dekontu düzenlendiği bu nedenle davacının iddiasını aynı mahiyette yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacının bu yönde bir «yazılı delil» «ibraz» edemediği, davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bankanın kamera kayıtları, banka kayıt ve belgeleri üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «yazılı delille ispat» edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava «sebepsiz zenginleşme» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11387 E. 2011/4017 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ve kasada eksik çıkan miktar saptanarak, açık miktarı ile davalının ödeme yaptığı miktar belirlenip karşılaştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, davacı bankanın davalı şirket «temsilcisine» fazladan ödeme yapıp yapmadığı hususunda, kamera görüntülerinden anlayan uzman bilirkişinin de içerisinde olduğu bilirkişi heyetinden, davacı vekilinin itirazlarını karşılayan, Yargıtay «denetimine elverişli bilirkişi raporu» alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · denetime elverişlilik · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, davacı bankanın davalı şirket «temsilcisine» fazladan ödeme yapıp yapmadığı hususunda, kamera görüntülerinden anlayan uzman bilirkişinin de içerisinde olduğu bilirkişi heyetinden, davacı vekilinin itirazlarını karşılayan, Yargıtay «denetimine elverişli bilirkişi raporu» alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tediye fişi üzerinde yapılan kupür dökümünde 100,00 TL x 65 adet, 50,00 TL x 230 adet 20,00 TL x 100 adet = 20.000,00 TL ibaresinin yer aldığı, fazla para ödemesi yapıldığını gösterir «kaydın» bulunmadığı ve kamera görüntülerinden de davalıya fazla ödeme yapıldığının anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, bu bilirkişinin kamera görüntülerinden davalı şirket «temsilcisine» fazladan ödeme yapılıp yapılmadığını belirleme hususunda uzman olmadığı sabit olup, davacı vekili rapora bu yönden de itiraz etmiş ise de, bu itiraz üzerinde durulmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3351 E. , 2011/6859 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2007/441 - 2009/639 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Kayseri şubesinde çalışan vezne görevlisine, vezneye işlem yaptırmak için müracaat eden davalının kredi kartları borcunu ödemek için önce 1.640.00 TL, sonra 1.725.00 TL'yi verdiğini, banka görevlisinin aldığı paraların dekontlarını keserek davalıya teslim ettiğini, iş yoğunluğu, stres ve dalgınlıktan dolayı ilk aldığı 1.640.00 TL'yi sanki kendisine ödeme yapılacak bir işlem gibi değerlendirilerek ve üstelik yeniden sayarak davalıya iade ettiğini, davalının parayı alarak bankadan ayrıldığını ileri sürerek, banka görevlisinin dalgınlık ve yanlışlıkla davalıya ödediği 1.640.00 TL'nın 14.12.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iki ayrı kredi kartı borcunu yatırmak için bankaya gittiğini, banka görevlisine ilk işlemi yaptırmak için 1.650.00 TL verdiğini, banka görevlisinin 10.00 TL para üstünü iade ettiğini, bu hususu banka dekontunun üzerine yazdığını, aynı görevlinin diğer kartını ödemesi için 1.800 TL aldığını, 1750.00 TL olan borç için para üstü olarak 50.00 TL'yi iade ettiğini, dekontun üzerinde bu hususların yazdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın olay günü işlem yapılan veznesinde çıkan para açığının 1.640.00 TL olup davacı banka görevlisinin davalıya 10 TL iade ettiğinin sabit olduğu, görevlinin bir takım başka paraları da iade ettiği kamera görüntülerinden anlaşılmakta ve bu sebeple açık çıkan paranın davalıya zuhulen iade olduğu düşüncesi hasıl olmuşsa da, mevcut delil durumu ve görüntülere göre iade edilen paranın miktarının 10 TL dışında yatırılan ve açık çıkan 1.640.00 TL olduğu hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin ve somut delillerle ispatlanamadığı, davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından kredi kartının ödenmesi için davacı banka yetkilisine verilen paranın banka yetkilisi tarafından yanlışlıkla davalıya teslimine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, kamera kayıtlarının çözümü de dikkate alınarak davacı banka yetkilisi tarafından davalıya yanlışlıkla fazla para verildiği kabul edildiğine göre, olay tarihindeki banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle banka yetkilisi tarafından fazla ödenen ve kasada eksik çıkan miktar saptanarak, açık miktarı ile davalının ödeme yaptığı miktar belirlenip karşılaştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028026300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz