Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10271 E. 2011/6309 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ ortalama tüketici↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ ilan↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli marka ile dava dışı 3. kişi adına tescilli markanın emtia sınıfları farklı ise de, davalının gerek işletme adı ve ticaret unvanı gerekse de markasal olarak kullandığı “Bilim Laboratuvarı” ibaresinin davacı adına tescilli markanın tıbbi müstahzarlar emtiasının kullanma kapsamında kaldığı, bu nedenle tıbbi alanda hizmet alan ortalama tüketicinin nezdinde iltibasa yol açmasının muhtemel olduğu, davalının bu surette kullanımının davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, dava dışı marka sahibinin davalıya lisans sözleşmesi ile markayı kullanma yetkisi verdiğine dair bir belge ibraz edilmediğinden davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, ayrıca davalının işletme adının ve ticaret unvanının tescilli olmadığı, resmi birimlerce ilan yapılmadığı, çok tanınan ya da birçok şubesi olan bir iş yeri olmadığı, davacının, davalının söz konusu ibareyi kullandığından baştan itibaren haberdar olduğu yolunda belge sunulmadığı, zamanaşımı
itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının
“bilim+şekil” ibareli tescilli markasına davalının tecavüzün tespiti ile iş yeri levhasında ve tanıtım materyallerinde “bilim” ibaresini markasal olarak kullanmasının önlenmesine, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı, 1980 yılında tescil ettirdiği bilim ibareli markaya davalının tecavüzde bulunduğunu iddia etmiş, davalı ise markasal olarak kullandığı Bilim Laboratuvarı ibareli markayı, dava dışı marka sahibinden aldığı izine dayalı olarak kullandığı, ayrıca söz konusu ibarenin 1984 yılından beri kullanıldığı savunmasında bulunmuştur. Gerçekten de dosyaya sunulan ruhsatname suretinden davalının işlettiği laboratuvarda 1984 yılından itibaren Bilim Tıbbi Tahlil ibaresini kullandığı anlaşıldığı gibi esasen davacının da bu yöndeki savunmaya bir itirazı bulunmamaktadır. Davalının, 1984 yılından dava tarihine kadar Bilim Tıbbi Tahlil Laboratuvarı adı ile faaliyette bulunduğu, söz konusu ad üzerinde emek sarf ederek, masraf ve yatırımlar yaparak ticari çevrelerde tanıtmak suretiyle kendisine ait yeni bir değer oluşturduğu, davalı ile aynı ilçede ve mahkemece de kabul edildiği gibi aynı sektörde faaliyet gösteren davacının yaklaşık 21 yıllık süre boyunca davalının kullanımından habersiz olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında MK'nun 2. maddesi gereğince işbu davanın dinlenmesi mümkün değildir. Mahkemece, açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14198 E. 2012/362 K.
Ortak:ticaret unvanı · ortalama tüketici · zamanaşımı · ibraz · iltibas · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli marka ile dava dışı 3. kişi adına tescilli markanın emtia sınıfları farklı ise de, davalının gerek işletme adı ve «ticaret unvanı» gerekse de markasal olarak kullandığı “Bilim Laboratuvarı” ibaresinin davacı adına tescilli markanın tıbbi müstahzarlar emtiasının kullanma kapsamında kaldığı, bu nedenle tıbbi alanda hizmet alan «ortalama tüketicinin» nezdinde «iltibasa» yol açmasının muhtemel olduğu, davalının bu surette kullanımının davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, dava dışı marka sahibinin davalıya lisans sözleşmesi ile markayı kullanma yetkisi verdiğine dair bir belge «ibraz» edilmediğinden davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, ayrıca davalının işletme adının ve ticaret unvanının tescilli olmadığı, resmi birimlerce «ilan» yapılmadığı, çok tanınan ya da birçok şubesi olan bir iş yeri olmadığı, davacının, davalının söz konusu ibareyi kullandığından baştan itibaren haberdar olduğu yolunda belge sunulmadığı, «zamanaşımı» itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının “bilim+şekil” ibareli tescilli markasına davalının tecavüzün tespiti ile iş yeri levhasında ve tanıtım materyallerinde “bilim” ibaresini markasal olarak kullanmasının önlenmesine, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı adına tescilli marka ile dava dışı 3. kişi adına tescilli markanın emtia sınıfları farklı ise de, davalının gerek işletme adı ve «ticaret unvanı» gerekse de markasal olarak kullandığı “Bilim Laboratuvarı” ibaresinin davacı adına tescilli markanın tıbbi müstahzarlar emtiasının kullanma kapsamında kaldığı, bu nedenle tıbbi alanda hizmet alan «ortalama tüketicinin» nezdinde «iltibasa» yol açmasının muhtemel olduğu, davalının bu surette kullanımının davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, dava dışı ./...
2011/14198 2012/362 S:2 marka sahibinin davalıya lisans sözleşmesi ile markayı kullanma yetkisi verdiğine dair bir belge «ibraz» edilmediğinden davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, ayrıca davalının işletme adının ve «ticaret unvanının» tescilli olmadığı, «zamanaşımı» itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının “bilim+şekil” ibareli tescilli markasına davalının tecavüzünün tespiti ile iş yeri l …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1957 E. 2012/8438 K.
Ortak:Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili · tacir · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… fta “Bilim Tıbbi Tahlil Laboratuarı” ibareli markası bulunduğu ve İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu’na “Bilim” ibaresi ile 10.01.1996 tarihinde kaydolduğu, davalının «ticaret siciline» «tacir» «kaydının» 25.03.1999 tarihi olduğu, ancak davalının Sağlık Bakanlığı’ndan aldığı 31.12.1991 tarihli laboratuar ruhsat belgesinde “Bilim Tıbbi Tahlil Laboratuarı” adı ile çal …
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka tecavüzü | Haksız rekabet | Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3682 E. 2020/1190 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz kararda2-Ancak, dava «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… atlayamadığı, şirketin davacı olduğu birleşen dosyada ise davalı üniversitenin "BİRUNİ" ibaresini markasal olarak sağlık hizmetlerinde kullanımının, davacı şirketin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle üniversite tarafından kullanmama nedeniyle marka iptali davalarınında davalı şirketin dava konusu markalarının kullanılmayan hizmetler yönünden kısmen iptaline, şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile üniversitenin "BİRUNİ" ibaresini sağlık hizmeti alanında markasal olarak ön plana çıkarmak suretiyle davacı şirketin marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, tecavüzün önlenmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce birleşen İstanbul 3.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… atlayamadığı, şirketin davacı olduğu birleşen dosyada ise davalı üniversitenin "BİRUNİ" ibaresini markasal olarak sağlık hizmetlerinde kullanımının, davacı şirketin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle üniversite tarafından kullanmama nedeniyle marka iptali davalarınında davalı şirketin dava konusu markalarının kullanılmayan hizmetler yönünden kısmen iptaline, şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile üniversitenin "BİRUNİ" ibaresini sağlık hizmeti alanında markasal olarak ön plana çıkarmak suretiyle davacı şirketin marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, tecavüzün önlenmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce birleşen İstanbul 3.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10271 E. , 2011/6309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/02/2009 tarih ve 2006/460-2009/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yaklaşık 52 yıldır sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, kuruluşundan beri kullandığı “bilim” markasını 1980 yılında tescil ettirdiğini, söz konusu markanın ilgili sektörde tanındığını ve müvekkili ile bütünleştiğini, müvekkiline ait markanın davalı tarafından kullanılmasının 556 sayılı KHK'nun 9/2. maddesine aykırı olduğunu, bir sağlık çalışanı olan davalının müvekkiline ait tanınmış markayı kullanmasının kötüniyetli olduğunu, davalının haksız kazanç sağladığını ve tüketicileri yanılttığını ileri sürerek, davalının müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesine, kararın ilanına, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “Bilim Laboratuvarı” ibareli markanın sahibinden aldığı izin ile söz konusu markayı kullandığını, anılan markanın sahibi olmayan davacının dava açma hakkının bulunmadığını, ayrıca davanın markanın tescilli sahibi aleyhine açılmasının gerektiğini, müvekkilinin Bilim Tıbbi tahlil adını 1984 yılından beri kullandığını, marka tescilinin ise 8 yıl önce yapıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, Bilim Laboratuvarı'nın işleme adı olarak kullanıldığını, markasal kullanımın olmadığını, davacı ile davalının iştigal konularının farklı olduğunu, davaya konu mal ve hizmetlerin alıcıları da gözetildiğinde iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli marka ile dava dışı 3. kişi adına tescilli markanın emtia sınıfları farklı ise de, davalının gerek işletme adı ve ticaret unvanı gerekse de markasal olarak kullandığı “Bilim Laboratuvarı” ibaresinin davacı adına tescilli markanın tıbbi müstahzarlar emtiasının kullanma kapsamında kaldığı, bu nedenle tıbbi alanda hizmet alan ortalama tüketicinin nezdinde iltibasa yol açmasının muhtemel olduğu, davalının bu surette kullanımının davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, dava dışı marka sahibinin davalıya lisans sözleşmesi ile markayı kullanma yetkisi verdiğine dair bir belge ibraz edilmediğinden davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, ayrıca davalının işletme adının ve ticaret unvanının tescilli olmadığı, resmi birimlerce ilan yapılmadığı, çok tanınan ya da birçok şubesi olan bir iş yeri olmadığı, davacının, davalının söz konusu ibareyi kullandığından baştan itibaren haberdar olduğu yolunda belge sunulmadığı, zamanaşımı
itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının
“bilim+şekil” ibareli tescilli markasına davalının tecavüzün tespiti ile iş yeri levhasında ve tanıtım materyallerinde “bilim” ibaresini markasal olarak kullanmasının önlenmesine, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı, 1980 yılında tescil ettirdiği bilim ibareli markaya davalının tecavüzde bulunduğunu iddia etmiş, davalı ise markasal olarak kullandığı Bilim Laboratuvarı ibareli markayı, dava dışı marka sahibinden aldığı izine dayalı olarak kullandığı, ayrıca söz konusu ibarenin 1984 yılından beri kullanıldığı savunmasında bulunmuştur. Gerçekten de dosyaya sunulan ruhsatname suretinden davalının işlettiği laboratuvarda 1984 yılından itibaren Bilim Tıbbi Tahlil ibaresini kullandığı anlaşıldığı gibi esasen davacının da bu yöndeki savunmaya bir itirazı bulunmamaktadır. Davalının, 1984 yılından dava tarihine kadar Bilim Tıbbi Tahlil Laboratuvarı adı ile faaliyette bulunduğu, söz konusu ad üzerinde emek sarf ederek, masraf ve yatırımlar yaparak ticari çevrelerde tanıtmak suretiyle kendisine ait yeni bir değer oluşturduğu, davalı ile aynı ilçede ve mahkemece de kabul edildiği gibi aynı sektörde faaliyet gösteren davacının yaklaşık 21 yıllık süre boyunca davalının kullanımından habersiz olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında MK'nun 2.
maddesi gereğince işbu davanın dinlenmesi mümkün değildir. Mahkemece, açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/05/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027836200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz