6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14198 E. 2012/362 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı ortalama tüketici zamanaşımı ibraz iltibas

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacı adına tescilli marka ile dava dışı 3. kişi adına tescilli markanın emtia sınıfları farklı ise de, davalının gerek işletme adı ve ticaret unvanı gerekse de markasal olarak kullandığı “Bilim Laboratuvarı” ibaresinin davacı adına tescilli markanın tıbbi müstahzarlar emtiasının kullanma kapsamında kaldığı, bu nedenle tıbbi alanda hizmet alan ortalama tüketicinin nezdinde iltibasa yol açmasının muhtemel olduğu, davalının bu surette kullanımının davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, dava dışı

./...

2011/14198

2012/362

S:2

marka sahibinin davalıya lisans sözleşmesi ile markayı kullanma yetkisi verdiğine dair bir belge ibraz edilmediğinden davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, ayrıca davalının işletme adının ve ticaret unvanının tescilli olmadığı, zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının “bilim+şekil” ibareli tescilli markasına davalının tecavüzünün tespiti ile iş yeri levhasında ve tanıtım materyallerinde “bilim” ibaresinin markasal olarak kullanmasının önlenmesine, 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.05.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.

Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10271 E. 2011/6309 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1957 E. 2012/8438 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1193 E. 2023/4894 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/14198 E.  ,  2012/362 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2009 gün ve 2006/460 - 2009/39 sayılı kararı bozan Daire’nin 24.05.2011 gün ve 2009/10271 - 2011/6309 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin yaklaşık 52 yıldır sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, kuruluşundan beri kullandığı “bilim” markasını 1980 yılında tescil ettirdiğini, söz konusu markanın ilgili sektörde tanındığını ve müvekkili ile bütünleştiğini, müvekkiline ait markanın davalı tarafından kullanılmasının 556 sayılı KHK'nin 9/2. maddesine aykırı olduğunu, bir sağlık çalışanı olan davalının müvekkiline ait tanınmış markayı kullanmasının kötüniyetli olduğunu, davalının haksız kazanç sağladığını ve tüketicileri yanılttığını ileri sürerek, davalının müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesine, kararın ilanına, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin “Bilim Laboratuvarı” ibareli marka sahibinden aldığı izin ile kullandığını, anılan markanın sahibi olmayan davacının dava açma hakkının bulunmadığını, ayrıca davanın markanın tescilli sahibi aleyhine açılmasının gerektiğini, müvekkilinin Bilim Tıbbi tahlil adını 1984 yılından beri kullandığını, marka tescilinin ise 8 yıl önce yapıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, Bilim Laboratuvarı'nın işletme adı olarak kullanıldığını, markasal kullanımın olmadığını, davacı ile davalının iştigal konularının farklı olduğunu, davaya konu mal ve hizmetlerin alıcıları da gözetildiğinde iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacı adına tescilli marka ile dava dışı 3. kişi adına tescilli markanın emtia sınıfları farklı ise de, davalının gerek işletme adı ve ticaret unvanı gerekse de markasal olarak kullandığı “Bilim Laboratuvarı” ibaresinin davacı adına tescilli markanın tıbbi müstahzarlar emtiasının kullanma kapsamında kaldığı, bu nedenle tıbbi alanda hizmet alan ortalama tüketicinin nezdinde iltibasa yol açmasının muhtemel olduğu, davalının bu surette kullanımının davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, dava dışı

./...

2011/14198

2012/362

S:2

marka sahibinin davalıya lisans sözleşmesi ile markayı kullanma yetkisi verdiğine dair bir belge ibraz edilmediğinden davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, ayrıca davalının işletme adının ve ticaret unvanının tescilli olmadığı, zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının “bilim+şekil” ibareli tescilli markasına davalının tecavüzünün tespiti ile iş yeri levhasında ve tanıtım materyallerinde “bilim” ibaresinin markasal olarak kullanmasının önlenmesine, 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.05.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.

Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 19.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

43,90 KDH

38,20 KDPH

05,70 KDBH

203,00 Ceza

20.01.2012 - HK

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021839100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.