Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6025 E. 2022/559 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aciz vesikası↗ teamül↗ dava şartı yokluğu↗ mirasçılık↗ ipotek↗ kefalet↗ kefil↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ yönetim kurulu kararı↗ kusur↗ dahili dava↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında vefat eden davalı ... yönünden taraf ehliyeti ortadan kalktığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davacı bankanın yönetim kurulu üyeleri ve çalışanları olan davalıların dava dışı Meta Abana Elektrik Motorian San. ve Tic. A.Ş. firmasına kullandırılan kredilerde herhangi bir usulsüz işlem bulunmadığı, davacı bankanın "Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’nin "Kredi Açılmasına Engel Durumlar' başlıklı 17. maddesinde belirtilen koşullarına uygun olarak anılan firmaya kredi kullandırıldığı, davacı bankanın iç mevzuatına göre söz konusu firmaya kredi açılmasına engel bir hususun bulunmadığı, dava konusu kredilerin limit tesis ve kullandırılma işlemlerinde, davalıların eksik ya da hatalı teminat alınarak ya da genel bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı davranarak banka zararına sebebiyet verecek bir eyleminin tespit edilemediği, alınan firmadan kullandırılan kredinin dava konusu kısmının tahsil edilmemesinde davalıların kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davacı bankanın eski yönetici ve çalışanlarına açılan sorumluluk davasıdır. Mahkemece 10.07.2010 tarihli bozma ilamına uyulmasından sonra alınan rapor üzerine davanın reddine karar verilmiş ise de, raporda bozma gereklerinin yerine getirildiği tam olarak anlaşılamamaktadır. Mahkemece kredi için alınan teminatların yeterli olduğu yönündeki görüş benimsenmekle birlikte alınan bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtilen hususların yeterince araştırılmadığı ve tartışılmadığı görülmektedir. Bu nedenle davalılar hakkında açılan ceza dosyaları da getirtilerek, 15.01.1995 tarihli istihbarat raporu, diğer raporlarda yapılan değerlendirmeler, 5. dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ne suretle yeterli teminat oldukları, hem dava dışı firma hem de şahsi kefil hakkında alınan aciz vesikaları ve şahsi kefaletler de değerlendirilerek davacı vekilinin rapora itirazları da tartışılarak, uyulan bozma kararı da gözetilip yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik rapora dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Davalılardan ... yargılama sırasında 19.05.2015 tarihinde vefat etmiş olup, yasal mirasçıların belirlenip davaya dahil edilmeleri ve bu suretle sonuca gidilmesi gerekirken adı geçen davalı yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi de isabetli bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8794 E. 2010/8519 K.
Ortak:aciz vesikası · teamül · ipotek · kefalet · yönetim kurulu kararı · teminat · Alacak
İncelediğiniz kararda… hakkında açılan ceza dosyaları da getirtilerek, 15.01.1995 tarihli istihbarat raporu, diğer raporlarda yapılan değerlendirmeler, 5. dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları, hem dava dışı firma hem de şahsi «kefil» hakkında alınan «aciz vesikaları» ve şahsi «kefaletler» de değerlendirilerek davacı vekilinin rapora itirazları da tartışılarak, uyulan bozma kararı da gözetilip yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonuca göre bir karar …
… söz konusu firmaya kredi açılmasına engel bir hususun bulunmadığı, dava konusu kredilerin limit tesis ve kullandırılma işlemlerinde, davalıların eksik ya da hatalı «teminat» alınarak ya da genel bankacılık ilke ve «teamüllerine» aykırı davranarak banka zararına sebebiyet verecek bir eyleminin tespit edilemediği, alınan firmadan kullandırılan kredinin dava konusu kısmının tahsil edilmemesinde davalıların «kusurlarının» bulunmadığı gerekçesiyle diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında vefat eden davalı ... yönünden taraf «ehliyeti» ortadan kalktığından dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», davacı bankanın «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanları olan davalıların dava dışı Meta Abana Elektrik Motorian San. ve Tic.
Benzer bu karardaAncak 5.dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları alınan «aciz vesikaları» karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi «malvarlığı» ile şahsi «kefaletine» başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Tek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı «ipotek» ve «kefalet» alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, «yönetim kurulu» karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir «yetkisine» müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Abana Elektrik Motorları A.Ş.firmasına «olumsuz» istihbarat raporlarına ve bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne aykırı işlemler neticesi yeterli «teminat» alınmadan döviz kredisi kullandırıldığını, bu nedenle bankanın zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · malvarlığına ilişkin dava · olumsuz oy · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaTek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı «ipotek» ve «kefalet» alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, «yönetim kurulu» karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir «yetkisine» müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak 5.dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları alınan «aciz vesikaları» karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi «malvarlığı» ile şahsi «kefaletine» başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Abana Elektrik Motorları A.Ş.firmasına «olumsuz» istihbarat raporlarına ve bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne aykırı işlemler neticesi yeterli «teminat» alınmadan döviz kredisi kullandırıldığını, bu nedenle bankanın zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyetinden kullandırılan kredinin bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne ve «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı hususunda rapor alınıp iddia ve savunma noktaları üzerinde yeterli değerlendirme yapılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3656 E. 2010/3393 K.
Ortak:aciz vesikası · Alacak
İncelediğiniz kararda… hakkında açılan ceza dosyaları da getirtilerek, 15.01.1995 tarihli istihbarat raporu, diğer raporlarda yapılan değerlendirmeler, 5. dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları, hem dava dışı firma hem de şahsi «kefil» hakkında alınan «aciz vesikaları» ve şahsi «kefaletler» de değerlendirilerek davacı vekilinin rapora itirazları da tartışılarak, uyulan bozma kararı da gözetilip yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonuca göre bir karar …
Benzer bu karardaMahkemece, «aciz vesikasının» dava tarihinden sonra alınması nedeniyle, dava tarihinde davacının off-shore şirketinden tahsili için gereken işlemleri tamamlamadığından erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6025 E. , 2022/559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.12.2019 tarih ve 2011/339 E. - 2019/1052 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların dava dışı Meta Abana Elek. Mot. A.Ş.' ne yasa ve bankacılık mevzuatına aykırı olarak kredi kullandırdıklarını ve bankanın zarara uğramasına neden olduklarını, istihbarat ve değerlendirme raporlarında mali rasyolar yeterli ölçüleri vermediği halde rapor olumsuz olmasına rağmen yönetim kurulu kararına dayanılarak şirket ile 09.06.1995 tarihli 3.500.000 DM,18.10.1995 tarihli 2.000.000 USD,12.07.1996 tarihli 2.000.000 USD limitli genel kredi sözleşmesi imzalanarak kredi verildiğini, kredi karşılığında bu şirketten alınan teminatların yetersiz olduğunu, davalıların sorumluluklarının teftiş raporu ve disiplin kurulu kararı ile tesbit edildiğini, davalıların özen yükümlülüğünü ihlal ettiklerini, firma alacağının 25.06.1998 tarihinde 3.676.811,148.250 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, banka zararının temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri, ayrı ayrı davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında vefat eden davalı ... yönünden taraf ehliyeti ortadan kalktığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davacı bankanın yönetim kurulu üyeleri ve çalışanları olan davalıların dava dışı Meta Abana Elektrik Motorian San. ve Tic. A.Ş. firmasına kullandırılan kredilerde herhangi bir usulsüz işlem bulunmadığı, davacı bankanın "Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’nin "Kredi Açılmasına Engel Durumlar' başlıklı 17. maddesinde belirtilen koşullarına uygun olarak anılan firmaya kredi kullandırıldığı, davacı bankanın iç mevzuatına göre söz konusu firmaya kredi açılmasına engel bir hususun bulunmadığı, dava konusu kredilerin limit tesis ve kullandırılma işlemlerinde, davalıların eksik ya da hatalı teminat alınarak ya da genel bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı davranarak banka zararına sebebiyet verecek bir eyleminin tespit edilemediği, alınan firmadan kullandırılan kredinin dava konusu kısmının tahsil edilmemesinde davalıların kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davacı bankanın eski yönetici ve çalışanlarına açılan sorumluluk davasıdır. Mahkemece 10.07.2010 tarihli bozma ilamına uyulmasından sonra alınan rapor üzerine davanın reddine karar verilmiş ise de, raporda bozma gereklerinin yerine getirildiği tam olarak anlaşılamamaktadır. Mahkemece kredi için alınan teminatların yeterli olduğu yönündeki görüş benimsenmekle birlikte alınan bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtilen hususların yeterince araştırılmadığı ve tartışılmadığı görülmektedir. Bu nedenle davalılar hakkında açılan ceza dosyaları da getirtilerek, 15.01.1995 tarihli istihbarat raporu, diğer raporlarda yapılan değerlendirmeler, 5. dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ne suretle yeterli teminat oldukları, hem dava dışı firma hem de şahsi kefil hakkında alınan aciz vesikaları ve şahsi kefaletler de değerlendirilerek davacı vekilinin rapora itirazları da tartışılarak, uyulan bozma kararı da gözetilip yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik rapora dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Davalılardan ... yargılama sırasında 19.05.2015 tarihinde vefat etmiş olup, yasal mirasçıların belirlenip davaya dahil edilmeleri ve bu suretle sonuca gidilmesi gerekirken adı geçen davalı yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi de isabetli bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/760935700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz