Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14214 E. 2011/2518 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ ipotek↗ kefalet↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı bankanın İstanbul Karaköy Şubesi’nin olumlu istihbarat raporu üzerine kredi talebini ticari krediler müdürlüğüne ilettiği ve tek başına kredi talebini iletenlerin bu krediyi kullandırma yetkileri olmadığından şube müdürü ... ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı ipotek ve kefalet alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, yönetim kurulu karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir yetkisine müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin kararı ile davacı yararına bozulmuştur.
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8794 E. 2010/8519 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · ipotek · kefalet · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · Alacak
İncelediğiniz kararda… olmadığından şube müdürü ... ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı «ipotek» ve «kefalet» alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, «yönetim kurulu» karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir «yetkisine» müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin kararı ile davacı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaTek ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı «ipotek» ve «kefalet» alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, «yönetim kurulu» karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir «yetkisine» müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak 5.dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları alınan «aciz vesikaları» karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi «malvarlığı» ile şahsi «kefaletine» başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · aciz vesikası · teamül · malvarlığına ilişkin dava · olumsuz oy · teminat
Benzer bu karardaAncak 5.dereceye varacak şekilde konulan «ipoteklerin» ne suretle yeterli «teminat» oldukları alınan «aciz vesikaları» karşısında açıklanmadan ve firma hakkında istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğu, kullandığı kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşayan, kredi değerliliği olmayan firmaya yönetim kurulunun 12.07.1996 günlü kararı ile teminat alınmaksızın ilave 2.000.000 USD döviz kredisi tahsis edildiği bu suretle firmaya tüm olumsuzluklara rağmen çok kısa bir süre içerisinde 3.500.000 DEM ve 4.000.000 USD kredi kullandırıldığını bu suretle bankanın bu miktardaki kaynağının geri dönüşünün şüpheli hale getirildiği şeklindeki banka iddiaları açıklığa kavuşturulmadan, yine teminat olarak gösterilen şirket yetkilisi ...’ nin hangi «malvarlığı» ile şahsi «kefaletine» başvurularak kredi kullandırıldığı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Abana Elektrik Motorları A.Ş.firmasına «olumsuz» istihbarat raporlarına ve bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne aykırı işlemler neticesi yeterli «teminat» alınmadan döviz kredisi kullandırıldığını, bu nedenle bankanın zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyetinden kullandırılan kredinin bankanın Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne ve «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı hususunda rapor alınıp iddia ve savunma noktaları üzerinde yeterli değerlendirme yapılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, mahkemece kredi için alınan «teminatların» yeterli olduğu yönündeki bilirkişi raporu benimsenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · görevsizlik kararı · taşıyan · teminat
Benzer bu karardaMahkemece verilen «görevsizlik» kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kullandırılan dava dışı firma için «olumsuz» istihbarat bilgisi verilmediği, kredi miktarının üzerinde «teminat» alındığı, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından davalıların sorumluluklarını gerektiren bir durumun olmadığı gerekçesiyle d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/885 E. 2021/393 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaHer ne kadar, kesintilerin yapıldığı dekontlarda, kesintiler «komisyon» olarak belirtilmiş ise de, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki savunması uyarınca kesintilerin «masraf» niteliğindeki istihbarat ücreti konusunda olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın krediler nedeniyle operasyonel süreçlerin yürütülmesi amacıyla yaptığı hizmetler karşılığında karşı taraftan makul ücret isteyebileceği, davalı tarafından alınan 3.735,00 TL «komisyon» ücretinin aynı işi yapan emsal banka ücretlerinin altında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, bu nevi'den bir «masrafın» davalı tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11269 E. 2018/3819 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · dava sebebi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanmış olan «kredi sözleşmelerine» istinaden kullandırılan ticari kredilerden davalı bankaca «komisyon» ve istihbarat ücreti adı altında 3.610,00 TL kesinti yapıldığı, davalı bankanın ticari kredileri kullandırdığı tarihte komisyon adı altında peşin tahsilat yapmasının yerinde olmadığı, kredilerin kullandırılması aşamasında istihbaratın davalı bankanın mali tahlil birimleri aracılığı ile yapıldığı, bu doğrultuda davalı bankanın istihdam ettiği personel giderlerini müşterilerine yansıttığı, istihbarat için ayrıca yapılan «masraflar» için geçerli bir belge «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.610,00 TL'nın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve «komisyon» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14214 E. , 2011/2518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 gün ve 2007/173 - 2008/252 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.07.2010 gün ve 2010/8794 - 2010/8519 sayılı kararı aleyhinde davalılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların dava dışı Meta Abana Elek. Mot. A.Ş.' ne yasa ve bankacılık mevzuatına aykırı olarak kredi kullandırdıklarını ve bankanın zarara uğramasına neden olduklarını, istihbarat ve değerlendirme raporlarında mali rasyolar yeterli ölçüleri vermediği halde rapor olumsuz olmasına rağmen yönetim kurulu kararına dayanılarak şirket ile 09.06.1995 tarihli 3.500.000 DM,18.10.1995 tarihli 2.000.000 USD,12.07.1996 tarihli 2.000.000 USD limitli genel kredi sözleşmesi imzalanarak kredi verildiğini, kredi karşılığında bu şirketten alınan teminatların yetersiz olduğunu, davalıların sorumluluklarının teftiş raporu ve disiplin kurulu kararı ile tesbit edildiğini, davalıların özen yükümlülüğünü ihlal ettiklerini, firma alacağının 25.06.1998 tarihinde 3.676.811,148.250 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, banka zararının temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ...,.... vekilleri, ayrı ayrı davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı bankanın İstanbul Karaköy Şubesi’nin olumlu istihbarat raporu üzerine kredi talebini ticari krediler müdürlüğüne ilettiği ve tek başına kredi talebini iletenlerin bu krediyi kullandırma yetkileri olmadığından şube müdürü ... ve amir ...'nin sorumlu olmadığı, krediler müdürü ...'nın kredi verilmesi için belirlediği koşullar, özellikle verilecek krediye karşı ipotek ve kefalet alınmasını sağlayacak önerilerde bulunması karşısında kredinin verildiği tarih itibariyle bu davalının da bankaca belirlenen gerekli koşulları aradığı ve bu koşullarla olumlu görüş bildirdiğinden sorumlu olmadığı, yönetim kurulunun taktir yetkisi kullandığı kararlarında şirket anasözleşmesine ve kanuna açıkça aykırılık olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, yönetim kurulu karalarının yerindelik denetimine tabi tutulmasının bir anlamda hakimin yönetim kurulunun yerine geçecek şekilde davranması ve taktir yetkisine müdahale sonucunu doğuracağı, kredi teklifinin şubenin istihbarat biriminin ve ticari krediler müdürlüğünün olumlu görüşleriyle genel müdürlük ve yönetim kuruluna intikali üzerine yönetim kurulunun kredi kullandırılmasına onay verdiği,377.641,35YTL’lik kredinin kullandırılmasına karşı 1.300.000,00 YTL’lik ipotek ve şahsi kefaletin alınması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin kararı ile davacı yararına bozulmuştur.
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 10.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016030700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz