İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2059 E. 2010/7914 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar↗ ihtarname↗ ibraz↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının davalıya dava konusu buğdayı belge ve emanet fişi ile teslim ettiği, davalının buğdayı iade ettiğine dair yazılı belgesi olmadığı, buğdayın ihtarnamede verilen süre sonundaki değerinin 40.656,54 YTL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, vedia akdinden kaynaklanmakta olup, davacı dava konusu buğdayları davalının şahsına teslim ettiğini ileri sürmesine karşın, davalı taraf buğdayların şahsına değil, davalının müdürü olduğu dava dışı ... Ltd. Şti’ye ait iş yerine teslim edildiğini savunmuş ve bu yönde dosyaya teslim belgeleri ile kantar tartı fişleri ibraz etmiştir. Davalının ihtara cevabında ve diğer ifadelerinde de buğdayın çalıştığı iş yerine tesliminden söz edilmektedir. Öte yandan, dosya içeriğinden de buğdayların teslim edildiği iş yerinin şirkete ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla ve davada buğdayların teslim edilmemesinde davalının şahsi bir eyleminin varlığı ispat edilemediğinden mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1982 E. 2022/1156 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının davalıya dava konusu buğdayı belge ve emanet fişi ile «teslim» ettiği, davalının buğdayı iade ettiğine dair yazılı belgesi olmadığı, buğdayın «ihtarnamede» verilen süre sonundaki değerinin 40.656,54 YTL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Dava, vedia akdinden kaynaklanmakta olup, davacı dava konusu buğdayları davalının şahsına «teslim» ettiğini ileri sürmesine karşın, davalı taraf buğdayların şahsına değil, davalının müdürü olduğu dava dışı ...
Şti’ye ait iş yerine «teslim» edildiğini savunmuş ve bu yönde dosyaya teslim belgeleri ile kantar tartı fişleri «ibraz» etmiştir.
Benzer bu karardaŞirketi ile buğday «teslimi» yönünde anlaştığı ve teslimatın 10.03.2009'dan 20.03.2009'a kadar teslimatın tamamlanacağı, her ne kadar davalı kurum makbuzların «zayi» ve yeni makbuz senetlerin verilmesine izin verilmesi için dava açmış ise de, mahkemenin kararının 12.03.2009 olduğu, işbu kararın davacıya 13.03.2009 olduğu, davac …
Bu sebeple Dairemizin önceki tarihli bozma ilamı da gözetilerek, davacının dava konusu «zayi» belgesinin alınmasından sonra 13.03.2009 tarihinden «son» «teslimat tarihi» olan 20.03.2009 tarihine kadar buğday «satış sözleşmesinde» kararlaştırılan miktarda buğdayı TMO’dan çekip dava dışı ...
Şti’ne «tesliminin» mümkün olup olamayacağı, normal koşullarda 13.03.2009 ile 20.03.2009 tarihleri arasında ne kadar buğdayın TMO’dan alınıp dava dışı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · satış sözleşmesi · zayi · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu sebeple Dairemizin önceki tarihli bozma ilamı da gözetilerek, davacının dava konusu «zayi» belgesinin alınmasından sonra 13.03.2009 tarihinden «son» «teslimat tarihi» olan 20.03.2009 tarihine kadar buğday «satış sözleşmesinde» kararlaştırılan miktarda buğdayı TMO’dan çekip dava dışı ...
Şirketi ile buğday «teslimi» yönünde anlaştığı ve teslimatın 10.03.2009'dan 20.03.2009'a kadar teslimatın tamamlanacağı, her ne kadar davalı kurum makbuzların «zayi» ve yeni makbuz senetlerin verilmesine izin verilmesi için dava açmış ise de, mahkemenin kararının 12.03.2009 olduğu, işbu kararın davacıya 13.03.2009 olduğu, davac …
2- Mahkemece verilen 18.06.2014 tarihli karar Dairemizin 14.09.2017 tarih ve 2016/5210esas 2017/4373karar sayılı ilamı ile «eksik inceleme» nedeniyle bozulmuştur.
Şti’ne «teslim» edilebileceği hususları TMO’dan da sorularak alanında uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4001 E. 2021/3605 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil başlangıcı · sorumluluktan kurtulma · organik bağ · ticaret sicili müdürlüğü · bilirkişi incelemesi · ticari defter · ticaret sicili · fatura
Benzer bu karardaŞti. arasında «organik bağ» bulunduğu ve her iki şirketin de «temsilcilerinin» aynı olduğu ve tek bir merkezden yönetildiği, tek bir merkezden yönetilen şirketlerin birbirine ait araçları ve banka hesaplarını kullanmasının ticaret hayatında muhtemel olduğu, buğdayın dava dışı şirketin kamyonu ile taşınmış olması ve bu şirket hesabından davacıya ödeme yapılmasının davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı, çiftçi olan davacının buğday sattığı şirket ile buğdayların yüklendiği kamyonun sahibi olan birbirine çok benzeyen iki şirket arasındaki farkı bilebilecek konumda olmadığı, iki şirket ve tek yönetim anlayışı benimseyen davalı şirketin «sorumluluktan kurtulamayacağı», dava ve icra takibi diğer dava dışı şirkete yöneltilse dahi yine borcun farklı şirkete ait olduğunun ileri sürülebileceği, davacının davalı şirkete buğday satışı yaptığına dair kantar fişlerinin mahkemece «delil başlangıcı» olarak kabul edildiği, aynı zamanda davacıya yapılan ödemenin de gerçekte bir buğday alışverişinin yapıldığını gösterdiği, kaldı ki davalının bu ödemenin neye ilişkin yapıldığına ilişkin bir beyanının bulunmadığı, davalının buğday alışverişini dahi kabul etmediği ancak tek bir yönetim iradesi tarafından iki farklı şirket bünyesinde yürütülen faaliyetler çerçevesinde davalının davacıdan buğday aldığının sabit olduğu, her iki şirketin «ticari defterlerinde» bu işleme ait «kaydın» veya buğday alışverişine dair davalı tarafça davacıya verilen «fatura», makbuz, alında vb. belgelerin bulunmamasının davacının aleyhine değerlendirilemeyeceği, kamyona yüklenen buğdayın davacıya geri iade edildiğine ilişkin bir beyanı …
Şti'nin de ortağı oldukları, sonraki bir tarihte ortaklıktan ayrıldıkları, buğday satışının yapıldığı tarih itibariyle aynı «ticaret sicil müdürlüğü» çevresinde bulunan, amaç ve kapsamı birbiriyle tamamen aynı olan, ortakları aynı olan, ...
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicil» gazetesi kayıtlarından davalı ...
Mahkemece yapılan «bilirkişi incelemesinde», davalı «defterlerinde» taraflar arasında alım-satım ilişkisinin olduğuna dair bir tespite rastlanmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5210 E. 2017/4373 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının davalıya dava konusu buğdayı belge ve emanet fişi ile «teslim» ettiği, davalının buğdayı iade ettiğine dair yazılı belgesi olmadığı, buğdayın «ihtarnamede» verilen süre sonundaki değerinin 40.656,54 YTL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Dava, vedia akdinden kaynaklanmakta olup, davacı dava konusu buğdayları davalının şahsına «teslim» ettiğini ileri sürmesine karşın, davalı taraf buğdayların şahsına değil, davalının müdürü olduğu dava dışı ...
Şti’ye ait iş yerine «teslim» edildiğini savunmuş ve bu yönde dosyaya teslim belgeleri ile kantar tartı fişleri «ibraz» etmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının davalı bankadan kredi kullanabilmek amacıyla «teminat» olarak «teslim» ettiği TMO emanet makbuzlarının davalı banka tarafından kaybedilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
… rlüğü'nde depolanmış olarak bulunan 562,380 kg buğdayı 530,00 TL/ ton +KDV olarak satmak üzere dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.Şti. ile 09/02/2009 tarihinde «satış sözleşmesi» imzaladığını, «teslimatın» 10.02.2009 tarihinde başlayıp 20.03.2009 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını ve aynı sözleşmede tarafların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde ton başına 100,00 TL «cezai şart» ödemeyi kabul ettiklerini, davalı bankanın emanet makbuzlarını kaybetmesi nedeniyle süresinde teslimat yapamadığını, davalı bankanın ...
Şti.'ne ancak 161,540 kg buğday «teslim» edebildiğini, bakiye 400,840 kg buğdayı teslim edemediğini ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · zayi belgesi · zayi nedeniyle iptal · satış sözleşmesi · cezai şart · zayi · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece gerektiğinde TMO kayıtları incelenmek suretiyle davacının dava konusu «zayi» belgesinin alınmasından sonra 13.03.2009 tarihinden «son» «teslimat tarihi» olan 20.03.2009 tarihine kadar buğday «satış sözleşmesinde» kararlaştırılan miktarda buğdayı TMO’dan çekip dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.
… rlüğü'nde depolanmış olarak bulunan 562,380 kg buğdayı 530,00 TL/ ton +KDV olarak satmak üzere dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.Şti. ile 09/02/2009 tarihinde «satış sözleşmesi» imzaladığını, «teslimatın» 10.02.2009 tarihinde başlayıp 20.03.2009 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını ve aynı sözleşmede tarafların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde ton başına 100,00 TL «cezai şart» ödemeyi kabul ettiklerini, davalı bankanın emanet makbuzlarını kaybetmesi nedeniyle süresinde teslimat yapamadığını, davalı bankanın ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.03.2009 tarih 2009/72 Esas 2009/88 K. sayılı «zayi belgesi» kararını almasından sonra mahkeme kararı doğrultusunda depolanmış buğdayı ilk olarak 17/03/2009 tarihinden sonra almaya başladığını, 20.03.2009 tarihine kadar olan 3 günlük sürede Sarı Başak Tarım Üretim Ltd.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.03.2009 tarihli kararından sonra TMO senetlerinin yeniden hazırlandığını, 13.03.2009 tarihli yazı ile emanet makbuzlarının «zayi nedeniyle iptali» ile yeni emanet makbuzu verilmesine ilişkin kararın TMO’ya bildirildiğini, bu tarihten önce zaten davacının senetlerinin iadesi için bankaya müracaat etmediğini savunmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11049 E. 2011/4038 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının davalıya dava konusu buğdayı belge ve emanet fişi ile «teslim» ettiği, davalının buğdayı iade ettiğine dair yazılı belgesi olmadığı, buğdayın «ihtarnamede» verilen süre sonundaki değerinin 40.656,54 YTL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Dava, vedia akdinden kaynaklanmakta olup, davacı dava konusu buğdayları davalının şahsına «teslim» ettiğini ileri sürmesine karşın, davalı taraf buğdayların şahsına değil, davalının müdürü olduğu dava dışı ...
Şti’ye ait iş yerine «teslim» edildiğini savunmuş ve bu yönde dosyaya teslim belgeleri ile kantar tartı fişleri «ibraz» etmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, «vekalet sözleşmesine» dayalı olarak yapılan işler nedeniyle hak edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.Davalı tarafından davacıya verilen vekaletnameler ile davacının davalı adına alınan malların yükleme ve «teslim» işlemlerini yerine getirdiği anlaşılmış ise de taraflar arasında yazılı veya sözlü bir ücret anlaşması olmadığından davacı bu konudaki yerel uygulama ve «teamüllere» dayalı olarak davalıdan istemde bulunmuş, buna göre dava dilekçesinde açıkça davalı adına 26.846 ton 280 kg. buğdayı vekaletname doğrultusunda alarak davalıya teslim ettiğini, ton başına alınması gereken asgari miktar olan 2 YTL esas alındığında davalıdan 53.692,00 YTL mutemetlik ve eksper alacağının bulunduğunu belirtmiştir.Bu durumda davacı davalıya teslim ettiği buğday miktarı ile bu miktar uyarınca hak ettiği ücretin hesaplama yöntemini açıkça göstermiş olmasına göre mahkemece davacının vekaletnameler kapsamında davalıya teslim ettiği buğday miktarının tespit edilerek, ton başına 2 TL’den hesaplanacak ücretin hüküm altına alınması gerekirken hesaplamanın mal bedeli üzerinden % 2 oranındaki hesaplama sonucu bulunan ve «ıslah» ile artırılan 90.943,66 TL’nin hüküm altına alınması davacının dayandığı hesap yöntemi dışına çıkılarak yapılan hesaplamaya dayandığından talebin aşılması niteliği …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet sözleşmesi · teamül · irsaliye · depo kararı · komisyon · fatura · ıslah · taşıyan
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına, davacının Yerköy Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı “...” unvanlı şirketin sahibi olup, zahire ve oto «komisyonculuğu» işi ile uğraştığı ve vergi mükellefi «tacir» olduğunun anlaşıldığı, davalının iki adet vekaletname ile davacıyı TMO’nun Yerköy, Sarıkaya ve Sorgun ajanslarından buğday alımı, taşınması, yüklenmesi, «fatura» ve «irsaliye» düzenlenmesi bedel ödeme ile KDV yatırması konusunda vekil tayin ettiği, bu yetkilendirme kapsamında davacının davalı adına TMO kayıtlarına göre toplam 4.547.183,00 TL lik buğday alımı yaptığı, bu konuda TMO tarafından davalı adına düzenlenmiş «depo» sicil memuru , tartı memuru ve davacının imzalarını «taşıyan» 108 adet kantar çeki pusulası bulunduğu, Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen yazıda bölgede tüccar adına vekaleten buğday ve hububat alan tedarikçilere bedelin % 2 ila % 5’i oranında komisyon ücreti ödendiğinin bildirildiği, olayımızda davacının tacir olması karşısında davalıya temin ettiği buğdaylardan dolayı TTK’nun 22. maddesi gereğince ücret istemeye hak kazandığı ve taraflar arasında sözleşme bulunmadığından ücret konusunda asgari oran üzerinden tedarik ettiği mal miktarına göre 90.943,66 TL talep edebileceği sonucuna varılarak, yapılan «ıslah» da gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile 90.943,66 TL nin 53.692,00 TL’sinin dava tarihinden, kalan kısmın da ıslah tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «vekalet sözleşmesine» dayalı olarak yapılan işler nedeniyle hak edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.Davalı tarafından davacıya verilen vekaletnameler ile davacının davalı adına alınan malların yükleme ve «teslim» işlemlerini yerine getirdiği anlaşılmış ise de taraflar arasında yazılı veya sözlü bir ücret anlaşması olmadığından davacı bu konudaki yerel uygulama ve «teamüllere» dayalı olarak davalıdan istemde bulunmuş, buna göre dava dilekçesinde açıkça davalı adına 26.846 ton 280 kg. buğdayı vekaletname doğrultusunda alarak davalıya teslim ettiğini, ton başına alınması gereken asgari miktar olan 2 YTL esas alındığında davalıdan 53.692,00 YTL mutemetlik ve eksper alacağının bulunduğunu belirtmiştir.Bu durumda davacı davalıya teslim ettiği buğday miktarı ile bu miktar uyarınca hak ettiği ücretin hesaplama yöntemini açıkça göstermiş olmasına göre mahkemece davacının vekaletnameler kapsamında davalıya teslim ettiği buğday miktarının tespit edilerek, ton başına 2 TL’den hesaplanacak ücretin hüküm altına alınması gerekirken hesaplamanın mal bedeli üzerinden % 2 oranındaki hesaplama sonucu bulunan ve «ıslah» ile artırılan 90.943,66 TL’nin hüküm altına alınması davacının dayandığı hesap yöntemi dışına çıkılarak yapılan hesaplamaya dayandığından talebin aşılması niteliği …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2059 E. , 2010/7914 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Tarsus Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Tarsus Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 tarih ve 2005/509-2008/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya emanet edilerek çırçır fabrikasına konulan 134,180 kg buğdayın 28/07/2005 tarihli ihtarnameyle geri istenmesine rağmen iade edilmediğini ileri sürerek, 134,180 kg buğdayın veya bedeli olan 44.950 YTL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, buğdayın müvekkilinin müdürü olduğu şirkete teslim edilmesi sebebiyle davanın şirkete açılmadığından husumetten reddini, şirketin buğdayı emanet makbuzu ve kantar fişini geri veren davacıya iade ettiğini ileri sürerek, davanın esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının davalıya dava konusu buğdayı belge ve emanet fişi ile teslim ettiği, davalının buğdayı iade ettiğine dair yazılı belgesi olmadığı, buğdayın ihtarnamede verilen süre sonundaki değerinin 40.656,54 YTL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, vedia akdinden kaynaklanmakta olup, davacı dava konusu buğdayları davalının şahsına teslim ettiğini ileri sürmesine karşın, davalı taraf buğdayların şahsına değil, davalının müdürü olduğu dava dışı ... Ltd. Şti’ye ait iş yerine teslim edildiğini savunmuş ve bu yönde dosyaya teslim belgeleri ile kantar tartı fişleri ibraz etmiştir. Davalının ihtara cevabında ve diğer ifadelerinde de buğdayın çalıştığı iş yerine tesliminden söz edilmektedir. Öte yandan, dosya içeriğinden de buğdayların teslim edildiği iş yerinin şirkete ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla ve davada buğdayların teslim edilmemesinde davalının şahsi bir eyleminin varlığı ispat edilemediğinden mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026397000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz