Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5210 E. 2017/4373 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim tarihi↗ zayi belgesi↗ zayi nedeniyle iptal↗ satış sözleşmesi↗ cezai şart↗ zayi↗ eksik inceleme↗ teminat↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı banka vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı banka vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacının davalı bankadan kredi kullanabilmek amacıyla teminat olarak teslim ettiği TMO emanet makbuzlarının davalı banka tarafından kaybedilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin TMO Malkara Ajans Müdürlüğü'nde depolanmış olarak bulunan 562,380 kg buğdayı 530,00 TL/ ton +KDV olarak satmak üzere dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.Şti. ile 09/02/2009 tarihinde satış sözleşmesi imzaladığını, teslimatın 10.02.2009 tarihinde başlayıp 20.03.2009 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını ve aynı sözleşmede tarafların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde ton başına 100,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ettiklerini, davalı bankanın emanet makbuzlarını kaybetmesi nedeniyle süresinde teslimat yapamadığını, davalı bankanın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.03.2009 tarih 2009/72 Esas 2009/88 K. sayılı zayi belgesi kararını almasından sonra mahkeme kararı doğrultusunda depolanmış buğdayı ilk olarak 17/03/2009 tarihinden sonra almaya başladığını, 20.03.2009 tarihine kadar olan 3 günlük sürede Sarı Başak Tarım Üretim Ltd. Şti.'ne ancak 161,540 kg buğday teslim edebildiğini, bakiye 400,840 kg buğdayı teslim edemediğini ileri sürmüştür.
Davalı banka vekili ise ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.03.2009 tarihli kararından sonra TMO senetlerinin yeniden hazırlandığını, 13.03.2009 tarihli yazı ile emanet makbuzlarının zayi nedeniyle iptali ile yeni emanet makbuzu verilmesine ilişkin kararın TMO’ya bildirildiğini, bu tarihten önce zaten davacının senetlerinin iadesi için bankaya müracaat etmediğini savunmuştur.
Bu durumda, mahkemece gerektiğinde TMO kayıtları incelenmek suretiyle davacının dava konusu zayi belgesinin alınmasından sonra 13.03.2009 tarihinden son teslimat tarihi olan 20.03.2009 tarihine kadar buğday satış sözleşmesinde kararlaştırılan miktarda buğdayı TMO’dan çekip dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd. Şti’ne tesliminin mümkün olup olamayacağı, davacının 13.03.2009 ile 20.03.2009 tarihleri arasında TMO’dan ne kadar buğday çektiği, davacının yine anılan tarihler arasında dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd. Şti’ne ne kadar buğday teslim ettiğinin gerektiğinde anılan şirket kayıtları da incelenmek suretiyle açıklığa kavuşturulması ve yine normal koşullarda 13.03.2009 ile 20.03.2009 tarihleri arasında ne kadar buğdayın TMO’dan alınıp dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd. Şti’ne teslim edilebileceği hususları TMO’dan da sorularak alanında uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1982 E. 2022/1156 K.
Ortak:teslim tarihi · satış sözleşmesi · zayi · eksik inceleme · teslim · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece gerektiğinde TMO kayıtları incelenmek suretiyle davacının dava konusu «zayi» belgesinin alınmasından sonra 13.03.2009 tarihinden «son» «teslimat tarihi» olan 20.03.2009 tarihine kadar buğday «satış sözleşmesinde» kararlaştırılan miktarda buğdayı TMO’dan çekip dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.
… rlüğü'nde depolanmış olarak bulunan 562,380 kg buğdayı 530,00 TL/ ton +KDV olarak satmak üzere dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.Şti. ile 09/02/2009 tarihinde «satış sözleşmesi» imzaladığını, «teslimatın» 10.02.2009 tarihinde başlayıp 20.03.2009 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını ve aynı sözleşmede tarafların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde ton başına 100,00 TL «cezai şart» ödemeyi kabul ettiklerini, davalı bankanın emanet makbuzlarını kaybetmesi nedeniyle süresinde teslimat yapamadığını, davalı bankanın ...
Şti’ne «teslim» edilebileceği hususları TMO’dan da sorularak alanında uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu sebeple Dairemizin önceki tarihli bozma ilamı da gözetilerek, davacının dava konusu «zayi» belgesinin alınmasından sonra 13.03.2009 tarihinden «son» «teslimat tarihi» olan 20.03.2009 tarihine kadar buğday «satış sözleşmesinde» kararlaştırılan miktarda buğdayı TMO’dan çekip dava dışı ...
Şirketi ile buğday «teslimi» yönünde anlaştığı ve teslimatın 10.03.2009'dan 20.03.2009'a kadar teslimatın tamamlanacağı, her ne kadar davalı kurum makbuzların «zayi» ve yeni makbuz senetlerin verilmesine izin verilmesi için dava açmış ise de, mahkemenin kararının 12.03.2009 olduğu, işbu kararın davacıya 13.03.2009 olduğu, davac …
Şti’ne «teslim» edilebileceği hususları TMO’dan da sorularak alanında uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4976 E. 2015/13008 K.
Ortak:zayi · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece gerektiğinde TMO kayıtları incelenmek suretiyle davacının dava konusu «zayi» belgesinin alınmasından sonra 13.03.2009 tarihinden «son» «teslimat tarihi» olan 20.03.2009 tarihine kadar buğday «satış sözleşmesinde» kararlaştırılan miktarda buğdayı TMO’dan çekip dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.
Dava, davacının davalı bankadan kredi kullanabilmek amacıyla «teminat» olarak «teslim» ettiği TMO emanet makbuzlarının davalı banka tarafından kaybedilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
… rlüğü'nde depolanmış olarak bulunan 562,380 kg buğdayı 530,00 TL/ ton +KDV olarak satmak üzere dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.Şti. ile 09/02/2009 tarihinde «satış sözleşmesi» imzaladığını, «teslimatın» 10.02.2009 tarihinde başlayıp 20.03.2009 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını ve aynı sözleşmede tarafların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde ton başına 100,00 TL «cezai şart» ödemeyi kabul ettiklerini, davalı bankanın emanet makbuzlarını kaybetmesi nedeniyle süresinde teslimat yapamadığını, davalı bankanın ...
Benzer bu karardaŞirketi ile buğday «teslimi» yönünde anlaştığı ve teslimatın 10.03.2009'dan 20.03.2009'a kadar tamamlanacağı, her ne kadar davalı kurum makbuzların «zayi» ve yeni makbuz senetlerin verilmesine izin verilmesi için dava açmış ise de, mahkemenin kararının 12.03.2009 olduğu, davacının 3 gün sözleşmeye dayalı olarak yüküm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaŞirketi'ne tazminat ödemek zorunda kaldığı, bu durumun her iki şirketin «ticari defterlerine» de yansıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2059 E. 2010/7914 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaDava, davacının davalı bankadan kredi kullanabilmek amacıyla «teminat» olarak «teslim» ettiği TMO emanet makbuzlarının davalı banka tarafından kaybedilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
… rlüğü'nde depolanmış olarak bulunan 562,380 kg buğdayı 530,00 TL/ ton +KDV olarak satmak üzere dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.Şti. ile 09/02/2009 tarihinde «satış sözleşmesi» imzaladığını, «teslimatın» 10.02.2009 tarihinde başlayıp 20.03.2009 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını ve aynı sözleşmede tarafların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde ton başına 100,00 TL «cezai şart» ödemeyi kabul ettiklerini, davalı bankanın emanet makbuzlarını kaybetmesi nedeniyle süresinde teslimat yapamadığını, davalı bankanın ...
Şti.'ne ancak 161,540 kg buğday «teslim» edebildiğini, bakiye 400,840 kg buğdayı teslim edemediğini ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının davalıya dava konusu buğdayı belge ve emanet fişi ile «teslim» ettiği, davalının buğdayı iade ettiğine dair yazılı belgesi olmadığı, buğdayın «ihtarnamede» verilen süre sonundaki değerinin 40.656,54 YTL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Dava, vedia akdinden kaynaklanmakta olup, davacı dava konusu buğdayları davalının şahsına «teslim» ettiğini ileri sürmesine karşın, davalı taraf buğdayların şahsına değil, davalının müdürü olduğu dava dışı ...
Şti’ye ait iş yerine «teslim» edildiğini savunmuş ve bu yönde dosyaya teslim belgeleri ile kantar tartı fişleri «ibraz» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar · ihtarname · ibraz · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının davalıya dava konusu buğdayı belge ve emanet fişi ile «teslim» ettiği, davalının buğdayı iade ettiğine dair yazılı belgesi olmadığı, buğdayın «ihtarnamede» verilen süre sonundaki değerinin 40.656,54 YTL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Şti’ye ait iş yerine «teslim» edildiğini savunmuş ve bu yönde dosyaya teslim belgeleri ile kantar tartı fişleri «ibraz» etmiştir.
Davalının «ihtara» cevabında ve diğer ifadelerinde de buğdayın çalıştığı iş yerine «tesliminden» söz edilmektedir.
Bu itibarla ve davada buğdayların «teslim» edilmemesinde davalının şahsi bir eyleminin varlığı ispat edilemediğinden mahkemece davanın «husumet» yönünden reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11049 E. 2011/4038 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaDava, davacının davalı bankadan kredi kullanabilmek amacıyla «teminat» olarak «teslim» ettiği TMO emanet makbuzlarının davalı banka tarafından kaybedilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
… rlüğü'nde depolanmış olarak bulunan 562,380 kg buğdayı 530,00 TL/ ton +KDV olarak satmak üzere dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.Şti. ile 09/02/2009 tarihinde «satış sözleşmesi» imzaladığını, «teslimatın» 10.02.2009 tarihinde başlayıp 20.03.2009 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını ve aynı sözleşmede tarafların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde ton başına 100,00 TL «cezai şart» ödemeyi kabul ettiklerini, davalı bankanın emanet makbuzlarını kaybetmesi nedeniyle süresinde teslimat yapamadığını, davalı bankanın ...
Şti.'ne ancak 161,540 kg buğday «teslim» edebildiğini, bakiye 400,840 kg buğdayı teslim edemediğini ileri sürmüştür.
Benzer bu kararda2-Dava, «vekalet sözleşmesine» dayalı olarak yapılan işler nedeniyle hak edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.Davalı tarafından davacıya verilen vekaletnameler ile davacının davalı adına alınan malların yükleme ve «teslim» işlemlerini yerine getirdiği anlaşılmış ise de taraflar arasında yazılı veya sözlü bir ücret anlaşması olmadığından davacı bu konudaki yerel uygulama ve «teamüllere» dayalı olarak davalıdan istemde bulunmuş, buna göre dava dilekçesinde açıkça davalı adına 26.846 ton 280 kg. buğdayı vekaletname doğrultusunda alarak davalıya teslim ettiğini, ton başına alınması gereken asgari miktar olan 2 YTL esas alındığında davalıdan 53.692,00 YTL mutemetlik ve eksper alacağının bulunduğunu belirtmiştir.Bu durumda davacı davalıya teslim ettiği buğday miktarı ile bu miktar uyarınca hak ettiği ücretin hesaplama yöntemini açıkça göstermiş olmasına göre mahkemece davacının vekaletnameler kapsamında davalıya teslim ettiği buğday miktarının tespit edilerek, ton başına 2 TL’den hesaplanacak ücretin hüküm altına alınması gerekirken hesaplamanın mal bedeli üzerinden % 2 oranındaki hesaplama sonucu bulunan ve «ıslah» ile artırılan 90.943,66 TL’nin hüküm altına alınması davacının dayandığı hesap yöntemi dışına çıkılarak yapılan hesaplamaya dayandığından talebin aşılması niteliği …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet sözleşmesi · teamül · irsaliye · depo kararı · komisyon · fatura · ıslah · taşıyan
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına, davacının Yerköy Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı “...” unvanlı şirketin sahibi olup, zahire ve oto «komisyonculuğu» işi ile uğraştığı ve vergi mükellefi «tacir» olduğunun anlaşıldığı, davalının iki adet vekaletname ile davacıyı TMO’nun Yerköy, Sarıkaya ve Sorgun ajanslarından buğday alımı, taşınması, yüklenmesi, «fatura» ve «irsaliye» düzenlenmesi bedel ödeme ile KDV yatırması konusunda vekil tayin ettiği, bu yetkilendirme kapsamında davacının davalı adına TMO kayıtlarına göre toplam 4.547.183,00 TL lik buğday alımı yaptığı, bu konuda TMO tarafından davalı adına düzenlenmiş «depo» sicil memuru , tartı memuru ve davacının imzalarını «taşıyan» 108 adet kantar çeki pusulası bulunduğu, Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen yazıda bölgede tüccar adına vekaleten buğday ve hububat alan tedarikçilere bedelin % 2 ila % 5’i oranında komisyon ücreti ödendiğinin bildirildiği, olayımızda davacının tacir olması karşısında davalıya temin ettiği buğdaylardan dolayı TTK’nun 22. maddesi gereğince ücret istemeye hak kazandığı ve taraflar arasında sözleşme bulunmadığından ücret konusunda asgari oran üzerinden tedarik ettiği mal miktarına göre 90.943,66 TL talep edebileceği sonucuna varılarak, yapılan «ıslah» da gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile 90.943,66 TL nin 53.692,00 TL’sinin dava tarihinden, kalan kısmın da ıslah tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «vekalet sözleşmesine» dayalı olarak yapılan işler nedeniyle hak edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.Davalı tarafından davacıya verilen vekaletnameler ile davacının davalı adına alınan malların yükleme ve «teslim» işlemlerini yerine getirdiği anlaşılmış ise de taraflar arasında yazılı veya sözlü bir ücret anlaşması olmadığından davacı bu konudaki yerel uygulama ve «teamüllere» dayalı olarak davalıdan istemde bulunmuş, buna göre dava dilekçesinde açıkça davalı adına 26.846 ton 280 kg. buğdayı vekaletname doğrultusunda alarak davalıya teslim ettiğini, ton başına alınması gereken asgari miktar olan 2 YTL esas alındığında davalıdan 53.692,00 YTL mutemetlik ve eksper alacağının bulunduğunu belirtmiştir.Bu durumda davacı davalıya teslim ettiği buğday miktarı ile bu miktar uyarınca hak ettiği ücretin hesaplama yöntemini açıkça göstermiş olmasına göre mahkemece davacının vekaletnameler kapsamında davalıya teslim ettiği buğday miktarının tespit edilerek, ton başına 2 TL’den hesaplanacak ücretin hüküm altına alınması gerekirken hesaplamanın mal bedeli üzerinden % 2 oranındaki hesaplama sonucu bulunan ve «ıslah» ile artırılan 90.943,66 TL’nin hüküm altına alınması davacının dayandığı hesap yöntemi dışına çıkılarak yapılan hesaplamaya dayandığından talebin aşılması niteliği …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/759 E. 2024/2253 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi hatanın düzeltilmesi · tahrifat · kesin delil · ba beyannamesi · i̇i̇k 257 · muafiyet · sahtecilik · maddi hata
Benzer bu kararda2.Birleşen davada davacı TMO vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurumun «dahilde» işleme izin belgesine sahip kişi ve kuruluşlara mamûl madde ihracı sonrası «muafiyetli» buğday satışı yaptığını, davalının 23.11.2005 tarihli ihracat «beyannemesi» ve buna bağlı 18.12.2005 tarihli 198595 ve 198596 sayılı kara manifestolarında «tahrifatlar» yapıldığını, 198595 sayılı kara manifestosunda 280 torba ibaresinin 380 torba olarak tahrif edildiği, yine aynı manifestoda 14.000,00 kg ibaresinin 19.000,00 kg olarak değiştirildiğinin gümrük müfettişleri tarafından tespit edildiğini, yine davalının 23.11.2005 tarihli ihracat beyannamesi ve buna bağlı 18.12.2005 tarih ve 198596 sayılı kara manifestosunda 220 torba ibaresinin 320 torba, 11.000 kg ibaresinin ise 16.000 kg olarak tahrif edildiğinin tespit edildiğini, davalı şirkete sözleşmeye istinaden toplam 708.«257» kg buğday için hesaplanan 221.484,73 TL'nin ödenmesi için gönderilen «ihtarnameye» rağmen anılan tutarın ödenmediğini ileri sürerek 221.484,73 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı-birleşen davada davacı TMO vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda müvekkilinin «dahilde» işleme rejimi, Bakanlar Kurulu kararları, ilgili sözleşme ve diğer mevzuat uyarınca haklı ve hukuka uygun işlem yaptığı belirtilerek mevzuat ve sözleşme gereğince «alacak davası» açıldığını, müvekkil Kurumdan dahili işleme izin belgesi kapsamında ucuz buğday alan davacıya ait belge iptal edildiği bildirildiğinden, işlemi dayanaksız kaldığından dava açıldığını, açılan davanın hukuka uygun ve haklı bir dava olduğunu, ilgili «beyannameye» bağlı dava konusu kara manifestolarında 5’er ton olmak üzere toplamda 10 ton cinsi eşyanın Irak’a ihraç edilmediği halde edilmiş gibi gösterildiğini, ceza dosyası beraat kararında sanıkların herhangi bir menfaatten yararlanmadıkları, suçun iddia edildiği biçimde gerçekleşmesi halinde %2 oranında daha fazla menfaat kazanacağı belirtilmiş ise de ceza Mahkemesince müvekkili ile yapılan sözleşmenin değerlendirilmediği dikkate alındığında aslında sanıkların bu işlemle menfaatlerinin olduğu ve ceza yargılaması sonucu verilen kararda suç teşkil etmese de kararda tespit edilen fiillerin Kurumla yaptığı sözleşme gereği hukuki ve maddi sorumluluk doğurduğunun açık olduğunu, tarafların ilgili sözleşmenin 13 üncü maddesi gereği işlem yapmak zorunda olduğunu, davacıdan talep edilen bedelin bu madde uyarınca sözleşmedeki satış fiyatının, yurtiçi satış fiyatına dönüşmesi nedeniyle doğan fark olduğunu, dayanak alınan Mahkeme kararlarında 500 tonun tamamının ihraç edildiğine ilişkin de «kesin delil» bulunmadığını, belgelerin bazılarının kaybolduğunu, belgelerde «tahrifat» yapıldığının sabit olduğunu, şirket yetkilisi sanıklara kasıt olmaması gerekçesiyle ceza verilmediğini, bilirkişi raporunda da açıklık bulunmadığını, «taahhüt» hesabının kapatılıp kapatılmadığının, kapatılmamışsa nedenlerini sorulmadan davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme es …
Davalı-birleşen davada davacı TMO vekili «maddi hatanın düzeltilmesi» talepli dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 26.04.2019 tarihinde vekillikten çekilen Av. ...'a tebliğ edildiğini, anılan vekile yapılan «tebligatın» geçerli olmayacağını, temyiz süresinin başlamayacağını ileri sürerek maddi hataya dayanan kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırla …
… ARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-birleşen davada davalı Şirket tarafından Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığının «dahilde» işleme izin belgesi «taahhüt» hesabının kapatılmasına ilişkin kararının iptali istemi ile açılan dava sonucunda düzenlenen her iki manifestoda beşer ton olmak üzere toplamda 10 ton unun eksik ihraç edildiği halde ihraç edilmiş gibi gösterildiği gerekçesi ile işlem yapılmış ise de Habur Gümrük Müdürlüğündeki tescil defteleri kaybolduğu için karşılaştırma yapılamadığı, diğer firmalarla ilgili olarak düzenlenen soruşturma raporlarının esas alındığı, bu raporlardaki usulsüzlük şeklinin aynı olduğu, kara manifestoları üzerinde yapılan «tahrifatların» hangi aşamada yapıldığının tespit edilemediği, bu nedenle davacı şirket tarafından tahrifat yapıldığı somut şekilde ortaya konulamadığından İdare Mahkemesince işlem iptal edilmiş olup şirket yetkilileri hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda sahte işlem yaptıklarına dair delil bulunmadığından beraatlerine karar verildiği, taahhüt edilenden daha az ihracat yapıldığı iddiasını «ispat yükünün» davalı-birleşen davada davacı TMO'da olduğu, hem idari yargı süreci sonrasında verilen karar hem ceza yargılaması sonucu davacı şirket yetkililerinin gümrük manife …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5210 E. , 2017/4373 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/06/2014 gün ve 2010/407-2014/356 sayılı kararı onayan Daire’nin 03/12/2015 gün ve 2015/4976-2015/13008 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticareti gereği elinde bulundurduğu buğdayı TMO Malkara Ajans Müdürlüğü'ne depolanmak üzere emanet olarak verdiğini, bu depolanan emanet buğday karşılığında da TMO'dan emanet makbuz senetleri aldığını, müvekkilinin davalı banka şubesinin 17236 numaralı hesabından TMO Malkara Şubesi emanet makbuz senetlerini teminat olarak vererek, 04/08/2008 tarihinde kredi kullandığını, müvekkilinin kredi borcu ve davalı bankada başkaca riskleri bulunmamasına rağmen ileride yeniden kredi kullanabilmek için TMO senetlerini banka zimmetinde bıraktığını, müvekkilinin daha sonra TMO Malkara Ajans Müdürlüğü'nde depolanmış olarak bulunan buğdayını satmak üzere dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri İç ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi ile 09/02/2009 tarihinde satış sözleşmesi imzaladığını, bu satış sözleşmesine istinaden depolanmış 562,380 kg buğdayı 530,00 TL/ ton +KDV olarak satma, 20/03/2009 tarihine kadar da teslim etme taahhüdü altına girdiğini, aynı sözleşmede taraflar yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde ton başına 100,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ettiklerini, müvekkilinin Sarı Başak Tarım Ürünleri ile imzalamış olduğu sözleşmeye istinaden TMO Malkara Ajans Müdürlüğü'ndeki depolanmış buğdayını almak için davalı bankanın zimmetinde bulunan emanet makbuz senetlerini sözleşme tarihinde iade etmesini istediğini, ancak davalı bankanın makbuzları zayii ettiğini, senetler olmadan TMO Malkara Ajans Müdürlüğü'nde depolanan buğdayı alamadığını, 3.
kişiler ile imzaladığı sözleşme gereği taahhüdünü yerine getiremediğini, her gün depo kirası ödediğini, maddi anlamda zarara uğradığını, davalı bankanın senetleri bulamadığını, söz konusu senetler hakkında zayii belgesi verilmesini ve yeni emanet makbuzu düzenlenmesini istediğini mahkemece davalı bankanın talebinin kabulü ile senetlerin zayii ile yeni senetlerin düzenlenmesine izin verdiğini, müvekkilinin mahkeme kararı doğrultusunda depolanmış buğdayı ilk olarak 17/03/2009 tarihinden sonra almaya başladığını, Sarı Başak Tarım Üretim Ltd. Şti.'ye 161,540 kg buğday teslim edebildiğini kalan 400.840 kg buğdayı teslim edemeyerek davalının kusurlu hareketinden dolayı taahhüdünü yerine getiremediğini, davalı bankanın makbuzları zamanında teslim etmeyerek Sarı Başak Tarım Ürünleri Şirketi'ne 47,299,12 TL tazminat, ayrıca 1,227,68 TL TMO Malkara Ajans Müdürlüğü'ne depo kira bedeli olmak üzere toplam 48,526,80 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, bu meblağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı banka vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı banka vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacının davalı bankadan kredi kullanabilmek amacıyla teminat olarak teslim ettiği TMO emanet makbuzlarının davalı banka tarafından kaybedilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin TMO Malkara Ajans Müdürlüğü'nde depolanmış olarak bulunan 562,380 kg buğdayı 530,00 TL/ ton +KDV olarak satmak üzere dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.Şti. ile 09/02/2009 tarihinde satış sözleşmesi imzaladığını, teslimatın 10.02.2009 tarihinde başlayıp 20.03.2009 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını ve aynı sözleşmede tarafların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde ton başına 100,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ettiklerini, davalı bankanın emanet makbuzlarını kaybetmesi nedeniyle süresinde teslimat yapamadığını, davalı bankanın ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.03.2009 tarih 2009/72 Esas 2009/88 K. sayılı zayi belgesi kararını almasından sonra mahkeme kararı doğrultusunda depolanmış buğdayı ilk olarak 17/03/2009 tarihinden sonra almaya başladığını, 20.03.2009 tarihine kadar olan 3 günlük sürede Sarı Başak Tarım Üretim Ltd. Şti.'ne ancak 161,540 kg buğday teslim edebildiğini, bakiye 400,840 kg buğdayı teslim edemediğini ileri sürmüştür.
Davalı banka vekili ise ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.03.2009 tarihli kararından sonra TMO senetlerinin yeniden hazırlandığını, 13.03.2009 tarihli yazı ile emanet makbuzlarının zayi nedeniyle iptali ile yeni emanet makbuzu verilmesine ilişkin kararın TMO’ya bildirildiğini, bu tarihten önce zaten davacının senetlerinin iadesi için bankaya müracaat etmediğini savunmuştur.
Bu durumda, mahkemece gerektiğinde TMO kayıtları incelenmek suretiyle davacının dava konusu zayi belgesinin alınmasından sonra 13.03.2009 tarihinden son teslimat tarihi olan 20.03.2009 tarihine kadar buğday satış sözleşmesinde kararlaştırılan miktarda buğdayı TMO’dan çekip dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd. Şti’ne tesliminin mümkün olup olamayacağı, davacının 13.03.2009 ile 20.03.2009 tarihleri arasında TMO’dan ne kadar buğday çektiği, davacının yine anılan tarihler arasında dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd. Şti’ne ne kadar buğday teslim ettiğinin gerektiğinde anılan şirket kayıtları da incelenmek suretiyle açıklığa kavuşturulması ve yine normal koşullarda 13.03.2009 ile 20.03.2009 tarihleri arasında ne kadar buğdayın TMO’dan alınıp dava dışı Sarı Başak Tarım Ürünleri Ltd.
Şti’ne teslim edilebileceği hususları TMO’dan da sorularak alanında uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.12.2015 günlü, 2015/4976 Esas-2015/13008 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının karar düzeltme isteyene iadesine, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/371899300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz