Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7795 E. 2011/11176 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
öğrenme tarihi↗ yönetim kurulu kararı↗ taşıyan↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bankanın dava konusu alacağını takip hesaplarına intikal ettirme tarihinin zararın doğduğu tarih olarak kabul edilemeyeceği, davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı öğrenme tarihi de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda zamanaşımı koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı yönetim kurulu üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk taşıyan işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı olmadığı, davalılar dava konusu kredi işlemleri dolayısıyla bankanın bir kısım kaynaklarının donuklaşmasına neden olmuşlar ise de bu durumun tek başına davalıların işlemlerinin sonucu olmayıp 1994 yılında ülkede yaşanan büyük ekonomik kriz, bu krizin aşılması için uygulanan ekonomik politikalar ile 2000 yılı sonları ile 2001 yılı başlarında yaşanan ekonomik krizin sonucu olduğu, davalıların eylemleri ticari anlamda doğru kararlar olmamakla birlikte TTK’nun 320,336, BK’nun 528,41 maddeleri kapsamında sorumluluk gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar davacı vekili, katılma yoluyla davalılar ..., ..., ..., ...,..., ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Bu kez, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilleri karar düzeltme talep etmişlerdir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8796 E. 2010/8216 K.
Ortak:öğrenme tarihi · yönetim kurulu kararı · taşıyan · zamanaşımı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
Benzer bu kararda… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilince Banka yönetim kurulundan vekaletname alınıp dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına, «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlaması için, öncelikle bankanın zararının gerçekleşmesinin gerekmesine, bu anlamda davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihinin» de davacının dava açmaya yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olmasına göre davalı ... vekilinin tüm, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin aşağıd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · ipotek · kefalet · olumsuz oy · ek tasfiye · kötüniyet · kusur · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, «ipotek» alınırken «ekspertiz raporu» düzenlenmeden, 2, 5, 9 ve 22. dereceye varacak şekilde konulan ipoteklerin ve kullanılan krediler için aynı holding bünyesindeki 5 şirketin birbirine «kefalet» sağlamalarının ne suretle yeterli «teminat» olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan firmaların aktiflerini borçlanma yolu ile finanse ettiği, karlılık oranlarının çok düşük olduğ …
… oldukları, söz konusu firmaların değerlendirmesi konusunda yanılgıya düştükleri, bankanın bir kısım kaynaklarının donuklaşmasına neden oldukları ancak ağır ihmal ve «kusurlarının» bulunmadığı, «kötüniyetli» olmadıkları, kasıtlı hareket etmedikleri bu itibarla da TTK’nun 320, 336, BK’nun 41. maddesi kapsamında sorumlu tutulmaları gerektiği kanaatine varılamadığını” bel …
Ayrıca, 1995 ila 1997 yıllarında kullandırılan kredilerin tahsil edilememesi üzerine 2000 yılında «tasfiye» olunacak alacaklar hesabına geçirilmesine rağmen, bu kredilerin tahsil edilememe «sebebi» olarak kredi verilmesinden önceki ve sonraki dönemlere tekabül eden 1994 ile 2001 yılı ekonomik krizlerinin davanın reddine gerekçe yapılması da yerinde görülmemiştir.
A.Ş’ye kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan «olumsuzluklara» rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7537 E. 2023/1565 K.
Ortak:öğrenme tarihi · yönetim kurulu kararı · taşıyan · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
Benzer bu kararda… gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı «öğrenme tarihi» de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda «zamanaşımı» koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacı …
… TL tahsis edilen kredi için davacı bankaca bu riskler karşılığında toplam 3.552.000,00 DEM ve 7.500.000.000,00 TL tutarında gayrimenkul ipoteği, grup firmaların ve «yönetim kurulu» başkanı Ahmet Aydın'ın «kefaletlerinin» alındığı, gayrimenkullerin satışından toplam 2.681.569,09 TL tahsilat sağlandığı, dava dışı Örsa Tekstil San.ve Tic.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teamül · kefalet · olumsuz oy · yetki · teminat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti raporlarındaki kanaate katılmadıklarını, bankacılık mevzuatı, ilke ve «teamülleri» uyarınca bir firmaya kredi açılabilmesinin ilk şartının firma hakkındaki bilgilerin olumlu olması gerektiğini, ancak firmalar hakkındaki istihbarat raporlarının «olumsuz» olduğunu, istihbarat raporlarında talep edilen kredilerin kullandırılmaması konusunda «kesin» ve net bir kanaat bildirilmediği gerekçesinin kabul edilebilir nitelikte bulunmadığını, firma hakkındaki tüm olumsuz tespitlere rağmen kredi tahsis edildiğini, mahkemece hükme esas alınmayan 12.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda firmalara usulsüz kredi kullandırıldığı ve bankanın bu işlemler nedeniyle zarara uğratıldığı sonucuna ulaşıldığını, davalıların borca batık firmaya yeterli «teminat» almaksızın kredi tahsis ederek alacağın tahsilini riske ettiklerini, davalıların kredi kullandırım aşamasında banka mevzuat ve teamüllerine aykırı hareket ettikler …
A.Ş. grup firmalarının kredi tahsis sürecinde, akabinde kullandırım ve tahsis koşullarındaki «teminatların» tesis edilmesinde, teminat yeterliliğinde bankacılık etik ve ilkelerine, Bankacılık Kanununa, bankanın iç mevzuatına, görev ve «yetki» yönetmeliğine, Ticari Krediler Uygulama Esaslarına ve İstihbarat-Proje Değerlendirme Müdürlüğü Krediler İnceleme ve Değerlendirme Talimatına aykırı bir husus tespi …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «son» bilirkişi kurulu heyetinden alınan 27.11.2020 tarihli kök ve 14.03.2022 tarihli ek raporun hükme esas alındığını, dava dışı grup firmalar için yapılan incelemede i …
… TL tahsis edilen kredi için davacı bankaca bu riskler karşılığında toplam 3.552.000,00 DEM ve 7.500.000.000,00 TL tutarında gayrimenkul ipoteği, grup firmaların ve «yönetim kurulu» başkanı Ahmet Aydın'ın «kefaletlerinin» alındığı, gayrimenkullerin satışından toplam 2.681.569,09 TL tahsilat sağlandığı, dava dışı Örsa Tekstil San.ve Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6915 E. 2011/499 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi sigortası · iyiniyet · ipotek · kefalet · olumsuz oy · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · teminat
Benzer bu kararda… e denetiminde kullandırıldığı, kredi kullanım sürecinde şirketin dönemin Devlet Bakanını bilgilendirerek süre tanınması konusunda talepte bulunduğu, sermaye artışı, «teminat» ve sözleşme işlemlerinin tamamlanması sonucu kredinin verildiği, kredi teminatı taşınmazın değerinin yerinde olup olmadığının yönetim kurulunun takdir «yetkisinde» olduğu, kredi teminatının kur üzerinden belirlendiği, dönem faizlerinin ödenmemesi sonucu dava dışı borçlunun ek süre taleplerinin kabulünün alacağın tasfiyesini hedefleyen «iyiniyetli» ve bankacılık uygulamasında sıklıkla başvurulan davranış olduğu, istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık görüş bulunmadığı, şube görüşünün de aynı olduğu, davalı fon müdürünün kredi verilmesi kararında imzasının bulunmadığı, her ne kadar kredi verilmesine dair önergede imzası mevcutsa da bunun görüş iletmekle sınırlı olduğu, karar alma yetkisinin yönetim kurulunda bulunduğu, esasen görüşlerinin de bankacılık uygulamaları dikkate alındığında mutlak yanlışlıklar içermediği, diğer davalılar bakımında da yöneticilerin kararlarını sunulan verilere göre verdikleri, istihbarat ve tahlil raporlarında net ve «kesin» «olumsuz» görüşler bulunmadığı, bu raporların titiz hazırlandığı, bu davalıların sıfır riskle karar vermelerinin beklenemeyeceği, işin doğasının risk barındırdığı, hızlı kar …
… lanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'nun 341. maddesindeki koşulların sağlandığı, fon krediler müdürü davalı aleyhine açılan davada da davacıyı «temsilen» vekaletnamenin sunulduğu, davalılar hakkındaki suç duyurusu sonucu başlatılan soruşturmanın 4616 sayılı Yasa uyarınca ertelendiği, halen ceza davası bulunmadığı, davacının kredi verilmesi işlemi tarihi itibariyle bankacılık yapmak üzere kurulan KİT niteliğinde olduğu, davalılar ile hizmet ilişkisinde bulunduğu, Fon Kredileri Müdürlüğü’nün 20.10.1998 tarihli ‘Genel Müdürlük Karar ve Onayına arz’ ibareli yazısında kredinin belirlenen taşınmazlar üzerinde 3.000.000 DEM’lik «ipotek» tesisi, şirket ortaklarının «kefaleti» ve sermayenin en az 506.300.000.-TL artırılması koşulu ile kullandırıl- ması hususlarının yer aldığı ve yönetim kurulunca kredinin bu koşullarda kullandırılmasının …
Davacı vekili, özellikle dava dışı kredi kullanan firmaya ilişkin mahalli şubenin düzenlediği ekonomik, mali ve teknik değerlendirme raporunda bir çok «olumsuzluklara» rağmen ve üstelik yeterli «teminat» da alınmadan davalıların kredi kullanımına onay verdiklerini, ayrıca kredinin onaylanması aşamasından sonra dava dışı kredi kullanıcısının başka bankalardan aldığı …
Özellikle kredinin «teminatı» olarak üzerinde «ipotek» tesis edilen taşınmazların değerinin davalılarca nasıl değerlendirilmesi gerektiği, taşınmaz- ların bu haliyle yeterli teminat teşkil edip etmeyeceği hususu üzerinde durulmamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. HD 2013/11979/2013/17484
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11979 E. 2013/17484 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7795 E. , 2011/11176 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/03/2008 gün ve 2004/564-2008/113 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/07/2010 gün ve 2010/8796-20108216 sayılı kararı aleyhinde davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili bankanın eski yönetim kurulu üyeleri ve personeli olduklarını, görev yaptıkları süre içinde dava dışı Orsa Tekstil San.Tic. AŞ., First Tekstil San. Tic. A.Ş, İmateks Tekstil San. Tic. A.Ş, Öray Tekstil San. Tic. A.Ş ve Falez iplik San.Tic. A.Ş’ye usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankanın zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, dava dışı firmaların işletme sermayesinin negatif olduğunu, kredi karşılığı alınan teminatların yetersiz olması nedeniyle banka alacağının karşılanmadığını, ipotek konan taşınmazların satış kabiliyetleri bulunmayıp ayrıca üçüncü kişilerce konmuş ipotekler bulunduğunu, firma alacağının 14.07.2000 tarihinde 15.384.843.000.000 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, banka zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ve bir kısım davalılar, (ayrı ayrı), davanın zamanaşımı, husumet ve esas yönünden reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bankanın dava konusu alacağını takip hesaplarına intikal ettirme tarihinin zararın doğduğu tarih olarak kabul edilemeyeceği, davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı öğrenme tarihi de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda zamanaşımı koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı yönetim kurulu üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk taşıyan işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı olmadığı, davalılar dava konusu kredi işlemleri dolayısıyla bankanın bir kısım kaynaklarının donuklaşmasına neden olmuşlar ise de bu durumun tek başına davalıların işlemlerinin sonucu olmayıp 1994 yılında ülkede yaşanan büyük ekonomik kriz, bu krizin aşılması için uygulanan ekonomik politikalar ile 2000 yılı sonları ile 2001 yılı başlarında yaşanan ekonomik krizin sonucu olduğu, davalıların eylemleri ticari anlamda doğru kararlar olmamakla birlikte TTK’nun 320,336, BK’nun 528,41 maddeleri kapsamında sorumluluk gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar davacı vekili, katılma yoluyla davalılar ..., ..., ..., ...,..., ...
vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Bu kez, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilleri karar düzeltme talep etmişlerdir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve davalı ...'dan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031281800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz