Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3169 E. 2011/5537 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur sorumluluğu↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının verdiği talimat ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı ve hesap cüzdanının davacıya verildiği, talimata uygun hareket eden davalının kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı, gerçekte paranın davalı bankadan çıkmadığına yönelik iddiaya ve bu yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3167 E. 2011/5538 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · taşıyan
Benzer bu kararda… duatın davacı asilin imzaladığı talimata istinaden, talimata ve doldurduğu hesap açtırma bilgi formuna istinaden dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd’nin hesaplarına «havale» edildiği ve Efektifbank yetkilisinin imzasını «taşıyan» hesap cüzdanının davacıya verildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı bankanın talimat gereğini yerine getirdiği, davacı tarafın “paranın davalı bank …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12378 E. 2011/4575 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · maktu harç · zayi · hamil · harç · ilan
Benzer bu karardaNiteliği itibarıyla davanın taraf teşkiline imkan olmayan davalardan olması nedeniyle karar ve ilam harcı olarak «maktu harç» alınması gerekirken «nispi harca» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, yapılan ilk «ilan» tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde senet «hamilinin» ortaya çıkmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeniyle senet iptaline ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14915 E. 2014/4070 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; toplanan belgelerden, davacınıın zararının karşılanması açısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 02.12.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faiz ile ve bu tarihten itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve davalının harçtan muaf olduğuna karar verilmiştir.
Karar davalı ve «feri müdahil» vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2- Ancak taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarların hesaba yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bankaya el konulduğu tarih olan 22/02/1999 tarihine kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uy …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3169 E. , 2011/5537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/11/2008 gün ve 2006/229-2008/562 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.12.2010 gün ve 2009/1764 - 2010/12906 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 36.547 USD parasını Sümerbank A.Ş.'nin Denizli Şubesi'ne 25.11.1999 günü 40 gün vadeli olarak yatırdığını, 22.12.1999 günü bu bankaya el koularak, yönetimin TMSF'na devri üzerine mevduatın sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle ödenmediğini, bu bankanın daha sonra ... AŞ. ile birleştirildiğini, müvekkiline boş olarak imzalatılan fotokopi belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba havale edildiğinin ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiğinin belirlendiğini, davalı aleyhine açtıkları asıl davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, Efektifbank Off Shore Ltd.
aleyhine açtıkları birleşen davanın ise kabul ile sonuçlandığını, bunun üzerine başlattıkları takibin kesinleşip üçüncü kişiler nezdindeki alacaklar için haciz ihbarnameleri gönderildiğini, ancak borç ödemeden aciz vesikası aldıklarını, bu nedenle işbu davayı davalıya yönelttiklerini, davalı yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum olduklarını, tüzel kişiliğin de hukuki sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 6.000.00 TL'nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davadan önce borcu üstlenen davalı TMSF vekili, davacının davalıya yönelik iddiasında haksız olduğunun asıl davaya ilişkin kesinleşen mahkeme kararı ile anlaşıldığını, müvekkilinin davacının talimatına uyarak parayı havale ettiğini, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, nedensiz zenginleşme iddiasının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının verdiği talimat ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı ve hesap cüzdanının davacıya verildiği, talimata uygun hareket eden davalının kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı, gerçekte paranın davalı bankadan çıkmadığına yönelik iddiaya ve bu yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, 06.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025305600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz