Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3167 E. 2011/5538 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tmsf↗ havale↗ taşıyan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davaya konu mevduatın davacı asilin imzaladığı talimata istinaden, talimata ve doldurduğu hesap açtırma bilgi formuna istinaden dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd’nin hesaplarına havale edildiği ve Efektifbank yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanının davacıya verildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı bankanın talimat gereğini yerine getirdiği, davacı tarafın “paranın davalı banka hesaplarından çıkmadığı ve davalı bankanın olayda kusurlu olduğu” yönündeki iddiasına itibar edilemeyeceği, dava konusu mevduatın davacının bilgisi ve talimatı doğrultusunda, talimat gereğinin yerine getirilmesi babında havale edilmekle, anılan bedelin tahsil edilmemesinden davalı bankanın ve dolayısıyla TMSF’nun sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceği, bu nedenle bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3169 E. 2011/5537 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu kararda… rdiği talimat ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı ve hesap cüzdanının davacıya verildiği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, gerçekte paranın davalı bankadan çıkmadığına yönelik iddiaya ve bu yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1767 E. 2010/12979 K.
Ortak:havale · taşıyan · Alacak
İncelediğiniz kararda… duatın davacı asilin imzaladığı talimata istinaden, talimata ve doldurduğu hesap açtırma bilgi formuna istinaden dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd’nin hesaplarına «havale» edildiği ve Efektifbank yetkilisinin imzasını «taşıyan» hesap cüzdanının davacıya verildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı bankanın talimat gereğini yerine getirdiği, davacı tarafın “paranın davalı bank …
Benzer bu kararda… duatın davacı asilin imzaladığı talimata istinaden, talimata ve doldurduğu hesap açtırma bilgi formuna istinaden dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd’nin hesaplarına «havale» edildiği ve Efektifbank yetkilisinin imzasını «taşıyan» hesap cüzdanının davacıya verildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı bankanın talimat gereğini yerine getirdiği, davacı tarafın “paranın davalı bank …
Bu durumda karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavacı tarafından Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine başlatılan icra takibinde İstanbul 7.İcra Müdürlüğü tarafından 12.10.2006 tarihli «aciz vesikası» verilmiştir.
Bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir.
Bu durumda karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12378 E. 2011/4575 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · maktu harç · zayi · hamil · harç · ilan
Benzer bu karardaNiteliği itibarıyla davanın taraf teşkiline imkan olmayan davalardan olması nedeniyle karar ve ilam harcı olarak «maktu harç» alınması gerekirken «nispi harca» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, yapılan ilk «ilan» tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde senet «hamilinin» ortaya çıkmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeniyle senet iptaline ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3167 E. , 2011/5538 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/11/2008 gün ve 2006/700-2008/564 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.12.2010 gün ve 2009/1767 - 2010/12979 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafa devredilen Sümerbank A.Ş’nin Şanlıurfa Şubesi'ne 45.000 USD parasını 17.12.1999 tarihinde 35 gün vadeli olmak üzere yıllık net %22 faizle yatırdığını, 21.12.1999 tarihinde Sümerbank A.Ş. yönetimine BDDK tarafından el konularak yönetiminin TMSF’na devredildiğini, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırdığı mevduatının banka yetkililerince müvekkiline boş olarak imzalatılan fotokopiden üretilme belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle Sümerbank A.Ş. yönetimince KKTC’de paravan olarak kurdurulmuş olan Efektifbank Off Shore Ltd adlı banka adına Sümerbank Kadıköy Şubesi ve Merkez Şubede açılan bir hesaba havale edildiğini, daha sonra da diğer off shore mevduatlarla birlikte Garipoğlu grubuna usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, müvekkili tarafından davalı banka aleyhine İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2004/813 E numarası ile açılan davada “davacının off-shore bankaya başvurması gerektiği, bu başvurudan sonuç alınamadığı takdirde zarara sebep olan bankaya başvurabileceği gerekçesiyle erken açılan davanın reddine” karar verildiğini, İstanbul 7.İcra Müdürlüğü’nün 2005/23129 sayılı icra dosyasında Efektifbank aleyhine “borç ödemeden aciz vesikası” alındığını ileri sürerek, şimdilik 6.000 YTL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının talimatlarını yerine getirdiğini, talimatları yerine getiren davalı aleyhine dava açılamayacağını, davacının kendi iradesi ile parasını Efektifbank Off Shore Ltd’e havalesini talep ettiğini, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, sebepsiz zenginleşme iddiasının haksız olduğunu, vekalet görevini kötüye kullanmayan müvekkilinin kanuna karşı hile de yapmadığını, haksız fiil iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davaya konu mevduatın davacı asilin imzaladığı talimata istinaden, talimata ve doldurduğu hesap açtırma bilgi formuna istinaden dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd’nin hesaplarına havale edildiği ve Efektifbank yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanının davacıya verildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı bankanın talimat gereğini yerine getirdiği, davacı tarafın “paranın davalı banka hesaplarından çıkmadığı ve davalı bankanın olayda kusurlu olduğu” yönündeki iddiasına itibar edilemeyeceği, dava konusu mevduatın davacının bilgisi ve talimatı doğrultusunda, talimat gereğinin yerine getirilmesi babında havale edilmekle, anılan bedelin tahsil edilmemesinden davalı bankanın ve dolayısıyla TMSF’nun sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceği, bu nedenle bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, 06.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025306600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz