Maddesine dayalı olarak davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12320 E. 2014/18438 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ek tasfiye işlemleri↗ kâr payı dağıtımı↗ haklı sebep↗ tasfiye memuru atanması↗ pasif husumet yokluğu↗ yargılama giderleri↗ tasfiye memuru↗ pasif husumet↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ortaklar arasında güven ve işbirliği duygusunun kaybolduğu, kâr payı dağıtımının yapılamadığı, ortakların bir araya gelemedikleri ve bu durumların fesih ve tasfiye için haklı sebep oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memurunun ücreti ile tasfiye gider avansının ileride tasfiye giderlerine eklenmek üzere davacı tarafından yatırılmasına, davalı A.. Ç..'in ortak sıfatıyla hasım gösterilmiş olması ve haklı sebeplerin oluşumunda kusurlu olduğunun kanıtlanmamış olması nedeniyle, bu davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Karar, davalı A.. Ç.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı A.. Ç.. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesine dayalı olarak davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağı olan davalı A.. Ç..'e de husumet yöneltilmiştir.Bu durumda mahkemece,davanın niteliği itibariyle kendisine husumet düşmeyen şirket ortağı davalı A.. Ç.. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı aleyhine açılan dava yönünden de, ortak olması nedeniyle hasım gösterildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirkete şirketlerin tasfiyesine karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4266 E. 2012/12118 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · fesih · tüzel kişilik · husumet yokluğu · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaÇ.. yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı aleyhine açılan dava yönünden de, ortak olması nedeniyle hasım gösterildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesine dayalı olarak davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ortaklar arasında güven ve işbirliği duygusunun kaybolduğu, kâr «payı dağıtımının» yapılamadığı, ortakların bir araya gelemedikleri ve bu durumların «fesih» ve «tasfiye» için «haklı sebep» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye memurunun ücreti ile tasfiye gider avansının ileride tasfiye giderlerine eklenmek üzere davacı tarafından yatırılmasına, davalı A..
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine «husumet» düşmeyen davalı ... yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalılardan ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı, TTK'nun 549/4. maddesinde yazılı haklı sebeplere dayalı olarak davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Esasen böyle bir talebin, feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekmekte olup, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağına da «husumet» yöneltilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ortaklar arasında güven ve işbirliği duygusunun kaybolduğu, kâr «payı dağıtımının» yapılamadığı, ortakların bir araya gelemedikleri ve bu durumların «fesih» ve «tasfiye» için «haklı sebep» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye memurunun ücreti ile tasfiye gider avansının ileride tasfiye giderlerine eklenmek üzere davacı tarafından yatırılmasına, davalı A..
Ç..'e de «husumet» yöneltilmiştir.Bu durumda mahkemece,davanın niteliği itibariyle kendisine husumet düşmeyen şirket ortağı davalı A..
Ç.. yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı aleyhine açılan dava yönünden de, ortak olması nedeniyle hasım gösterildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · yasal hasım · sicilden terkin · ihya · usulden reddi · ticaret sicili · terkin · temsil
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Şirketin ihyası | Şirketin ihyası | Ticaret sicil tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15483 E. 2011/6202 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · şirketin tasfiyesi · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · alacak davası · anonim şirket
Benzer bu kararda2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda bulunmakla, davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin tasfiyesinden» önce davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, şirketin ihyasının istenmesinde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «ticaret sicile tesciline» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12320 E. , 2014/18438 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/02/2014
NUMARASI 2012/277-2014/43
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2012/277-2014/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı A.. Ç.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin iki ortaklı olup %50'sinin müvekkiline, %50'sinin ise davalı Ayhan'a ait olduğunu, şirketin yetkili müdürlerinin T. Ç.. ile müvekkilinin oğlu M. Y..olduğunu, şirket müdürlerinin müşterek imzayla temsile yetkilerinin bulunduğunu, davalı şirketin 08.05.2007 tarihinde kurulmuş olup kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle inşaat yaptığını, 17 dairelik bir proje aldığını ve inşaatı tamamladığını, maliyet hesapları yapıldıktan sonra kârın yarı yarıya paylaşılması gerekirken davalının bu paylaşıma itiraz ettiğini ve %60'a %40 paylaşım yapılmasını istediğini, müvekkilinin bu adaletsiz paylaşıma karşı çıkması üzerine, taraflar arasında anlaşmazlık oluştuğunu, davalının müvekkilini ve oğlunu ölümle tehdit etmesi üzerine Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/6625 soruşturma sayılı dosyasının açıldığını, tarafların bundan sonra bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını, taraflar arasında güven ilişkisinin sona erdiğini, davalı ortağın müvekkilini ve oğlunu şirkete sokmadığını, biraraya gelip toplantı dahi yapamadıklarını, fesih ve tasfiye için haklı sebeplerin oluştuğunu belirterek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.
[…]. Ç.. vekili; davalı şirketin davacının beyan ettiği gibi müşterek imza ile temsil edildiğini, davacıdan habersiz hiçbir işlem yapılmadığını, zaten müdürlerden M. Y..'ın davacının oğlu olduğunu, davacı iddialarının doğru olmadığını, kârın paylaşımında bir sıkıntı olmadığını, dava dilekçesinde sözü edilen savcılık soruşturma dosyasının müvekkili ile ilgili olmadığını, müvekkilinin o dosyada şikayet edilmediğini, herhangi bir ifadesinin alınmadığını, şirketin yönetim işlerini davacının oğlunun yaptığını, şirketin halen faal olup satışa hazır üç adet dairesi bulunduğunu, fesih ve tasfiye için haklı sebeplerin bulunmadığını, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, yapılacak bilirkişi incelenmesinde bu durumun ortaya çıkacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket adına davaya cevap veren olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ortaklar arasında güven ve işbirliği duygusunun kaybolduğu, kâr payı dağıtımının yapılamadığı, ortakların bir araya gelemedikleri ve bu durumların fesih ve tasfiye için haklı sebep oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memurunun ücreti ile tasfiye gider avansının ileride tasfiye giderlerine eklenmek üzere davacı tarafından yatırılmasına, davalı A.. Ç..'in ortak sıfatıyla hasım gösterilmiş olması ve haklı sebeplerin oluşumunda kusurlu olduğunun kanıtlanmamış olması nedeniyle, bu davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Karar, davalı A.. Ç.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı A.. Ç.. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesine dayalı olarak davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağı olan davalı A.. Ç..'e de husumet yöneltilmiştir.Bu durumda mahkemece,davanın niteliği itibariyle kendisine husumet düşmeyen şirket ortağı davalı A.. Ç.. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı aleyhine açılan dava yönünden de, ortak olması nedeniyle hasım gösterildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı A.. Ç.. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı A.. Ç.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı A.. Ç..'e verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı A.. Ç..'e iadesine, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102369100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz