Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6271 E. 2010/6420 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
olumsuz oy↗ ıslah↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın ıslah istemi doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava konut ve işyeri verilmemesi nedeniyle tazminat, birleşen dava ise ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, asıl davanın kabulüne karar verilmesine rağmen asıl davanın akıbetini doğrudan etkileyeceği kuşkusuz olan birleşen dava ile ilgili olumlu yada olumsuz hiç bir hüküm tesis edilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın salt bu nedenle birleşen davada davacı yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, asıl davanın akıbeti doğrudan birleşen davada ki hükme bağlı olmakla asıl davada davalı vekilinin asıl davaya ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6223 E. 2010/6914 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralları · genel kurul kararının iptali · iyiniyet · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 07.10.2003 tarihli genel kurulda alınan 8, 10, 12 ve 13. maddelere ilişkin kararların anasözleşme ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı gerekçesiyle, anılan maddelerin iptaline karar verilmiştir.
1- Dava, davalı kooperatif «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, «genel kurul kararlarının iptalini» isteme hakkı olanlardan biri de, kooperatif üyeleri olup, bu sıfatın, yargılama süresince devam etmesi gerekmektedir.
Şu halde, mahkemece, davacının ortaklığının devam edip etmeyeceğine ilişkin olarak söz konusu ihraç kararının akıbetinin araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8015 E. 2011/1242 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · eksik inceleme · teslim
Benzer bu kararda… u davanın akıbetinin araştırılması, ardından davacının eksik işler bedeline ilişkin talebinin değerlendirilmesinde, davalı kooperatif tarafından tamamlanmamış halde «teslim» edildiği iddia edilen dairelerin, tüm ortaklara aynı şekilde, eksik teslim edilip edilmediği, bu konuda alınmış bir genel kurul kararının bulunup bulunmadığının tespitinden sonra sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığının tespiti ve kooperatif tarafından, tamamlanmamış halde «teslim» edilen daire nedeniyle, eksik işler bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitini ve kooperatif tarafından eksik «teslim» edilen dairenin tamamlanması için gerekli olan 15.000 TL nın tahsilini talep etmiş, mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının, davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespiti isteminin kabulüne, eksik işler bedeline ilişkin talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, davacının, hissesini devraldığı şirketin, kooperatife karşı olan yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davacının eksik işler bedeline ilişkin talebinin reddine karar verilmişse de, davacının davalı kooperatife borcunun bulunup bulunmadığı hususu bu «davanın konusu» değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16043 E. 2011/4635 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil niteliği · tefrik · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaOysa, işbu dosyadan «tefrik» edilerek ayrılan ve Sakarya İş Mahkemesi'ne gönderilen davacı şirketlerin eski çalışanları olan davalılarla ilgili o davanın, tarafları ve konusu tamamen aynı değil ise de, dayanılan iddialar karşısında, o davada verilecek kararın işbu dava için en azından güçlü «delil niteliğinde» olacağı kuşkusuzdur.
Bu itibarla mahkemece, işbu davadan «tefrikle» ayrılan ve Sakarya İş Mahkemesi'ne gönderilen o davanın akıbeti araştırılarak sonucunun beklenmesi, o davadaki delillerin işbu davadaki deliller ile birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin salt «vekalet ücretine» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12697 E. 2016/6687 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaŞti. vekilinin ceza davası ve «husumete» ilişen itirazlarının mahkemece değerlendirileceğinin tabi olmasına göre, anılan vekillerin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12202 E. 2011/4547 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defteri kaydı · pay devri · ticaret sicili tescili · muvazaa · şikayet · pay defteri · limited şirket · kâr payı
Benzer bu karardaDava, «limitet şirket» «payının» davalılara devredildiğinin tespiti ve bu hususun «ticaret siciline tescili» ile Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilanı» istemine ilişkin olup mümeyyiz davalı savunmasında ortada gerçek bir «pay devrinin» bulunmadığını, «muvazaalı» olduğunu ve bu hususta C.
520 de düzenlenen usule uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketçe alınan ve devrin «pay defterine kaydına» dair 13.07.2002 tarihli kararın «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
Savcılığına «şikayette» bulunduğunu belirttiğine göre bu şikayetin akıbeti araştırılarak neticesine göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10659 E. 2012/15509 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda2-Dairemizin 07.03.2012 tarihli bozma ilamının ikinci bendinde, hükmedilen alacağın tazminat niteliğinde olup, likit olmadığından bahisle «icra inkar tazminatına» hükmedilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle de yerel mahkeme kararın bozulmasına karar verilmiş ise de, daha önceki kararda icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasına rağmen Dairemizce 31.03.2009 tarihli bozma ilamında hükmedilen bu kalem tazminat davalı yararına bozma nedeni yapılmamıştır.Mahkemece de anılan bozma ilamına uyulması karşısında anılan bu kalem tazminat yönünden davacı yararına «kazanılmış hak» oluştuğu kuşkusuzdur.Bu nedenle davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma kararının (2) nolu bendinin ilamdan çıkarılmasına karar v …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6271 E. , 2010/6420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2008 tarih ve 2004/109-2008/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesiyle, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin bir daire ve bir işyeri olmak üzere iki hisseye sahip iken ihraç edildiğini, ihraç kararının iptaline karar verilip kesinleşmesine rağmen tahsis edilen daire ile işyerinin davacıya teslim edilmediğini ileri sürerek, 25.561,00 YTL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada da, müvekkilinin haksız bir şekilde yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini iddia ederek, ihraç kararının iptalini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın ıslah istemi doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava konut ve işyeri verilmemesi nedeniyle tazminat, birleşen dava ise ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, asıl davanın kabulüne karar verilmesine rağmen asıl davanın akıbetini doğrudan etkileyeceği kuşkusuz olan birleşen dava ile ilgili olumlu yada olumsuz hiç bir hüküm tesis edilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın salt bu nedenle birleşen davada davacı yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, asıl davanın akıbeti doğrudan birleşen davada ki hükme bağlı olmakla asıl davada davalı vekilinin asıl davaya ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davada davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığna, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023661400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz