Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9910 E. 2010/4913 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
birim fiyat↗ ortaklık sözleşmesi↗ ba formu↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ ortaklık ilişkisi↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir anonim şirket olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket yönetim kurulu başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. TTK'nun 329. ve 405 nci maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Yetkili kurulların bir kararı olmadıkça pay senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilmezler. Somut olayda davacı vekili, müvekkiline hisse talep formu imzalatılarak 30.000 DM ödeme yaptığını, geçerli şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmiştir. Bu talep formu davalı şirketin unvanını taşımakta olup, ‘Kabul Edilebilecek Birim Fiyatı 25.000.000 TL’ ve ödenen miktarın 25.000 DM ve 5.000 DM. olduğu açıklamasını içermekte, davacı ile başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer vermemiştir. Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının beher pay değeri 50.000 TL olmak üzere toplam 348 pay sahibi olduğu ve bu payların toplam değerinin 17.400.000 TL tutarında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/758 E. 2010/6505 K.
Ortak:ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · e-defter · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp,davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.'nun 405/2 nci maddesi uyarınca şirkete vermiş olduğu sermayeyi isteyemeyeceği, «yönetim kurulu» üyesi olan diğer davalının «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, ortaklığın kurulmasında bir etkisinin olmadığı, «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.'nun 405/2 nci maddesi uyarınca şirkete vermiş olduğu sermayeyi isteyemeyeceği, «yönetim kurulu» üyesi olan diğer davalının «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, ortaklığın kurulmasında bir etkisinin olmadığı, «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2232 E. 2011/6001 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
TTK'nun 329. ve 405 nci maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket» ve davacının da davalı şirketlerde hissesi olduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyesinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · şahsi sorumluluk · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket» ve davacının da davalı şirketlerde hissesi olduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyesinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkında açılan davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2268 E. 2011/6104 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
TTK'nun 329. ve 405 nci maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı y …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2231 E. 2011/6712 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
TTK'nun 329. ve 405 nci maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu kararda… irketler olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı ...Ş. yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı ya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… irketler olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı ...Ş. yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı ya …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2255 E. 2011/6279 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
TTK'nun 329. ve 405 nci maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı şirketler yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı şirketler yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11507 E. 2011/12402 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
TTK'nun 329. ve 405 nci maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu kararda… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın tüm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk
Benzer bu kararda… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın tüm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13258 E. 2010/9100 K.
Ortak:birim fiyat · ortaklık sözleşmesi · ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nun 329. ve 405 nci maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu kararda… erinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · şahsi sorumluluk · husumet yokluğu · cy/cy kaydı · husumet
Benzer bu kararda… erinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Holding A.Ş. hakkında açılan davanın esastan davalı, ... hakkında açılan davanın ise «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Takasbank kayıtlarına göre de davacının ... grup şirketlerine ait «hisse senedi» «kaydının» tesbit edilemediği bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/76 E. 2010/11254 K.
Ortak:birim fiyat · ortaklık sözleşmesi · ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nun 329. ve 405 nci maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu kararda… e verilenin istenemeyeceği, yine ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk
Benzer bu kararda… e verilenin istenemeyeceği, yine ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9910 E. , 2010/4913 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Yozgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2008 tarih ve 2008/74-2008/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin içinde bulunduğu ... Grubu'nun 1990 yılından itibaren Almanya başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin 18.07.2000 tarihinde 30.000.DM (15.338.75.Euro) karşılığı 26.569.78.YTL karşılığında hisse senedi ile ortak olduğunu, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, bu nedenlerle davasının kabulü ile müvekkili tarafından yatırılan 15.338.75.Euro (30.000.DM) karşılığı 26.569.78 YTL'nın talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir anonim şirket olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket yönetim kurulu başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. TTK'nun 329. ve 405 nci maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Yetkili kurulların bir kararı olmadıkça pay senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilmezler. Somut olayda davacı vekili, müvekkiline hisse talep formu imzalatılarak 30.000 DM ödeme yaptığını, geçerli şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmiştir. Bu talep formu davalı şirketin unvanını taşımakta olup, ‘Kabul Edilebilecek Birim Fiyatı 25.000.000 TL’ ve ödenen miktarın 25.000 DM ve 5.000 DM. olduğu açıklamasını içermekte, davacı ile başkasının imzasını taşımaktadır.
Ancak, davacının imzası dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer vermemiştir. Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının beher pay değeri 50.000 TL olmak üzere toplam 348 pay sahibi olduğu ve bu payların toplam değerinin 17.400.000 TL tutarında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018981500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz