6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6531 E. 2017/5758 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici sıfatı hizmet sözleşmesi husumet yokluğu husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının ... olduğu ve kargo şirketi ile hizmet sözleşmesini yapan kişinin ise ... olduğu, davacı ...'in yasa kapsamında düzenlenen tüketici sıfatına haiz olmadığı, bu davada taraf olarak yer alamayacağı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kâr payı dağıtımı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/761 E. 2014/3102 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/6531 E.  ,  2017/5758 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 11/11/2015 tarih ve 2015/1985-2015/2462 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin kız arkadaşının hediye olarak almış olduğu cep telefonunu ile birlikte kol saati, cep telefonu kılıfı gibi eşyaları 08/06/2015 tarihinde davalı şirket aracılığı ile müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin kargonun gecikmesinden dolayı kargo şirketi ile iletişime geçtiğini ve kargosunun kayıp olduğunu öğrendiğini, kaybolan eşyalar içerisinde bulunan cep telefonu ile kol saatinin müvekkilinin kız arkadaşı tarafından alındığını ve manevi değerinin olduğunu ileri sürerek maddi kaybından dolayı 1.969,00 TL, manevi kaybından dolayı 10.000,00 TL ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, faturada göndericinin ..., alıcının ... olduğunu, davacının tazminat talebinde bulunma hakkının bulunmadığını, kargonun içeriğinin davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan faturalara dayalı ürünler olup olmadığı hususunun da muğlak olduğunu, davacının bu hususları ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının ... olduğu ve kargo şirketi ile hizmet sözleşmesini yapan kişinin ise ... olduğu, davacı ...'in yasa kapsamında düzenlenen tüketici sıfatına haiz olmadığı, bu davada taraf olarak yer alamayacağı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 25/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(M)

KARŞIOY

Dava, davacının maliki olduğunu ileri sürdüğü menkul malların, davalı tarafından taşınması sırasında kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacının taşıma konusu emtianın maliki olduğu yolundaki iddiasına ilişkin delilleri değerlendirilmeksizin, taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesi ve davacı vekilinin duruşma zaptına geçen beyanı gözetildiğinde, davanın taşıma konusu emtianın mülkiyetinin davacıya ait olduğu ve davalı tarafından taşıma sırasında kaybedilmesi nedeniyle haksız fiilden ötürü maddi-manevi zarara uğranıldığı savıyla açıldığı, dava dilekçesinde taşıma sözleşmesine atıfta bulunulmasının, davalının haksız fiil sorumluluğunun kaynağına ilişkin değerlendirmelerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davanın genel hükümler çerçevesinde görülmesini teminen görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın nitelendirilmesinde yanlışa düşülerek taşıma sözleşmesine dayalı olarak ikame edildiğinden bahisle aktif husumet yönünden reddi yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının bozulması kanısında olduğumdan, Daire çoğunluğunun kararın onanmasına ilişkin kararına katılmıyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/378348400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.