Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17451 E. 2014/18344 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumsuzluk kaydı↗ nezaret görevi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ izafeten dava↗ konşimento↗ istifa↗ rücuen tahsil↗ kusur oranı↗ usuli kazanılmış hak↗ maddi hata↗ münhasırlık↗ acentelik↗ kazanılmış hak↗ taşıyan↗ kusur↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Daireizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın taşıyan Normed International BV'ye izafeten acentesine karşı açılmış bir dava olduğu, hasarın yetersiz bağlama sonucu güverte üzerindeki boruların yanlamasına ve boylamasına kayarak sancak güvertedeki borulardan birinin taban kilitlerinin kısmen kayması, ambar içlerindeki boruların boylamasına hareket etmesi, yetersiz ambalajlama sonucunda boruların uç noktalarında civata bağlamalarının boru dış kaplamasına yaptığı hasar ve tahliye limanında istifleme sırasında hasar ile ısınmak amacı ile yakılan ateşe bağlı islenme sonucu oluştuğu, dolayısı ile hasarın istif, ambalajlama ve boşaltma limanı işçilerinin (stevedor) ihmalinden doğduğu, meydana gelen zararın deniz taşımasının doğasından kaynaklanmadığı, konşimentolardaki FIO kaydı gereğince taşıyanın yükleme ve boşaltmada sorumluluğunun bulunmadığı, FIO kaydının yükleme ve boşaltmaya dair sorumsuzluk kaydı olması, istiflemeden sorumsuzluğa dair bir kaydı içermemesi, konulan kaydın kaptanın nezaret görevini, yükleme ve boşaltma teçhizatlarının iyi bir halde bulunmasını sağlamak ve istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetlemek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki istif yönünden bir sorumsuzluk kaydı konmadığına göre kaptanın istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetleme yükümlülüğünün ihlalinden doğan zarardan taşıyanın sorumlu olduğu, davalı taşıyanın kendi yükümlülüğünde bulunan yanlış istiften kaynaklanan hasardan sorumlu olduğu, istiften dolayı chartererler ve gönderilenlere izafe edebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı sıfatında yapılan yanlışlığın maddi hataya dayalı olduğunun ve mahalinde düzeltilmesinin mümkün görülmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, deniz yolu ile gerçekleştirilen taşıma sırasında yükte meydana gelen hasar nedeni ile davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkin olup, öncelikle belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usulü kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK). Bu bağlamda,mahkemenin hem bozma kararına uyması, hem de sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılmaz ve bu husus başlı başına bozma sebebi sayılır.
Somut olayda, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına ikinci kez bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen benimsediği bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, bozma ilamınına uyulmakla davalı lehine de oluşan usulü kazanılmış hak olgusu, (yük hasarına münhasır olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı taşıyanın sorumluluğunun devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu ve yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerekmesi konusunda) ihlal edilerek bozma ilamı içeriğine aykırı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında belirtilen ilkeler doğrultusunda uyuşmazlığın ele alınarak inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, usulü kazanılmış hakları bertaraf edici şekilde bu yönü ile yetersiz bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8209 E. 2014/13290 K.
Ortak:sorumsuzluk kaydı · nezaret görevi · taşıyanın sorumluluğu · istifa · rücuen tahsil · taşıyan · cy/cy kaydı · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Daireizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın «taşıyan» Normed International BV'ye «izafeten» «acentesine» karşı açılmış bir dava olduğu, «hasarın» yetersiz bağlama sonucu güverte üzerindeki boruların yanlamasına ve boylamasına kayarak sancak güvertedeki borulardan birinin taban kilitlerinin kısmen kayması, ambar içlerindeki boruların boylamasına hareket etmesi, yetersiz ambalajlama sonucunda boruların uç noktalarında civata bağlamalarının boru dış kaplamasına yaptığı hasar ve tahliye limanında istifleme sırasında hasar ile ısınmak amacı ile yakılan ateşe bağlı islenme sonucu oluştuğu, dolayısı ile hasarın «istif», ambalajlama ve boşaltma limanı işçilerinin (stevedor) ihmalinden doğduğu, meydana gelen zararın deniz taşımasının doğasından kaynaklanmadığı, «konşimentolardaki» FIO «kaydı» gereğince taşıyanın yükleme ve boşaltmada sorumluluğunun bulunmadığı, FIO kaydının yükleme ve boşaltmaya dair «sorumsuzluk kaydı» olması, istiflemeden sorumsuzluğa dair bir kaydı içermemesi, konulan kaydın kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma teçhizatlarının iyi bir halde bulunmasını sağlamak ve istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetlemek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki istif yönünden bir sorumsuzluk kaydı konmadığına göre kaptanın istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetleme yükümlülüğünün ihlalinden doğan zarardan «taşıyanın sorumlu» olduğu, davalı taşıyanın kendi yükümlülüğünde bulunan yanlış istiften kaynaklanan hasardan sorumlu olduğu, istiften dolayı chartererler ve gönderilenlere izafe edebilecek herhangi bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… i kez bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen benimsediği bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, bozma ilamınına uyulmakla davalı lehine de oluşan «usulü kazanılmış hak» olgusu, (yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu ve yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekmesi konusunda) ihlal edilerek bozma ilamı içeriğine aykırı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
2-Dava, deniz yolu ile gerçekleştirilen taşıma sırasında yükte meydana gelen «hasar» nedeni ile davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, öncelikle belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usulü «kazanılmış hak»” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.0 …
Benzer bu kararda1066/«son» gereğince yükün «konişmentoda» yazılı şekilde «teslim» edildiği, yükte «hasarın» «taşıyanın sorumlu» olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde taşıyan lehine doğan karinenin aksinin ispat edildiği, konişmentoda yer alan FIO «kaydı» gereğince taşıyan yükleme ve boşaltmadan sorumlu değil ise de bu «şerhin» istiflemeden sorumsuzluğa dair bir kaydı içermediği, kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma teçhizatlarının iyi halde bulunmasını sağlamak ve «istifin» denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasına gözetlemek yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, dava konusu taşımaya esas rulo sacların yanlış istiflendiğinin s …
1067 kapsamında 1 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açıldığı, davalının «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğu, «konişmentoda» yazılı bazı ruloların hafif hasarlı, bazı ruloların yağ lekeli olduğuna dair şerhlerin ambalajlardaki yırtık ve ezikliğe ilişkin olduğu, şerhlerin ovalleşmelere ilişkin bulunmadığı, tazminat talebine esas dört adet rulodaki ovalleşmenin yükün «taşıyana» «teslimi» sırasında meydana gelmediğine dair karinenin aksinin taşıyan tarafından ispat edilemediği, «hasar ihbarının» TTK m.
1- Dava, «nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında ödenen tazminatın «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu halde, hükümde alacağın tahsiline karar verilmesi usule uygun olmadığı gibi, itirazın iptali davasında «icra inkar tazminatı» talebi bulunmamasına rağmen, talep aşılmak suretiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · nakliyat sigortası · konişmento · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · riziko · cy/cy şerhi · pasif husumet
Benzer bu kararda1067 kapsamında 1 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açıldığı, davalının «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğu, «konişmentoda» yazılı bazı ruloların hafif hasarlı, bazı ruloların yağ lekeli olduğuna dair şerhlerin ambalajlardaki yırtık ve ezikliğe ilişkin olduğu, şerhlerin ovalleşmelere ilişkin bulunmadığı, tazminat talebine esas dört adet rulodaki ovalleşmenin yükün «taşıyana» «teslimi» sırasında meydana gelmediğine dair karinenin aksinin taşıyan tarafından ispat edilemediği, «hasar ihbarının» TTK m.
1066/«son» gereğince yükün «konişmentoda» yazılı şekilde «teslim» edildiği, yükte «hasarın» «taşıyanın sorumlu» olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde taşıyan lehine doğan karinenin aksinin ispat edildiği, konişmentoda yer alan FIO «kaydı» gereğince taşıyan yükleme ve boşaltmadan sorumlu değil ise de bu «şerhin» istiflemeden sorumsuzluğa dair bir kaydı içermediği, kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma teçhizatlarının iyi halde bulunmasını sağlamak ve «istifin» denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasına gözetlemek yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, dava konusu taşımaya esas rulo sacların yanlış istiflendiğinin s …
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesinin» «rizikonun» doğumundan önce düzenlendiği, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu, davanın TTK m.
1- Dava, «nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında ödenen tazminatın «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu halde, hükümde alacağın tahsiline karar verilmesi usule uygun olmadığı gibi, itirazın iptali davasında «icra inkar tazminatı» talebi bulunmamasına rağmen, talep aşılmak suretiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8700 E. 2012/1120 K.
Ortak:nezaret görevi · istifa · taşıyan · cy/cy kaydı · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Daireizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın «taşıyan» Normed International BV'ye «izafeten» «acentesine» karşı açılmış bir dava olduğu, «hasarın» yetersiz bağlama sonucu güverte üzerindeki boruların yanlamasına ve boylamasına kayarak sancak güvertedeki borulardan birinin taban kilitlerinin kısmen kayması, ambar içlerindeki boruların boylamasına hareket etmesi, yetersiz ambalajlama sonucunda boruların uç noktalarında civata bağlamalarının boru dış kaplamasına yaptığı hasar ve tahliye limanında istifleme sırasında hasar ile ısınmak amacı ile yakılan ateşe bağlı islenme sonucu oluştuğu, dolayısı ile hasarın «istif», ambalajlama ve boşaltma limanı işçilerinin (stevedor) ihmalinden doğduğu, meydana gelen zararın deniz taşımasının doğasından kaynaklanmadığı, «konşimentolardaki» FIO «kaydı» gereğince taşıyanın yükleme ve boşaltmada sorumluluğunun bulunmadığı, FIO kaydının yükleme ve boşaltmaya dair «sorumsuzluk kaydı» olması, istiflemeden sorumsuzluğa dair bir kaydı içermemesi, konulan kaydın kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma teçhizatlarının iyi bir halde bulunmasını sağlamak ve istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetlemek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki istif yönünden bir sorumsuzluk kaydı konmadığına göre kaptanın istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetleme yükümlülüğünün ihlalinden doğan zarardan «taşıyanın sorumlu» olduğu, davalı taşıyanın kendi yükümlülüğünde bulunan yanlış istiften kaynaklanan hasardan sorumlu olduğu, istiften dolayı chartererler ve gönderilenlere izafe edebilecek herhangi bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… i kez bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen benimsediği bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, bozma ilamınına uyulmakla davalı lehine de oluşan «usulü kazanılmış hak» olgusu, (yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu ve yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekmesi konusunda) ihlal edilerek bozma ilamı içeriğine aykırı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
2-Dava, deniz yolu ile gerçekleştirilen taşıma sırasında yükte meydana gelen «hasar» nedeni ile davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, öncelikle belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usulü «kazanılmış hak»” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.0 …
Benzer bu karardaMahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Ancak, her ne kadar FIOS «kaydının» varlığı halinde yükleme, «istif» ve boşaltma işlemleri «taşıtana» devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır.
FIOS «kaydının» bulunması halinde ise «istifin» gereği gibi yapılıp yapılmadığına «nezaret yükümlülüğü» vardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lashing · nezaret yükümlülüğü · asıl taşıyıcı · navlun sözleşmesi · taşıtan · donatan · bozma sonrası karar · taşıyıcının sorumluluğu
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyulmuş, «bozma sonrası» alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; «navlun sözleşmesinin» eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme «masraf» ve «sorumluluğunun sigortalı» ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, «hasarın» meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı «taşıyıcı» Statü Gemi Kiralama ve Tic.
ŞTİ'nin de sorumlu tutulamayacağı, öte ..../... yandan gerek gemi kaptanın, gerekse «asıl taşıyıcı» diğer davalının sorumluluğu bulunmadığından taşımayı fiilen gerçekleştiren ancak «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı Kamer Denizcilik A.Ş'nin de hasardan sorumlu olmadığı gibi bu davalıya «husumet» yöneltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi, ile her iki davalı hakındaki davann reddine karar verilmiştir.
Çünkü esas itibariyle yükleme ve «istif» kaptanın «donatanı» «temsilen» yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda «nezaret yükümlülüğü» bulunmaktadır.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16641 E. 2014/7075 K.
Ortak:nezaret görevi · taşıyanın sorumluluğu · konşimento · istifa · taşıyan · kusur · dava sebebi · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Daireizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın «taşıyan» Normed International BV'ye «izafeten» «acentesine» karşı açılmış bir dava olduğu, «hasarın» yetersiz bağlama sonucu güverte üzerindeki boruların yanlamasına ve boylamasına kayarak sancak güvertedeki borulardan birinin taban kilitlerinin kısmen kayması, ambar içlerindeki boruların boylamasına hareket etmesi, yetersiz ambalajlama sonucunda boruların uç noktalarında civata bağlamalarının boru dış kaplamasına yaptığı hasar ve tahliye limanında istifleme sırasında hasar ile ısınmak amacı ile yakılan ateşe bağlı islenme sonucu oluştuğu, dolayısı ile hasarın «istif», ambalajlama ve boşaltma limanı işçilerinin (stevedor) ihmalinden doğduğu, meydana gelen zararın deniz taşımasının doğasından kaynaklanmadığı, «konşimentolardaki» FIO «kaydı» gereğince taşıyanın yükleme ve boşaltmada sorumluluğunun bulunmadığı, FIO kaydının yükleme ve boşaltmaya dair «sorumsuzluk kaydı» olması, istiflemeden sorumsuzluğa dair bir kaydı içermemesi, konulan kaydın kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma teçhizatlarının iyi bir halde bulunmasını sağlamak ve istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetlemek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki istif yönünden bir sorumsuzluk kaydı konmadığına göre kaptanın istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetleme yükümlülüğünün ihlalinden doğan zarardan «taşıyanın sorumlu» olduğu, davalı taşıyanın kendi yükümlülüğünde bulunan yanlış istiften kaynaklanan hasardan sorumlu olduğu, istiften dolayı chartererler ve gönderilenlere izafe edebilecek herhangi bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… i kez bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen benimsediği bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, bozma ilamınına uyulmakla davalı lehine de oluşan «usulü kazanılmış hak» olgusu, (yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu ve yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekmesi konusunda) ihlal edilerek bozma ilamı içeriğine aykırı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu bağlamda,mahkemenin hem bozma kararına uyması, hem de sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılmaz ve bu husus başlı başına bozma «sebebi» sayılır.
Benzer bu kararda… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Ancak, her ne kadar FIOS «kaydının» varlığı halinde yükleme, «istif» ve boşaltma işlemleri «taşıtana» devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · navlun sözleşmesi · taşıtan · donatan · işlemden kaldırma · taşıyıcının sorumluluğu · navlun · emredici hüküm
Benzer bu kararda… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Çünkü esas itibariyle yükleme ve «istif» kaptanın «donatanı» «temsilen» yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda «nezaret yükümlülüğü» bulunmaktadır.
Kahvecilik ve Gıda A.Ş'nin açtığı dava «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmış» olmakla, süresi içinde yenilenmemesi «sebebi» ile HMK'nın 150 ve devam maddeleri gereğince açılan davanın bu sebeple «açılmamış sayılmasına», «temlik» alanlar E..
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4517 E. 2020/2010 K.
Ortak:sorumsuzluk kaydı · konşimento · istifa · taşıyan · kusur · cy/cy kaydı · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Daireizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın «taşıyan» Normed International BV'ye «izafeten» «acentesine» karşı açılmış bir dava olduğu, «hasarın» yetersiz bağlama sonucu güverte üzerindeki boruların yanlamasına ve boylamasına kayarak sancak güvertedeki borulardan birinin taban kilitlerinin kısmen kayması, ambar içlerindeki boruların boylamasına hareket etmesi, yetersiz ambalajlama sonucunda boruların uç noktalarında civata bağlamalarının boru dış kaplamasına yaptığı hasar ve tahliye limanında istifleme sırasında hasar ile ısınmak amacı ile yakılan ateşe bağlı islenme sonucu oluştuğu, dolayısı ile hasarın «istif», ambalajlama ve boşaltma limanı işçilerinin (stevedor) ihmalinden doğduğu, meydana gelen zararın deniz taşımasının doğasından kaynaklanmadığı, «konşimentolardaki» FIO «kaydı» gereğince taşıyanın yükleme ve boşaltmada sorumluluğunun bulunmadığı, FIO kaydının yükleme ve boşaltmaya dair «sorumsuzluk kaydı» olması, istiflemeden sorumsuzluğa dair bir kaydı içermemesi, konulan kaydın kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma teçhizatlarının iyi bir halde bulunmasını sağlamak ve istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetlemek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki istif yönünden bir sorumsuzluk kaydı konmadığına göre kaptanın istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetleme yükümlülüğünün ihlalinden doğan zarardan «taşıyanın sorumlu» olduğu, davalı taşıyanın kendi yükümlülüğünde bulunan yanlış istiften kaynaklanan hasardan sorumlu olduğu, istiften dolayı chartererler ve gönderilenlere izafe edebilecek herhangi bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… i kez bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen benimsediği bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, bozma ilamınına uyulmakla davalı lehine de oluşan «usulü kazanılmış hak» olgusu, (yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu ve yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekmesi konusunda) ihlal edilerek bozma ilamı içeriğine aykırı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
2-Dava, deniz yolu ile gerçekleştirilen taşıma sırasında yükte meydana gelen «hasar» nedeni ile davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, öncelikle belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usulü «kazanılmış hak»” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.0 …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «konşimentonun» okunaklı arka yüzü temin edilemediğinden «yetki şartının» ispat edilemediği, TTK 1178. maddesine göre, «taşıyan», «navlun sözleşmesinin» ifasında, eşyanın yükletilmesi, «istifi», elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, TTK 1243. maddesi uyarınca taşıyanın borç ve sorumluluklarının doğrudan ve dolaylı olarak önceden kaldıran veya daraltan bütün kayıt ve şartların «geçersiz» olduğu, bu sebeple davalıların sorumsuzluk klozuna ilişkin savunmalarına itibar edilmediği, istifin gönderen tarafından yapılan taşımalarda, taşıyanın yüke özen gösterme yükümlülüğü devam ettiğinden bu tür taşımalarda taşıyanın «temsilcisi» olan kaptanın da yükleme ve istiflemeye nezaret ederek gerekli özeni göstermekle yükümlü olduğu, motor yatın taşınması esnasında geminin güvertesinde yan yatarak hasarlandığı, «hasarın», istiflemenin denizcilik kurallarına uygun şekilde yapılmamasından kaynaklandığı, istiflemenin gönderen tarafından yapılması halinde hatalı istiflemeden «gönderen sorumlu» olsa da TTK 1112. maddesi ve TTK 1178. maddesi gereğince kaptanın «donatanı» temsilen yükleme ve istifleme nezaret sorumluluğu bulunduğu, olayda, kaptanın bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, dolayısıyla yükteki hasardan dolayı gönderen ile birlikte «fiili taşıyıcının» ve «akdi taşıyıcının» birlikte sorumlu oldukları, yani aynı oranda kusurlu oldukları, TTK 1191. maddesi gereğince, davalı Mega Yat...Ltd.
Şti. tarafından «navlun faturası» düzenlenip taşıma ücretini tahsil etmesi nedeniyle «taşıyıcı» sıfatıyla sorumlu ve ayrıca güvertede taşıma nedeniyle bir «hasarın» oluşması halinde her nekadar «konşimentoda» «sorumsuzluk kaydı» var ise de hasarın hatalı yükleme ve taşıma beşiğinin taşımaya uygun olmamasından kaynaklanmış olmasına göre davalı Mega Yat Denizcilik Hiz. ve Tic.
… is limanına yapılacak olup, daha sonra varma yeri Antalya limanı olarak değiştirilmiş, motor yatın gemiye yükün ilgilisi tarafından taşınıp istiflendiği, düzenlenen «konşimentoya» göre taşımaya konu motor yatın geminin güvertesinde taşındığı ve motor yatın üzerine konulduğu beşiğin destek ayaklarının sefere uygun şekilde temin edilmediği, dolayısıyla «istifin» yükün özelliklerine uygun ve uluslararası standartlara uygun yapılmaması nedeniyle «hasar» gördüğü, istifleme gönderen tarafından yapılmışsa da «taşıyıcının» da yüke «nezaret yükümlülüğü» bulunduğu gerekçesiyle «kusur» davalılar arasında paylaştırılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · gönderici sorumluluğu · akdi taşıyıcı · ifa yardımcısı · fiili taşıyıcı · yetki şartı · navlun faturası · navlun sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «konşimentonun» okunaklı arka yüzü temin edilemediğinden «yetki şartının» ispat edilemediği, TTK 1178. maddesine göre, «taşıyan», «navlun sözleşmesinin» ifasında, eşyanın yükletilmesi, «istifi», elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, TTK 1243. maddesi uyarınca taşıyanın borç ve sorumluluklarının doğrudan ve dolaylı olarak önceden kaldıran veya daraltan bütün kayıt ve şartların «geçersiz» olduğu, bu sebeple davalıların sorumsuzluk klozuna ilişkin savunmalarına itibar edilmediği, istifin gönderen tarafından yapılan taşımalarda, taşıyanın yüke özen gösterme yükümlülüğü devam ettiğinden bu tür taşımalarda taşıyanın «temsilcisi» olan kaptanın da yükleme ve istiflemeye nezaret ederek gerekli özeni göstermekle yükümlü olduğu, motor yatın taşınması esnasında geminin güvertesinde yan yatarak hasarlandığı, «hasarın», istiflemenin denizcilik kurallarına uygun şekilde yapılmamasından kaynaklandığı, istiflemenin gönderen tarafından yapılması halinde hatalı istiflemeden «gönderen sorumlu» olsa da TTK 1112. maddesi ve TTK 1178. maddesi gereğince kaptanın «donatanı» temsilen yükleme ve istifleme nezaret sorumluluğu bulunduğu, olayda, kaptanın bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, dolayısıyla yükteki hasardan dolayı gönderen ile birlikte «fiili taşıyıcının» ve «akdi taşıyıcının» birlikte sorumlu oldukları, yani aynı oranda kusurlu oldukları, TTK 1191. maddesi gereğince, davalı Mega Yat...Ltd.
Şti. tarafından «navlun faturası» düzenlenip taşıma ücretini tahsil etmesi nedeniyle «taşıyıcı» sıfatıyla sorumlu ve ayrıca güvertede taşıma nedeniyle bir «hasarın» oluşması halinde her nekadar «konşimentoda» «sorumsuzluk kaydı» var ise de hasarın hatalı yükleme ve taşıma beşiğinin taşımaya uygun olmamasından kaynaklanmış olmasına göre davalı Mega Yat Denizcilik Hiz. ve Tic.
… is limanına yapılacak olup, daha sonra varma yeri Antalya limanı olarak değiştirilmiş, motor yatın gemiye yükün ilgilisi tarafından taşınıp istiflendiği, düzenlenen «konşimentoya» göre taşımaya konu motor yatın geminin güvertesinde taşındığı ve motor yatın üzerine konulduğu beşiğin destek ayaklarının sefere uygun şekilde temin edilmediği, dolayısıyla «istifin» yükün özelliklerine uygun ve uluslararası standartlara uygun yapılmaması nedeniyle «hasar» gördüğü, istifleme gönderen tarafından yapılmışsa da «taşıyıcının» da yüke «nezaret yükümlülüğü» bulunduğu gerekçesiyle «kusur» davalılar arasında paylaştırılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca, yükleme ve «istifin» Straight Line Cargo Services LLC firması tarafından yapıldığı ve bu firmanın davalı «donatan» Bogazzinin yardımcısı olduğu iddia edilmiş ise de, yükleme limanında taşımaya konu motor yatın kim tarafından gemiye yüklendiği dosya kapsamından tespit edilememiş, yükleme yaptığı iddia edilen Straight Line Cargo Services LLC firmasının tarafların «ifa yardımcı» olup olmadığı da anlaşılamamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17451 E. , 2014/18344 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/12/2012
NUMARASI 2010/525-2012/247
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/12/2012 tarih ve 2010/525-2012/247 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/11/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. İ.. D.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sigortalısı olan ... Boru Dış Ticaret A.Ş'nin ihraç ettiği boru emtiasının müvekkili şirket nezdinde nakliyat hasarlarına karşı sigortalandığını, sigortalı şirket tarafından satılan emtianın Türkiye’den Belçika’ya götürülmek üzere davalıların sorumluluğunda ....Normed İzmir adlı gemiye yüklendiğini, davalının sağlam olarak teslim aldığı malın gemiden indirildiğinde boruların yanlış ve özensiz yükleme ile buna bağlı olarak sürtünmeye maruz kalıp hasarlandığını, belirlenen toplam hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek 41.163,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, konişmento kayıtları uyarınca taşıyanın yüklemede ve boşaltmada herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, emtianın gemiden hasarlı olarak tahliye edildiğine dair belgelerin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Daireizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın taşıyan Normed International BV'ye izafeten acentesine karşı açılmış bir dava olduğu, hasarın yetersiz bağlama sonucu güverte üzerindeki boruların yanlamasına ve boylamasına kayarak sancak güvertedeki borulardan birinin taban kilitlerinin kısmen kayması, ambar içlerindeki boruların boylamasına hareket etmesi, yetersiz ambalajlama sonucunda boruların uç noktalarında civata bağlamalarının boru dış kaplamasına yaptığı hasar ve tahliye limanında istifleme sırasında hasar ile ısınmak amacı ile yakılan ateşe bağlı islenme sonucu oluştuğu, dolayısı ile hasarın istif, ambalajlama ve boşaltma limanı işçilerinin (stevedor) ihmalinden doğduğu, meydana gelen zararın deniz taşımasının doğasından kaynaklanmadığı, konşimentolardaki FIO kaydı gereğince taşıyanın yükleme ve boşaltmada sorumluluğunun bulunmadığı, FIO kaydının yükleme ve boşaltmaya dair sorumsuzluk kaydı olması, istiflemeden sorumsuzluğa dair bir kaydı içermemesi, konulan kaydın kaptanın nezaret görevini, yükleme ve boşaltma teçhizatlarının iyi bir halde bulunmasını sağlamak ve istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetlemek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki istif yönünden bir sorumsuzluk kaydı konmadığına göre kaptanın istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetleme yükümlülüğünün ihlalinden doğan zarardan taşıyanın sorumlu olduğu, davalı taşıyanın kendi yükümlülüğünde bulunan yanlış istiften kaynaklanan hasardan sorumlu olduğu, istiften dolayı chartererler ve gönderilenlere izafe edebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı sıfatında yapılan yanlışlığın maddi hataya dayalı olduğunun ve mahalinde düzeltilmesinin mümkün görülmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, deniz yolu ile gerçekleştirilen taşıma sırasında yükte meydana gelen hasar nedeni ile davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkin olup, öncelikle belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usulü kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK). Bu bağlamda,mahkemenin hem bozma kararına uyması, hem de sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılmaz ve bu husus başlı başına bozma sebebi sayılır.
Somut olayda, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına ikinci kez bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen benimsediği bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, bozma ilamınına uyulmakla davalı lehine de oluşan usulü kazanılmış hak olgusu, (yük hasarına münhasır olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı taşıyanın sorumluluğunun devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu ve yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerekmesi konusunda) ihlal edilerek bozma ilamı içeriğine aykırı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında belirtilen ilkeler doğrultusunda uyuşmazlığın ele alınarak inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, usulü kazanılmış hakları bertaraf edici şekilde bu yönü ile yetersiz bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102357500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz