İpotek tesisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12012 E. 2010/7042 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müşterek borçlu müteselsil kefil↗ davanın konusu↗ iyiniyet↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ üçüncü kişi↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ terkin↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemize ait 15.05.2003 tarihli ilama dayanılarak, davalı ...'a kullandırılan (29.286.487.843.-) TL tutarındaki kredinin, 22.04.1999 tarihinde davacı banka şubesinde ... adına açılan hayali hesaptan çekilen (120.000.000.000.-) TL ile kapatıldığı, oysa 22.04.1999 tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ...'dan (33.037.763.969.-) TL alacaklı olduğu, dava konusu taşınmazın ise davalı ... adına kayıtlı bulunduğu, anılan taşınmaz üzerinde 31.07.1998 tarihinde tesis edilen davacı banka lehine 1. derecede (30.000.000.000.-) TL tutarındaki ipoteğin, 16.06.200 tarih ve 1668 yevmiye numarası ile terkin edildiği, taşınmazın yine 16.06.2000 tarih ve 1169 yevmiye numarası ile davalı ...'e satıldığı, davalı ... vekili tarafından hem ipoteğin terkin hem de satış işleminin aynı gün yapıldığı ve davalı ...'in iyiniyetli olduğu savunmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ile ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, MK'nun 933. maddesi uyarınca ipoteğin hükmen tesisi istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı vekilince her ne kadar müvekkili bankanın eski şube müdürü ... tarafından yaratılan hesaplardan elde edilen paralarla davalı ...'ın kredi borcunun kapatıldığı, bu kredinin teminatı olmak üzere davalı ...'e ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği ileri sürülmüşse de, gerçekte davalı ... adına doğrudan kullandırılan bir kredinin bulunmadığı, dava dilekçesinde belirtilen bu ibarelerden “... Karayel grubuna” kullandırılan 11 adet kredinin kastedildiği, işbu davanın konusu ipoteğin de anılan gruptan olup da dava dışı ... , ... ve ... 'ın asıl borçlusu bulunduğu 3 adet kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun teminatı olmak üzere tesis edildiği, bu sözleşmelerde hem davalı ...'ın hem de davalı ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, davalı ...'in taşınmazı üzerindeki dava konusu ipoteğin de üçüncü kişi yararına değil, davalı ...'in kendi adına asıl veya müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla açılmış veya açılacak kredilere teminat olmak üzere tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ... , ... ve ... 'ın kullandığı kredilerin bihakkın kapatılıp kapatılmadığının tespitinin gerektiği açıktır. Esasen dosyaya sunulan belgelerden ..., ... ve ... aleyhine davacı banka tarafından kullandırılan kredi borçlarının tahsili amacıyla ayrı ayrı davalar açıldığı da anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anılan davalar ile davacı vekilince belirtilen önceki tüm ilişkiler açıklığa kavuşturulmadan, bu aşamada açılan bir dava ile mahkemece davalılar ...ve ... aleyhine herhangi bir sonuca varılması mümkün değildir.
O halde mahkemece gerekirse anılan dava dosyaları getirtilip işbu davayı nasıl etkileyecekleri de incelenmek suretiyle uyuşmazlığın yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalılar ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14473 E. 2011/3706 K.
Ortak:iyiniyet · terkin
İncelediğiniz kararda… ali hesaptan çekilen (120.000.000.000.-) TL ile kapatıldığı, oysa 22.04.1999 tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ...'dan (33.037.763.969.-) TL alacaklı olduğu, «dava konusu» taşınmazın ise davalı ... adına kayıtlı bulunduğu, anılan taşınmaz üzerinde 31.07.1998 tarihinde tesis edilen davacı banka lehine 1. derecede (30.000.000.000.-) TL tutarındaki ipoteğin, 16.06.200 tarih ve 1668 yevmiye numarası ile «terkin» edildiği, taşınmazın yine 16.06.2000 tarih ve 1169 yevmiye numarası ile davalı ...'e satıldığı, davalı ... vekili tarafından hem ipoteğin terkin hem de satış işleminin aynı gün yapıldığı ve davalı ...'in «iyiniyetli» olduğu savunmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… üzerinde 31.07.1998 tarihinde tesis edilen davacı banka lehine 1. derecede (30.000.000.000.-) TL tutarındaki ipoteğin, 16.06.200 tarih ve 1668 yevmiye numarası ile «terkin» edildiği, taşınmazın yine 16.06.2000 tarih ve 1169 yevmiye numarası ile davalı ...'e satıldığı, davalı ... vekili tarafından hem ipoteğin terkin hem de satış işleminin aynı gün yapıldığı ve davalı ...'in «iyiniyetli» olduğu savunmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalılardan ... ile ... vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dai …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4628 E. 2023/366 K.
Ortak:davanın konusu · müteselsil kefil · ipotek · üçüncü kişi · kefil · kredi sözleşmesi · terkin · teminat
İncelediğiniz karardaKarayel grubuna” kullandırılan 11 adet kredinin kastedildiği, işbu «davanın konusu» ipoteğin de anılan gruptan olup da dava dışı ... , ... ve ... 'ın asıl borçlusu bulunduğu 3 adet «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun «teminatı» olmak üzere tesis edildiği, bu sözleşmelerde hem davalı ...'ın hem de davalı ...'in «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, davalı ...'in taşınmazı üzerindeki dava konusu ipoteğin de «üçüncü kişi» yararına değil, davalı ...'in kendi adına asıl veya müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla açılmış veya açılacak kredilere teminat olmak üzere tesis edildiği a …
… ali hesaptan çekilen (120.000.000.000.-) TL ile kapatıldığı, oysa 22.04.1999 tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ...'dan (33.037.763.969.-) TL alacaklı olduğu, «dava konusu» taşınmazın ise davalı ... adına kayıtlı bulunduğu, anılan taşınmaz üzerinde 31.07.1998 tarihinde tesis edilen davacı banka lehine 1. derecede (30.000.000.000.-) TL tutarındaki ipoteğin, 16.06.200 tarih ve 1668 yevmiye numarası ile «terkin» edildiği, taşınmazın yine 16.06.2000 tarih ve 1169 yevmiye numarası ile davalı ...'e satıldığı, davalı ... vekili tarafından hem ipoteğin terkin hem de satış işleminin aynı gün yapıldığı ve davalı ...'in «iyiniyetli» olduğu savunmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ce her ne kadar müvekkili bankanın eski şube müdürü ... tarafından yaratılan hesaplardan elde edilen paralarla davalı ...'ın kredi borcunun kapatıldığı, bu kredinin «teminatı» olmak üzere davalı ...'e ait taşınmaz üzerinde «ipotek» tesis edildiği ileri sürülmüşse de, gerçekte davalı ... adına doğrudan kullandırılan bir kredinin bulunmadığı, dava dilekçesinde belirtilen bu ibarelerden “...
Benzer bu kararda3.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece anılan davalı hakkında davanın kabulü ile «dava konusu» taşınmaz üzerinde hükmen «ipotek» tesisine dair karar verilmişse de, bankaca düzenlenen ipotek fek yazısının «sahteliği» iddia ve ispat edilmemiştir.
Dava, hükmen «ipotek» tesisi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin fekki · sahtelik · olumsuz oy
Benzer bu kararda2.Mahkemece davalılardan ... karar başlığında gösterildiğine göre anılan davalı hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece anılan davalı hakkında davanın kabulü ile «dava konusu» taşınmaz üzerinde hükmen «ipotek» tesisine dair karar verilmişse de, bankaca düzenlenen ipotek fek yazısının «sahteliği» iddia ve ispat edilmemiştir.
Sadece tapu dairesinde taşınmazın «ipoteğin fekki» ile aynı gün devredilmesi devralan davalının kötü niyetli olduğunu göstermez.
Öte yandan, dava dışı ... ...’nün davacı bankanın ...Şubesinde müdür yardımcısı olarak çalıştığı ve «ipoteğin fekkini» müteakip taşınmazı davalı ...’a vekâleten davalı ...’a devrettiği anlaşılmaktadır.
-
Kooperatif ortaklığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14126 E. 2010/11763 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · hisse devir sözleşmesi · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, davalı «temsilcisi» temyiz itirazlarında davacının hissesini 11.04.2006 tarihinde dava dışı ...’a devrettiğini, «ortaklık sıfatı» kalmadığını ileri sürmüştür.
Temyiz aşamasında dosya arasına alınan Havran Noterliği’nin 11.04.2006 tarih 01170 yevmiye nolu “kooperatif «hisse devir sözleşmesi»” ile davacı ...’nın davalı kooperatifte sahip olduğu hissesini dava dışı ...’a devrettiği anlaşılmıştır.
Davalı kooperatif «yönetim kurulu» 25.04.2006 tarihli kararı ile bu devir sözleşmesini benimseyerek davacı ...’nın ortaklığının düşürülmesine, ...’ın ortaklığa kabulüne karar vermiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1607 E. 2011/5423 K.
Ortak:iyiniyet · terkin · İpotek tesisi
İncelediğiniz kararda… ali hesaptan çekilen (120.000.000.000.-) TL ile kapatıldığı, oysa 22.04.1999 tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ...'dan (33.037.763.969.-) TL alacaklı olduğu, «dava konusu» taşınmazın ise davalı ... adına kayıtlı bulunduğu, anılan taşınmaz üzerinde 31.07.1998 tarihinde tesis edilen davacı banka lehine 1. derecede (30.000.000.000.-) TL tutarındaki ipoteğin, 16.06.200 tarih ve 1668 yevmiye numarası ile «terkin» edildiği, taşınmazın yine 16.06.2000 tarih ve 1169 yevmiye numarası ile davalı ...'e satıldığı, davalı ... vekili tarafından hem ipoteğin terkin hem de satış işleminin aynı gün yapıldığı ve davalı ...'in «iyiniyetli» olduğu savunmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca somut uyuşmazlıkta mahkemece «dahili» davalıların da «iyiniyetli» oldukları ve dava konusu taşınmazı iyiniyetle satın aldıkları kabul edilmişse de, dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden, davalı ... tarafından dava konusu taşınmazın üzerindeki ipoteğin tapuda «terkin» edildiği tarihte ve terkin işleminden bir sonraki yevmiye numarası ile dahili davalı ...’e satıldığı, ...’in ise kredi borçları hayali olarak kapatılan birçok kred …
O halde mahkemece «dahili» davalıların ... ile el ve işbirliği içinde hareket edip etmedikleri ve bu konuda açılmış ceza davalarının sonucunun beklenmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden, dahili davalıların «iyiniyetli» kabul edilmesi dahi doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldıraçlı işlem · ipoteğin kaldırılması · ipoteğin fekki · bilirkişi incelemesi · havale · dahili dava
Benzer bu karardaBu türden bir davada «ipoteğin kaldırılması işleminin» temelini oluşturan hesap hareketlerinde bir usulsüzlüğün olup olmadığı ve kredi borçlusunun borcunun usulsüz olarak kapatılıp kapatılmadığı, tarafların sunacağı tüm deliller üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
… şmazlıkta da davalının kredi borçlarının gerçekte hiçbir tahsilat yapılmadan, davacı bankanın Sirkeci Şubesi eski müdürü ... tarafından yaratılan hayali hesaplardan «havale» edilen paralarla kapatıldığı açıklığa kavuştuğuna göre, mahkemece bu durumun «ipoteğin fekki» işlemini temelinden sakatlayacağı ve bu sakatlığın davalı ...’a karşı ileri sürülebileceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu …
Ayrıca somut uyuşmazlıkta mahkemece «dahili» davalıların da «iyiniyetli» oldukları ve dava konusu taşınmazı iyiniyetle satın aldıkları kabul edilmişse de, dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden, davalı ... tarafından dava konusu taşınmazın üzerindeki ipoteğin tapuda «terkin» edildiği tarihte ve terkin işleminden bir sonraki yevmiye numarası ile dahili davalı ...’e satıldığı, ...’in ise kredi borçları hayali olarak kapatılan birçok kred …
O halde mahkemece «dahili» davalıların ... ile el ve işbirliği içinde hareket edip etmedikleri ve bu konuda açılmış ceza davalarının sonucunun beklenmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden, dahili davalıların «iyiniyetli» kabul edilmesi dahi doğru olmamıştır.
-
Rücû tazminatı | İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5316 E. 2010/11342 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · rücuen tazminat · temerrüt faizi · inkar tazminatı · sigorta poliçesi · temerrüt
Benzer bu kararda2-Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davacı tarafından sigortalısına 08.10.2004 tarihinde ödeme yapıldığının dosya kapsamıyla sabit olması karşısında, davacı sigortacının ödeme yaptığı tarihten itibaren «temerrüt faizine» karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı tarihin «temerrüt faizine başlangıç» yapılması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedennle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerekt …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu olayda davalının % 70 oranında kusurlu ve davacının isteyebileceği zararın ise 2.037,95 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve «inkar tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/12012 E. , 2010/7042 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şile Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 tarih ve 2003/484 - 2008/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar ... ile ... vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2010 gününde davacı vekili Av.Murat İnce ile davalılardan ... vekili Av....gelip, diğer davalılar tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkili bankanın Sirkeci Şubesi'nin eski müdürü ... tarafından hayali hesaplar yaratılıp bu hesaplardan elde edilen faiz gelirinin, yine hayali bir şahıs olan ...adına açılan hesaba aktarılarak, bu hesaptan çekilen paralarla kendisinden hiç para tahsli edilmemiş davalı ...'ın kredi borcunun kapatıldığını, bu kredinin teminatı olan ve davalı ...'e ait iken diğer davalı ...'e devredilen taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını, kayıtlarda kapalı gözüken kredi alacağının gerçekte devam etmesi nedeniyle ipoteğin kaldırılması işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, MK'nun 933. maddesi uyarınca ipoteğin hükmen tesisini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemize ait 15.05.2003 tarihli ilama dayanılarak, davalı ...'a kullandırılan (29.286.487.843.-) TL tutarındaki kredinin, 22.04.1999 tarihinde davacı banka şubesinde ... adına açılan hayali hesaptan çekilen (120.000.000.000.-) TL ile kapatıldığı, oysa 22.04.1999 tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ...'dan (33.037.763.969.-) TL alacaklı olduğu, dava konusu taşınmazın ise davalı ... adına kayıtlı bulunduğu, anılan taşınmaz üzerinde 31.07.1998 tarihinde tesis edilen davacı banka lehine 1. derecede (30.000.000.000.-) TL tutarındaki ipoteğin, 16.06.200 tarih ve 1668 yevmiye numarası ile terkin edildiği, taşınmazın yine 16.06.2000 tarih ve 1169 yevmiye numarası ile davalı ...'e satıldığı, davalı ...
vekili tarafından hem ipoteğin terkin hem de satış işleminin aynı gün yapıldığı ve davalı ...'in iyiniyetli olduğu savunmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ile ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, MK'nun 933. maddesi uyarınca ipoteğin hükmen tesisi istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı vekilince her ne kadar müvekkili bankanın eski şube müdürü ... tarafından yaratılan hesaplardan elde edilen paralarla davalı ...'ın kredi borcunun kapatıldığı, bu kredinin teminatı olmak üzere davalı ...'e ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği ileri sürülmüşse de, gerçekte davalı ... adına doğrudan kullandırılan bir kredinin bulunmadığı, dava dilekçesinde belirtilen bu ibarelerden “... Karayel grubuna” kullandırılan 11 adet kredinin kastedildiği, işbu davanın konusu ipoteğin de anılan gruptan olup da dava dışı ... , ... ve ... 'ın asıl borçlusu bulunduğu 3 adet kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun teminatı olmak üzere tesis edildiği, bu sözleşmelerde hem davalı ...'ın hem de davalı ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, davalı ...'in taşınmazı üzerindeki dava konusu ipoteğin de üçüncü kişi yararına değil, davalı ...'in kendi adına asıl veya müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla açılmış veya açılacak kredilere teminat olmak üzere tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ... , ... ve ... 'ın kullandığı kredilerin bihakkın kapatılıp kapatılmadığının tespitinin gerektiği açıktır. Esasen dosyaya sunulan belgelerden ..., ... ve ... aleyhine davacı banka tarafından kullandırılan kredi borçlarının tahsili amacıyla ayrı ayrı davalar açıldığı da anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anılan davalar ile davacı vekilince belirtilen önceki tüm ilişkiler açıklığa kavuşturulmadan, bu aşamada açılan bir dava ile mahkemece davalılar ...ve ... aleyhine herhangi bir sonuca varılması mümkün değildir.
O halde mahkemece gerekirse anılan dava dosyaları getirtilip işbu davayı nasıl etkileyecekleri de incelenmek suretiyle uyuşmazlığın yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalılar ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar ... ve ... yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekillerinin diğer itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023158600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz