İpotek tesisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1607 E. 2011/5423 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaldıraçlı işlem↗ ipoteğin kaldırılması↗ ipoteğin fekki↗ iyiniyet↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ terkin↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, MK.’nun 933.maddesi uyarınca ipoteğin hükmen tesisi istemine ilişkindir.
Bu türden bir davada ipoteğin kaldırılması işleminin temelini oluşturan hesap hareketlerinde bir usulsüzlüğün olup olmadığı ve kredi borçlusunun borcunun usulsüz olarak kapatılıp kapatılmadığı, tarafların sunacağı tüm deliller üzerinde bilirkişi incelemesi
yaptırılmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta da davalının kredi borçlarının gerçekte hiçbir tahsilat yapılmadan, davacı bankanın Sirkeci Şubesi eski müdürü ... tarafından yaratılan hayali hesaplardan havale edilen paralarla kapatıldığı açıklığa kavuştuğuna göre, mahkemece bu durumun ipoteğin fekki işlemini temelinden sakatlayacağı ve bu sakatlığın davalı ...’a karşı ileri sürülebileceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu ipoteğin davacı banka çalışanının kusurlu eylemi sonucu kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca somut uyuşmazlıkta mahkemece dahili davalıların da iyiniyetli oldukları ve dava konusu taşınmazı iyiniyetle satın aldıkları kabul edilmişse de, dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden, davalı ... tarafından dava konusu taşınmazın üzerindeki ipoteğin tapuda terkin edildiği tarihte ve terkin işleminden bir sonraki yevmiye numarası ile dahili davalı ...’e satıldığı, ...’in ise kredi borçları hayali olarak kapatılan birçok kredi müşterisini ... ile tanıştıran kişi olduğu, bu nedenle de hakkında ceza davaları açıldığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece dahili davalıların ... ile el ve işbirliği içinde hareket edip etmedikleri ve bu konuda açılmış ceza davalarının sonucunun beklenmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden, dahili davalıların iyiniyetli kabul edilmesi dahi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve bu kararın Dairemizce onanması doğru olmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 03.11.2009 tarih ve 2008/6581 E.- 2009/11361 K. sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12012 E. 2010/7042 K.
Ortak:iyiniyet · terkin · İpotek tesisi
İncelediğiniz karardaAyrıca somut uyuşmazlıkta mahkemece «dahili» davalıların da «iyiniyetli» oldukları ve dava konusu taşınmazı iyiniyetle satın aldıkları kabul edilmişse de, dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden, davalı ... tarafından dava konusu taşınmazın üzerindeki ipoteğin tapuda «terkin» edildiği tarihte ve terkin işleminden bir sonraki yevmiye numarası ile dahili davalı ...’e satıldığı, ...’in ise kredi borçları hayali olarak kapatılan birçok kred …
O halde mahkemece «dahili» davalıların ... ile el ve işbirliği içinde hareket edip etmedikleri ve bu konuda açılmış ceza davalarının sonucunun beklenmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden, dahili davalıların «iyiniyetli» kabul edilmesi dahi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… ali hesaptan çekilen (120.000.000.000.-) TL ile kapatıldığı, oysa 22.04.1999 tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ...'dan (33.037.763.969.-) TL alacaklı olduğu, «dava konusu» taşınmazın ise davalı ... adına kayıtlı bulunduğu, anılan taşınmaz üzerinde 31.07.1998 tarihinde tesis edilen davacı banka lehine 1. derecede (30.000.000.000.-) TL tutarındaki ipoteğin, 16.06.200 tarih ve 1668 yevmiye numarası ile «terkin» edildiği, taşınmazın yine 16.06.2000 tarih ve 1169 yevmiye numarası ile davalı ...'e satıldığı, davalı ... vekili tarafından hem ipoteğin terkin hem de satış işleminin aynı gün yapıldığı ve davalı ...'in «iyiniyetli» olduğu savunmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · davanın konusu · müteselsil kefil · ipotek · üçüncü kişi · kefil · kredi sözleşmesi · teminat
Benzer bu karardaKarayel grubuna” kullandırılan 11 adet kredinin kastedildiği, işbu «davanın konusu» ipoteğin de anılan gruptan olup da dava dışı ... , ... ve ... 'ın asıl borçlusu bulunduğu 3 adet «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun «teminatı» olmak üzere tesis edildiği, bu sözleşmelerde hem davalı ...'ın hem de davalı ...'in «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, davalı ...'in taşınmazı üzerindeki dava konusu ipoteğin de «üçüncü kişi» yararına değil, davalı ...'in kendi adına asıl veya müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla açılmış veya açılacak kredilere teminat olmak üzere tesis edildiği a …
… ce her ne kadar müvekkili bankanın eski şube müdürü ... tarafından yaratılan hesaplardan elde edilen paralarla davalı ...'ın kredi borcunun kapatıldığı, bu kredinin «teminatı» olmak üzere davalı ...'e ait taşınmaz üzerinde «ipotek» tesis edildiği ileri sürülmüşse de, gerçekte davalı ... adına doğrudan kullandırılan bir kredinin bulunmadığı, dava dilekçesinde belirtilen bu ibarelerden “...
… ali hesaptan çekilen (120.000.000.000.-) TL ile kapatıldığı, oysa 22.04.1999 tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ...'dan (33.037.763.969.-) TL alacaklı olduğu, «dava konusu» taşınmazın ise davalı ... adına kayıtlı bulunduğu, anılan taşınmaz üzerinde 31.07.1998 tarihinde tesis edilen davacı banka lehine 1. derecede (30.000.000.000.-) TL tutarındaki ipoteğin, 16.06.200 tarih ve 1668 yevmiye numarası ile «terkin» edildiği, taşınmazın yine 16.06.2000 tarih ve 1169 yevmiye numarası ile davalı ...'e satıldığı, davalı ... vekili tarafından hem ipoteğin terkin hem de satış işleminin aynı gün yapıldığı ve davalı ...'in «iyiniyetli» olduğu savunmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11349 E. 2010/6336 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · taşıma sözleşmesi · def'i · taşıyıcı · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDairemizin 17.09.2007 tarihli bozma kararının 2. bendinde ise, dava konusu olay bakımından 10 yıllık «zamanaşımı» süresi dolmadığından mahkemece,... yönünden «zamanaşımı def»’inin reddine karar verilerek, bu davalı bakımından dava konusu diğer tüm kalemler yönünden işin esasına girilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak, «taşıyıcı» bu davalı bakımından da diğer kalemler itibariyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek hüküm bu nedenle davacı yararı …
Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece 14.3.2006 tarihli ilk kararında sürekli sakatlık istemi dışındaki istemlerin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 12.465.48-YTL. sürekli sakatlık isteminin kabulüne, diğer istemelerin ise zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece bozma kararına uyularak verilen «son» kararda sürekli sakatlık tazminatı hakkında yeniden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1607 E. , 2011/5423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2007 tarih ve 2006/65-2007/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’ın kullanmış olduğu kredilerin teminatı olarak davalıya ait taşınmazlar üzerine banka lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkili bankanın Sirkeci Şubesi eski müdürü ..... tarafından yapılan usulsüz işlemler ile kredi borcu ödenmediği halde taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını, gerçekte kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle banka alacağının devam ettiğini, bu nedenle ipoteğin kaldırılması işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, MK'nun 933. maddesi hükmü uyarınca usulsüz fek edilen ipoteğin hükmen tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında taşınmazı devralan kişiler davaya dahil edilmiştir.
Dahili davalılardan .... vekili, müvekkilinin iyiniyetli olarak taşınmazı satın aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalılardan ... ile ..., davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ile dahili davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, MK.’nun 933.maddesi uyarınca ipoteğin hükmen tesisi istemine ilişkindir.
Bu türden bir davada ipoteğin kaldırılması işleminin temelini oluşturan hesap hareketlerinde bir usulsüzlüğün olup olmadığı ve kredi borçlusunun borcunun usulsüz olarak kapatılıp kapatılmadığı, tarafların sunacağı tüm deliller üzerinde bilirkişi incelemesi
yaptırılmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta da davalının kredi borçlarının gerçekte hiçbir tahsilat yapılmadan, davacı bankanın Sirkeci Şubesi eski müdürü ... tarafından yaratılan hayali hesaplardan havale edilen paralarla kapatıldığı açıklığa kavuştuğuna göre, mahkemece bu durumun ipoteğin fekki işlemini temelinden sakatlayacağı ve bu sakatlığın davalı ...’a karşı ileri sürülebileceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu ipoteğin davacı banka çalışanının kusurlu eylemi sonucu kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca somut uyuşmazlıkta mahkemece dahili davalıların da iyiniyetli oldukları ve dava konusu taşınmazı iyiniyetle satın aldıkları kabul edilmişse de, dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden, davalı ... tarafından dava konusu taşınmazın üzerindeki ipoteğin tapuda terkin edildiği tarihte ve terkin işleminden bir sonraki yevmiye numarası ile dahili davalı ...’e satıldığı, ...’in ise kredi borçları hayali olarak kapatılan birçok kredi müşterisini ... ile tanıştıran kişi olduğu, bu nedenle de hakkında ceza davaları açıldığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece dahili davalıların ... ile el ve işbirliği içinde hareket edip etmedikleri ve bu konuda açılmış ceza davalarının sonucunun beklenmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden, dahili davalıların iyiniyetli kabul edilmesi dahi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve bu kararın Dairemizce onanması doğru olmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 03.11.2009 tarih ve 2008/6581 E.- 2009/11361 K. sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 03.11.2009 tarih ve 2008/6581 E.- 2009/11361 K. sayılı kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararın davacı yararına BOZULMASINA, 05.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
17.05.2011:N/Ç
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023444000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz