Rücuen alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/260 E. 2010/7353 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uygun illiyet bağı↗ illiyet bağı↗ sözleşmeden doğan dava↗ ıslah↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin derenin taşmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu hasara uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresinin ıslah çalışmalarını yürüten davalının bu zararın oluşumunda kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece verilen karar yeterli bir incelemeye dayanmayıp, davaya konu olayla ilgili olmayan 2004 yılında gerçekleşmiş başka bir olay nedeniyle açılan davada verilen red kararı esas alınarak işbu davanın da reddine karar verilmiştir. Davacı, davalının ıslah çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14531 E. 2012/21553 K.
Ortak:ıslah · hasar
İncelediğiniz karardaDava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu «hasara» uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresinin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalının bu zararın oluşumunda kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davacı, davalının «ıslah» çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağı» olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDairesi de, davaya konu zararın dere «ıslahı» çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan davalı İSKİ ile diğer davalı müteahhit firmanın sorumlu tutulması gerektiği, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almanın İSKİ'nin görevi kapsamında olduğu ve İSKİ'nin bu görevini yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde söz konusu «hasarın» meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, her iki davalının olayda «kusuru» bulunduğunu içtihat etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu «hasarın» meydana gelmesine neden olan Tavukçu Deresinin taşması olayında davalılara izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin «ıslahını» yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin «görevleri» arasında sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur sorumluluğu · rücuen tahsil · yetki · sigorta poliçesi · kusur · dava sebebi · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavacı taraf, davalıların dere «ıslah» çalışması sırasında kusurlu davranmaları sonucunda zarar meydana geldiğini ve bu zararın sigortalıya tazmin edildiğini belirtmek suretiyle, «kusur sorumlusu» bulunan davalılara «husumet» yöneltmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Somut olayda, mücbir «sebebin» var olduğu kanıtlanamadığına göre, söz konusu derenin taşarak üçüncü kişilere zarar vermemesi için gerekli önlemleri alma durumunda bulunan anılan davalının, bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almaması kendisi yönünden «kusur» teşkil edecektir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu «hasarın» meydana gelmesine neden olan Tavukçu Deresinin taşması olayında davalılara izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7103 E. 2013/11038 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaDava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu «hasara» uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davaya konu «hasarın» meydana gelmesine neden olan Tavukçu Deresinin taşması olayında davalılara izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davaya konu «hasarın» meydana gelmesine neden olan Tavukçu Deresinin taşması olayında davalılara izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
-
Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13335 E. 2013/80 K.
Ortak:ıslah · hasar
İncelediğiniz karardaDava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu «hasara» uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresinin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalının bu zararın oluşumunda kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davacı, davalının «ıslah» çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağı» olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDairesi de, davaya konu zararın dere «ıslahı» çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan davalı ... ile diğer davalı müteahhit firmanın sorumlu tutulması gerektiği, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almanın İSKİ'nin görevi kapsamında olduğu ve İSKİ'nin bu görevini yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde söz konusu «hasarın» meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, her iki davalının olayda «kusuru» bulunduğunu içtihat etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davaya konu «hasarın» meydana gelmesine neden olan ...
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin «ıslahını» yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin «görevleri» arasında sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur sorumluluğu · rücuen tahsil · yetki · sigorta poliçesi · kusur · dava sebebi · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavacı taraf, davalıların dere «ıslah» çalışması sırasında kusurlu davranmaları sonucunda zarar meydana geldiğini ve bu zararın sigortalıya tazmin edildiğini belirtmek suretiyle, «kusur sorumlusu» bulunan davalılara «husumet» yöneltmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Somut olayda, mücbir «sebebin» var olduğu kanıtlanamadığına göre, söz konusu derenin taşarak üçüncü kişilere zarar vermemesi için gerekli önlemleri alma durumunda bulunan anılan davalının, bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almaması kendisi yönünden «kusur» teşkil edecektir.
Deresinin taşması olayında davalılara izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9390 E. 2013/9418 K.
Ortak:ıslah · hasar
İncelediğiniz karardaDava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu «hasara» uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresinin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalının bu zararın oluşumunda kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davacı, davalının «ıslah» çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağı» olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDeresinin taşması nedeniyle su baskını «hasarı» meydana geldiğini, oluşan zarar karşılığı olarak sigortalıya toplam 27.676 TL tazminat ödendiğini, taşan derenin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalı şirketin de meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ... şirketinin davalının inşaat all risk ve işveren mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla 26.024 TL'ye 27/12/2007 tarihinden, 1652 TL'ye 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
Diğer davalı vekili, sigortalısının «kusuru» bulunmadığını, poliçe «teminatının» 150.000 TL ile sınırlı olduğunu ve her «hasarda» 25.000 USD «muafiyet» uygulanması gerektiğini, aynı olayla ilgili açılmış birçok dava olduğunu, bu davalarda talep edilen tazminat miktarının limitin üzerinde olduğunu bu nedenle proporsiyon yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'ye ait dere «ıslahı» çalışmalarını ihale ile üstlenen davalının dere ıslah çalışmasını yaptığı sırada gereken önlemleri almadığı, «ağır kusuru» ile olay tarihinde yağan yağışın da derenin taşmasına ve zararın doğmasına sebep olduğu, diğer davalı ...Ş.'nin ise inşaat all risk «sigorta poliçesi» nedeniyle «poliçe limiti» ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla, müşterek ve «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, aynı olay nedeniyle İdare Mahkemesi'nin kararı takibe konulmuş olup, takip borçlusu dava dışı ... tarafından bir kısım ödemeler yapılmış ise de ödenmeyen kısım nedeniyle halen takibin «derdest» olduğu, bu durumda davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, kaldı ki, İdare Mahkemesinde verilen kararın idareye başvuru tarihinden itibaren «yasal faizi» kapsadığı, oysa davacı ... şirketinin yüklenici davalı şirketten ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» talep edebileceği, yine diğer davalı ... şirketinden ise dava tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla, 24.417,10 TL'nin 22.765,10 TL'sine ödeme tarihi olan 27/12/2007 tarihinden, 1.652 TL'ye ödeme tarihi olan 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişe …
İnşaat A.Ş vekili, meydana gelen «hasarda» müvekkilinin herhangi bir «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · ağır kusur · tahsilde tekerrür olmaması · peşin karar harcı · tahsilde tekerrür · gerçek zarar · muafiyet · müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaDiğer davalı vekili, sigortalısının «kusuru» bulunmadığını, poliçe «teminatının» 150.000 TL ile sınırlı olduğunu ve her «hasarda» 25.000 USD «muafiyet» uygulanması gerektiğini, aynı olayla ilgili açılmış birçok dava olduğunu, bu davalarda talep edilen tazminat miktarının limitin üzerinde olduğunu bu nedenle proporsiyon yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'ye ait dere «ıslahı» çalışmalarını ihale ile üstlenen davalının dere ıslah çalışmasını yaptığı sırada gereken önlemleri almadığı, «ağır kusuru» ile olay tarihinde yağan yağışın da derenin taşmasına ve zararın doğmasına sebep olduğu, diğer davalı ...Ş.'nin ise inşaat all risk «sigorta poliçesi» nedeniyle «poliçe limiti» ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla, müşterek ve «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, aynı olay nedeniyle İdare Mahkemesi'nin kararı takibe konulmuş olup, takip borçlusu dava dışı ... tarafından bir kısım ödemeler yapılmış ise de ödenmeyen kısım nedeniyle halen takibin «derdest» olduğu, bu durumda davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, kaldı ki, İdare Mahkemesinde verilen kararın idareye başvuru tarihinden itibaren «yasal faizi» kapsadığı, oysa davacı ... şirketinin yüklenici davalı şirketten ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» talep edebileceği, yine diğer davalı ... şirketinden ise dava tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla, 24.417,10 TL'nin 22.765,10 TL'sine ödeme tarihi olan 27/12/2007 tarihinden, 1.652 TL'ye ödeme tarihi olan 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişe …
Deresinin taşması nedeniyle su baskını «hasarı» meydana geldiğini, oluşan zarar karşılığı olarak sigortalıya toplam 27.676 TL tazminat ödendiğini, taşan derenin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalı şirketin de meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ... şirketinin davalının inşaat all risk ve işveren mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla 26.024 TL'ye 27/12/2007 tarihinden, 1652 TL'ye 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi «gerçek zarar» 24.417,10 TL olup, davalı ... şirketi yönünden poliçeye göre uygulanması gereken «muafiyet» miktarı 30.032,50 TL'dir.
2-Ancak, davalı ... şirketi ile diğer davalı arasında düzenlenen inşaat all risk «sigorta poliçesinde», 3. şahıs mali sorumluluk «teminatının» 150.000 TL olduğu ve 3.şahıs mali sorumluluk «teminatı kapsamında» meydana gelen her bir «hasarda» 25.000 USD «muafiyet» uygulanacağı düzenlenmiştir.
-
Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7583 E. 2012/14205 K.
Ortak:ıslah · hasar
İncelediğiniz karardaDava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu «hasara» uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresinin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalının bu zararın oluşumunda kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davacı, davalının «ıslah» çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağı» olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 2560 sayılı derelerin «ıslahı» ve imar planının uygulanmasında davalı İSKİ'nin bir görevi bulunmadığı gibi bu görevin ilgili belediyelere verildiği, ayrıca derelerin ıslahı görevinin 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlara Karşı Koruma Kanunu ile ...'ne verildiği, 5216 sayılı Kanun'un 7/r maddesi gereği İstanbul ili içinde yapılan dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yerine getirildiği, dolayısıyla dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı ve Büyükşehir Belediyesinin görevi dahilinde olduğu, davalı İSKİ Genel Müdürlüğüne karşı dava açılması mümkün olmadığı gerekçesiyle «pasif husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin «ıslahını» yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin «görevleri» arasında sayılmıştır.
DSİ tarafından mahkemeye gönderilen 11.09.2009 tarihli yazıda, İstanbul ili içinde dere «ıslahı» çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı, Tavukçu Deresi ıslahının da bu kurum tarafından yürütüldüğü bildirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · pasif husumet · yetki · sigorta poliçesi · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, 2560 sayılı derelerin «ıslahı» ve imar planının uygulanmasında davalı İSKİ'nin bir görevi bulunmadığı gibi bu görevin ilgili belediyelere verildiği, ayrıca derelerin ıslahı görevinin 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlara Karşı Koruma Kanunu ile ...'ne verildiği, 5216 sayılı Kanun'un 7/r maddesi gereği İstanbul ili içinde yapılan dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yerine getirildiği, dolayısıyla dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı ve Büyükşehir Belediyesinin görevi dahilinde olduğu, davalı İSKİ Genel Müdürlüğüne karşı dava açılması mümkün olmadığı gerekçesiyle «pasif husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin «ıslahını» yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin «görevleri» arasında sayılmıştır.
Büyükşehir belediyeleri bu «görevlerden» uygun gördüklerini belediye meclisi kararı ile ilçe ve ilk kademe belediyelerine devredebilir, birlikte yapabilirler” hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11591 E. 2013/11110 K.
Ortak:ıslah · hasar
İncelediğiniz karardaDava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu «hasara» uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresinin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalının bu zararın oluşumunda kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davacı, davalının «ıslah» çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağı» olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile İSKİ arasında yapılan Avrupa Yakası 2006 yılı atıksu kanalı, yağmur suyu kanalı, dere «ıslahı» inşaatı işini kapsayan «eser sözleşmesi» uyarınca, davalının yeri «teslim» aldığı ve yapım çalışmasına başladığı, bu aşamada meydana gelen yağış sonucunda ıslah çalışmasına konu derenin taşması sonucunda «hasar» meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu kapsamında olayın kaçınılması imkansız bir olay olmadığının, aksine eser sözleşmesinin tarafı ve «tacir» olan davalının özen yükümünü yerine getirmemesinden kaynaklandığının belirlendiği, eylem ile zarar arasında doğrudan bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabul …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · mükerrerlik · eser sözleşmesi · tacir · teslim
Benzer bu kararda… ak, davacı tarafça dava dışı İSKİ hakkında İdare Mahkemesi’nde dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla davacı tarafça «mükerreren tahsilat» yapılmasının önlenmesi amacıyla hüküm fıkrasına “«tahsilde tekerrür olmamak» üzere” ibaresinin eklenmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden …
… ma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile İSKİ arasında yapılan Avrupa Yakası 2006 yılı atıksu kanalı, yağmur suyu kanalı, dere «ıslahı» inşaatı işini kapsayan «eser sözleşmesi» uyarınca, davalının yeri «teslim» aldığı ve yapım çalışmasına başladığı, bu aşamada meydana gelen yağış sonucunda ıslah çalışmasına konu derenin taşması sonucunda «hasar» meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu kapsamında olayın kaçınılması imkansız bir olay olmadığının, aksine eser sözleşmesinin tarafı ve «tacir» olan davalının özen yükümünü yerine getirmemesinden kaynaklandığının belirlendiği, eylem ile zarar arasında doğrudan bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabul …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/260 E. , 2010/7353 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.09.2008 tarih ve 2008/166-2008/1621 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı konutun 13.10.2007 tarihinde Tavukçu deresinin taşması sonucu hasarlandığını, tespit edilen 3.112,00 YTL hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, meydana gelen zarardan Tavukçu deresinin ıslah çalışmalarını yürüten davalı şirketin sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından sigortalıya ödenen miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu olayda müvekkilinin kusur ve ihmalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin derenin taşmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu hasara uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresinin ıslah çalışmalarını yürüten davalının bu zararın oluşumunda kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece verilen karar yeterli bir incelemeye dayanmayıp, davaya konu olayla ilgili olmayan 2004 yılında gerçekleşmiş başka bir olay nedeniyle açılan davada verilen red kararı esas alınarak işbu davanın da reddine karar verilmiştir. Davacı, davalının ıslah çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022840600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz