Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9390 E. 2013/9418 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
poliçe limiti↗ ağır kusur↗ sınırlı sorumluluk↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ peşin karar harcı↗ kusur sorumluluğu↗ tahsilde tekerrür↗ gerçek zarar↗ muafiyet↗ müteselsil sorumluluk↗ teminat kapsamı↗ derdestlik↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ kusur↗ hasar↗ avans faizi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/9390 E. , 2013/9418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 tarih ve 2011/528-2012/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı taşınmazda, yağan sağanak yağmur sonucu yakınındaki ... Deresinin taşması nedeniyle su baskını hasarı meydana geldiğini, oluşan zarar karşılığı olarak sigortalıya toplam 27.676 TL tazminat ödendiğini, taşan derenin ıslah çalışmalarını yürüten davalı şirketin de meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ... şirketinin davalının inşaat all risk ve işveren mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 26.024 TL'ye 27/12/2007 tarihinden, 1652 TL'ye 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, ... İnşaat A.Ş vekili, meydana gelen hasarda müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, sigortalısının kusuru bulunmadığını, poliçe teminatının 150.000 TL ile sınırlı olduğunu ve her hasarda 25.000 USD muafiyet uygulanması gerektiğini, aynı olayla ilgili açılmış birçok dava olduğunu, bu davalarda talep edilen tazminat miktarının limitin üzerinde olduğunu bu nedenle proporsiyon yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'ye ait dere ıslahı çalışmalarını ihale ile üstlenen davalının dere ıslah çalışmasını yaptığı sırada gereken önlemleri almadığı, ağır kusuru ile olay tarihinde yağan yağışın da derenin taşmasına ve zararın doğmasına sebep olduğu, diğer davalı ...Ş.'nin ise inşaat all risk sigorta poliçesi nedeniyle poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla, müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, aynı olay nedeniyle İdare Mahkemesi'nin kararı takibe konulmuş olup, takip borçlusu dava dışı ... tarafından bir kısım ödemeler yapılmış ise de ödenmeyen kısım nedeniyle halen takibin derdest olduğu, bu durumda davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, kaldı ki, İdare Mahkemesinde verilen kararın idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi kapsadığı, oysa davacı ... şirketinin yüklenici davalı şirketten ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği, yine diğer davalı ... şirketinden ise dava tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, 24.417,10 TL'nin 22.765,10 TL'sine ödeme tarihi olan 27/12/2007 tarihinden, 1.652 TL'ye ödeme tarihi olan 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, davalı ...Ş. yönünden ise 24.417,10 TL'nin dava tarihi olan 07/03/2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte ayrıca sigorta poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... İnş San ve Tic A.Ş vekilinin tüm, temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davalı ... şirketi ile diğer davalı arasında düzenlenen inşaat all risk sigorta poliçesinde, 3. şahıs mali sorumluluk teminatının 150.000 TL olduğu ve 3.şahıs mali sorumluluk teminatı kapsamında meydana gelen her bir hasarda 25.000 USD muafiyet uygulanacağı düzenlenmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi gerçek zarar 24.417,10 TL olup, davalı ... şirketi yönünden poliçeye göre uygulanması gereken muafiyet miktarı 30.032,50 TL'dir. Bu durumda, mahkemece, tespit edilen zarar miktarı poliçede düzenlenen muafiyet sınırının altında kaldığı dolayısıyla davalı ... şirketi tarafından ödenmesi gereken bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... şirketi yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre sigorta vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı ...yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı ... şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.305,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...ye iadesine, 08/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/260 E. 2010/7353 K.
Ortak:ıslah · hasar
İncelediğiniz karardaDeresinin taşması nedeniyle su baskını «hasarı» meydana geldiğini, oluşan zarar karşılığı olarak sigortalıya toplam 27.676 TL tazminat ödendiğini, taşan derenin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalı şirketin de meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ... şirketinin davalının inşaat all risk ve işveren mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla 26.024 TL'ye 27/12/2007 tarihinden, 1652 TL'ye 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
Diğer davalı vekili, sigortalısının «kusuru» bulunmadığını, poliçe «teminatının» 150.000 TL ile sınırlı olduğunu ve her «hasarda» 25.000 USD «muafiyet» uygulanması gerektiğini, aynı olayla ilgili açılmış birçok dava olduğunu, bu davalarda talep edilen tazminat miktarının limitin üzerinde olduğunu bu nedenle proporsiyon yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'ye ait dere «ıslahı» çalışmalarını ihale ile üstlenen davalının dere ıslah çalışmasını yaptığı sırada gereken önlemleri almadığı, «ağır kusuru» ile olay tarihinde yağan yağışın da derenin taşmasına ve zararın doğmasına sebep olduğu, diğer davalı ...Ş.'nin ise inşaat all risk «sigorta poliçesi» nedeniyle «poliçe limiti» ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla, müşterek ve «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, aynı olay nedeniyle İdare Mahkemesi'nin kararı takibe konulmuş olup, takip borçlusu dava dışı ... tarafından bir kısım ödemeler yapılmış ise de ödenmeyen kısım nedeniyle halen takibin «derdest» olduğu, bu durumda davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, kaldı ki, İdare Mahkemesinde verilen kararın idareye başvuru tarihinden itibaren «yasal faizi» kapsadığı, oysa davacı ... şirketinin yüklenici davalı şirketten ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» talep edebileceği, yine diğer davalı ... şirketinden ise dava tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla, 24.417,10 TL'nin 22.765,10 TL'sine ödeme tarihi olan 27/12/2007 tarihinden, 1.652 TL'ye ödeme tarihi olan 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişe …
İnşaat A.Ş vekili, meydana gelen «hasarda» müvekkilinin herhangi bir «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaDava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu «hasara» uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresinin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalının bu zararın oluşumunda kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davacı, davalının «ıslah» çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağı» olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · illiyet bağı · sözleşmeden doğan dava · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı, davalının «ıslah» çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağı» olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2875 E. 2013/18893 K.
Ortak:ağır kusur · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaDiğer davalı vekili, sigortalısının «kusuru» bulunmadığını, poliçe «teminatının» 150.000 TL ile sınırlı olduğunu ve her «hasarda» 25.000 USD «muafiyet» uygulanması gerektiğini, aynı olayla ilgili açılmış birçok dava olduğunu, bu davalarda talep edilen tazminat miktarının limitin üzerinde olduğunu bu nedenle proporsiyon yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'ye ait dere «ıslahı» çalışmalarını ihale ile üstlenen davalının dere ıslah çalışmasını yaptığı sırada gereken önlemleri almadığı, «ağır kusuru» ile olay tarihinde yağan yağışın da derenin taşmasına ve zararın doğmasına sebep olduğu, diğer davalı ...Ş.'nin ise inşaat all risk «sigorta poliçesi» nedeniyle «poliçe limiti» ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla, müşterek ve «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, aynı olay nedeniyle İdare Mahkemesi'nin kararı takibe konulmuş olup, takip borçlusu dava dışı ... tarafından bir kısım ödemeler yapılmış ise de ödenmeyen kısım nedeniyle halen takibin «derdest» olduğu, bu durumda davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, kaldı ki, İdare Mahkemesinde verilen kararın idareye başvuru tarihinden itibaren «yasal faizi» kapsadığı, oysa davacı ... şirketinin yüklenici davalı şirketten ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» talep edebileceği, yine diğer davalı ... şirketinden ise dava tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla, 24.417,10 TL'nin 22.765,10 TL'sine ödeme tarihi olan 27/12/2007 tarihinden, 1.652 TL'ye ödeme tarihi olan 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişe …
İnşaat A.Ş vekili, meydana gelen «hasarda» müvekkilinin herhangi bir «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Deresinin taşması nedeniyle su baskını «hasarı» meydana geldiğini, oluşan zarar karşılığı olarak sigortalıya toplam 27.676 TL tazminat ödendiğini, taşan derenin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalı şirketin de meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ... şirketinin davalının inşaat all risk ve işveren mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla 26.024 TL'ye 27/12/2007 tarihinden, 1652 TL'ye 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
Benzer bu kararda… esi hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumlu olduğu, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi mümkün olmayıp, ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabileceği», somut olayda yapı ruhsatı ve iskan belgesi bulunmaksızın imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen antrepoda, 26.10.2008 tarihinde yağış sonrası meydana gelen zararda davalının sorumluluğunu kaldıracak mücbir sebep hali bulunmadığı, antrepo açma ve işletme izni alınmış olmasının, dere yatağına yakın yerde kurulu olan bu antreponun uğrayacağı su baskınları sonrası doğacak zarardan işletenin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, zira böyle bir zararın gerçekleşebileceğinin işleten tarafından öngörülebileceği, davalı «tacir» olduğundan basiretli olarak hareket etmesi ve gerekli tüm tedbirleri almış olmasının zorunlu olduğu gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp b …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait «hasara» uğrayan antreponun davacı ... tarafından 29/09/2008-2009 tarihleri arasında sigortalandığı, davalının sigorta «primini» yatırdığı, davacı «zeyilname» ile poliçenin iptal edildiğini ileri sürmüş olsa da, zeyilnamenin davalıya tebliğ edildiğine ve sigorta «priminin iade» edildiğine dair belge sunmadığı, ayrıca «riziko» adresinin hasara uğrayan depodan farklı bir yer olduğunu belirtmiş olsa da, sigorta müfettişleri tarafından düzenlenen raporun kontrolünde hasarın riziko adresinde gerçekleşmiş olacağının kabul edildiği, buna göre hasar tarihinde davalı şirketin hasara uğrayan antreposunun davacı ... şirketine sigortalı olduğu, yağan yağmur neticesi derenin taşması şeklinde meydana gelen olayın «mücbir sebep» olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · prim iadesi · zeyilname · mücbir sebep · sorumluluktan kurtulma · riziko · rücuen tazminat · ek prim
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait «hasara» uğrayan antreponun davacı ... tarafından 29/09/2008-2009 tarihleri arasında sigortalandığı, davalının sigorta «primini» yatırdığı, davacı «zeyilname» ile poliçenin iptal edildiğini ileri sürmüş olsa da, zeyilnamenin davalıya tebliğ edildiğine ve sigorta «priminin iade» edildiğine dair belge sunmadığı, ayrıca «riziko» adresinin hasara uğrayan depodan farklı bir yer olduğunu belirtmiş olsa da, sigorta müfettişleri tarafından düzenlenen raporun kontrolünde hasarın riziko adresinde gerçekleşmiş olacağının kabul edildiği, buna göre hasar tarihinde davalı şirketin hasara uğrayan antreposunun davacı ... şirketine sigortalı olduğu, yağan yağmur neticesi derenin taşması şeklinde meydana gelen olayın «mücbir sebep» olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… esi hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumlu olduğu, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi mümkün olmayıp, ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabileceği», somut olayda yapı ruhsatı ve iskan belgesi bulunmaksızın imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen antrepoda, 26.10.2008 tarihinde yağış sonrası meydana gelen zararda davalının sorumluluğunu kaldıracak mücbir sebep hali bulunmadığı, antrepo açma ve işletme izni alınmış olmasının, dere yatağına yakın yerde kurulu olan bu antreponun uğrayacağı su baskınları sonrası doğacak zarardan işletenin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, zira böyle bir zararın gerçekleşebileceğinin işleten tarafından öngörülebileceği, davalı «tacir» olduğundan basiretli olarak hareket etmesi ve gerekli tüm tedbirleri almış olmasının zorunlu olduğu gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp b …
Dava, TTK 1301. maddesi uyarınca «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Mahkemece, yağan yağmur nedeniyle davalıya ait antreponun yakınında bulunan derenin taşması sonucu meydana gelen olayda «mücbir sebep» bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11591 E. 2013/11110 K.
Ortak:tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · ıslah · hasar
İncelediğiniz karardaDeresinin taşması nedeniyle su baskını «hasarı» meydana geldiğini, oluşan zarar karşılığı olarak sigortalıya toplam 27.676 TL tazminat ödendiğini, taşan derenin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalı şirketin de meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ... şirketinin davalının inşaat all risk ve işveren mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla 26.024 TL'ye 27/12/2007 tarihinden, 1652 TL'ye 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
Diğer davalı vekili, sigortalısının «kusuru» bulunmadığını, poliçe «teminatının» 150.000 TL ile sınırlı olduğunu ve her «hasarda» 25.000 USD «muafiyet» uygulanması gerektiğini, aynı olayla ilgili açılmış birçok dava olduğunu, bu davalarda talep edilen tazminat miktarının limitin üzerinde olduğunu bu nedenle proporsiyon yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'ye ait dere «ıslahı» çalışmalarını ihale ile üstlenen davalının dere ıslah çalışmasını yaptığı sırada gereken önlemleri almadığı, «ağır kusuru» ile olay tarihinde yağan yağışın da derenin taşmasına ve zararın doğmasına sebep olduğu, diğer davalı ...Ş.'nin ise inşaat all risk «sigorta poliçesi» nedeniyle «poliçe limiti» ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla, müşterek ve «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, aynı olay nedeniyle İdare Mahkemesi'nin kararı takibe konulmuş olup, takip borçlusu dava dışı ... tarafından bir kısım ödemeler yapılmış ise de ödenmeyen kısım nedeniyle halen takibin «derdest» olduğu, bu durumda davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, kaldı ki, İdare Mahkemesinde verilen kararın idareye başvuru tarihinden itibaren «yasal faizi» kapsadığı, oysa davacı ... şirketinin yüklenici davalı şirketten ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» talep edebileceği, yine diğer davalı ... şirketinden ise dava tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla, 24.417,10 TL'nin 22.765,10 TL'sine ödeme tarihi olan 27/12/2007 tarihinden, 1.652 TL'ye ödeme tarihi olan 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişe …
İnşaat A.Ş vekili, meydana gelen «hasarda» müvekkilinin herhangi bir «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… ma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile İSKİ arasında yapılan Avrupa Yakası 2006 yılı atıksu kanalı, yağmur suyu kanalı, dere «ıslahı» inşaatı işini kapsayan «eser sözleşmesi» uyarınca, davalının yeri «teslim» aldığı ve yapım çalışmasına başladığı, bu aşamada meydana gelen yağış sonucunda ıslah çalışmasına konu derenin taşması sonucunda «hasar» meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu kapsamında olayın kaçınılması imkansız bir olay olmadığının, aksine eser sözleşmesinin tarafı ve «tacir» olan davalının özen yükümünü yerine getirmemesinden kaynaklandığının belirlendiği, eylem ile zarar arasında doğrudan bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabul …
… ak, davacı tarafça dava dışı İSKİ hakkında İdare Mahkemesi’nde dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla davacı tarafça «mükerreren tahsilat» yapılmasının önlenmesi amacıyla hüküm fıkrasına “«tahsilde tekerrür olmamak» üzere” ibaresinin eklenmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · mükerrerlik · eser sözleşmesi · tacir · teslim
Benzer bu kararda… ma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile İSKİ arasında yapılan Avrupa Yakası 2006 yılı atıksu kanalı, yağmur suyu kanalı, dere «ıslahı» inşaatı işini kapsayan «eser sözleşmesi» uyarınca, davalının yeri «teslim» aldığı ve yapım çalışmasına başladığı, bu aşamada meydana gelen yağış sonucunda ıslah çalışmasına konu derenin taşması sonucunda «hasar» meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu kapsamında olayın kaçınılması imkansız bir olay olmadığının, aksine eser sözleşmesinin tarafı ve «tacir» olan davalının özen yükümünü yerine getirmemesinden kaynaklandığının belirlendiği, eylem ile zarar arasında doğrudan bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabul …
… ak, davacı tarafça dava dışı İSKİ hakkında İdare Mahkemesi’nde dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla davacı tarafça «mükerreren tahsilat» yapılmasının önlenmesi amacıyla hüküm fıkrasına “«tahsilde tekerrür olmamak» üzere” ibaresinin eklenmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9390 E. , 2013/9418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 tarih ve 2011/528-2012/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı taşınmazda, yağan sağanak yağmur sonucu yakınındaki ... Deresinin taşması nedeniyle su baskını hasarı meydana geldiğini, oluşan zarar karşılığı olarak sigortalıya toplam 27.676 TL tazminat ödendiğini, taşan derenin ıslah çalışmalarını yürüten davalı şirketin de meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ...
şirketinin davalının inşaat all risk ve işveren mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 26.024 TL'ye 27/12/2007 tarihinden, 1652 TL'ye 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, ... İnşaat A.Ş vekili, meydana gelen hasarda müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, sigortalısının kusuru bulunmadığını, poliçe teminatının 150.000 TL ile sınırlı olduğunu ve her hasarda 25.000 USD muafiyet uygulanması gerektiğini, aynı olayla ilgili açılmış birçok dava olduğunu, bu davalarda talep edilen tazminat miktarının limitin üzerinde olduğunu bu nedenle proporsiyon yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'ye ait dere ıslahı çalışmalarını ihale ile üstlenen davalının dere ıslah çalışmasını yaptığı sırada gereken önlemleri almadığı, ağır kusuru ile olay tarihinde yağan yağışın da derenin taşmasına ve zararın doğmasına sebep olduğu, diğer davalı ...Ş.'nin ise inşaat all risk sigorta poliçesi nedeniyle poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla, müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, aynı olay nedeniyle İdare Mahkemesi'nin kararı takibe konulmuş olup, takip borçlusu dava dışı ...
tarafından bir kısım ödemeler yapılmış ise de ödenmeyen kısım nedeniyle halen takibin derdest olduğu, bu durumda davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, kaldı ki, İdare Mahkemesinde verilen kararın idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi kapsadığı, oysa davacı ... şirketinin yüklenici davalı şirketten ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği, yine diğer davalı ... şirketinden ise dava tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, 24.417,10 TL'nin 22.765,10 TL'sine ödeme tarihi olan 27/12/2007 tarihinden, 1.652 TL'ye ödeme tarihi olan 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, davalı ...Ş.
yönünden ise 24.417,10 TL'nin dava tarihi olan 07/03/2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte ayrıca sigorta poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... İnş San ve Tic A.Ş vekilinin tüm, temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davalı ... şirketi ile diğer davalı arasında düzenlenen inşaat all risk sigorta poliçesinde, 3. şahıs mali sorumluluk teminatının 150.000 TL olduğu ve 3.şahıs mali sorumluluk teminatı kapsamında meydana gelen her bir hasarda 25.000 USD muafiyet uygulanacağı düzenlenmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi gerçek zarar 24.417,10 TL olup, davalı ... şirketi yönünden poliçeye göre uygulanması gereken muafiyet miktarı 30.032,50 TL'dir. Bu durumda, mahkemece, tespit edilen zarar miktarı poliçede düzenlenen muafiyet sınırının altında kaldığı dolayısıyla davalı ... şirketi tarafından ödenmesi gereken bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ...
şirketi yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre sigorta vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı ...yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı ... şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.305,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...ye iadesine, 08/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463093300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz