Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11591 E. 2013/11110 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer tahsilat↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ mükerrerlik↗ eser sözleşmesi↗ ıslah↗ tacir↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile İSKİ arasında yapılan Avrupa Yakası 2006 yılı atıksu kanalı, yağmur suyu kanalı, dere ıslahı inşaatı işini kapsayan eser sözleşmesi uyarınca, davalının yeri teslim aldığı ve yapım çalışmasına başladığı, bu aşamada meydana gelen yağış sonucunda ıslah çalışmasına konu derenin taşması sonucunda hasar meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu kapsamında olayın kaçınılması imkansız bir olay olmadığının, aksine eser sözleşmesinin tarafı ve tacir olan davalının özen yükümünü yerine getirmemesinden kaynaklandığının belirlendiği, eylem ile zarar arasında doğrudan bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüyle 14.999 TL’nin ödeme tarihi olan 20/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı tarafça dava dışı İSKİ hakkında İdare Mahkemesi’nde dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla davacı tarafça mükerreren tahsilat yapılmasının önlenmesi amacıyla hüküm fıkrasına “tahsilde tekerrür olmamak üzere” ibaresinin eklenmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12660 E. 2012/18128 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15743 E. 2013/22737 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14531 E. 2012/21553 K.
Ortak:ıslah · hasar
İncelediğiniz kararda… ma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile İSKİ arasında yapılan Avrupa Yakası 2006 yılı atıksu kanalı, yağmur suyu kanalı, dere «ıslahı» inşaatı işini kapsayan «eser sözleşmesi» uyarınca, davalının yeri «teslim» aldığı ve yapım çalışmasına başladığı, bu aşamada meydana gelen yağış sonucunda ıslah çalışmasına konu derenin taşması sonucunda «hasar» meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu kapsamında olayın kaçınılması imkansız bir olay olmadığının, aksine eser sözleşmesinin tarafı ve «tacir» olan davalının özen yükümünü yerine getirmemesinden kaynaklandığının belirlendiği, eylem ile zarar arasında doğrudan bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabul …
Benzer bu karardaDairesi de, davaya konu zararın dere «ıslahı» çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan davalı İSKİ ile diğer davalı müteahhit firmanın sorumlu tutulması gerektiği, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almanın İSKİ'nin görevi kapsamında olduğu ve İSKİ'nin bu görevini yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde söz konusu «hasarın» meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, her iki davalının olayda «kusuru» bulunduğunu içtihat etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu «hasarın» meydana gelmesine neden olan Tavukçu Deresinin taşması olayında davalılara izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin «ıslahını» yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin «görevleri» arasında sayılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur sorumluluğu · rücuen tahsil · yetki · sigorta poliçesi · kusur · dava sebebi · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavacı taraf, davalıların dere «ıslah» çalışması sırasında kusurlu davranmaları sonucunda zarar meydana geldiğini ve bu zararın sigortalıya tazmin edildiğini belirtmek suretiyle, «kusur sorumlusu» bulunan davalılara «husumet» yöneltmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Somut olayda, mücbir «sebebin» var olduğu kanıtlanamadığına göre, söz konusu derenin taşarak üçüncü kişilere zarar vermemesi için gerekli önlemleri alma durumunda bulunan anılan davalının, bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almaması kendisi yönünden «kusur» teşkil edecektir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu «hasarın» meydana gelmesine neden olan Tavukçu Deresinin taşması olayında davalılara izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7583 E. 2012/14205 K.
Ortak:ıslah · hasar
İncelediğiniz kararda… ma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile İSKİ arasında yapılan Avrupa Yakası 2006 yılı atıksu kanalı, yağmur suyu kanalı, dere «ıslahı» inşaatı işini kapsayan «eser sözleşmesi» uyarınca, davalının yeri «teslim» aldığı ve yapım çalışmasına başladığı, bu aşamada meydana gelen yağış sonucunda ıslah çalışmasına konu derenin taşması sonucunda «hasar» meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu kapsamında olayın kaçınılması imkansız bir olay olmadığının, aksine eser sözleşmesinin tarafı ve «tacir» olan davalının özen yükümünü yerine getirmemesinden kaynaklandığının belirlendiği, eylem ile zarar arasında doğrudan bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabul …
Benzer bu karardaMahkemece, 2560 sayılı derelerin «ıslahı» ve imar planının uygulanmasında davalı İSKİ'nin bir görevi bulunmadığı gibi bu görevin ilgili belediyelere verildiği, ayrıca derelerin ıslahı görevinin 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlara Karşı Koruma Kanunu ile ...'ne verildiği, 5216 sayılı Kanun'un 7/r maddesi gereği İstanbul ili içinde yapılan dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yerine getirildiği, dolayısıyla dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı ve Büyükşehir Belediyesinin görevi dahilinde olduğu, davalı İSKİ Genel Müdürlüğüne karşı dava açılması mümkün olmadığı gerekçesiyle «pasif husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin «ıslahını» yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin «görevleri» arasında sayılmıştır.
DSİ tarafından mahkemeye gönderilen 11.09.2009 tarihli yazıda, İstanbul ili içinde dere «ıslahı» çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı, Tavukçu Deresi ıslahının da bu kurum tarafından yürütüldüğü bildirilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · pasif husumet · yetki · sigorta poliçesi · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, 2560 sayılı derelerin «ıslahı» ve imar planının uygulanmasında davalı İSKİ'nin bir görevi bulunmadığı gibi bu görevin ilgili belediyelere verildiği, ayrıca derelerin ıslahı görevinin 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlara Karşı Koruma Kanunu ile ...'ne verildiği, 5216 sayılı Kanun'un 7/r maddesi gereği İstanbul ili içinde yapılan dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yerine getirildiği, dolayısıyla dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı ve Büyükşehir Belediyesinin görevi dahilinde olduğu, davalı İSKİ Genel Müdürlüğüne karşı dava açılması mümkün olmadığı gerekçesiyle «pasif husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin «ıslahını» yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin «görevleri» arasında sayılmıştır.
Büyükşehir belediyeleri bu «görevlerden» uygun gördüklerini belediye meclisi kararı ile ilçe ve ilk kademe belediyelerine devredebilir, birlikte yapabilirler” hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/260 E. 2010/7353 K.
Ortak:ıslah · hasar
İncelediğiniz kararda… ma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile İSKİ arasında yapılan Avrupa Yakası 2006 yılı atıksu kanalı, yağmur suyu kanalı, dere «ıslahı» inşaatı işini kapsayan «eser sözleşmesi» uyarınca, davalının yeri «teslim» aldığı ve yapım çalışmasına başladığı, bu aşamada meydana gelen yağış sonucunda ıslah çalışmasına konu derenin taşması sonucunda «hasar» meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu kapsamında olayın kaçınılması imkansız bir olay olmadığının, aksine eser sözleşmesinin tarafı ve «tacir» olan davalının özen yükümünü yerine getirmemesinden kaynaklandığının belirlendiği, eylem ile zarar arasında doğrudan bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabul …
Benzer bu karardaDava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu «hasara» uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresinin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalının bu zararın oluşumunda kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davacı, davalının «ıslah» çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağı» olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · illiyet bağı · sözleşmeden doğan dava · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı, davalının «ıslah» çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağı» olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11591 E. , 2013/11110 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2012 tarih ve 2007/231-2012/472 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında konut sigorta poliçesi düzenlendiğini, 13/10/2007 tarihinde Tavukçu Deresinin taşması sonucunda sigortalı konutta hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını, derenin taşmasında davalının kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 14.999 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen taşkın nedeniyle müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile İSKİ arasında yapılan Avrupa Yakası 2006 yılı atıksu kanalı, yağmur suyu kanalı, dere ıslahı inşaatı işini kapsayan eser sözleşmesi uyarınca, davalının yeri teslim aldığı ve yapım çalışmasına başladığı, bu aşamada meydana gelen yağış sonucunda ıslah çalışmasına konu derenin taşması sonucunda hasar meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu kapsamında olayın kaçınılması imkansız bir olay olmadığının, aksine eser sözleşmesinin tarafı ve tacir olan davalının özen yükümünü yerine getirmemesinden kaynaklandığının belirlendiği, eylem ile zarar arasında doğrudan bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüyle 14.999 TL’nin ödeme tarihi olan 20/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı tarafça dava dışı İSKİ hakkında İdare Mahkemesi’nde dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla davacı tarafça mükerreren tahsilat yapılmasının önlenmesi amacıyla hüküm fıkrasına “tahsilde tekerrür olmamak üzere” ibaresinin eklenmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “Davanın Kabulü ile” ibarelerinden sonra gelmek üzere “tahsilde tekerrür olmamak üzere” ifadelerinin konulmasına, kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008784000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz