Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13335 E. 2013/80 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur sorumluluğu↗ rücuen tahsil↗ yetki↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davaya konu hasarın meydana gelmesine neden olan ... Deresinin taşması olayında davalılara izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin görevleri arasında sayılmıştır. Ancak aynı Kanunun 7/2. fıkrasında, “Büyükşehir belediyeleri birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen yetkilerini, imar plânlarına uygun olarak kullanmak ve ilgili belediyeye bildirmek zorundadır. Büyükşehir belediyeleri bu görevlerden uygun gördüklerini belediye meclisi kararı ile ilçe ve ilk kademe belediyelerine devredebilir, birlikte yapabilirler” hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır.
... tarafından mahkemeye gönderilen 24.12.2008 tarihli yazıda, ... ili içinde dere ıslahı çalışmalarının ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı, ... Deresi ıslahının da bu kurum tarafından yürütüldüğü bildirilmiştir. Ayrıca, ... Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 11.10.2004 Tarih ve 817 Sayılı kararı ile dere ıslahları yetki ve görevinin ...'ne devredildiği anlaşılmıştır. Nitekim ... tarafından yazılan 04.04.2008 tarihli yazıda, ... Deresi ıslah projesinde ...'nün yetkili ve görevli olduğunun bildirildiği, ... ile ... arasında düzenlenen 14.09.2006 tarihli sözleşme ile de ... Deresinin ıslahı işinin ihale ile bu şirkete verildiği belirlenmiştir.
Davacı taraf, davalıların dere ıslah çalışması sırasında kusurlu davranmaları sonucunda zarar meydana geldiğini ve bu zararın sigortalıya tazmin edildiğini belirtmek suretiyle, kusur sorumlusu bulunan davalılara husumet yöneltmiştir. Dosya içerisinde sureti bulunan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin aynı olayla ilgili 02.11.2010 tarihli kararında da belirtildiği ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davalılardan ..., bölgede bulunan belediyelere ait su ve kanalizasyon ile ilgili hizmetleri yürütme görevini üstlenmiş bulunduğundan, bu görevin ifası sırasında meydana gelen zararlardan ancak kusursuz olduğunun anlaşılması halinde sorumlu tutulamaz. Somut olayda, mücbir sebebin var olduğu kanıtlanamadığına göre, söz konusu derenin taşarak üçüncü kişilere zarar vermemesi için gerekli önlemleri alma durumunda bulunan anılan davalının, bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almaması kendisi yönünden kusur teşkil edecektir. Zararlandırıcı olayın meydana gelmemesi için gerekli önlemlerin alınmasının yüksek maliyetli olması veya yağışın fazla olması kendisini sorumluluktan kurtarmaz. Dosya içerisinde bulunan, aynı olayla ilgili emsal raporlarda gerek davalı ...'nin gerekse de davalının müteahhidi olan diğer davalı firmanın ıslah çalışmalarının projelendirilmesindeki ve projenin uygulanmasındaki hatalarından dolayı sorumlu olduğu yolunda görüş bildirilmiş ve Yargıtay Yüksek 7. Dairesi de, davaya konu zararın dere ıslahı çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan davalı ... ile diğer davalı müteahhit firmanın sorumlu tutulması gerektiği, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almanın İSKİ'nin görevi kapsamında olduğu ve İSKİ'nin bu görevini yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde söz konusu hasarın meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, her iki davalının olayda kusuru bulunduğunu içtihat etmiştir. Her ne kadar davaların, davacıları farklı ise de, aynı davada, davalı sıfatı bulunan iş bu dosyanın davalıları bakımından güçlü delil oluşturacağının kabulü gerekir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda menfez kesitlerinin yetersizliğine ve ıslah çalışmalarına ilişkin projenin hatalarına değinilmiş olmasına rağmen yazılı nedenlerle davalıların, zararlandırıcı olayda sorumluluklarının bulunmadığı yolundaki görüşleri, yukarıda yapılan tespitleri ortadan kaldırıcı mahiyette değildir. Bu itibarla, mahkemece, müteselsil tahsil talepli açılan bu davada, her iki davalının da kusurlu olduğu kabul edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14531 E. 2012/21553 K.
Ortak:kusur sorumluluğu · rücuen tahsil · yetki · ıslah · sigorta poliçesi · kusur · dava sebebi · hasar · dava şartı · Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
İncelediğiniz karardaDavacı taraf, davalıların dere «ıslah» çalışması sırasında kusurlu davranmaları sonucunda zarar meydana geldiğini ve bu zararın sigortalıya tazmin edildiğini belirtmek suretiyle, «kusur sorumlusu» bulunan davalılara «husumet» yöneltmiştir.
Dairesi de, davaya konu zararın dere «ıslahı» çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan davalı ... ile diğer davalı müteahhit firmanın sorumlu tutulması gerektiği, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almanın İSKİ'nin görevi kapsamında olduğu ve İSKİ'nin bu görevini yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde söz konusu «hasarın» meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, her iki davalının olayda «kusuru» bulunduğunu içtihat etmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı taraf, davalıların dere «ıslah» çalışması sırasında kusurlu davranmaları sonucunda zarar meydana geldiğini ve bu zararın sigortalıya tazmin edildiğini belirtmek suretiyle, «kusur sorumlusu» bulunan davalılara «husumet» yöneltmiştir.
Dairesi de, davaya konu zararın dere «ıslahı» çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan davalı İSKİ ile diğer davalı müteahhit firmanın sorumlu tutulması gerektiği, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almanın İSKİ'nin görevi kapsamında olduğu ve İSKİ'nin bu görevini yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde söz konusu «hasarın» meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, her iki davalının olayda «kusuru» bulunduğunu içtihat etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu «hasarın» meydana gelmesine neden olan Tavukçu Deresinin taşması olayında davalılara izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/395 E. 2013/662 K.
Ortak:kusur sorumluluğu · rücuen tahsil · yetki · ıslah · sigorta poliçesi · kusur · dava sebebi · hasar · dava şartı · Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
İncelediğiniz karardaDavacı taraf, davalıların dere «ıslah» çalışması sırasında kusurlu davranmaları sonucunda zarar meydana geldiğini ve bu zararın sigortalıya tazmin edildiğini belirtmek suretiyle, «kusur sorumlusu» bulunan davalılara «husumet» yöneltmiştir.
Dairesi de, davaya konu zararın dere «ıslahı» çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan davalı ... ile diğer davalı müteahhit firmanın sorumlu tutulması gerektiği, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almanın İSKİ'nin görevi kapsamında olduğu ve İSKİ'nin bu görevini yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde söz konusu «hasarın» meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, her iki davalının olayda «kusuru» bulunduğunu içtihat etmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı taraf, davalının dere «ıslah» çalışması sırasında kusurlu davranması sonucunda zarar meydana geldiğini ve bu zararın sigortalıya tazmin edildiğini belirtmek suretiyle, «kusur sorumlusu» bulunan davalıya «husumet» yöneltmiştir.
Hukuk Dairesi de, davaya konu zararın dere «ıslahı» çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan davalı ...'nin sorumlu tutulması gerektiği, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almanın ...'nin görevi kapsamında olduğu ve ...'nin bu görevini yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde söz konusu «hasarın» meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, davalının olayda «kusuru» bulunduğunu içtihat etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, meydana gelen «hasarın» dere yatağının «ıslah» edilmesi ve çarpık yapılaşmadan meydana geldiği, dere yatağı ıslahının ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı
Benzer bu karardaDavalının da zemin katı «depo» olarak kullanması nedeniyle «hasarın» meydana gelmesinde kusurlu bulunduğu kabul edilmiş ise de, dava dışı sigortalının maliki bulunduğu bu yeri kullanma şekli nedeniyle zararlandırıcı olayda kusurlu bulunduğunun kabulü doğru değildir.
-
Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7583 E. 2012/14205 K.
Ortak:rücuen tahsil · yetki · ıslah · sigorta poliçesi · hasar · husumet · görevli mahkeme · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin «ıslahını» yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin «görevleri» arasında sayılmıştır.
Büyükşehir belediyeleri bu «görevlerden» uygun gördüklerini belediye meclisi kararı ile ilçe ve ilk kademe belediyelerine devredebilir, birlikte yapabilirler” hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır. ... tarafından mahkemeye gönderilen 24.12.2008 tarihli yazıda, ... ili içinde dere «ıslahı» çalışmalarının ...
Benzer bu karardaMahkemece, 2560 sayılı derelerin «ıslahı» ve imar planının uygulanmasında davalı İSKİ'nin bir görevi bulunmadığı gibi bu görevin ilgili belediyelere verildiği, ayrıca derelerin ıslahı görevinin 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlara Karşı Koruma Kanunu ile ...'ne verildiği, 5216 sayılı Kanun'un 7/r maddesi gereği İstanbul ili içinde yapılan dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yerine getirildiği, dolayısıyla dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı ve Büyükşehir Belediyesinin görevi dahilinde olduğu, davalı İSKİ Genel Müdürlüğüne karşı dava açılması mümkün olmadığı gerekçesiyle «pasif husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin «ıslahını» yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin «görevleri» arasında sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet
Benzer bu karardaMahkemece, 2560 sayılı derelerin «ıslahı» ve imar planının uygulanmasında davalı İSKİ'nin bir görevi bulunmadığı gibi bu görevin ilgili belediyelere verildiği, ayrıca derelerin ıslahı görevinin 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlara Karşı Koruma Kanunu ile ...'ne verildiği, 5216 sayılı Kanun'un 7/r maddesi gereği İstanbul ili içinde yapılan dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yerine getirildiği, dolayısıyla dere ıslahı çalışmalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı ve Büyükşehir Belediyesinin görevi dahilinde olduğu, davalı İSKİ Genel Müdürlüğüne karşı dava açılması mümkün olmadığı gerekçesiyle «pasif husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/260 E. 2010/7353 K.
Ortak:ıslah · hasar
İncelediğiniz karardaDairesi de, davaya konu zararın dere «ıslahı» çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan davalı ... ile diğer davalı müteahhit firmanın sorumlu tutulması gerektiği, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almanın İSKİ'nin görevi kapsamında olduğu ve İSKİ'nin bu görevini yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde söz konusu «hasarın» meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, her iki davalının olayda «kusuru» bulunduğunu içtihat etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davaya konu «hasarın» meydana gelmesine neden olan ...
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin «ıslahını» yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin «görevleri» arasında sayılmıştır.
Benzer bu karardaDava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu «hasara» uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresinin «ıslah» çalışmalarını yürüten davalının bu zararın oluşumunda kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davacı, davalının «ıslah» çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağı» olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · illiyet bağı · sözleşmeden doğan dava · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı, davalının «ıslah» çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre sözkonusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağı» olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3091 E. 2013/4016 K.
Ortak:yetki · ıslah · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaDairesi de, davaya konu zararın dere «ıslahı» çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan davalı ... ile diğer davalı müteahhit firmanın sorumlu tutulması gerektiği, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almanın İSKİ'nin görevi kapsamında olduğu ve İSKİ'nin bu görevini yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde söz konusu «hasarın» meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, her iki davalının olayda «kusuru» bulunduğunu içtihat etmiştir.
Davacı taraf, davalıların dere «ıslah» çalışması sırasında kusurlu davranmaları sonucunda zarar meydana geldiğini ve bu zararın sigortalıya tazmin edildiğini belirtmek suretiyle, «kusur sorumlusu» bulunan davalılara «husumet» yöneltmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davaya konu «hasarın» meydana gelmesine neden olan ...
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince; dava, «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda «kusur» paylaştırması yapılmış ise de, Dairemizin emsal kararlarında da belirtildiği üzere, dava konusu zararlı eylemin meydana gelmesinde dere «ıslah» çalışmalarını yürüten davalı müteahhit firma ile ihale işini tertip ederek, aralarındaki sözleşme uyarınca inşaat işine denetim ve nezaret etme görevi bulunan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 11.10.2004 tarih 817 sayılı kararı ile de dere ıslahı «yetki» ve görevi kendisine verilen dava dışı ...
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, derenin «ıslahının» yapılması için ...
Genel Müdürlüğü'nün %60, davalı yüklenici şirketin ise %40 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının «kusur oranına» göre 1.458,00 TL'nin 12/12/2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · kusur oranı · müteselsil sorumluluk · ticari faiz · kesinlik sınırı · rücu · yargılama gideri
Benzer bu karardaGenel Müdürlüğü'nün %60, davalı yüklenici şirketin ise %40 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının «kusur oranına» göre 1.458,00 TL'nin 12/12/2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince; dava, «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda «kusur» paylaştırması yapılmış ise de, Dairemizin emsal kararlarında da belirtildiği üzere, dava konusu zararlı eylemin meydana gelmesinde dere «ıslah» çalışmalarını yürüten davalı müteahhit firma ile ihale işini tertip ederek, aralarındaki sözleşme uyarınca inşaat işine denetim ve nezaret etme görevi bulunan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 11.10.2004 tarih 817 sayılı kararı ile de dere ıslahı «yetki» ve görevi kendisine verilen dava dışı ...
Bu durumda, davalı aleyhine açılan işbu dava nedeniyle zarar konusu miktarın tamamına hükmedilmesi gerekirken, BK'nın 50. maddesi uyarınca ancak müteselsil borçlular arasındaki «rücu» ilişkisinde dikkate alınacak olan «kusur oranı» üzerinden tahsile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen «kesinlik sınırı», 5236 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle HUMK’ya eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında karar tarihi olan 2011 yılı için 1.540,00 TL’dir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13335 E. , 2013/80 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2011 tarih ve 2010/565-2011/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından konut sigorta poliçesi ile sigortalı konutun 13/10/2007 tarihinde davalılar tarafından ıslah çalışması yapılan ... Deresinin taşması sonucu basan sular sebebiyle hasar meydana geldiğini, müvekkilinin sigortalıya 9.697,00 TL tazminat ödediğini, davalıların hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 9.697,00 TL'nın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, ... vekili, meydana gelen hasarda müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, meydana gelen hasarda kusurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davaya konu hasarın meydana gelmesine neden olan ... Deresinin taşması olayında davalılara izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7-r maddesine göre, “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”, büyükşehir belediyelerinin görevleri arasında sayılmıştır. Ancak aynı Kanunun 7/2. fıkrasında, “Büyükşehir belediyeleri birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen yetkilerini, imar plânlarına uygun olarak kullanmak ve ilgili belediyeye bildirmek zorundadır. Büyükşehir belediyeleri bu görevlerden uygun gördüklerini belediye meclisi kararı ile ilçe ve ilk kademe belediyelerine devredebilir, birlikte yapabilirler” hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır.
... tarafından mahkemeye gönderilen 24.12.2008 tarihli yazıda, ... ili içinde dere ıslahı çalışmalarının ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı, ... Deresi ıslahının da bu kurum tarafından yürütüldüğü bildirilmiştir. Ayrıca, ... Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 11.10.2004 Tarih ve 817 Sayılı kararı ile dere ıslahları yetki ve görevinin ...'ne devredildiği anlaşılmıştır. Nitekim ... tarafından yazılan 04.04.2008 tarihli yazıda, ... Deresi ıslah projesinde ...'nün yetkili ve görevli olduğunun bildirildiği, ... ile ... arasında düzenlenen 14.09.2006 tarihli sözleşme ile de ... Deresinin ıslahı işinin ihale ile bu şirkete verildiği belirlenmiştir.
Davacı taraf, davalıların dere ıslah çalışması sırasında kusurlu davranmaları sonucunda zarar meydana geldiğini ve bu zararın sigortalıya tazmin edildiğini belirtmek suretiyle, kusur sorumlusu bulunan davalılara husumet yöneltmiştir. Dosya içerisinde sureti bulunan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin aynı olayla ilgili 02.11.2010 tarihli kararında da belirtildiği ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davalılardan ..., bölgede bulunan belediyelere ait su ve kanalizasyon ile ilgili hizmetleri yürütme görevini üstlenmiş bulunduğundan, bu görevin ifası sırasında meydana gelen zararlardan ancak kusursuz olduğunun anlaşılması halinde sorumlu tutulamaz. Somut olayda, mücbir sebebin var olduğu kanıtlanamadığına göre, söz konusu derenin taşarak üçüncü kişilere zarar vermemesi için gerekli önlemleri alma durumunda bulunan anılan davalının, bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almaması kendisi yönünden kusur teşkil edecektir.
Zararlandırıcı olayın meydana gelmemesi için gerekli önlemlerin alınmasının yüksek maliyetli olması veya yağışın fazla olması kendisini sorumluluktan kurtarmaz. Dosya içerisinde bulunan, aynı olayla ilgili emsal raporlarda gerek davalı ...'nin gerekse de davalının müteahhidi olan diğer davalı firmanın ıslah çalışmalarının projelendirilmesindeki ve projenin uygulanmasındaki hatalarından dolayı sorumlu olduğu yolunda görüş bildirilmiş ve Yargıtay Yüksek 7. Dairesi de, davaya konu zararın dere ıslahı çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hasardan davalı ... ile diğer davalı müteahhit firmanın sorumlu tutulması gerektiği, derenin taşmaması için gerekli önlemleri almanın İSKİ'nin görevi kapsamında olduğu ve İSKİ'nin bu görevini yerine getirmediği, derenin ıslahının zamanında yapılmış olması halinde söz konusu hasarın meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, her iki davalının olayda kusuru bulunduğunu içtihat etmiştir.
Her ne kadar davaların, davacıları farklı ise de, aynı davada, davalı sıfatı bulunan iş bu dosyanın davalıları bakımından güçlü delil oluşturacağının kabulü gerekir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda menfez kesitlerinin yetersizliğine ve ıslah çalışmalarına ilişkin projenin hatalarına değinilmiş olmasına rağmen yazılı nedenlerle davalıların, zararlandırıcı olayda sorumluluklarının bulunmadığı yolundaki görüşleri, yukarıda yapılan tespitleri ortadan kaldırıcı mahiyette değildir. Bu itibarla, mahkemece, müteselsil tahsil talepli açılan bu davada, her iki davalının da kusurlu olduğu kabul edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/245972200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz