Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13721 E. 2014/19750 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim iadesi↗ zeyilname↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ ek prim↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu don olayının meyve tutma döneminde gerçekleştiği, söz konusu poliçelerde zeyilname ile yapılan değişiklikten kaynaklanan prim farkının davalı kurum tarafından iade edilmesi için sigorta şirkete gönderildiği, zeyilname işlemlerinin teknik olarak tebliğ edilmesinin söz konusu olmadığı, zeyilnameler ile 999 parselde ağaç başı verimin 70 kg, 913 parselde ağaç başı verimin 20 kg'a düşürüldüğü, 997 parsel sayılı taşınmazla ilgili poliçenin ise iptal edildiği, mahkemece zeyilname sonucu belirlenen verim değerleri esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, 999 parsel yönünden 24.024,00 TL, 913 parsel yönünden 1.310,40 TL olmak üzere davacının talep edebileceği toplam tazminat bedelinin 25.334,40 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece 2010 yılı mart ayında Malatya yöresinde meydana gelen don olayı nedeniyle, daha önce açılan ve don olayının, meyve tutma döneminde gerçekleştiği yönünde verilen tüm kararların Yargıtay'ca onandığı, dolayısıyla dava konusu don olayının, meyve verme döneminde gerçekleştiği hususunun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sübuta erdiği kabul edilmiş ise de, bu konuda dosyada mevcut 06.04.2010 tarihli tespit raporu ile 29.01.2013 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu gibi, 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda, hasarın çiçeklenme döneminde gerçekleştiği, bu nedenle poliçe teminatı kapsamında kalmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. Bu durumda, mahkemece, dava konusu taşınmazlara komşu parsellerle ilgili açılan davalarda alınan bilirkişi raporları da dosya içine alınmak suretiyle
içinde ziraat mühendisi de bulunan bir bilirkişi heyetinden, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, bu suretle dava konusu rizikonun hangi dönemde meydana geldiğinin tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Kabule göre de, mahkemece rizikonun teminat içinde olduğu kabul edilerek, zeyilname sonucu belirlenen verim değerleri esas alınmış ve yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekili, riziko sonrası bu olay nedeniyle poliçelerin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar prim iadesi yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin tazminatın belirlenmesine yönelik itirazları dikkate alınıp, savunmasında geçen poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde bu yönüyle rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16714 E. 2014/4770 K.
Ortak:zeyilname · ek prim · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu don olayının meyve tutma döneminde gerçekleştiği, söz konusu poliçelerde «zeyilname» ile yapılan değişiklikten kaynaklanan «prim» farkının davalı kurum tarafından iade edilmesi için sigorta şirkete gönderildiği, zeyilname işlemlerinin teknik olarak tebliğ edilmesinin söz konusu olmadığı, zeyi …
1-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… de, bu konuda dosyada mevcut 06.04.2010 tarihli tespit raporu ile 29.01.2013 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu gibi, 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda, «hasarın» çiçeklenme döneminde gerçekleştiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» kalmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı taraf, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği 13/05/2013 «havale» tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 2.338,17 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması . gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… kapsamına göre, dava konusu don olayının sigortalanan kayısı ağaçlarının meyve bağlama döneminde gerçekleştiği ve oluşan zararın sigorta kapsamında olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 13.708 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 30/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · temerrüt tarihi · reeskont faizi · olumsuz oy · havale · temerrüt · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… kapsamına göre, dava konusu don olayının sigortalanan kayısı ağaçlarının meyve bağlama döneminde gerçekleştiği ve oluşan zararın sigorta kapsamında olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 13.708 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 30/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı taraf, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği 13/05/2013 «havale» tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 2.338,17 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması . gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7719 E. 2013/21279 K.
Ortak:zeyilname · teminat kapsamı · riziko · ek prim · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda… de, bu konuda dosyada mevcut 06.04.2010 tarihli tespit raporu ile 29.01.2013 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu gibi, 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda, «hasarın» çiçeklenme döneminde gerçekleştiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» kalmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
2- Kabule göre de, mahkemece «rizikonun» «teminat» içinde olduğu kabul edilerek, «zeyilname» sonucu belirlenen verim değerleri esas alınmış ve yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu don olayının meyve tutma döneminde gerçekleştiği, söz konusu poliçelerde «zeyilname» ile yapılan değişiklikten kaynaklanan «prim» farkının davalı kurum tarafından iade edilmesi için sigorta şirkete gönderildiği, zeyilname işlemlerinin teknik olarak tebliğ edilmesinin söz konusu olmadığı, zeyi …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.500 TL tazminatın 06.06.2008 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili birinci bilirkişi heyeti raporuna itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve eksik «prim» alındığını bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmasına ve bu itirazlara istinaden alınan ikinci bilirkişi heyet raporunda, düzenlenen «zeyilnamelerden» ötürü zeyilnamelerde sırasıyla sigortalının hesabına alacak olarak kaydedildiği belirtilen prim tutarlarının düşümünün gerekeceği yönünde kanaat bildirilmiş olması …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · reeskont faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.500 TL tazminatın 06.06.2008 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, doğru olarak, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16304 E. 2015/2149 K.
Ortak:zeyilname · teminat kapsamı · riziko · ek prim · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda… de, bu konuda dosyada mevcut 06.04.2010 tarihli tespit raporu ile 29.01.2013 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu gibi, 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda, «hasarın» çiçeklenme döneminde gerçekleştiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» kalmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
2- Kabule göre de, mahkemece «rizikonun» «teminat» içinde olduğu kabul edilerek, «zeyilname» sonucu belirlenen verim değerleri esas alınmış ve yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu don olayının meyve tutma döneminde gerçekleştiği, söz konusu poliçelerde «zeyilname» ile yapılan değişiklikten kaynaklanan «prim» farkının davalı kurum tarafından iade edilmesi için sigorta şirkete gönderildiği, zeyilname işlemlerinin teknik olarak tebliğ edilmesinin söz konusu olmadığı, zeyi …
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının «ıslah» talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davalı vekili rapora itiraz dilekçesine dava konusu poliçelere ilişkin olduğu anlaşılan verim azalış «zeyilnamesi» ekleyerek, «riziko» sonrası verim değişikliği nedeniyle 7.165,52 TL tutarında «primin» davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu «zeyilname» incelenmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · mahsup · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının «ıslah» talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma ilamından sonra «ıslah» edilen kısmın mahkemece zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de 04.02.1948 tarih ve 10-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün, Yargıtay’ca …
Bu durumda mahkemece, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminattan «mahsup» edilip edilmeyeceği hususu değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12875 E. 2018/4249 K.
Ortak:prim iadesi · zeyilname · teminat kapsamı · riziko · ek prim · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda… de, bu konuda dosyada mevcut 06.04.2010 tarihli tespit raporu ile 29.01.2013 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu gibi, 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda, «hasarın» çiçeklenme döneminde gerçekleştiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» kalmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
2- Kabule göre de, mahkemece «rizikonun» «teminat» içinde olduğu kabul edilerek, «zeyilname» sonucu belirlenen verim değerleri esas alınmış ve yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili, «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçelerin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, «rizikonun» ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, yapılan «zeyilnamenin» tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, davalı tarafından «hasar ihbarı» üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · reeskont faizi · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, «rizikonun» ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, yapılan «zeyilnamenin» tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, davalı tarafından «hasar ihbarı» üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15279 E. 2014/4654 K.
Ortak:riziko · ek prim · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda… de, bu konuda dosyada mevcut 06.04.2010 tarihli tespit raporu ile 29.01.2013 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu gibi, 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda, «hasarın» çiçeklenme döneminde gerçekleştiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» kalmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
2- Kabule göre de, mahkemece «rizikonun» «teminat» içinde olduğu kabul edilerek, «zeyilname» sonucu belirlenen verim değerleri esas alınmış ve yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili, «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçelerin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre, don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
2- Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:afet · temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · denetime elverişlilik · sebepsiz zenginleşme · temerrüt faizi · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; don olayının çiçeklenme döneminde değil de meyve bağlama döneminde meydana geldiği, poliçe kapsamında kaldığı ve dava konusu parselde meydana gelen zararın 27.888,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 27.888 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 20.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, «hasar» dosyasının tamamlanmasından sonra, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davalı tarafından «hasar» dosyasının ne zaman tamamlandığı dosya içeriğinden anlaşılmamasına rağmen tahmini süreler esas alınarak ve hasat tarihi dikkate alınmaksızın yazılı şekilde «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
… i Nedeniyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin 13.05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8/2. maddesinde don «afeti» nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12369 E. 2014/1892 K.
Ortak:riziko · ek prim · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda… de, bu konuda dosyada mevcut 06.04.2010 tarihli tespit raporu ile 29.01.2013 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu gibi, 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda, «hasarın» çiçeklenme döneminde gerçekleştiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» kalmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
2- Kabule göre de, mahkemece «rizikonun» «teminat» içinde olduğu kabul edilerek, «zeyilname» sonucu belirlenen verim değerleri esas alınmış ve yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili, «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçelerin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait kayısı bahçesinin davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, don «rizikosuna» maruz kaldığı, ağaçların çiçeklenme döneminin sona erdiği, meyve bağlama döneminde don rizikosunun gerçekleştiği, «teminat» içinde kaldığı, zararın belirlendiği, «ıslahın» dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.500.00 TL'nin «ihbar» tarihi olan 22.03.2010 tarihinden, 13.140 TL'nin ise 08.02.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · denetime elverişlilik · sebepsiz zenginleşme · ihbar · temerrüt faizi · ıslah · temerrüt
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davacının «ihbar» tarihi esas alınarak yazılı şekilde «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait kayısı bahçesinin davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, don «rizikosuna» maruz kaldığı, ağaçların çiçeklenme döneminin sona erdiği, meyve bağlama döneminde don rizikosunun gerçekleştiği, «teminat» içinde kaldığı, zararın belirlendiği, «ıslahın» dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.500.00 TL'nin «ihbar» tarihi olan 22.03.2010 tarihinden, 13.140 TL'nin ise 08.02.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13721 E. , 2014/19750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MALATYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/02/2014
NUMARASI 2012/98-2014/75
Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2014 tarih ve 2012/98-2014/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait kayısı bahçelerinin “don” rizikolarına karşı davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, 2010 yılı Mart ayı içinde meydana gelen don olayı nedeniyle kayısı ağaçlarındaki meyvelerin zarar gördüğünü, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 141.960,00 TL'nin 17/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, don rizikosunun ise meyve dönemini kapsadığını, bu nedenle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını, davacının meydana gelen don olayı nedeni ile dekar başına 150,00 TL olmak üzere telafi amaçlı destek ödemesi aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu don olayının meyve tutma döneminde gerçekleştiği, söz konusu poliçelerde zeyilname ile yapılan değişiklikten kaynaklanan prim farkının davalı kurum tarafından iade edilmesi için sigorta şirkete gönderildiği, zeyilname işlemlerinin teknik olarak tebliğ edilmesinin söz konusu olmadığı, zeyilnameler ile 999 parselde ağaç başı verimin 70 kg, 913 parselde ağaç başı verimin 20 kg'a düşürüldüğü, 997 parsel sayılı taşınmazla ilgili poliçenin ise iptal edildiği, mahkemece zeyilname sonucu belirlenen verim değerleri esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, 999 parsel yönünden 24.024,00 TL, 913 parsel yönünden 1.310,40 TL olmak üzere davacının talep edebileceği toplam tazminat bedelinin 25.334,40 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece 2010 yılı mart ayında Malatya yöresinde meydana gelen don olayı nedeniyle, daha önce açılan ve don olayının, meyve tutma döneminde gerçekleştiği yönünde verilen tüm kararların Yargıtay'ca onandığı, dolayısıyla dava konusu don olayının, meyve verme döneminde gerçekleştiği hususunun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sübuta erdiği kabul edilmiş ise de, bu konuda dosyada mevcut 06.04.2010 tarihli tespit raporu ile 29.01.2013 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu gibi, 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda, hasarın çiçeklenme döneminde gerçekleştiği, bu nedenle poliçe teminatı kapsamında kalmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, dava konusu taşınmazlara komşu parsellerle ilgili açılan davalarda alınan bilirkişi raporları da dosya içine alınmak suretiyle
içinde ziraat mühendisi de bulunan bir bilirkişi heyetinden, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, bu suretle dava konusu rizikonun hangi dönemde meydana geldiğinin tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Kabule göre de, mahkemece rizikonun teminat içinde olduğu kabul edilerek, zeyilname sonucu belirlenen verim değerleri esas alınmış ve yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekili, riziko sonrası bu olay nedeniyle poliçelerin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar prim iadesi yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin tazminatın belirlenmesine yönelik itirazları dikkate alınıp, savunmasında geçen poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde bu yönüyle rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102211200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz