Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15279 E. 2014/4654 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
afet↗ temerrüt tarihi↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ ek prim↗ denetime elverişlilik↗ sebepsiz zenginleşme↗ temerrüt faizi↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; don olayının çiçeklenme döneminde değil de meyve bağlama döneminde meydana geldiği, poliçe kapsamında kaldığı ve dava konusu parselde meydana gelen zararın 27.888,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 27.888 TL'nin temerrüt tarihi olan 20.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 2010 yılında meydana gelen ve 5363 Sayılı Tarım Sigortaları Kanunu Kapsamı Dışında Kalan Don Afetleri Nedeniyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin 13.05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8/2. maddesinde don afeti nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunun anlaşılması halinde devlet tarafından yapılan ödemenin geri alınacak olduğunun karar altına alınmış bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre, don hasarı, çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, riziko doğru olarak teminat içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekili rapora itirazında riziko sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar prim iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının sebepsiz zenginleşeceğini, bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. Bu durum karşısında, davalı vekilinin tazminatın belirlenmesine yönelik itirazları dikkate alınıp, savunmasında geçen poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davalı tarafından hasar dosyasının ne zaman tamamlandığı dosya içeriğinden anlaşılmamasına rağmen tahmini süreler esas alınarak ve hasat tarihi dikkate alınmaksızın yazılı şekilde temerrüt faizine hükmedilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, hasar dosyasının tamamlanmasından sonra, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13112 E. 2014/2186 K.
Ortak:afet · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre, don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; don olayının çiçeklenme döneminde değil de meyve bağlama döneminde meydana geldiği, poliçe kapsamında kaldığı ve dava konusu parselde meydana gelen zararın 27.888,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 27.888 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 20.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
… çiçeklenme dönemini tamamlayıp meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün «son» hasat tarihi 10.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faizin başlangıcına esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.592 TL'nın 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… çiçeklenme dönemini tamamlayıp meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün «son» hasat tarihi 10.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faizin başlangıcına esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.592 TL'nın 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/214 E. 2014/8222 K.
Ortak:afet · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre, don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; don olayının çiçeklenme döneminde değil de meyve bağlama döneminde meydana geldiği, poliçe kapsamında kaldığı ve dava konusu parselde meydana gelen zararın 27.888,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 27.888 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 20.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kayısı ağaçlarının meyvelenme döneminde donmuş oldukları, dolayısı ile «hasarın» poliçenin «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, (18.988) TL'nin 07.06.2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · teminat kapsamı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kayısı ağaçlarının meyvelenme döneminde donmuş oldukları, dolayısı ile «hasarın» poliçenin «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, (18.988) TL'nin 07.06.2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16449 E. 2014/18129 K.
Ortak:temerrüt tarihi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sebepsiz zenginleşme · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre, don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; don olayının çiçeklenme döneminde değil de meyve bağlama döneminde meydana geldiği, poliçe kapsamında kaldığı ve dava konusu parselde meydana gelen zararın 27.888,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 27.888 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 20.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
… ilinin tazminatın belirlenmesine yönelik itirazları dikkate alınıp, savunmasında geçen poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12369 E. 2014/1892 K.
Ortak:temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sebepsiz zenginleşme · temerrüt faizi · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaAncak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre, don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, «hasar» dosyasının tamamlanmasından sonra, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait kayısı bahçesinin davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, don «rizikosuna» maruz kaldığı, ağaçların çiçeklenme döneminin sona erdiği, meyve bağlama döneminde don rizikosunun gerçekleştiği, «teminat» içinde kaldığı, zararın belirlendiği, «ıslahın» dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.500.00 TL'nin «ihbar» tarihi olan 22.03.2010 tarihinden, 13.140 TL'nin ise 08.02.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait kayısı bahçesinin davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, don «rizikosuna» maruz kaldığı, ağaçların çiçeklenme döneminin sona erdiği, meyve bağlama döneminde don rizikosunun gerçekleştiği, «teminat» içinde kaldığı, zararın belirlendiği, «ıslahın» dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.500.00 TL'nin «ihbar» tarihi olan 22.03.2010 tarihinden, 13.140 TL'nin ise 08.02.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, davacının «ihbar» tarihi esas alınarak yazılı şekilde «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8856 E. 2012/14573 K.
Ortak:afet · sigorta sözleşmesi · riziko · temerrüt faizi · hasar · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca, davalı tarafından «hasar» dosyasının ne zaman tamamlandığı dosya içeriğinden anlaşılmamasına rağmen tahmini süreler esas alınarak ve hasat tarihi dikkate alınmaksızın yazılı şekilde «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, «hasar» dosyasının tamamlanmasından sonra, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre, don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 20.216,00 TL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından olay tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece alacağa 22.04.2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
… deniyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin 13.05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8/2. maddesine göre don «afeti» nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin tarım sigortaları kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8854 E. 2012/14571 K.
Ortak:afet · sigorta sözleşmesi · riziko · temerrüt faizi · hasar · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca, davalı tarafından «hasar» dosyasının ne zaman tamamlandığı dosya içeriğinden anlaşılmamasına rağmen tahmini süreler esas alınarak ve hasat tarihi dikkate alınmaksızın yazılı şekilde «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, «hasar» dosyasının tamamlanmasından sonra, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre, don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 57.811,00 TL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından olay tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece kısmi alacağa ilişkin 23.04.2010 tarihinden, «ıslah» edilen miktara ilişkin ise ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
… edeniyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin 13.05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8/2. maddesine göre don «afeti» nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin tarım sigortaları kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu kararda2- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından olay tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece kısmi alacağa ilişkin 23.04.2010 tarihinden, «ıslah» edilen miktara ilişkin ise ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17676 E. 2013/6960 K.
Ortak:afet · sigorta sözleşmesi · temerrüt faizi · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · temerrüt · teminat · Tazminat
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca, davalı tarafından «hasar» dosyasının ne zaman tamamlandığı dosya içeriğinden anlaşılmamasına rağmen tahmini süreler esas alınarak ve hasat tarihi dikkate alınmaksızın yazılı şekilde «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, «hasar» dosyasının tamamlanmasından sonra, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; don olayının çiçeklenme döneminde değil de meyve bağlama döneminde meydana geldiği, poliçe kapsamında kaldığı ve dava konusu parselde meydana gelen zararın 27.888,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 27.888 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 20.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın, kayısı ağaçlarının meyvelenme döneminde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ....888 TL'nin 22.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… iyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin ....05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8/.... maddesine göre don «afeti» nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin tarım sigortaları Kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunun anlaşılması halinde devlet tarafından geri alınacak olduğunun karar altına alınmış bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafından olay tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece alacağa 22.04.2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın, kayısı ağaçlarının meyvelenme döneminde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ....888 TL'nin 22.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11628 E. 2014/1077 K.
Ortak:riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre, don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
2- Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, mahkemece doğru olarak «rizikonun» «teminat» içinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
2- Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Ancak, davalı vekili dava konusu poliçelerin zeyil edildiği ve «prim iadesi» yapıldığı savunmasında bulunmasına rağmen tazminat hesabında bu hususun dikkate alınmaması doğru olmamış davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · bozma sonrası karar · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca sigortalı üründe meydana gelen don olayının meyve oluşumu döneminde meydana geldiği, bozma öncesinde hesaplanan 16.372,11 TL zararın taleple bağlı kalınarak 16.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen poliçe hükümlerine göre «son» hasat tarihinin Ekim ayının 4. haftası olarak gösterildiği, ödemenin de hasat tarihinden önce olamayacağı ve en geç hasat tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yapılacağının düzenlendiği, buna göre faiz sorumluluğunun başlangıç tarihinin 30/11/2007 tarihi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.000,00 TL'nin 30/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili dava konusu poliçelerin zeyil edildiği ve «prim iadesi» yapıldığı savunmasında bulunmasına rağmen tazminat hesabında bu hususun dikkate alınmaması doğru olmamış davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15279 E. , 2014/4654 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MALATYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 02/04/2013
NUMARASI 2012/135-2013/219
Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2013 tarih ve 2012/135-2013/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkiline ait kayısı ürününün, don rizikolarına karşı davalı tarafından sigorta edildiğini, 2010 yılı Mart ayı içinde meydana gelen don olayı nedeniyle kayısı ağaçlarındaki meyvelerin zarar gördüğünü, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 35.856 TL zararın 19.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu edilen don olayının ürünün çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, don rizikosunun ise meyve bağlama dönemini kapsadığını, bu nedenle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını, davacının meydana gelen don olayı nedeni ile dekar başına 150,00 TL olmak üzere toplam 4.245,00 TL telafi amaçlı destek ödemesi aldığını, böylece davacının dava konusu olay nedeniyle uğradığı zararın devlet tarafından karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; don olayının çiçeklenme döneminde değil de meyve bağlama döneminde meydana geldiği, poliçe kapsamında kaldığı ve dava konusu parselde meydana gelen zararın 27.888,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 27.888 TL'nin temerrüt tarihi olan 20.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 2010 yılında meydana gelen ve 5363 Sayılı Tarım Sigortaları Kanunu Kapsamı Dışında Kalan Don Afetleri Nedeniyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin 13.05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8/2. maddesinde don afeti nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunun anlaşılması halinde devlet tarafından yapılan ödemenin geri alınacak olduğunun karar altına alınmış bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre, don hasarı, çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, riziko doğru olarak teminat içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekili rapora itirazında riziko sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar prim iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının sebepsiz zenginleşeceğini, bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. Bu durum karşısında, davalı vekilinin tazminatın belirlenmesine yönelik itirazları dikkate alınıp, savunmasında geçen poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davalı tarafından hasar dosyasının ne zaman tamamlandığı dosya içeriğinden anlaşılmamasına rağmen tahmini süreler esas alınarak ve hasat tarihi dikkate alınmaksızın yazılı şekilde temerrüt faizine hükmedilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, hasar dosyasının tamamlanmasından sonra, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101702600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz