Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/534 E. 2012/7237 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ işlemden kaldırma↗ vekile tebliğ↗ işyeri sigortası↗ sözleşmeden doğan dava↗ davanın açılmamış sayılması↗ sigorta sözleşmesi↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ tebligat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflarının gösterilen duruşma gününde meşru bir mazerete dayanmaksızın gelmemeleri sebebiyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, aradan geçen yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle HUMK. 409/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden doğan alacak davasıdır. Mahkemece HUMK 409/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Tensip tutanağının altında iki davetiyenin gönderildiğinin yazılı olduğu, dosya içinde sadece davalı vekiline gönderilen duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliğine dair tebligat parçasının bulunduğu, davacı vekiline duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine ilişkin tebligat parçasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Duruşma tutanağında ise duruşma gününün davacı vekiline tebliğ edildiğinden bahisle HUMK 409'uncu maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına ve daha sonra süresinde yenilenmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece tebligat parçasının akıbetinin araştırılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanlış belirleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9429 E. 2011/4013 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · Sigorta
İncelediğiniz karardaDuruşma tutanağında ise duruşma gününün davacı «vekiline tebliğ» edildiğinden bahisle HUMK 409'uncu maddesi uyarınca «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve daha sonra süresinde «yenilenmediğinden» bahisle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece «tebligat» parçasının akıbetinin araştırılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanlış belirleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflarının gösterilen duruşma gününde meşru bir «mazerete» dayanmaksızın gelmemeleri sebebiyle «dosyanın işlemden kaldırıldığı», aradan geçen yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle HUMK.
409/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacı tarafın meşru «mazereti» olmaksızın duruşmaya katılmaması nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırıldığı», aradan geçen üç aylık sürede «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle, davanın HUMK'nun 409/5. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, duruşma günü ve saatini bildirir davetiyenin davacı «vekiline tebliğ» edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, duruşma günü ve saatini bildiren davetiyenin tebliğ edilip edilmediği saptanmaksızın «dosyanın işlemden kaldırılması» ve akabinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dosya incelendiğinde, davanın 24.03.2008 tarihinde açıldığı, tensibin 26.03.2008 tarihinde yapıldığı, tensip zaptı altına 9 davetiyenin yazıldığı «şerhinin» konulduğu, davacı ile birlikte tüm tarafların sayısının 9 olduğu, sadece davacı tarafa gönderilen ve duruşma günü ve saatini bildirir davetiye parçasının dönmediği, ilk oturumda takip edilmeyen dosyanın HUMK'nun 409. maddesi uyarınca «işlemden kaldırıldığı», üç aylık sürenin geçmesi sonrasında «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacı tarafın meşru «mazereti» olmaksızın duruşmaya katılmaması nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırıldığı», aradan geçen üç aylık sürede «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle, davanın HUMK'nun 409/5. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dosya incelendiğinde, davanın 24.03.2008 tarihinde açıldığı, tensibin 26.03.2008 tarihinde yapıldığı, tensip zaptı altına 9 davetiyenin yazıldığı «şerhinin» konulduğu, davacı ile birlikte tüm tarafların sayısının 9 olduğu, sadece davacı tarafa gönderilen ve duruşma günü ve saatini bildirir davetiye parçasının dönmediği, ilk oturumda takip edilmeyen dosyanın HUMK'nun 409. maddesi uyarınca «işlemden kaldırıldığı», üç aylık sürenin geçmesi sonrasında «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/216 E. 2010/6157 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat
İncelediğiniz karardaDuruşma tutanağında ise duruşma gününün davacı «vekiline tebliğ» edildiğinden bahisle HUMK 409'uncu maddesi uyarınca «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve daha sonra süresinde «yenilenmediğinden» bahisle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece «tebligat» parçasının akıbetinin araştırılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanlış belirleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflarının gösterilen duruşma gününde meşru bir «mazerete» dayanmaksızın gelmemeleri sebebiyle «dosyanın işlemden kaldırıldığı», aradan geçen yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle HUMK.
409/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı vekilinin 14.05.2008 tarihli duruşmaya «mazeretsiz» olarak gelmemesi nedeni ile HUMK 409/1 maddesi gereğince dosyanın «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına»,15.08.2008 tarihinde 3 aylık yasal sürenin dolduğu gerekçesiyle HUMK 409/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
O halde, «mazeretli» olduğu kabul edildikten sonra, duruşma günü kendisine bildirilmeyen davacı vekilinin yokluğunda «dosyanın işlemden kaldırılmasına», usulsüz olan böyle bir işleme dayanılarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Belirlenen günde davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi sebebiyle mahkemece, taraflarca takip edilmeyen davanın HUMK 409 maddesi uyarınca «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», bu karar gününden itibaren üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle "«davanın açılmamış sayılmasına»" karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekili 30.04.2008 tarihli duruşma öncesinde «mazeret dilekçesi» göndermiş, mazeretin kabulüne, «masraf» ikmal edildiğinde duruşma gününün tebliğine karar verilerek duruşma 14.05.2008 gününe bırakılmıştır.
Bilindiği gibi, bir davanın duruşmasına gelmeyen davacı ya da vekili tarafından «mazeret dilekçesi» verildiğinde, mahkemece mazeret dilekçesi ya reddedilir ve dosya «işlemden kaldırılır», ya da kabul edilerek duruşma ileri bir tarihe bırakılır.
Mazeret kabul edildiği takdirde yeni duruşma günü, davetiye «masrafı» verilmiş ise onunla, masraf verilmemiş ise «tebligat» yapılıp tebligat gideri ileride davacıdan alınmak suretiyle yeni duruşma günü bildirilir.
-
Marka Tecavüzü ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13672 E. 2012/4678 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaDuruşma tutanağında ise duruşma gününün davacı «vekiline tebliğ» edildiğinden bahisle HUMK 409'uncu maddesi uyarınca «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve daha sonra süresinde «yenilenmediğinden» bahisle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece «tebligat» parçasının akıbetinin araştırılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanlış belirleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflarının gösterilen duruşma gününde meşru bir «mazerete» dayanmaksızın gelmemeleri sebebiyle «dosyanın işlemden kaldırıldığı», aradan geçen yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle HUMK.
409/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu şekilde, yeni duruşma günü kendisine bildirilmeyen davacı vekilinin, celse tarihi olan 25.01.2010 tarihinde duruşmaya «mazeretsiz» katılmamasından dolayı «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi ve yasal üç aylık süre içerisinde de «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 25.01.2010 tarihli duruşmaya gelmediği ve «mazeret» bildirmediği gerekçesiyle dosyanın HUMK’nun 409. maddesi gereğince «işlemden kaldırılmasına», üç aylık yasal süresi içinde «yenilenmeyen» davanın HUMK’nun 409/5. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
HUMK'nun 409. maddesine göre, usulüne uygun çağrıldıkları halde, tarafların hiçbiri duruşmaya gelmediği takdirde, dava «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · muvafakat · dosya masrafı
Benzer bu karardaOysa, mahkemece 09.11.2009 tarihli celsede, davacı vekilinin «mazeret dilekçesi» ekinde davetiye gideri gönderilmediği halde davacı vekilinin mazereti davalı vekilinin de «muvafakatiyle» kabul edilmiştir.
Mahkemece, yeni duruşma gününün “«masraf» bırakılmadığından davacı tarafından kendi imkanlarıyla öğrenilmesi” şeklinde verilen kararın usul hukuku bakımından dayanağı bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/534 E. , 2012/7237 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2010 tarih ve 2010/225-2010/1197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı tarafından hırsızlık rizikolarına karşı işyeri sigorta sözleşmesi ile teminat altına alındığını, meydana gelen hırsızlık nedeniyle oluşan cam kırılması hasarının davalı tarafından ödendiği halde çalınan emtia hasarının davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek 2.873.42 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar bedelinin poliçede düzenlenen muafiyet altında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflarının gösterilen duruşma gününde meşru bir mazerete dayanmaksızın gelmemeleri sebebiyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, aradan geçen yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle HUMK. 409/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden doğan alacak davasıdır. Mahkemece HUMK 409/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Tensip tutanağının altında iki davetiyenin gönderildiğinin yazılı olduğu, dosya içinde sadece davalı vekiline gönderilen duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliğine dair tebligat parçasının bulunduğu, davacı vekiline duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine ilişkin tebligat parçasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Duruşma tutanağında ise duruşma gününün davacı vekiline tebliğ edildiğinden bahisle HUMK 409'uncu maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına ve daha sonra süresinde yenilenmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece tebligat parçasının akıbetinin araştırılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanlış belirleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021969600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz