Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15743 E. 2012/379 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yasal karine↗ çek ile ödeme↗ karine↗ internet bankacılığı↗ sebepsiz zenginleşme↗ temerrüt faizi↗ havale↗ yetki↗ çek↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borç verme yetki ve izninin bulunmadığı, ancak davalının da kendisine havale edilen 90.000,00 TL’ye bir açıklama getirmediği, bu durumda davalının 90.000,00 TL nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya borç olarak verildiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafça iki ayrı havale ile davalıya 90.000,00 TL borç verildiği iddia edilmiş, mahkemece, davalı hesabına giren bu paraya davalı tarafça bir açıklama getirilmediği, borç iddiasının da davacı tarafça ispat edilemediği, ancak davalının bu miktar para kadar sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında davacının 10.08.2007 tarihinde 40.000,00 TL, 24.08.2007 tarihinde 50.000,00 TL internet bankacılığı yolu ile hiçbir açıklama yapılmaksızın davalı hesabına havale gönderdiği ve bu paranın davalı tarafından tahsil edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık gönderilen paranın davacı tarafından borç için verilip verilmediği konusunda toplanmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.06.2004 tarih, 2004/4-362 Esas, 2004/347 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi), bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Dava konusu olayda, davacı tarafından davalıya gönderilen havalenin borç için verildiği ispat edilememiş bulunmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
.../...
-2-
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1491 E. 2014/8765 K.
Ortak:yasal karine · karine · temerrüt faizi · havale · yetki · temerrüt · Tahsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borç verme «yetki» ve izninin bulunmadığı, ancak davalının da kendisine «havale» edilen 90.000,00 TL’ye bir açıklama getirmediği, bu durumda davalının 90.000,00 TL nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda, davacı tarafça iki ayrı «havale» ile davalıya 90.000,00 TL borç verildiği iddia edilmiş, mahkemece, davalı hesabına giren bu paraya davalı tarafça bir açıklama getirilmediği, borç iddiasının da davacı tarafça ispat edilemediği, ancak davalının bu miktar para kadar «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının borç verme «yetki» ve izninin bulunmadığı, ancak davalının da kendisine «havale» edilen 90.000 TL’ye bir açıklama getirmediği, bu durumda davalının 90.000 TL nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/01/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak «havale», hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtası olup, eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yüküml …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3195 E. 2015/1181 K.
Ortak:yasal karine · karine · havale
İncelediğiniz karardaEş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borç verme «yetki» ve izninin bulunmadığı, ancak davalının da kendisine «havale» edilen 90.000,00 TL’ye bir açıklama getirmediği, bu durumda davalının 90.000,00 TL nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça iki ayrı «havale» ile davalıya 90.000,00 TL borç verildiği iddia edilmiş, mahkemece, davalı hesabına giren bu paraya davalı tarafça bir açıklama getirilmediği, borç iddiasının da davacı tarafça ispat edilemediği, ancak davalının bu miktar para kadar «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Benzer bu karardaYani, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil) ispat etmekle yükümlüdür.
… olarak verildiği iddia edilen paranın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafından davalıya gönderilen «havale» bedellerinin borç olarak verildiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2004/4-362 Esas, 2004/347 Karar sayılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacı tarafından davalıya gönderilen havalelerin avans (borç) olarak verildiğinin ispatı için davacıya imkan sunmak ve neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16944 E. 2014/5667 K.
Ortak:yasal karine · karine · sebepsiz zenginleşme · havale
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı tarafça iki ayrı «havale» ile davalıya 90.000,00 TL borç verildiği iddia edilmiş, mahkemece, davalı hesabına giren bu paraya davalı tarafça bir açıklama getirilmediği, borç iddiasının da davacı tarafça ispat edilemediği, ancak davalının bu miktar para kadar «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borç verme «yetki» ve izninin bulunmadığı, ancak davalının da kendisine «havale» edilen 90.000,00 TL’ye bir açıklama getirmediği, bu durumda davalının 90.000,00 TL nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaEş söyleyişle, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil) kanıtlamakla yükümlüdür.
… 00,00 TL gönderildiği, davalının yapılan ödemeye ilişkin kazanımını ortaya koyacak haklı bir hukuki sebep ortaya koyup ispatlayamadığı, davalının gerçekleşmemiş bir «sebebe» dayanan ödemeyi «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre iade etmesi gerektiği, davacının davalı şirketle arasında bir borç ilişkisi bulunmadığı, davalı şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı İ..
Dava, davalı şirket hisselerinin devri için «havale» edildiği iddia edilen paranın hisselerin devredilmemesi nedeniyle tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · hisse devri · icra takibine itiraz · inkar tazminatı · yasal faiz · dava sebebi · husumet
Benzer bu kararda… 00,00 TL gönderildiği, davalının yapılan ödemeye ilişkin kazanımını ortaya koyacak haklı bir hukuki sebep ortaya koyup ispatlayamadığı, davalının gerçekleşmemiş bir «sebebe» dayanan ödemeyi «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre iade etmesi gerektiği, davacının davalı şirketle arasında bir borç ilişkisi bulunmadığı, davalı şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı İ..
İcra Müdürlüğü'nün 2011/11534 sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 30.000,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan «yasal faiz» oranları uygulanmak suretiyle devamına, davacının alacağı likit olduğundan alacağın %40 tutarı «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı şirket hisselerinin devri için «havale» edildiği iddia edilen paranın hisselerin devredilmemesi nedeniyle tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı, «havale» edilen paranın şirket hisse devir bedeli olduğunu iddia etmiş, davalı ise, havale edilen «paranın borcun» itfasına ilişkin olduğunu savunmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borç verme «yetki» ve izninin bulunmadığı, ancak davalının da kendisine «havale» edilen 90.000,00 TL’ye bir açıklama getirmediği, bu durumda davalının 90.000,00 TL nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça iki ayrı «havale» ile davalıya 90.000,00 TL borç verildiği iddia edilmiş, mahkemece, davalı hesabına giren bu paraya davalı tarafça bir açıklama getirilmediği, borç iddiasının da davacı tarafça ispat edilemediği, ancak davalının bu miktar para kadar «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Taraflar arasında davacının 10.08.2007 tarihinde 40.000,00 TL, 24.08.2007 tarihinde 50.000,00 TL «internet bankacılığı» yolu ile hiçbir açıklama yapılmaksızın davalı hesabına «havale» gönderdiği ve bu paranın davalı tarafından tahsil edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaDavacı vekili 05.08.2016 «havale» tarihli temyize cevap dilekçesi ile davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · harç · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyize «cevap süresi» içerisinde «ibraz» edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda ve HUMK 434/«son» maddesi uyarınca davacı vekiline usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, her halükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15743 E. , 2012/379 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
VEKİLİ Av. A.......
VEKİLİ Av. Er........
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/09/2009 tarih ve 2007/867-2009/473 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında süre gelen ticari ilişkiden ve ayrıca davalının mali sıkıntı içinde bulunması nedeniyle verilen borçtan dolayı müvekkilinin 91.543,00 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borç verme yetki ve izninin bulunmadığı, ancak davalının da kendisine havale edilen 90.000,00 TL’ye bir açıklama getirmediği, bu durumda davalının 90.000,00 TL nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya borç olarak verildiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafça iki ayrı havale ile davalıya 90.000,00 TL borç verildiği iddia edilmiş, mahkemece, davalı hesabına giren bu paraya davalı tarafça bir açıklama getirilmediği, borç iddiasının da davacı tarafça ispat edilemediği, ancak davalının bu miktar para kadar sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında davacının 10.08.2007 tarihinde 40.000,00 TL, 24.08.2007 tarihinde 50.000,00 TL internet bankacılığı yolu ile hiçbir açıklama yapılmaksızın davalı hesabına havale gönderdiği ve bu paranın davalı tarafından tahsil edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık gönderilen paranın davacı tarafından borç için verilip verilmediği konusunda toplanmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.06.2004 tarih, 2004/4-362 Esas, 2004/347 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi), bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Dava konusu olayda, davacı tarafından davalıya gönderilen havalenin borç için verildiği ispat edilememiş bulunmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
.../...
-2-
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
16/02/2012- M.A.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021935900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz