İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16944 E. 2014/5667 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yasal karine↗ para borcu↗ karine↗ hisse devri↗ icra takibine itiraz↗ sebepsiz zenginleşme↗ havale↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı İ.. G.. hesabına 30.000,00 TL gönderildiği, davalının yapılan ödemeye ilişkin kazanımını ortaya koyacak haklı bir hukuki sebep ortaya koyup ispatlayamadığı, davalının gerçekleşmemiş bir sebebe dayanan ödemeyi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerektiği, davacının davalı şirketle arasında bir borç ilişkisi bulunmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı İ.. G.. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2011/11534 sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 30.000,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan yasal faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına, davacının alacağı likit olduğundan alacağın %40 tutarı inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı İ.. G.. vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirket hisselerinin devri için havale edildiği iddia edilen paranın hisselerin devredilmemesi nedeniyle tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından, davalı İ.. G.. hesabına 30.000,00TL havale edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, havale edilen paranın şirket hisse devir bedeli olduğunu iddia etmiş, davalı ise, havale edilen paranın borcun itfasına ilişkin olduğunu savunmuştur. Dosya içinde sureti bulunan 03.03.2011 tarihli dekontta paranın ne için gönderildiğine dair her hangi bir açıklama yoktur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/4-362 Esas, 2004/347 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; havale, hukuksal nitelik itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil) kanıtlamakla yükümlüdür.
Bu itibarla, dava konusu olayda davacı tarafından davalının hesabına havale edilen paranın şirket hisse devrine ilişkin olduğu ispat edilememiş bulunmasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1491 E. 2014/8765 K.
Ortak:yasal karine · karine · havale
İncelediğiniz karardaEş söyleyişle, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil) kanıtlamakla yükümlüdür.
Dava, davalı şirket hisselerinin devri için «havale» edildiği iddia edilen paranın hisselerin devredilmemesi nedeniyle tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
G.. hesabına 30.000,00TL «havale» edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece bozma kararına uyularak «havale», hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtası olup, eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yüküml …
Mahkemece, davacının borç verme «yetki» ve izninin bulunmadığı, ancak davalının da kendisine «havale» edilen 90.000 TL’ye bir açıklama getirmediği, bu durumda davalının 90.000 TL nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/01/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · yetki · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davacının borç verme «yetki» ve izninin bulunmadığı, ancak davalının da kendisine «havale» edilen 90.000 TL’ye bir açıklama getirmediği, bu durumda davalının 90.000 TL nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/01/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15743 E. 2012/379 K.
Ortak:yasal karine · karine · sebepsiz zenginleşme · havale
İncelediğiniz karardaEş söyleyişle, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil) kanıtlamakla yükümlüdür.
… 00,00 TL gönderildiği, davalının yapılan ödemeye ilişkin kazanımını ortaya koyacak haklı bir hukuki sebep ortaya koyup ispatlayamadığı, davalının gerçekleşmemiş bir «sebebe» dayanan ödemeyi «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre iade etmesi gerektiği, davacının davalı şirketle arasında bir borç ilişkisi bulunmadığı, davalı şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı İ..
Dava, davalı şirket hisselerinin devri için «havale» edildiği iddia edilen paranın hisselerin devredilmemesi nedeniyle tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı tarafça iki ayrı «havale» ile davalıya 90.000,00 TL borç verildiği iddia edilmiş, mahkemece, davalı hesabına giren bu paraya davalı tarafça bir açıklama getirilmediği, borç iddiasının da davacı tarafça ispat edilemediği, ancak davalının bu miktar para kadar «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borç verme «yetki» ve izninin bulunmadığı, ancak davalının da kendisine «havale» edilen 90.000,00 TL’ye bir açıklama getirmediği, bu durumda davalının 90.000,00 TL nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · temerrüt faizi · yetki · çek · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borç verme «yetki» ve izninin bulunmadığı, ancak davalının da kendisine «havale» edilen 90.000,00 TL’ye bir açıklama getirmediği, bu durumda davalının 90.000,00 TL nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının 10.08.2007 tarihinde 40.000,00 TL, 24.08.2007 tarihinde 50.000,00 TL «internet bankacılığı» yolu ile hiçbir açıklama yapılmaksızın davalı hesabına «havale» gönderdiği ve bu paranın davalı tarafından tahsil edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.06.2004 tarih, 2004/4-362 Esas, 2004/347 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, «havale», hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki «çek» gibi), bir ödeme vasıtasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3195 E. 2015/1181 K.
Ortak:yasal karine · karine · havale
İncelediğiniz karardaEş söyleyişle, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil) kanıtlamakla yükümlüdür.
Dava, davalı şirket hisselerinin devri için «havale» edildiği iddia edilen paranın hisselerin devredilmemesi nedeniyle tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
G.. hesabına 30.000,00TL «havale» edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaYani, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil) ispat etmekle yükümlüdür.
… olarak verildiği iddia edilen paranın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafından davalıya gönderilen «havale» bedellerinin borç olarak verildiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2004/4-362 Esas, 2004/347 Karar sayılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacı tarafından davalıya gönderilen havalelerin avans (borç) olarak verildiğinin ispatı için davacıya imkan sunmak ve neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaDava, davalı şirket hisselerinin devri için «havale» edildiği iddia edilen paranın hisselerin devredilmemesi nedeniyle tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
G.. hesabına 30.000,00TL «havale» edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı, «havale» edilen paranın şirket hisse devir bedeli olduğunu iddia etmiş, davalı ise, havale edilen «paranın borcun» itfasına ilişkin olduğunu savunmuştur.
Benzer bu karardaDavacı vekili 05.08.2016 «havale» tarihli temyize cevap dilekçesi ile davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · harç · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyize «cevap süresi» içerisinde «ibraz» edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda ve HUMK 434/«son» maddesi uyarınca davacı vekiline usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, her halükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16944 E. , 2014/5667 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/07/2013
NUMARASI 2013/110-2013/332
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.07.2013 tarih ve 2013/110-2013/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı İ.. G.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket hisselerinin bir kısmını satın alarak şirkete üçüncü ortak olarak katılmak istediğini, bu konuda şirket ortakları ile görüşerek mutabık kaldıklarını, müvekkilinin davalı şirket ortağı ve münferiden temsile yetkili İ.. G..'ün hesabına 30.000 TL gönderdiğini, ancak bir süre sonra taraflar arasında anlaşmazlık meydana geldiğini ve ortaklıktan vazgeçildiğini, ancak bu paranın geri verilmediğini, bunun üzerine yapılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili İ.. G..'ün hesabına gönderilen 30.000,00 TL'nin borcun itfasına yönelik olduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını, banka havalesinin borcun ödenmesi amacıyla gönderildiğinin kabulü gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı İ.. G.. hesabına 30.000,00 TL gönderildiği, davalının yapılan ödemeye ilişkin kazanımını ortaya koyacak haklı bir hukuki sebep ortaya koyup ispatlayamadığı, davalının gerçekleşmemiş bir sebebe dayanan ödemeyi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerektiği, davacının davalı şirketle arasında bir borç ilişkisi bulunmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı İ.. G.. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2011/11534 sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 30.000,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan yasal faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına, davacının alacağı likit olduğundan alacağın %40 tutarı inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı İ.. G.. vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirket hisselerinin devri için havale edildiği iddia edilen paranın hisselerin devredilmemesi nedeniyle tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından, davalı İ.. G.. hesabına 30.000,00TL havale edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, havale edilen paranın şirket hisse devir bedeli olduğunu iddia etmiş, davalı ise, havale edilen paranın borcun itfasına ilişkin olduğunu savunmuştur. Dosya içinde sureti bulunan 03.03.2011 tarihli dekontta paranın ne için gönderildiğine dair her hangi bir açıklama yoktur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/4-362 Esas, 2004/347 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; havale, hukuksal nitelik itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olup, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil) kanıtlamakla yükümlüdür.
Bu itibarla, dava konusu olayda davacı tarafından davalının hesabına havale edilen paranın şirket hisse devrine ilişkin olduğu ispat edilememiş bulunmasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı İ.. G.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı İ.. G..'e iadesine, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101830800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz