Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7687 E. 2014/14851 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet hukuku↗ kısmi kabul↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın haksız rekabete ilişkin hukuki sorumluluğu düzenleyen 58/e maddesinde BK'nın 49'uncu maddesinde gösterilen şartların varolması halinde manevi tazminat verilebileceğinin düzenlendiği, davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı ile sabit olduğu, bu nedenle davacı yararına manevi tazminat takdir edildiği, maddi tazminata ilişkin talepler hakkında ise davacının, sözleşmeye aykırı hareketler nedeniyle zarara uğradığına ilişkin somut bir delil getirmediği gerekçesiyle maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat talebinin 5.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, zarara uğranıldığına ilişkin somut bir delil getirilmediği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak, kesinleşmiş mahkeme kararı ile davalının haksız rekabeti tespit edildiğine göre, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 42'nci maddesi uyarınca makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile maddi tazminatın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11908 E. 2014/563 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Hisse Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5154 E. 2014/11377 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili adresi · kayyım atanması · kayyım · hisse devir sözleşmesi · limited şirket · ticaret sicili · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaDava, davacı ile davalı gerçek kişi arasında yapılan «limitet şirket» «hisse devir sözleşmesinin» usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmediği iddiasına dayalı, devir işleminin iptali ve davalı şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkindir.
Karşıyaka İzmir olduğu, böylelikle davalı şirketin «ticaret sicil adresi» İzmir olmadığından HMK hükümlerine göre yetkili Mahkemenin İZMİR değil KARŞIYAKA olduğu gerekçesiyle, «yetkisizlik» sebebiyle dava dilekçesinin REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
… na veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin «kesin» yetkili olduğu yönünde düzenleme olduğu, İzmir Ticaret Sicil Memurluğunun dosyadaki yazı ve gazete suretlerinden, davalı R.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı şirket ile davalı gerçek kişinin adreslerinin Karşıyaka hudutlarında kaldığı gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilerek talep halinde dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmişse de, dosyadaki bilgi ve belgeler kapsamında, davalı şir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2421 E. 2012/4593 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki · re'sen gözetilme · ilk itiraz · yetki itirazı · ihya · tasfiye memuru · kamu düzeni · yargılama gideri
Benzer bu karardaYetkinin «kamu düzenine» ilişkin olmadığı hallerde, «yetki itirazı» yalnız «ilk itiraz» olarak ileri sürülebilir.
Buna karşılık «yetkinin» «kamu düzenine» ilişkin olduğu hallerde, «yetki itirazı» «ilk itirazlardan» değildir ve davalı tarafından her zaman yetki itirazında bulunulabileceği gibi mahkeme de yargılamanın her aşamasında yetkili olup olmadığını kendiliğinden gözetmekle yükümlüdür.
Mahkemece, «ihyası» istenen şirketin faaliyet merkezinin Karşıyaka ilçesi dahilinde olması nedeni ile HUMK'nun 17. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nun 14/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın «yetki» yönünden reddine ve dosyanın yetkili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, davalı yararına «vekalet ücreti» tayin ve takdirine hükmedilmiştir.
Dolayısıyla olayda «genel yetki» kuralından ayrılmayı gerektirecek, bir diğer deyimle re’«sen gözetilecek» bir yetki kuralı bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7687 E. , 2014/14851 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/09/2013
NUMARASI 2010/121-2013/207
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.09.2013 tarih ve 2010/121-2013/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan İzmir Bölge Ortaklığı Sözleşmesi'nin davalı tarafından feshedildiğini, anılan sözleşmeye göre fesihten sonra davalının müvekkilinin dizayn ve imajını devam ettiremeyeceğini, gerekli değişiklik ve sökümleri yapmak zorunda olduğunu, buna rağmen davalının müvekkili ofisi imiş gibi davranmaya devam ettiğini, bu nedenle açtıkları sözleşmeye aykırılığın tespiti ve tecavüzün engellenmesi davalarının kabul edilip Yargıtay tarafından da onandığını, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 10.000 TL manevi ve şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, tazmini istenen zararların nelerden ibaret olduğunun belirtilmediğini, tecavüzün önlenmesi davasında sadece "davacının kullandığı renklerde olan 3 adet masa ve dolabın kullanmasının yasaklanmasına" karar verildiğini, amblem ve logonun kullanılmadığını, sırf aynı renkte olan masa ve dolaplar için de davacının bir zarara uğradığından bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın haksız rekabete ilişkin hukuki sorumluluğu düzenleyen 58/e maddesinde BK'nın 49'uncu maddesinde gösterilen şartların varolması halinde manevi tazminat verilebileceğinin düzenlendiği, davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı ile sabit olduğu, bu nedenle davacı yararına manevi tazminat takdir edildiği, maddi tazminata ilişkin talepler hakkında ise davacının, sözleşmeye aykırı hareketler nedeniyle zarara uğradığına ilişkin somut bir delil getirmediği gerekçesiyle maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat talebinin 5.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, zarara uğranıldığına ilişkin somut bir delil getirilmediği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak, kesinleşmiş mahkeme kararı ile davalının haksız rekabeti tespit edildiğine göre, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 42'nci maddesi uyarınca makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile maddi tazminatın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanna nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 256,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102191800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz