Izafeten dava
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3910 E. 2014/10943 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
izafeten dava↗ husumet itirazı↗ hisse devri↗ hisse devir sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ tmsf↗ zamanaşımı↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Y.bank A.Ş'nin Denizli Şubesine yatırdığı paranın Y. Security Off Shore Ltd Şirketi hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, bu tarz eylemleri nedeniyle banka yöneticilerinin yargılanıp ceza aldıkları, ceza mahkemesi dosyasından davacı ve onun gibi off shore hesabı açtıranların iradesinin fesada uğratıldığının sabit olduğu gerekçesiyle 14.048,00 TL'nin 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı İ. Bank A.Ş. ve TMSF vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı I. Bank A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili dava dilekçesinde Y. Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.'ye izafeten davalı TMSF'yi (1) nolu hasım olarak göstermiştir.Y.bank A.Ş.'nin yönetim ve denetimi 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla davalı TMSF'ye geçmiş, sonrasında Y.bank A.Ş, S.bank A.Ş. ile birleştirilerek 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile O.bank A.Ş'ye devredilmiştir. O.bank A.Ş. ise diğer davalı İ. Bank A.Ş'ye devredilmiştir. Bu devirler neticesinde Y.bank A.Ş.'nin tüm aktif ve pasifi (2) nolu davalı İ. Bank A.Ş. bünyesinde toplanmıştır. Mahkemece 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca hisse devri öncesindeki dönemlere ilişkin sorumluluğun TMSF'ye ait olduğu gerekçesiyle TMSF'nin husumet itirazı yerinde görülmemiş ise de redde dayanak yapılan bu anlaşma sadece iç ilişki yönünden akitlerini bağlayıcı niteliktedir. Üçüncü kişi konumundaki davacının bu anlaşma hükümleri uyarınca TMSF aleyhine hak iddia etmesi mümkün değildir. Davalı TMSF tarafından dava konusu yapılan alacağın bu anlaşma uyarınca üstlenilmediği de nazara alınmadan, hükmedilen tutarın davalı TMSF'den de tahsiline imkan verecek şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre temyiz eden TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13931 E. 2014/16384 K.
Ortak:izafeten dava · husumet itirazı · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca «hisse devri» öncesindeki dönemlere ilişkin sorumluluğun TMSF'ye ait olduğu gerekçesiyle TMSF'nin «husumet itirazı» yerinde görülmemiş ise de redde dayanak yapılan bu anlaşma sadece iç ilişki yönünden akitlerini bağlayıcı niteliktedir.
Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.'ye «izafeten» davalı TMSF'yi (1) nolu hasım olarak göstermiştir.Y.bank A.Ş.'nin yönetim ve denetimi 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla davalı TMSF'ye geçmiş, sonrasında Y.bank A.Ş, S.bank A.Ş. ile birleştirilerek 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile O.bank A.Ş'ye devredilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca «hisse devri» öncesindeki dönemlere ilişkin sorumluluğun ...'ye ait olduğu gerekçesiyle ...'nin «husumet itirazı» yerinde görülmemiş ise de husumet itirazının reddine dayanak yapılan bu anlaşma sadece iç ilişki yönünden âkitlerini bağlayıcı niteliktedir.
A.Ş'nin ...bank A.Ş. ile birleştirilip ... ile ...bank A.Ş. arasında imzalanan «hisse devir sözleşmesi» kapsamında ...bank A.Ş. ile ...bank A.Ş'nin birleştirildiği, hisse devir sözleşmesine göre devir tarihinden önceki döneme ilişkin sorumluluğun ...'ye ait olduğu, bu nedenle «husumet itirazının» yerinde görülmediği, dava açma hakkının «kısıtlanması» etkenlerine göre zaman aşımı itirazının de yerinde olmadığı, kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre ...
Bankası A.Ş'ye «izafeten» davalı ...'yi (1) nolu hasım olarak göstermiştir. ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · dolandırıcılık
Benzer bu karardaA.Ş'nin ...bank A.Ş. ile birleştirilip ... ile ...bank A.Ş. arasında imzalanan «hisse devir sözleşmesi» kapsamında ...bank A.Ş. ile ...bank A.Ş'nin birleştirildiği, hisse devir sözleşmesine göre devir tarihinden önceki döneme ilişkin sorumluluğun ...'ye ait olduğu, bu nedenle «husumet itirazının» yerinde görülmediği, dava açma hakkının «kısıtlanması» etkenlerine göre zaman aşımı itirazının de yerinde olmadığı, kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre ...
A.Ş. aracılığıyla off shore hesabı açtıranların banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıldıkları», bu şekilde toplanan paraların grup şirketlerine ucuz kredi olarak aktarıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.010 TL'nin 30.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Tenfiz | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7118 E. 2012/14880 K.
Ortak:izafeten dava · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaTicaret ve Kredi Bankası A.Ş.'ye «izafeten» davalı TMSF'yi (1) nolu hasım olarak göstermiştir.Y.bank A.Ş.'nin yönetim ve denetimi 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla davalı TMSF'ye geçmiş, sonrasında Y.bank A.Ş, S.bank A.Ş. ile birleştirilerek 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile O.bank A.Ş'ye devredilmiştir.
Mahkemece 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca «hisse devri» öncesindeki dönemlere ilişkin sorumluluğun TMSF'ye ait olduğu gerekçesiyle TMSF'nin «husumet itirazı» yerinde görülmemiş ise de redde dayanak yapılan bu anlaşma sadece iç ilişki yönünden akitlerini bağlayıcı niteliktedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın davalısının Yurt Security Off Shore Bank Ltd olduğu, dolayısıyla tenfiz davasının da bu şirkete karşı açılmasının zorunlu bulunduğu, bu şirketin davalılarla organik bağı bulunduğunun ileri sürülerek tenfiz davasında hasım gösterilmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Şti'ye «izafeten» diğer davalılara karşı açılmış olmakla Lefkoşa Kaza Mahkemesince aleyhine karar verilen Yurt Security Off Shore Bank Ltd.
Şti'ne de «husumet» yöneltilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın davalısının Yurt Security Off Shore Bank Ltd olduğu, dolayısıyla tenfiz davasının da bu şirkete karşı açılmasının zorunlu bulunduğu, bu şirketin davalılarla organik bağı bulunduğunun ileri sürülerek tenfiz davasında hasım gösterilmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, dava «tenfiz» istemine ilişkin olup, dava Yurt Bank A.Ş. ve Yurt Security Off Shore Bank Ltd.
Bu itibarla, bu davalıya yönelik «tenfiz» istemi incelenerek, koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirildikten sonra bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1548 E. 2012/8448 K.
Ortak:izafeten dava · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaTicaret ve Kredi Bankası A.Ş.'ye «izafeten» davalı TMSF'yi (1) nolu hasım olarak göstermiştir.Y.bank A.Ş.'nin yönetim ve denetimi 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla davalı TMSF'ye geçmiş, sonrasında Y.bank A.Ş, S.bank A.Ş. ile birleştirilerek 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile O.bank A.Ş'ye devredilmiştir.
Mahkemece 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca «hisse devri» öncesindeki dönemlere ilişkin sorumluluğun TMSF'ye ait olduğu gerekçesiyle TMSF'nin «husumet itirazı» yerinde görülmemiş ise de redde dayanak yapılan bu anlaşma sadece iç ilişki yönünden akitlerini bağlayıcı niteliktedir.
Benzer bu karardaŞti. gösterilmiş olup MÖHUK 34. vd. maddeleri uyarınca davanın bu şirkete karşı açılmasının zorunlu olduğu, davacının, bu şirketin gerçekte var olmadığını veya davalı olarak gösterilen şirketlerle organik bağı bulunduğunu öne sürerek «tenfiz» davasında üçüncü kişileri hasım gösteremeyeceği gerekçesiyle, davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Şti'ye «izafeten» diğer davalılara karşı açılmış olmakla Lefkoşa Kaza Mahkemesince aleyhine karar verilen Yurt Security Off Shore Bank Ltd.
Şti'ne de «husumet» yöneltilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen mahkeme kararında davalı olarak Yurt Security Off Shore Bank Ltd.
Şti. gösterilmiş olup MÖHUK 34. vd. maddeleri uyarınca davanın bu şirkete karşı açılmasının zorunlu olduğu, davacının, bu şirketin gerçekte var olmadığını veya davalı olarak gösterilen şirketlerle organik bağı bulunduğunu öne sürerek «tenfiz» davasında üçüncü kişileri hasım gösteremeyeceği gerekçesiyle, davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, dava «tenfiz» istemine ilişkin olup, dava Yurt Bank A.Ş. ve Yurt Security Off Shore Bank Ltd.
Bu itibarla, bu davalıya yönelik «tenfiz» istemi incelenerek, koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirildikten sonra bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3890 E. 2014/10959 K.
Ortak:izafeten dava · husumet itirazı · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca «hisse devri» öncesindeki dönemlere ilişkin sorumluluğun TMSF'ye ait olduğu gerekçesiyle TMSF'nin «husumet itirazı» yerinde görülmemiş ise de redde dayanak yapılan bu anlaşma sadece iç ilişki yönünden akitlerini bağlayıcı niteliktedir.
Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.'ye «izafeten» davalı TMSF'yi (1) nolu hasım olarak göstermiştir.Y.bank A.Ş.'nin yönetim ve denetimi 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla davalı TMSF'ye geçmiş, sonrasında Y.bank A.Ş, S.bank A.Ş. ile birleştirilerek 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile O.bank A.Ş'ye devredilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. ile Sümer Bank A.Ş'nin birleştirildiği, «hisse devri sözleşmesine» göre de, devir tarihinden önceki dönemlere ilişkin sorumluluğun ....'ye ait olduğunun belirtildiği, bu durumda davalı tarafın, «husumet itirazının» yerinde görülmediği, davacının, ...
A.Ş. arasında imzalanan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» kapsamında, ....
A.Ş'ye «izafeten», payları devralan olduğu için dava dilekçesinde yer almıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri sözleşmesi · dolandırıcılık · tüzel kişilik · temsil
Benzer bu karardaA.Ş. ile Sümer Bank A.Ş'nin birleştirildiği, «hisse devri sözleşmesine» göre de, devir tarihinden önceki dönemlere ilişkin sorumluluğun ....'ye ait olduğunun belirtildiği, bu durumda davalı tarafın, «husumet itirazının» yerinde görülmediği, davacının, ...
A.Ş. aracılığıyla ... hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları ...
Davada, ....'ye davalı olarak «husumet» tahmil edilmeyip, «temsilci» sıfatıyla davalı gösterilmiştir.
A.Ş'nin de, diğer davalı ...Ş. ile birleşmek suretiyle «tüzel kişiliği» sona ermiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13045 E. 2014/19699 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · vade · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… di ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktara hesaba yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükmü uyarınca belirlenecek yasal «temerrüt faizi» işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde «vade» sonuna kadar «akdi faiz» uygulanmasına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ...A.Ş. yöneticilerinin davacı ve onun durumundaki diğer ...hesabı açtıranların iradelerini fesada uğrattıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 53.000 USD'nın 17.12.1999 tarihinden 21.03.2000 tarihine kadar %25 «akdi faiz», 21.03.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde düzenlenen faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3910 E. , 2014/10943 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ DENİZLİ 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/11/2013
NUMARASI 2013/150-2013/96
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2013/150-2013/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I. Bank A.Ş. ve TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Rıza Bayır tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin banka çalışanlarının aldatıcı söz ve davranışları nedeniyle Y.bank A.Ş Denizli Şubesi aracılığıyla Y. Security Off Shore Bank Ltd. Şti'ye 23.11.1999 tarihinde 14.048.00 TL yatırdığını, 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Y.bank A.Ş'nin TMSF'ye devredildiğini, TMSF yönetim kurulunun 26.1.2001 tarihli kararıyla tüm aktif ve pasifi ile S.bank A.Ş ile birleştirilip geçmiş dönemdeki borçlarından TMSF sorumlu olmak kaydıyla O.bank A.Ş tarafından devralındığını, O.bank A.Ş'nin de bütün aktif ve pasifi ile davalı İ. Bank A.Ş tarafından devralındığını, Y.bank A.Ş. yöneticilerinin İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/100 esas sayılı dosyasında bankayı vasıta kılarak off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi dolandırmak eylemleri nedeniyle ceza aldıklarını ileri sürerek 14.048,00 TL'nin bankaya yatırıldığı 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 1-2.
maddeleri gereğince işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekil; görev, yetki ve husumet nedeniyle açılan davanın reddinin gerektiğini, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, davacının serbest iradesiyle parasını kıyı bankasına yatırdığını, bu nedenle doğacak riske katlanması gerektiğini, zarar oluşmuşsa bunda müteraffik kusurunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan O. vekili; davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Y.bank A.Ş'nin Denizli Şubesine yatırdığı paranın Y. Security Off Shore Ltd Şirketi hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, bu tarz eylemleri nedeniyle banka yöneticilerinin yargılanıp ceza aldıkları, ceza mahkemesi dosyasından davacı ve onun gibi off shore hesabı açtıranların iradesinin fesada uğratıldığının sabit olduğu gerekçesiyle 14.048,00 TL'nin 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı İ. Bank A.Ş. ve TMSF vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı I. Bank A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili dava dilekçesinde Y. Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.'ye izafeten davalı TMSF'yi (1) nolu hasım olarak göstermiştir.Y.bank A.Ş.'nin yönetim ve denetimi 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla davalı TMSF'ye geçmiş, sonrasında Y.bank A.Ş, S.bank A.Ş. ile birleştirilerek 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile O.bank A.Ş'ye devredilmiştir. O.bank A.Ş. ise diğer davalı İ. Bank A.Ş'ye devredilmiştir. Bu devirler neticesinde Y.bank A.Ş.'nin tüm aktif ve pasifi (2) nolu davalı İ. Bank A.Ş. bünyesinde toplanmıştır. Mahkemece 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca hisse devri öncesindeki dönemlere ilişkin sorumluluğun TMSF'ye ait olduğu gerekçesiyle TMSF'nin husumet itirazı yerinde görülmemiş ise de redde dayanak yapılan bu anlaşma sadece iç ilişki yönünden akitlerini bağlayıcı niteliktedir.
Üçüncü kişi konumundaki davacının bu anlaşma hükümleri uyarınca TMSF aleyhine hak iddia etmesi mümkün değildir. Davalı TMSF tarafından dava konusu yapılan alacağın bu anlaşma uyarınca üstlenilmediği de nazara alınmadan, hükmedilen tutarın davalı TMSF'den de tahsiline imkan verecek şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre temyiz eden TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İ. Bank A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın I. Bank A.Ş. yönünden ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı TMSF yönünden BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102162500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz