Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9957 E. 2014/19459 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacağı↗ nakliyat sigortası↗ izafeten dava↗ konşimento↗ pasif husumet ehliyeti↗ acente↗ navlun↗ husumet ehliyeti↗ rücuen tazminat↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ tebligat↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ dahili dava↗ avans faizi↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı M.. İnvest GMBH Şirketi'ne İ.. G.. Denizcilik San. ve Ticaret Ltd. Şti'nin sadece tali acente olarak iş yaptığı, izafeten dava açılan G.. Ltd. Şti'nin taşıyanla ilişkisinin tespit olunamadığı, davalı asıla tebligat yapılması yönünden davacı yana kesin süre verildiği, esasen alacak bir (TTK 1235/7 gereği) gemi alacağı olmakla 2 no'lu davalının pasif husumet ehliyeti olacağı ancak verilen kesin sürede davacı tarafından işlem yapılmadığı gerekçesi ile davalı M..İnvest GMBH yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine, 30/03/2009 tarihli ekspertiz raporuna göre eksik teslim olunan 1 adet rulo sacın ağırlığının 2,16 ton olarak belirlendiği, bobin ağırlığının tespitine dair başkaca belge ibraz edilmediği gerekçesi ile satış faturasına göre navlun dahil 2,16 ton eksiklik hesabının 410 USD üzerinden 885,60 USD olarak kabulü ile ödeme tarihi olan 11/12/2009'daki Merkez Bankası kur karşılığı (1,49) dikkate alınmak suretiyle zarar tutarı olan 1.325,21 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile bu davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temiy etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı Mercury İnvest GMBH Şirketi'ne izafeten Gemar Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında verilen hükme yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davacı vekili dava dilekçesinde ve bilirkişi raporuna vaki itirazlarında taşımanın konusunun 316 adet çelik bobin olduğunu, taşıma sırasında 1 adet bobinin eksildiğini, bobinlerin ebat ve ağırlıklarının farklı olduğunu ve faturalarda da her çeşit bobinin ebat ve ağırlıklarının ayrı ayrı belirtildiğini, fiyatlarının da değişkenlik gösterdiğini, eksik çıkan bobin ağırlığı 2,10 metrik ton olarak belirlenmiş ise de, bu ağırlıkta bir bobin bulunmadığını, kaybolan bobinin 6,36 metrik ton ağırlığında olduğunu, hesaplamanın bobinler arasındaki farklılıklar gözönünde bulundurulmaksızın kümülatif olarak gerçekleştirilen ölçüm esas alınarak yapıldığını ileri sürdüğüne göre, 30.03.2009 tarihli tutanak, bu tutanakta atıf yapılan konşimento, faturalar ve var ise eksik çıkan bobinin seri numarası da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6717 E. 2014/3168 K.
Ortak:taşıyan · ibraz
İncelediğiniz karardaŞti'nin «taşıyanla» ilişkisinin tespit olunamadığı, davalı asıla «tebligat» yapılması yönünden davacı yana «kesin süre» verildiği, esasen alacak bir (TTK 1235/7 gereği) «gemi alacağı» olmakla 2 no'lu davalının «pasif husumet ehliyeti» olacağı ancak verilen kesin sürede davacı tarafından işlem yapılmadığı gerekçesi ile davalı M..İnvest GMBH yönünden davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 30/03/2009 tarihli ekspertiz raporuna göre eksik «teslim» olunan 1 adet rulo sacın ağırlığının 2,16 ton olarak belirlendiği, bobin ağırlığının tespitine dair başkaca belge «ibraz» edilmediği gerekçesi ile satış faturasına göre «navlun» «dahil» 2,16 ton eksiklik hesabının 410 USD üzerinden 885,60 USD olarak kabulü ile ödeme tarihi olan 11/12/2009'daki Merkez Bankası kur karşılığı (1,49) dikkate alınmak suretiyle zarar tutarı olan 1.325,21 TL'nin dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile bu davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 411RSF sayılı bobinin 6 ton ağırlığında olmasının bir rezerv oluşturduğu kabul edilmiş ise de; teyit bankasınca davalı bankaya gönderilen 14.12.2005 tarihli mesajda «akreditif» gereklerine ve UCP 500 madde 21'e uygun bir analiz sertifikası «ibraz» edildiği, bu sertifikada verilen ağırlıkların analiz sertifikasında bobin ağırlıkları olarak sınıflandırılmadığı, dolayısıyla akreditifte veya diğer belgelerde ver …
Bu durumda mahkemece söz konusu analiz sertifikasında yer alan verilerin «akreditife» konu malın bobin ağırlığına mı, yoksa belirtilen ağırlıkların üretim seri numarası ağırlığına mı işaret ettiğinin gerekirse bu konuda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve şayet belgedeki ağırlık dökümü rulo veya bobinlerle ilişkilendirilmemiş ise diğer belgelere ters düşen bir içerik veya uyumsuzluktan söz edilmeyeceğinden ICC 500 kurallarının 21. maddesine göre söz konusu belgenin «ibraz» edildiği şekilde kabul edilmesi gereken diğer vesaik niteliğinde olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirmel …
… irkişilerin de bu hususta yeterli nitelikte olduklarından da söz edilemez şöyle ki; 500 sayılı Yeknesak Kuralların "Vesaik İncelenmesine İlişkin Standart" başlığını «taşıyan» 13/a maddesinde vesaikin dış görünüşleriyle «akreditif» şartlarına uygunluğunun bu maddelerde yansıtılan uluslararası standart bankacılık uygulaması (pratiği) ile belirleneceği belirtilmiş olup bu incelemenin ise akredi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teyit bankası · akreditif · lehdar · bozma sonrası karar · tanıma · münhasırlık · taahhütname
Benzer bu karardaDairemizin 2008/7103 E, 2010/3601 K sayılı ilamında da vurulandığı üzere MTO'nın 500 sayılı Yeknesak Teamüller ve Uygulamalar yayınına tabi tutulan tüm «akreditifler» açısından bu kurallar akreditif amiri (ithalatçı), akreditif «lehdarı» (ihracatçı), akreditif bankası ve «teyit bankası» için bağlayıcı sözleşme hükümleri niteliğini kazanır.
Bankaca yapılacak incelemenin «münhasıran» belgelere dayandırılacağını, 23.1. maddesinde «akreditif» şartlarına uygun bulunan belgelerin tutarlarını malların gelmesine bağlı olmaksızın bankaya ödeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmiştir.
Mahkemece «bozma sonrası» alınan 20.12.2010 tarihli bilirkişi raporunda incelemeye esas olarak «akreditif» açtırma başvuru formunda malın «tanımı» açıklamasında bobinlerin en fazla ağırlığının 5.000 kg olacağının belirtildiği bu tanımlamaya göre bobinlerin ağırlığının 5.000 kg’dan az ancak fazla olamayacağı a …
Esasen bu düzenlemeler «akreditifin» akibetinin mallarla ilişkili olmayıp «münhasıran» vesaikle ilişkili olması nedeniyle akreditifin hukuki niteliğiyle de uyum içerisindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7103 E. 2010/3601 K.
Ortak:konşimento · sigorta poliçesi · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaŞti'nin «taşıyanla» ilişkisinin tespit olunamadığı, davalı asıla «tebligat» yapılması yönünden davacı yana «kesin süre» verildiği, esasen alacak bir (TTK 1235/7 gereği) «gemi alacağı» olmakla 2 no'lu davalının «pasif husumet ehliyeti» olacağı ancak verilen kesin sürede davacı tarafından işlem yapılmadığı gerekçesi ile davalı M..İnvest GMBH yönünden davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 30/03/2009 tarihli ekspertiz raporuna göre eksik «teslim» olunan 1 adet rulo sacın ağırlığının 2,16 ton olarak belirlendiği, bobin ağırlığının tespitine dair başkaca belge «ibraz» edilmediği gerekçesi ile satış faturasına göre «navlun» «dahil» 2,16 ton eksiklik hesabının 410 USD üzerinden 885,60 USD olarak kabulü ile ödeme tarihi olan 11/12/2009'daki Merkez Bankası kur karşılığı (1,49) dikkate alınmak suretiyle zarar tutarı olan 1.325,21 TL'nin dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile bu davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
… nde bulundurulmaksızın kümülatif olarak gerçekleştirilen ölçüm esas alınarak yapıldığını ileri sürdüğüne göre, 30.03.2009 tarihli tutanak, bu tutanakta atıf yapılan «konşimento», faturalar ve var ise eksik çıkan bobinin seri numarası da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı arasında 16.11.2005 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» akdedildiği ve davacı talebi üzerine bankaca düzenlenen «akreditif» metninin 18.11.2005 tarihinde davacı tarafça onaylandığı; aynı gün akreditifin Estonya'da mukim "Rosferrex Oy Estonia" firması lehine teyitli ve sight olmak üzere açıldığı, yine davacının talebi ile SEB EESTI UHISPANK ESTONIA (muhabir banka) olarak tespit edildiği, muhabir bankanın akreditife teyit eklemeyi kabul ettiği ve 25.11.2005 tarihli swift mesajı ile teyidini bankaya «ihbar» ettiği; bu mesajı müteakip SEB'in 01.12.2005 tarihli şifreli swift mesajı ile 550.164 Euro tutarındaki vesaikin akreditif «lehdarı» tarafından kendilerine «teslim» edildiğini, vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu ve akreditif bedelini rambursmann bankadan 08.12.2005 valorü ile talep ettiklerini bildirdiği, ilgili mesajın davalı banka tarafından davacıya 02.12.2005 tarihinde bildirilerek hesabın müsait hale getirilmesinin istendiği, vesaikin bankaya 05.12.2005 tarihinde akşam saatlerinde ulaştığı ve 06.12.2005 tarihinde incelemeye alındığı, inceleme sonucu vesaik üzerinde herhangi bir aykırılık (rezerv) tespit edilmediğinden ve akreditife uygun olduğundan bahisle davacı tarafa bildirildiği; ancak akreditife konu mal CIF «teslim şekline» göre yüklenmiş olup «sigorta poliçesi» tüm vesaik ile birlikte bankaya ulaşmışken rambursmann gününden bir gün öncesi olan 07.12.2005 tarihinde davacı tarafın müşterisi olduğu davalı bankanın şubesine sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden akşam saat 16.42'de, ilgili sigortanın «priminin» ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğine dair bir faks ulaştığı, bu kez davalı bankanın rezerv bildirim işlemi ile eş zamanlı olarak 07.12.2005 tarihinde ödemenin durdurulabilmesini teminen rambursmann bankası American Express Bank Frankfurt'da bir mesaj göndererek rambursmanın iptalini talep ettiği, ödeme günü olan 08.12.2005 tarihinde rambursmann bankasından «yetkinin» iptal edilmediğine dair mesaj alındığı; teyit bankasının gönderdiği 14.12.2005 tarihli «son» mesaj ile de davalı banka tarafından iletilen aykırılıkların kabul edilmediğinin ve mal bedelinin satıcıya ödendiğinin belirtildiği, bilahare, mal bedeli 550.164,00 Euro'nun davalı banka tarafından davacıya ait hesaptan -davacının ihtirazi «kaydı» ile- çekildiği ve bu tutarın dava tarihi itibariyle YTL karşılığının 920.864,50 YTL olduğu konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, akreditifin açılması üzerine akreditif bankası ile amir (alıcı-ithalatçı) arasında meydana gelen hukuki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» niteliğinde olduğu, buna karşılık akreditif amiri (alıcı) ile muhabir banka ve «teyit bankası» arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, ancak, akreditif bankası ile muhabir banka ve teyit bankası arasında bir hukuki ilişkinin kurulduğu öğreti ve uygulamada genel kabul gördüğü, belgeli (vesikalı) akreditifte satıcının parayı alması için «ibraz» etmek zorunda bulunduğu belgelerin neler olduğu ve bunların ne gibi yazıları kapsaması gerektiği, alıcının akreditif için başvurduğu bankaya verdiği talimat ile belli edildiği,bu banka tarafından muhabir bankaya olduğu gibi ulaştırılan talimata muhabir bankanın uygun davranmasının gerektiği, bunun için, muhabir bankanın satıcının kendisine ibraz ettiği belgelerin hepsinin ibraz edilmiş olduğunu ve bu belgelerde talimatta öngörülen yazıların eksiksiz bulunduğunu tespit etmedikçe ödeme yapmaması gerektiği, teyitli bir akreditifte teyit bankası, satıcının kendi bankası ile yaptığı teyit sözleşmesine dayanarak ibraz ettiği akreditif belgelerinin akreditif şartlarına uygunluğunu «makul süre» içinde incelemek ve uygun bulursa akreditif bedelini ödemekle yükümlü olduğu.
Belgelerin dış görünüşü itibariyle «akreditif» şartlarına uygunluğu milletlerarası standart bankacılık uygulaması ile tespit edilecektir" denildiği, bu hükme göre bankalarca incelenecek önemli belgelerin «konşimento», ticari «fatura», kalite kontrol raporu, çeki listesi, koli ambalaj listesi olduğu, akreditif şartları ile belirtilen vesaik içeriklerinin uygunluğunun , makul özenle yapılması gerektiği, akreditif belgelerinin banka tarafından dış görünüşleri itibariyle incelenmekle birlikte bu belgelerin birbiri ile uyum içinde olmalarının da gözetilmesi gerektiği, taraflar arasında akdedilen akreditif sözleşmesi ile hedeflenen silisli sac malzemesinin 2005 yılından beri satıcısı tarafından davacı alıcıya «teslim» edilmediği, böylelikle 550.164,00 Euro semeni ödemesine rağmen malı teslim alamayan davacının zarara uğradığı ve akreditif ilişkisinden beklenen faydayı elde edemediği ve olayda davacıya atfedilebilecek hiç bir «kusurun» bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı, buna karşılık konşimentoya göre malların sevk tarihi 22.11.2005 iken «sigorta poliçesinde» tanzim tarihinin 29.11.2005 olarak gösterilmesi suretiyle «sigorta teminatını» en geç taşımanın başlaması anından geçerli olması yönündeki Yeknesak Kuralların 34/e maddesinin ihlal edilmesi, çeki listesindeki ağırlığın fatura ve konşimentoda …
Mahkemece «akreditifte» asıl vesaik olarak adlandırılabilecek «konşimentoya» göre malların sevk tarihinin 22.11.2005 olmasına karşın «sigorta poliçesinin» tanzim tarihinin 29.11.2005 olarak gösterilmesi nedeniyle Yeknesak Kuralların 34/e maddesinin ihlaledildiğinden söz edilmekte ise de, söz konusu 500 sayılı Yeknesak Kuralların 34/e maddesinde “Akreditifte aksine bir şart yoksa veya sigorta belgesinden sigortanın en geç malların yüklenme veya sevk edilme veya «teslim» alınma tarihinden itibaren geçerli olduğu anlaşılmadığı sürece, taşıma belgesinde belirtilen,malların yüklenme veya sevk edilme veya teslim alınma tarihinden sonra …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teyit bankası · teslim şekli · akreditif · vekalet sözleşmesi · şekil şartı · makul süre · lehdar · teamül
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı arasında 16.11.2005 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» akdedildiği ve davacı talebi üzerine bankaca düzenlenen «akreditif» metninin 18.11.2005 tarihinde davacı tarafça onaylandığı; aynı gün akreditifin Estonya'da mukim "Rosferrex Oy Estonia" firması lehine teyitli ve sight olmak üzere açıldığı, yine davacının talebi ile SEB EESTI UHISPANK ESTONIA (muhabir banka) olarak tespit edildiği, muhabir bankanın akreditife teyit eklemeyi kabul ettiği ve 25.11.2005 tarihli swift mesajı ile teyidini bankaya «ihbar» ettiği; bu mesajı müteakip SEB'in 01.12.2005 tarihli şifreli swift mesajı ile 550.164 Euro tutarındaki vesaikin akreditif «lehdarı» tarafından kendilerine «teslim» edildiğini, vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu ve akreditif bedelini rambursmann bankadan 08.12.2005 valorü ile talep ettiklerini bildirdiği, ilgili mesajın davalı banka tarafından davacıya 02.12.2005 tarihinde bildirilerek hesabın müsait hale getirilmesinin istendiği, vesaikin bankaya 05.12.2005 tarihinde akşam saatlerinde ulaştığı ve 06.12.2005 tarihinde incelemeye alındığı, inceleme sonucu vesaik üzerinde herhangi bir aykırılık (rezerv) tespit edilmediğinden ve akreditife uygun olduğundan bahisle davacı tarafa bildirildiği; ancak akreditife konu mal CIF «teslim şekline» göre yüklenmiş olup «sigorta poliçesi» tüm vesaik ile birlikte bankaya ulaşmışken rambursmann gününden bir gün öncesi olan 07.12.2005 tarihinde davacı tarafın müşterisi olduğu davalı bankanın şubesine sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden akşam saat 16.42'de, ilgili sigortanın «priminin» ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğine dair bir faks ulaştığı, bu kez davalı bankanın rezerv bildirim işlemi ile eş zamanlı olarak 07.12.2005 tarihinde ödemenin durdurulabilmesini teminen rambursmann bankası American Express Bank Frankfurt'da bir mesaj göndererek rambursmanın iptalini talep ettiği, ödeme günü olan 08.12.2005 tarihinde rambursmann bankasından «yetkinin» iptal edilmediğine dair mesaj alındığı; teyit bankasının gönderdiği 14.12.2005 tarihli «son» mesaj ile de davalı banka tarafından iletilen aykırılıkların kabul edilmediğinin ve mal bedelinin satıcıya ödendiğinin belirtildiği, bilahare, mal bedeli 550.164,00 Euro'nun davalı banka tarafından davacıya ait hesaptan -davacının ihtirazi «kaydı» ile- çekildiği ve bu tutarın dava tarihi itibariyle YTL karşılığının 920.864,50 YTL olduğu konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, akreditifin açılması üzerine akreditif bankası ile amir (alıcı-ithalatçı) arasında meydana gelen hukuki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» niteliğinde olduğu, buna karşılık akreditif amiri (alıcı) ile muhabir banka ve «teyit bankası» arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, ancak, akreditif bankası ile muhabir banka ve teyit bankası arasında bir hukuki ilişkinin kurulduğu öğreti ve uygulamada genel kabul gördüğü, belgeli (vesikalı) akreditifte satıcının parayı alması için «ibraz» etmek zorunda bulunduğu belgelerin neler olduğu ve bunların ne gibi yazıları kapsaması gerektiği, alıcının akreditif için başvurduğu bankaya verdiği talimat ile belli edildiği,bu banka tarafından muhabir bankaya olduğu gibi ulaştırılan talimata muhabir bankanın uygun davranmasının gerektiği, bunun için, muhabir bankanın satıcının kendisine ibraz ettiği belgelerin hepsinin ibraz edilmiş olduğunu ve bu belgelerde talimatta öngörülen yazıların eksiksiz bulunduğunu tespit etmedikçe ödeme yapmaması gerektiği, teyitli bir akreditifte teyit bankası, satıcının kendi bankası ile yaptığı teyit sözleşmesine dayanarak ibraz ettiği akreditif belgelerinin akreditif şartlarına uygunluğunu «makul süre» içinde incelemek ve uygun bulursa akreditif bedelini ödemekle yükümlü olduğu.
MTO’nın 500 sayılı Yeknesak «teamüller» ve Uygulamalar yayınına tabi tutulan tüm «akreditifler» açısından bu kurallar,akreditif amiri (ithalatçı), akreditif «lehdarı» (ihracatçı), akreditif bankası ve «teyit bankası» için bağlayıcı sözleşme hükümleri niteliğini kazanır.
Somut uyuşmazlıkta 01.12.2005 tarihinde «teyit bankası» 550.164,00 Euro tutarındaki vesaikin «lehtar» tarafından kendilerine «teslim» edildiğini,vesaikin «şekil şartlarının» «akreditife» uygun olduğunu ve parayı akreditifte belirlenen Rambursman Bankası'ndan 08.12.2005 valörü ile talep ettiklerini davalı bankaya bildirmiştir.
Şayet «akreditif» belgelerinden bir kısmının akreditif şartlarına uygun olmadığı veya eksik bulunduğu tespit edilirse banka belge için akreditife rezerv koyarak satıcıya red ve rezerv gerekçelerini bildirmek zorunda olduğu, Akreditif belgelerinin akreditifteki şartlara uygun olmadıkça mal bedelinin satıcıya ödenmeyeceği ve uygun olmayan belgelere dayalı bir ödemeyle akreditif bankasına «rücu» edilemeyeceği, zira, teyit bankasının belgeler üzerinde yaptığı inceleme ve kabul ancak akreditif bankasınca doğrulanması halinde nihai sonuç doğuracağı, akreditif belgelerinin yetkili bankalarca incelenmesi konusundaki «makul sürenin» Milletlerarası Ticaret Odası 500 sayılı Yeknesak Kuralları'nın 13/b maddesi ile «ibraz» tarihinden itibaren 7 gün olarak belirlendiği, yine anılan maddenin d bendi gereğince, "bankalar belgeleri dış görünüşleri itibariyle akreditif şartlarına uygun gö …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12993 E. 2011/16338 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · donatan · hak düşürücü süre · ihbar · hasar
Benzer bu karardaDavalı vekili, geminin 02.04.2007 gününde varma limanına ulaştığını müvekkiline herhangi bir «hasar ihbarı» yapılmadığını, davanın açıldığı 02.05.2008 tarihi itibariyle «hak düşürücü sürenin» geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
… n sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan 541,290 metrik ton olan 50 koli çelik levha ve 17 parça çelik bobinin davacının «donatanı» olduğu gemi ile Gemlik'den Köstence Limanına taşınırken hasarlanması nedeniyle davacı tarafından sigortalısı dava dışı Arcelor Commercial SA şirketine ödeme yaptığını, yükün varma limanına 02.04.2007 tarihinde ulaştığını ve «hasarın» davalıya 03.04.2007 günü bildirildiğini ileri sürerek, toplam 39.317,03 Euro'nun faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini taley etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6464 E. 2014/11758 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9957 E. , 2014/19459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/03/2014
NUMARASI 2010/205-2014/132
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2010/205-2014/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalı B..A.Ş'nin Ukrayna'dan G.'e taşınan emtiasının müvekkili tarafından sigortalandığını, teslim sırasında taşınan maldan 1 rulonun eksik olduğunun tespit edildiğini, sigortalı firmaya 3.925,29 TL tazminat ödenerek halefıyet kazanıldığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere;
3. 925,29 TL'nin ticari faizle davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
[…]..İ. GMBH Şirketi'ne i.. G.. Denizcilik San. ve Ticaret Ltd. Şti, kendisinin G.. Limanı'ndaki işlemlerde […].Kiralama Tic. Ltd. Şti. adına tali acente olduğunu, başkaca bağlantısı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, davalı M.. İnvest GMBH Şirketi'ne İ.. G.. Denizcilik San. ve Ticaret Ltd. Şti'nin sadece tali acente olarak iş yaptığı, izafeten dava açılan G.. Ltd. Şti'nin taşıyanla ilişkisinin tespit olunamadığı, davalı asıla tebligat yapılması yönünden davacı yana kesin süre verildiği, esasen alacak bir (TTK 1235/7 gereği) gemi alacağı olmakla 2 no'lu davalının pasif husumet ehliyeti olacağı ancak verilen kesin sürede davacı tarafından işlem yapılmadığı gerekçesi ile davalı M..İnvest GMBH yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine, 30/03/2009 tarihli ekspertiz raporuna göre eksik teslim olunan 1 adet rulo sacın ağırlığının 2,16 ton olarak belirlendiği, bobin ağırlığının tespitine dair başkaca belge ibraz edilmediği gerekçesi ile satış faturasına göre navlun dahil 2,16 ton eksiklik hesabının 410 USD üzerinden 885,60 USD olarak kabulü ile ödeme tarihi olan 11/12/2009'daki Merkez Bankası kur karşılığı (1,49) dikkate alınmak suretiyle zarar tutarı olan 1.325,21 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile bu davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temiy etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı Mercury İnvest GMBH Şirketi'ne izafeten Gemar Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında verilen hükme yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davacı vekili dava dilekçesinde ve bilirkişi raporuna vaki itirazlarında taşımanın konusunun 316 adet çelik bobin olduğunu, taşıma sırasında 1 adet bobinin eksildiğini, bobinlerin ebat ve ağırlıklarının farklı olduğunu ve faturalarda da her çeşit bobinin ebat ve ağırlıklarının ayrı ayrı belirtildiğini, fiyatlarının da değişkenlik gösterdiğini, eksik çıkan bobin ağırlığı 2,10 metrik ton olarak belirlenmiş ise de, bu ağırlıkta bir bobin bulunmadığını, kaybolan bobinin 6,36 metrik ton ağırlığında olduğunu, hesaplamanın bobinler arasındaki farklılıklar gözönünde bulundurulmaksızın kümülatif olarak gerçekleştirilen ölçüm esas alınarak yapıldığını ileri sürdüğüne göre, 30.03.2009 tarihli tutanak, bu tutanakta atıf yapılan konşimento, faturalar ve var ise eksik çıkan bobinin seri numarası da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin davalı M.. İnvest .. Şirketi'e İ..G.. Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102141900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz