Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/7103 E. 2010/3601 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teyit bankası↗ teslim şekli↗ akreditif↗ vekalet sözleşmesi↗ şekil şartı↗ makul süre↗ konişmento↗ konşimento↗ lehdar↗ teamül↗ sigorta teminatı↗ mükerrerlik↗ satış sözleşmesi↗ lehtar↗ münhasırlık↗ ek prim↗ rücu↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihbar↗ yetki↗ fatura↗ kredi sözleşmesi↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı arasında 16.11.2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği ve davacı talebi üzerine bankaca düzenlenen akreditif metninin 18.11.2005 tarihinde davacı tarafça onaylandığı; aynı gün akreditifin Estonya'da mukim "Rosferrex Oy Estonia" firması lehine teyitli ve sight olmak üzere açıldığı, yine davacının talebi ile SEB EESTI UHISPANK ESTONIA (muhabir banka) olarak tespit edildiği, muhabir bankanın akreditife teyit eklemeyi kabul ettiği ve 25.11.2005 tarihli swift mesajı ile teyidini bankaya ihbar ettiği; bu mesajı müteakip SEB'in 01.12.2005 tarihli şifreli swift mesajı ile 550.164 Euro tutarındaki vesaikin akreditif lehdarı tarafından kendilerine teslim edildiğini, vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu ve akreditif bedelini rambursmann bankadan 08.12.2005 valorü ile talep ettiklerini bildirdiği, ilgili mesajın davalı banka tarafından davacıya 02.12.2005 tarihinde bildirilerek hesabın müsait hale getirilmesinin istendiği, vesaikin bankaya 05.12.2005 tarihinde akşam saatlerinde ulaştığı ve 06.12.2005 tarihinde incelemeye alındığı, inceleme sonucu vesaik üzerinde herhangi bir aykırılık (rezerv) tespit edilmediğinden ve akreditife uygun olduğundan bahisle davacı tarafa bildirildiği; ancak akreditife konu mal CIF teslim şekline göre yüklenmiş olup sigorta poliçesi tüm vesaik ile birlikte bankaya ulaşmışken rambursmann gününden bir gün öncesi olan 07.12.2005 tarihinde davacı tarafın müşterisi olduğu davalı bankanın şubesine sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden akşam saat 16.42'de, ilgili sigortanın priminin ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğine dair bir faks ulaştığı, bu kez davalı bankanın rezerv bildirim işlemi ile eş zamanlı olarak 07.12.2005 tarihinde ödemenin durdurulabilmesini teminen rambursmann bankası American Express Bank Frankfurt'da bir mesaj göndererek rambursmanın iptalini talep ettiği, ödeme günü olan 08.12.2005 tarihinde rambursmann bankasından yetkinin iptal edilmediğine dair mesaj alındığı; teyit bankasının gönderdiği 14.12.2005 tarihli son mesaj ile de davalı banka tarafından iletilen aykırılıkların kabul edilmediğinin ve mal bedelinin satıcıya ödendiğinin belirtildiği, bilahare, mal bedeli 550.164,00 Euro'nun davalı banka tarafından davacıya ait hesaptan -davacının ihtirazi kaydı ile- çekildiği ve bu tutarın dava tarihi itibariyle YTL karşılığının 920.864,50 YTL olduğu konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, akreditifin açılması üzerine akreditif bankası ile amir (alıcı-ithalatçı) arasında meydana gelen hukuki ilişkinin vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğu, buna karşılık akreditif amiri (alıcı) ile muhabir banka ve teyit bankası arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, ancak, akreditif bankası ile muhabir banka ve teyit bankası arasında bir hukuki ilişkinin kurulduğu öğreti ve uygulamada genel kabul gördüğü, belgeli (vesikalı) akreditifte satıcının parayı alması için ibraz etmek zorunda bulunduğu belgelerin neler olduğu ve bunların ne gibi yazıları kapsaması gerektiği, alıcının akreditif için başvurduğu bankaya verdiği talimat ile belli edildiği,bu banka tarafından muhabir bankaya olduğu gibi ulaştırılan talimata muhabir bankanın uygun davranmasının gerektiği, bunun için, muhabir bankanın satıcının kendisine ibraz ettiği belgelerin hepsinin ibraz edilmiş olduğunu ve bu belgelerde talimatta öngörülen yazıların eksiksiz bulunduğunu tespit etmedikçe ödeme yapmaması gerektiği, teyitli bir akreditifte teyit bankası, satıcının kendi bankası ile yaptığı teyit sözleşmesine dayanarak ibraz ettiği akreditif belgelerinin akreditif şartlarına uygunluğunu makul süre içinde incelemek ve uygun bulursa akreditif bedelini ödemekle yükümlü olduğu. Şayet akreditif belgelerinden bir kısmının akreditif şartlarına uygun olmadığı veya eksik bulunduğu tespit edilirse banka belge için akreditife rezerv koyarak satıcıya red ve rezerv gerekçelerini bildirmek zorunda olduğu, Akreditif belgelerinin akreditifteki şartlara uygun olmadıkça mal bedelinin satıcıya ödenmeyeceği ve uygun olmayan belgelere dayalı bir ödemeyle akreditif bankasına rücu edilemeyeceği, zira, teyit bankasının belgeler üzerinde yaptığı inceleme ve kabul ancak akreditif bankasınca doğrulanması halinde nihai sonuç doğuracağı, akreditif belgelerinin yetkili bankalarca incelenmesi konusundaki makul sürenin Milletlerarası Ticaret Odası 500 sayılı Yeknesak Kuralları'nın 13/b maddesi ile ibraz tarihinden itibaren 7 gün olarak belirlendiği, yine anılan maddenin d bendi gereğince, "bankalar belgeleri dış görünüşleri itibariyle akreditif şartlarına uygun görünüp görünmediğinden emin olmak için makul derecede özen göstererek incelemelidirler. Belgelerin dış görünüşü itibariyle akreditif şartlarına uygunluğu milletlerarası standart bankacılık uygulaması ile tespit edilecektir" denildiği, bu hükme göre bankalarca incelenecek önemli belgelerin konşimento, ticari fatura, kalite kontrol raporu, çeki listesi, koli ambalaj listesi olduğu, akreditif şartları ile belirtilen vesaik içeriklerinin uygunluğunun , makul özenle yapılması gerektiği, akreditif belgelerinin banka tarafından dış görünüşleri itibariyle incelenmekle birlikte bu belgelerin birbiri ile uyum içinde olmalarının da gözetilmesi gerektiği, taraflar arasında akdedilen akreditif sözleşmesi ile hedeflenen silisli sac malzemesinin 2005 yılından beri satıcısı tarafından davacı alıcıya teslim edilmediği, böylelikle 550.164,00 Euro semeni ödemesine rağmen malı teslim alamayan davacının zarara uğradığı ve akreditif ilişkisinden beklenen faydayı elde edemediği ve olayda davacıya atfedilebilecek hiç bir kusurun bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı, buna karşılık konşimentoya göre malların sevk tarihi 22.11.2005 iken sigorta poliçesinde tanzim tarihinin 29.11.2005 olarak gösterilmesi suretiyle sigorta teminatını en geç taşımanın başlaması anından geçerli olması yönündeki Yeknesak Kuralların 34/e maddesinin ihlal edilmesi, çeki listesindeki ağırlığın fatura ve konşimentoda gösterilen miktarla aynı olması gerekirken farklı yazılmış olması ve keza koli ambalaj listesindeki sayıların fatura ve konşimentodaki mal adedi ile aynı olması gerekirken farklı yazılması ve akreditif şartlarında bobin ağırlığının 5 ton olarak gösterilmesine rağmen seri 2003411RSF sayılı bobinin 6 ton ağırlığında gösterilmesi nedenleri ile davalı bankanın sözü edilen kuralları ihlal etmesi, akreditif şartları ile belirtilen vesaik içeriklerinin uygunluğunu makul özenle inceleme ve bu belgelerin birbiri ile uyum içinde olmalarını gözetme borcunun yerine getirilmemesi, genel anlamda ise, bankacılık ve akreditif işlemlerinde basiretli bir işadamı gibi davranmaması nedenleriyle mal bedelinin ödenmesi sonucu ortaya çıkan zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunun kabulünün gerekeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
MTO’nın 500 sayılı Yeknesak teamüller ve Uygulamalar yayınına tabi tutulan tüm akreditifler açısından bu kurallar,akreditif amiri (ithalatçı), akreditif lehdarı (ihracatçı), akreditif bankası ve teyit bankası için bağlayıcı sözleşme hükümleri niteliğini kazanır.
Davacı ... A.Ş, Oyakbank’a başvurusunda açılmasını istediği akreditifin MTO Yayınları 500 sayılı broşür hükümlerine tabi olduğunu kabul ettiğinden, akreditif amirinin de 500 sayılı Kurallara tabi olacağı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta 01.12.2005 tarihinde teyit bankası 550.164,00 Euro tutarındaki vesaikin lehtar tarafından kendilerine teslim edildiğini,vesaikin şekil şartlarının akreditife uygun olduğunu ve parayı akreditifte belirlenen Rambursman Bankası'ndan 08.12.2005 valörü ile talep ettiklerini davalı bankaya bildirmiştir. 05.12.2005 tarihinde vesaik davalı Oyakbank’a intikal etmiş, 06.12.2005 tarihinde incelemeye alınan vesaikte 07.12.2005 tarihinde inceleme tamamlanmış her hangi bir uygunsuzluk görülmemesi üzerine belgelerin uygun olduğu akreditif amirine iletilmiş, ancak ... A.Ş’nin belgeleri incelemeye alarak rezerv koyulmasını istemesi üzerine Oyakbank’ın iki hususta rezervi teyit bankasına bildirdiği, ayrıca davalı bankaya sigorta poliçesini düzenleyen şirket tarafından 07.12.2005 saat 16.42’de primler ödenmediğinden poliçenin iptal edildiğine dair bir faks mesajı ulaştığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtilmesi gereken husus akreditifin akıbetinin mallarla değil, münhasıran vesaikle ilgili olduğudur. 500 sayılı Yeknesak Kuralların 3.maddesinde açıkça akreditiflerin doğaları itibarıyla satış sözleşmelerinden ve diğer sözleşmelerden ayrı işlemler olduğu belirtilmiş, 4.maddede ise akreditif işlemlerinde tüm ilgili tarafların vesaikin ilgili olabileceği mal, hizmet ve/veya diğer yapılan işleri değil vesaiki göz önünde bulundurarak (vesaik üzerinden) işlem yaparlar denilmektedir. Yine aynı yeknesak kuralların 13.maddesi vesaikin incelenmesine ilişkin standartları ortaya koymuş, dış görünüşleri itibarıyla Akreditif şartlarına uygun gözüküp gözükmediklerinden emin olmak için bankaların Akreditifte şarta bağlanan bütün vesaiki makul derecede özen göstererek inceleyecekleri, vesaikin dış görünüşleriyle Akreditif şartlarına uygunluğunun uluslar arası standart bankacılık uygulaması (pratiği) ile belirleneceği öngörülmüştür. Öte yandan ICC 500 21.maddesinde “Taşıma belgeleri, sigorta belgeleri ve faturalar dışında kalan belgelerin istenmesi halinde Akreditif bu belgelerin kimler tarafından düzenleneceklerini ve yazı veya bilgi olarak içeriklerini şarta bağlamalıdır. Akreditif bunları şarta bağlamamışsa bankalar bu tür belgeleri, içerikleri diğer belgelerle uyumsuzluk göstermemek kaydıyla ibraz edildikleri biçimde kabul edeceklerdir.” denilmektedir. Başka bir anlatımla taşıma belgeleri, sigorta belgeleri ve faturalar dışında kalan belgeler “diğer vesaik" hükmünde olup, Akreditif bunları şarta bağlamamışsa bankalar bu tür belgelerin ticari hayatta kullanılan şekilde olup, olmadıklarını araştırmayacaklardır, belgelerin talep edilen şekilde olması yeterlidir. Somut olayda Akreditifte lehdar tarafından ibrazı gereken belgeler ise şu şekilde yer almıştır; 1-Fatura, 2)Konişmento, 3)Paketleme listesi, 4)Ağırlık listesi, 5-Menşe Sertifikası, 6-Sigorta Poliçesi, 7-İmalatçı tarafından düzenlenmiş analiz raporu.
Mahkemece akreditifte asıl vesaik olarak adlandırılabilecek konşimentoya göre malların sevk tarihinin 22.11.2005 olmasına karşın sigorta poliçesinin tanzim tarihinin 29.11.2005 olarak gösterilmesi nedeniyle Yeknesak Kuralların 34/e maddesinin ihlaledildiğinden söz edilmekte ise de, söz konusu 500 sayılı Yeknesak Kuralların 34/e maddesinde “Akreditifte aksine bir şart yoksa veya sigorta belgesinden sigortanın en geç malların yüklenme veya sevk edilme veya teslim alınma tarihinden itibaren geçerli olduğu anlaşılmadığı sürece, taşıma belgesinde belirtilen,malların yüklenme veya sevk edilme veya teslim alınma tarihinden sonraki bir düzenleme tarihi gösteren sigorta belgesini bankalar kabul etmeyeceklerdir.” denilmekte olup, somut olayda 29.11.2005 düzenleme tarihli sigorta poliçesinde sigortanın 22.11.2005’den, yani malların sevk tarihinden itibaren 31.01.2006 tarihine kadar geçerli olduğu belirtildiğinden, söz konusu poliçenin bankalar tarafından kabulü zorunlu olup, bu husus banka açısından bir rezerv oluşturmamaktadır. Her ne kadar mahkeme kararının gerekçesinde yer almamakta ise de, poliçenin sonradan iptal edildiğine dair faks mesajının geçerli olup, olmadığını, yetkili kişiler tarafından gönderilip, gönderilmediğini, prim borcunun ödenmemesinin poliçeyi iptale imkan verip vermediğini davalı bankanın değerlendirmesine olanak yoktur, bir likit delilden söz edilemeyeceğinin de açıklığı karşısında poliçenin sonradan iptaline dair faks mesajı da davalı banka için bir rezerv oluşturmaz. Mahkemenin davayı kabulünde diğer gerekçesi ise “çeki listesindeki ağırlığın fatura ve konşimentoda gösterilen miktarla aynı olması gerekirken farklı yazılmış olması ve keza koli ambalaj listesindeki sayıların fatura ve konşimentodaki mal adedi ile aynı olması gerekirken farklı yazılması ve akreditif şartlarında bobin ağırlığının 5 ton olarak gösterilmesine rağmen seri 2003411RSF sayılı bobinin 6 ton ağırlığında gösterilmesi nedenleriyle …” davalı bankanın yeknesak kuralları ihlal etmiş olmasıdır. Mahkemenin kabulünün aksine asıl vesaik niteliğindeki konşimento, fatura ve sigorta poliçesinde yer alan bilgilerde bir uyumsuzluk bulunmadığı gibi diğer vesaik niteliğindeki çeki listesinde ve koli ambalaj listesindeki kayıtlarında söz konusu asıl vesaikle veya kendi içlerinde bir uyumsuzluğuna da rastlanamamıştır. Konişmentoda 10 konteyner yerine 11 konteyner yazılmış olması RUVU7223429 numaralı konteynerin mükerrer yazımından kaynaklanmakta olup, eğer mahkemece görülen uyumsuzluk bu husus ise maddi hatadan kaynaklanan bu durumun vesaikler arasında bir uyumsuzluk olarak kabulü mümkün değildir. Akreditif şartlarında bobin ağırlığının 5 ton olarak gösterilmesine karşın diğer vesaik niteliğindeki Analiz Sertifikasında 2003411RSF sayılı bobinin 6 ton ağırlığında olmasının bir rezerv oluşturduğu kabul edilmiş ise de; teyit bankasınca davalı bankaya gönderilen 14.12.2005 tarihli mesajda akreditif gereklerine ve UCP 500 madde 21’e uygun bir analiz sertifikası ibraz edildiği,bu sertifikada verilen ağırlıkların analiz sertifikasında bobin ağırlıkları olarak sınıflandırılmadığı, dolayısıyla akreditifte veya diğer belgelerde verilen beyanlarla çelişen her hangi bir beyanın olmadığı, matematiksel hesaplamaların bankaların sorumluluğunda olmadığı belirtilmiştir, sözkonusu belgede yapılan incelemede belgenin “Konum No”, ”Seri”, ”Miktar”, ”Ağırlık” başlıkları altında düzenlendiği, "Seri” başlığı altındaki tüm numaraların 2003411RSF koduyla işaretlendiği, dolayısıyla bu numaranın bobin numarasına işaret etmediği anlaşılmakta olup mahkemenin bu yöndeki kabulünde de gösterilen gerekçe itibarıyla isabet bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece söz konusu analiz sertifikasında yer alan verilerin akreditife konu malın bobin ağırlığına mı, yoksa belirtilen ağırlıkların üretim seri numarası ağırlığına mı işaret ettiğinin gerekirse bu konuda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve şayet belgedeki ağırlık dökümü rulo veya bobinlerle ilişkilendirilmemiş ise diğer belgelere ters düşen bir içerik veya uyumsuzluktan söz edilmeyeceğinden ICC 500 kurallarının 21. maddesine göre söz konusu belgenin ibraz edildiği şekilde kabul edilmesi gereken diğer vesaik niteliğinde olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirmelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6717 E. 2014/3168 K.
Ortak:teyit bankası · akreditif · lehdar · teamül · münhasırlık · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · ibraz · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı arasında 16.11.2005 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» akdedildiği ve davacı talebi üzerine bankaca düzenlenen «akreditif» metninin 18.11.2005 tarihinde davacı tarafça onaylandığı; aynı gün akreditifin Estonya'da mukim "Rosferrex Oy Estonia" firması lehine teyitli ve sight olmak üzere açıldığı, yine davacının talebi ile SEB EESTI UHISPANK ESTONIA (muhabir banka) olarak tespit edildiği, muhabir bankanın akreditife teyit eklemeyi kabul ettiği ve 25.11.2005 tarihli swift mesajı ile teyidini bankaya «ihbar» ettiği; bu mesajı müteakip SEB'in 01.12.2005 tarihli şifreli swift mesajı ile 550.164 Euro tutarındaki vesaikin akreditif «lehdarı» tarafından kendilerine «teslim» edildiğini, vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu ve akreditif bedelini rambursmann bankadan 08.12.2005 valorü ile talep ettiklerini bildirdiği, ilgili mesajın davalı banka tarafından davacıya 02.12.2005 tarihinde bildirilerek hesabın müsait hale getirilmesinin istendiği, vesaikin bankaya 05.12.2005 tarihinde akşam saatlerinde ulaştığı ve 06.12.2005 tarihinde incelemeye alındığı, inceleme sonucu vesaik üzerinde herhangi bir aykırılık (rezerv) tespit edilmediğinden ve akreditife uygun olduğundan bahisle davacı tarafa bildirildiği; ancak akreditife konu mal CIF «teslim şekline» göre yüklenmiş olup «sigorta poliçesi» tüm vesaik ile birlikte bankaya ulaşmışken rambursmann gününden bir gün öncesi olan 07.12.2005 tarihinde davacı tarafın müşterisi olduğu davalı bankanın şubesine sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden akşam saat 16.42'de, ilgili sigortanın «priminin» ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğine dair bir faks ulaştığı, bu kez davalı bankanın rezerv bildirim işlemi ile eş zamanlı olarak 07.12.2005 tarihinde ödemenin durdurulabilmesini teminen rambursmann bankası American Express Bank Frankfurt'da bir mesaj göndererek rambursmanın iptalini talep ettiği, ödeme günü olan 08.12.2005 tarihinde rambursmann bankasından «yetkinin» iptal edilmediğine dair mesaj alındığı; teyit bankasının gönderdiği 14.12.2005 tarihli «son» mesaj ile de davalı banka tarafından iletilen aykırılıkların kabul edilmediğinin ve mal bedelinin satıcıya ödendiğinin belirtildiği, bilahare, mal bedeli 550.164,00 Euro'nun davalı banka tarafından davacıya ait hesaptan -davacının ihtirazi «kaydı» ile- çekildiği ve bu tutarın dava tarihi itibariyle YTL karşılığının 920.864,50 YTL olduğu konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, akreditifin açılması üzerine akreditif bankası ile amir (alıcı-ithalatçı) arasında meydana gelen hukuki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» niteliğinde olduğu, buna karşılık akreditif amiri (alıcı) ile muhabir banka ve «teyit bankası» arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, ancak, akreditif bankası ile muhabir banka ve teyit bankası arasında bir hukuki ilişkinin kurulduğu öğreti ve uygulamada genel kabul gördüğü, belgeli (vesikalı) akreditifte satıcının parayı alması için «ibraz» etmek zorunda bulunduğu belgelerin neler olduğu ve bunların ne gibi yazıları kapsaması gerektiği, alıcının akreditif için başvurduğu bankaya verdiği talimat ile belli edildiği,bu banka tarafından muhabir bankaya olduğu gibi ulaştırılan talimata muhabir bankanın uygun davranmasının gerektiği, bunun için, muhabir bankanın satıcının kendisine ibraz ettiği belgelerin hepsinin ibraz edilmiş olduğunu ve bu belgelerde talimatta öngörülen yazıların eksiksiz bulunduğunu tespit etmedikçe ödeme yapmaması gerektiği, teyitli bir akreditifte teyit bankası, satıcının kendi bankası ile yaptığı teyit sözleşmesine dayanarak ibraz ettiği akreditif belgelerinin akreditif şartlarına uygunluğunu «makul süre» içinde incelemek ve uygun bulursa akreditif bedelini ödemekle yükümlü olduğu.
MTO’nın 500 sayılı Yeknesak «teamüller» ve Uygulamalar yayınına tabi tutulan tüm «akreditifler» açısından bu kurallar,akreditif amiri (ithalatçı), akreditif «lehdarı» (ihracatçı), akreditif bankası ve «teyit bankası» için bağlayıcı sözleşme hükümleri niteliğini kazanır.
Şayet «akreditif» belgelerinden bir kısmının akreditif şartlarına uygun olmadığı veya eksik bulunduğu tespit edilirse banka belge için akreditife rezerv koyarak satıcıya red ve rezerv gerekçelerini bildirmek zorunda olduğu, Akreditif belgelerinin akreditifteki şartlara uygun olmadıkça mal bedelinin satıcıya ödenmeyeceği ve uygun olmayan belgelere dayalı bir ödemeyle akreditif bankasına «rücu» edilemeyeceği, zira, teyit bankasının belgeler üzerinde yaptığı inceleme ve kabul ancak akreditif bankasınca doğrulanması halinde nihai sonuç doğuracağı, akreditif belgelerinin yetkili bankalarca incelenmesi konusundaki «makul sürenin» Milletlerarası Ticaret Odası 500 sayılı Yeknesak Kuralları'nın 13/b maddesi ile «ibraz» tarihinden itibaren 7 gün olarak belirlendiği, yine anılan maddenin d bendi gereğince, "bankalar belgeleri dış görünüşleri itibariyle akreditif şartlarına uygun gö …
Benzer bu karardaDairemizin 2008/7103 E, 2010/3601 K sayılı ilamında da vurulandığı üzere MTO'nın 500 sayılı Yeknesak Teamüller ve Uygulamalar yayınına tabi tutulan tüm «akreditifler» açısından bu kurallar akreditif amiri (ithalatçı), akreditif «lehdarı» (ihracatçı), akreditif bankası ve «teyit bankası» için bağlayıcı sözleşme hükümleri niteliğini kazanır.
Bankaca yapılacak incelemenin «münhasıran» belgelere dayandırılacağını, 23.1. maddesinde «akreditif» şartlarına uygun bulunan belgelerin tutarlarını malların gelmesine bağlı olmaksızın bankaya ödeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmiştir.
Esasen bu düzenlemeler «akreditifin» akibetinin mallarla ilişkili olmayıp «münhasıran» vesaikle ilişkili olması nedeniyle akreditifin hukuki niteliğiyle de uyum içerisindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · tanıma · taahhütname · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece «bozma sonrası» alınan 20.12.2010 tarihli bilirkişi raporunda incelemeye esas olarak «akreditif» açtırma başvuru formunda malın «tanımı» açıklamasında bobinlerin en fazla ağırlığının 5.000 kg olacağının belirtildiği bu tanımlamaya göre bobinlerin ağırlığının 5.000 kg’dan az ancak fazla olamayacağı a …
Bankaca yapılacak incelemenin «münhasıran» belgelere dayandırılacağını, 23.1. maddesinde «akreditif» şartlarına uygun bulunan belgelerin tutarlarını malların gelmesine bağlı olmaksızın bankaya ödeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmiştir.
… irkişilerin de bu hususta yeterli nitelikte olduklarından da söz edilemez şöyle ki; 500 sayılı Yeknesak Kuralların "Vesaik İncelenmesine İlişkin Standart" başlığını «taşıyan» 13/a maddesinde vesaikin dış görünüşleriyle «akreditif» şartlarına uygunluğunun bu maddelerde yansıtılan uluslararası standart bankacılık uygulaması (pratiği) ile belirleneceği belirtilmiş olup bu incelemenin ise akredi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3428 E. 2023/6207 K.
Ortak:teyit bankası · akreditif · lehdar · rücu · kusur · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı arasında 16.11.2005 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» akdedildiği ve davacı talebi üzerine bankaca düzenlenen «akreditif» metninin 18.11.2005 tarihinde davacı tarafça onaylandığı; aynı gün akreditifin Estonya'da mukim "Rosferrex Oy Estonia" firması lehine teyitli ve sight olmak üzere açıldığı, yine davacının talebi ile SEB EESTI UHISPANK ESTONIA (muhabir banka) olarak tespit edildiği, muhabir bankanın akreditife teyit eklemeyi kabul ettiği ve 25.11.2005 tarihli swift mesajı ile teyidini bankaya «ihbar» ettiği; bu mesajı müteakip SEB'in 01.12.2005 tarihli şifreli swift mesajı ile 550.164 Euro tutarındaki vesaikin akreditif «lehdarı» tarafından kendilerine «teslim» edildiğini, vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu ve akreditif bedelini rambursmann bankadan 08.12.2005 valorü ile talep ettiklerini bildirdiği, ilgili mesajın davalı banka tarafından davacıya 02.12.2005 tarihinde bildirilerek hesabın müsait hale getirilmesinin istendiği, vesaikin bankaya 05.12.2005 tarihinde akşam saatlerinde ulaştığı ve 06.12.2005 tarihinde incelemeye alındığı, inceleme sonucu vesaik üzerinde herhangi bir aykırılık (rezerv) tespit edilmediğinden ve akreditife uygun olduğundan bahisle davacı tarafa bildirildiği; ancak akreditife konu mal CIF «teslim şekline» göre yüklenmiş olup «sigorta poliçesi» tüm vesaik ile birlikte bankaya ulaşmışken rambursmann gününden bir gün öncesi olan 07.12.2005 tarihinde davacı tarafın müşterisi olduğu davalı bankanın şubesine sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden akşam saat 16.42'de, ilgili sigortanın «priminin» ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğine dair bir faks ulaştığı, bu kez davalı bankanın rezerv bildirim işlemi ile eş zamanlı olarak 07.12.2005 tarihinde ödemenin durdurulabilmesini teminen rambursmann bankası American Express Bank Frankfurt'da bir mesaj göndererek rambursmanın iptalini talep ettiği, ödeme günü olan 08.12.2005 tarihinde rambursmann bankasından «yetkinin» iptal edilmediğine dair mesaj alındığı; teyit bankasının gönderdiği 14.12.2005 tarihli «son» mesaj ile de davalı banka tarafından iletilen aykırılıkların kabul edilmediğinin ve mal bedelinin satıcıya ödendiğinin belirtildiği, bilahare, mal bedeli 550.164,00 Euro'nun davalı banka tarafından davacıya ait hesaptan -davacının ihtirazi «kaydı» ile- çekildiği ve bu tutarın dava tarihi itibariyle YTL karşılığının 920.864,50 YTL olduğu konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, akreditifin açılması üzerine akreditif bankası ile amir (alıcı-ithalatçı) arasında meydana gelen hukuki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» niteliğinde olduğu, buna karşılık akreditif amiri (alıcı) ile muhabir banka ve «teyit bankası» arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, ancak, akreditif bankası ile muhabir banka ve teyit bankası arasında bir hukuki ilişkinin kurulduğu öğreti ve uygulamada genel kabul gördüğü, belgeli (vesikalı) akreditifte satıcının parayı alması için «ibraz» etmek zorunda bulunduğu belgelerin neler olduğu ve bunların ne gibi yazıları kapsaması gerektiği, alıcının akreditif için başvurduğu bankaya verdiği talimat ile belli edildiği,bu banka tarafından muhabir bankaya olduğu gibi ulaştırılan talimata muhabir bankanın uygun davranmasının gerektiği, bunun için, muhabir bankanın satıcının kendisine ibraz ettiği belgelerin hepsinin ibraz edilmiş olduğunu ve bu belgelerde talimatta öngörülen yazıların eksiksiz bulunduğunu tespit etmedikçe ödeme yapmaması gerektiği, teyitli bir akreditifte teyit bankası, satıcının kendi bankası ile yaptığı teyit sözleşmesine dayanarak ibraz ettiği akreditif belgelerinin akreditif şartlarına uygunluğunu «makul süre» içinde incelemek ve uygun bulursa akreditif bedelini ödemekle yükümlü olduğu.
Şayet «akreditif» belgelerinden bir kısmının akreditif şartlarına uygun olmadığı veya eksik bulunduğu tespit edilirse banka belge için akreditife rezerv koyarak satıcıya red ve rezerv gerekçelerini bildirmek zorunda olduğu, Akreditif belgelerinin akreditifteki şartlara uygun olmadıkça mal bedelinin satıcıya ödenmeyeceği ve uygun olmayan belgelere dayalı bir ödemeyle akreditif bankasına «rücu» edilemeyeceği, zira, teyit bankasının belgeler üzerinde yaptığı inceleme ve kabul ancak akreditif bankasınca doğrulanması halinde nihai sonuç doğuracağı, akreditif belgelerinin yetkili bankalarca incelenmesi konusundaki «makul sürenin» Milletlerarası Ticaret Odası 500 sayılı Yeknesak Kuralları'nın 13/b maddesi ile «ibraz» tarihinden itibaren 7 gün olarak belirlendiği, yine anılan maddenin d bendi gereğince, "bankalar belgeleri dış görünüşleri itibariyle akreditif şartlarına uygun gö …
MTO’nın 500 sayılı Yeknesak «teamüller» ve Uygulamalar yayınına tabi tutulan tüm «akreditifler» açısından bu kurallar,akreditif amiri (ithalatçı), akreditif «lehdarı» (ihracatçı), akreditif bankası ve «teyit bankası» için bağlayıcı sözleşme hükümleri niteliğini kazanır.
Benzer bu kararda… le anlaştığı ve firma lehine ithalatçı ICIMAR S.A. şirketinin bankası olan Banko De Sabadell S.A. tarafından 15.12.2008 vadeli 289.000,92 Euro tutarında gayrikabili «rücu», yani cayılamaz türde teyitli «akreditif» açıldığı, davalı bankanın 04.12.2008 tarihli yazısı ile ilk 3 yüklemeye ait vesaikte tespit edilen rezervleri/aykırılıkları davacıya ileterek, rezervlerle ilgili olarak davacıdan düzelime yapılıp yapılmayacağını sorduğu, davalı bankanın söz konusu yazısında başkaca bir hususa yer verilmediği, buna karşılık davacının da 05.12.2008 tarihli cevap yazısı ile 3 vesaike ilişkin rezervin kendilerince kabul edildiğini, 3 takım vesaikin acilen amir bankaya gönderilmesini talep ettiği, davalı bankanın da 3 yüklemeye ait rezervli vesaiki amir bankaya vesaikin rezervli olduğunu belirterek, on approval/onay bazında gönderdiği, amir bankanın da cevap mesajları ile davalı bankaya ödeme/rambursman yetkisi verdiği, buna göre, «teyit bankası» olarak davalı bankanın onay bazında rezervli vesaik göndererek amir bankadan ödeme onayı/rambursman yetkisi istemesinin rezervleri kabul ederek, amir bankadan akredititte değişiklik yapılması istemek anlamına geldiği, 3 yükleme belgesinin amir bankaya tahsil bazında gönderilmediği, bu işlemin sonucu olarak vesaik amir bankaca kabul edildiğinde akreditifin rezervli hususlar yönünden değiştirilmiş olmakla ve herhangi bir şart ileri sürmeden değişiklik istemekle bu değişikliği önceden kabul etmiş sayılan teyit bankası olarak davalı bankanın vesaikin kabulü halinde ödeme yapma yükümlülüğü ile bağlı kaldığı, teyitten doğan ödeme yükümlülüğünün hükümden düşmüş olduğunu iddia etmek için davalı bankanın rezervli vesaikin kabulü ve ödeme onayı konusunda amir bankaya mesaj çekerken davacı «lehdara» bildirimde bulunarak vesaikin rezervli biçimde «ibrazı» sonucu teyidinin hükümsüz kaldığını ve söz konusu mesajı çekip onay istemesinin teyidinin otomatikman devam ettiği anlamına gelmediğini açıkça ifade etmesi gerektiği, ancak davalı bankanın ilk 3 yüklemeye ait vesaikte tespit ettiği rezervleri davacıya 04.12.2008 tarihli yazısı ile bildirirken bu hususlara yazısında yer vermediği, dosya kapsamına göre, ayrı bir yazı ile rezervli vesaik ibrazı neticesinde teyidinin hükümsüz kaldığını, amir bankaya onay bazında vesaik göndermesinin teyidin devam ettiği anlamına gelmediğini davacıya iletmediği, bu nedenle davalı bankanın her 3 yüklemeye ait mal bedellerini (28.880,64 Euro, 52.409,76 Euro ve 51.179,52 Euro) teyidi kapsamında ödeme yükümlülüğü altında bulunduğu, bunun yanı sıra 58.510,08 Euro bedelli 4 üncü yükleme ve 98.833,92 Euro bedelli 5 inci yüklemeye ilişkin olarak da yükleme belgelerinin ibraz koşullarına uygun olduğu, yani akreditif koşullarına aykırılık bulunmadığı beyan ederek, «ibraz süresi» içerisinde vesaik bedellerinin ödeme «vadelerinin» bildirilmesini belirtmek suretiyle amir bankadan mal bedellerinin ödenmesini talep ettiği, amir bankanın 19.12.2008 tarihli swift mesajı ile 98.833,92 Euro bedelli vesaikte tespit edilen rezervin kabul edilmediği, ancak 58.510,08 Euro vesaik bedelinin 23.03.2009 tarihinde ödeneceğinin davalı bankaya bildirildiği, bu mesajın davalı banka tarafından da davacıya iletildiği, 58.510,08 Euro bedelli vesaikin uygun bulunarak amir bankaya baştan rezervsiz, uygun ibraz kabul ederek gönderdiği, davalı bankanın bu yüklemenin bedelini vadesinde davacıya «ödeme taahhüdünün» devam ettiği, ancak 98.833,92 Euro bedelli vesaikin ise düzeltme yapılarak gönderildiğini beyan ederek, amir bankanın bu vesaikte yer alan Fumigasyon belgesinde tarih ve imza yokluğu nedeniyle rezerv koyduğu, söz konusu rezervin süresinde davacıya bildirildiği, ancak davacının söz konusu rezervi düzeltilme hakkını kullanmadığı, davalı bankanın 289.873,92 Euro tutarındaki teyitli akreditiften kaynaklanan sorumluluğu çerçevesinde, davacı ihracatçı firmaya, akreditif kapsamında gerçekleştirdiği 4 yüklemeye ait 10.03.2009 tarihinde ödenecek 28.880.604 Euro, 11.05.2009 tarihinde ödenecek 52.409.76 Euro, 09.03.2009 tarihinde ödenecek 51.179,52 Euro ve 23.03.2009 tarihinde ödenecek 58.510.08 Euro mal bedellerini vadelerinde ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, buna göre 10.05.2019 dava tarihi itibariyle geçerli olan TCMB Euro döviz alış kuru k/6,8651 ve 4 vesaik bedeli toplamı 191.040,00 Euro üzerinden talep edilebilecek tutarın 1.311.508,00 TL olduğu, 98.833,92 Euro vesaik bedelinin ise ihtilaf oluşturduğu, davacının söz konusu vesaikin davalı banka tarafından rezervsiz kabulünü ve davalı bankanın gecikmiş rezerv bildiriminden kaynaklanan hatasını dikkate almadığı, gecikmiş bildirim karşılığında rezervin giderilmesinin mümkün olamayacağının ve davalının teyit yükümlülüğünün devam etmekte olduğunun bildirilmediği, buna karşılık 29 gün sonra vesaikin tahsil bazında tekrar amir bankaya gönderilmesini talep ederek, teyidin gerek «amir banka» gerekse davalı banka açısından geçerliliğinin kalmadığını kabul ettiği, bu nedenle, davalı bankadan teyit kapsamında söz konusu vesaik bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın 4 vesaik bedeli toplamı olan 1.311.508,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, her ne kadar bilirkişi raporunda 3095 sayılı Kanun'nun 4/a maddesi kapsamında Euro üzerinden faiz oranı uygulanabileceği bildirilmiş ise de, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında 289.000,00 Euro'nun dava değerindeki karşılığı olan 1.979.650,00 TL üzerinden faiz talebinde bulunulduğu ve tarafların «tacir» olduğu hususları dikkate alınarak «avans faizi» işletilmesi gerektiği, davacı vekili her ne kadar 09.02.2009 tarihinden itibaren «reeskont faizinin» işletilmesini talep etmiş ise de, kabulüne karar verilen 4 yüklemeye ilişkin mal bedellerinden 58.150,08 Euro bedelli 4 üncü yüklemenin ödeme tarihinin 23.03.2009 …
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, müvekkiline atfı kabil bir «kusur» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «akreditif» işleminden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:amir banka · ibraz süresi · ödeme taahhüdü · reeskont faizi · vade · taahhütname · asıl alacak · tacir
Benzer bu kararda… le anlaştığı ve firma lehine ithalatçı ICIMAR S.A. şirketinin bankası olan Banko De Sabadell S.A. tarafından 15.12.2008 vadeli 289.000,92 Euro tutarında gayrikabili «rücu», yani cayılamaz türde teyitli «akreditif» açıldığı, davalı bankanın 04.12.2008 tarihli yazısı ile ilk 3 yüklemeye ait vesaikte tespit edilen rezervleri/aykırılıkları davacıya ileterek, rezervlerle ilgili olarak davacıdan düzelime yapılıp yapılmayacağını sorduğu, davalı bankanın söz konusu yazısında başkaca bir hususa yer verilmediği, buna karşılık davacının da 05.12.2008 tarihli cevap yazısı ile 3 vesaike ilişkin rezervin kendilerince kabul edildiğini, 3 takım vesaikin acilen amir bankaya gönderilmesini talep ettiği, davalı bankanın da 3 yüklemeye ait rezervli vesaiki amir bankaya vesaikin rezervli olduğunu belirterek, on approval/onay bazında gönderdiği, amir bankanın da cevap mesajları ile davalı bankaya ödeme/rambursman yetkisi verdiği, buna göre, «teyit bankası» olarak davalı bankanın onay bazında rezervli vesaik göndererek amir bankadan ödeme onayı/rambursman yetkisi istemesinin rezervleri kabul ederek, amir bankadan akredititte değişiklik yapılması istemek anlamına geldiği, 3 yükleme belgesinin amir bankaya tahsil bazında gönderilmediği, bu işlemin sonucu olarak vesaik amir bankaca kabul edildiğinde akreditifin rezervli hususlar yönünden değiştirilmiş olmakla ve herhangi bir şart ileri sürmeden değişiklik istemekle bu değişikliği önceden kabul etmiş sayılan teyit bankası olarak davalı bankanın vesaikin kabulü halinde ödeme yapma yükümlülüğü ile bağlı kaldığı, teyitten doğan ödeme yükümlülüğünün hükümden düşmüş olduğunu iddia etmek için davalı bankanın rezervli vesaikin kabulü ve ödeme onayı konusunda amir bankaya mesaj çekerken davacı «lehdara» bildirimde bulunarak vesaikin rezervli biçimde «ibrazı» sonucu teyidinin hükümsüz kaldığını ve söz konusu mesajı çekip onay istemesinin teyidinin otomatikman devam ettiği anlamına gelmediğini açıkça ifade etmesi gerektiği, ancak davalı bankanın ilk 3 yüklemeye ait vesaikte tespit ettiği rezervleri davacıya 04.12.2008 tarihli yazısı ile bildirirken bu hususlara yazısında yer vermediği, dosya kapsamına göre, ayrı bir yazı ile rezervli vesaik ibrazı neticesinde teyidinin hükümsüz kaldığını, amir bankaya onay bazında vesaik göndermesinin teyidin devam ettiği anlamına gelmediğini davacıya iletmediği, bu nedenle davalı bankanın her 3 yüklemeye ait mal bedellerini (28.880,64 Euro, 52.409,76 Euro ve 51.179,52 Euro) teyidi kapsamında ödeme yükümlülüğü altında bulunduğu, bunun yanı sıra 58.510,08 Euro bedelli 4 üncü yükleme ve 98.833,92 Euro bedelli 5 inci yüklemeye ilişkin olarak da yükleme belgelerinin ibraz koşullarına uygun olduğu, yani akreditif koşullarına aykırılık bulunmadığı beyan ederek, «ibraz süresi» içerisinde vesaik bedellerinin ödeme «vadelerinin» bildirilmesini belirtmek suretiyle amir bankadan mal bedellerinin ödenmesini talep ettiği, amir bankanın 19.12.2008 tarihli swift mesajı ile 98.833,92 Euro bedelli vesaikte tespit edilen rezervin kabul edilmediği, ancak 58.510,08 Euro vesaik bedelinin 23.03.2009 tarihinde ödeneceğinin davalı bankaya bildirildiği, bu mesajın davalı banka tarafından da davacıya iletildiği, 58.510,08 Euro bedelli vesaikin uygun bulunarak amir bankaya baştan rezervsiz, uygun ibraz kabul ederek gönderdiği, davalı bankanın bu yüklemenin bedelini vadesinde davacıya «ödeme taahhüdünün» devam ettiği, ancak 98.833,92 Euro bedelli vesaikin ise düzeltme yapılarak gönderildiğini beyan ederek, amir bankanın bu vesaikte yer alan Fumigasyon belgesinde tarih ve imza yokluğu nedeniyle rezerv koyduğu, söz konusu rezervin süresinde davacıya bildirildiği, ancak davacının söz konusu rezervi düzeltilme hakkını kullanmadığı, davalı bankanın 289.873,92 Euro tutarındaki teyitli akreditiften kaynaklanan sorumluluğu çerçevesinde, davacı ihracatçı firmaya, akreditif kapsamında gerçekleştirdiği 4 yüklemeye ait 10.03.2009 tarihinde ödenecek 28.880.604 Euro, 11.05.2009 tarihinde ödenecek 52.409.76 Euro, 09.03.2009 tarihinde ödenecek 51.179,52 Euro ve 23.03.2009 tarihinde ödenecek 58.510.08 Euro mal bedellerini vadelerinde ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, buna göre 10.05.2019 dava tarihi itibariyle geçerli olan TCMB Euro döviz alış kuru k/6,8651 ve 4 vesaik bedeli toplamı 191.040,00 Euro üzerinden talep edilebilecek tutarın 1.311.508,00 TL olduğu, 98.833,92 Euro vesaik bedelinin ise ihtilaf oluşturduğu, davacının söz konusu vesaikin davalı banka tarafından rezervsiz kabulünü ve davalı bankanın gecikmiş rezerv bildiriminden kaynaklanan hatasını dikkate almadığı, gecikmiş bildirim karşılığında rezervin giderilmesinin mümkün olamayacağının ve davalının teyit yükümlülüğünün devam etmekte olduğunun bildirilmediği, buna karşılık 29 gün sonra vesaikin tahsil bazında tekrar amir bankaya gönderilmesini talep ederek, teyidin gerek «amir banka» gerekse davalı banka açısından geçerliliğinin kalmadığını kabul ettiği, bu nedenle, davalı bankadan teyit kapsamında söz konusu vesaik bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın 4 vesaik bedeli toplamı olan 1.311.508,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, her ne kadar bilirkişi raporunda 3095 sayılı Kanun'nun 4/a maddesi kapsamında Euro üzerinden faiz oranı uygulanabileceği bildirilmiş ise de, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında 289.000,00 Euro'nun dava değerindeki karşılığı olan 1.979.650,00 TL üzerinden faiz talebinde bulunulduğu ve tarafların «tacir» olduğu hususları dikkate alınarak «avans faizi» işletilmesi gerektiği, davacı vekili her ne kadar 09.02.2009 tarihinden itibaren «reeskont faizinin» işletilmesini talep etmiş ise de, kabulüne karar verilen 4 yüklemeye ilişkin mal bedellerinden 58.150,08 Euro bedelli 4 üncü yüklemenin ödeme tarihinin 23.03.2009 …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporundaki «asıl alacak» yönünden yapılan tespit, hesaplama ve sair değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, mahkemenin kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3428 E. 2023/6207 K.
Ortak:teyit bankası · akreditif · lehdar · rücu · kusur · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı arasında 16.11.2005 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» akdedildiği ve davacı talebi üzerine bankaca düzenlenen «akreditif» metninin 18.11.2005 tarihinde davacı tarafça onaylandığı; aynı gün akreditifin Estonya'da mukim "Rosferrex Oy Estonia" firması lehine teyitli ve sight olmak üzere açıldığı, yine davacının talebi ile SEB EESTI UHISPANK ESTONIA (muhabir banka) olarak tespit edildiği, muhabir bankanın akreditife teyit eklemeyi kabul ettiği ve 25.11.2005 tarihli swift mesajı ile teyidini bankaya «ihbar» ettiği; bu mesajı müteakip SEB'in 01.12.2005 tarihli şifreli swift mesajı ile 550.164 Euro tutarındaki vesaikin akreditif «lehdarı» tarafından kendilerine «teslim» edildiğini, vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu ve akreditif bedelini rambursmann bankadan 08.12.2005 valorü ile talep ettiklerini bildirdiği, ilgili mesajın davalı banka tarafından davacıya 02.12.2005 tarihinde bildirilerek hesabın müsait hale getirilmesinin istendiği, vesaikin bankaya 05.12.2005 tarihinde akşam saatlerinde ulaştığı ve 06.12.2005 tarihinde incelemeye alındığı, inceleme sonucu vesaik üzerinde herhangi bir aykırılık (rezerv) tespit edilmediğinden ve akreditife uygun olduğundan bahisle davacı tarafa bildirildiği; ancak akreditife konu mal CIF «teslim şekline» göre yüklenmiş olup «sigorta poliçesi» tüm vesaik ile birlikte bankaya ulaşmışken rambursmann gününden bir gün öncesi olan 07.12.2005 tarihinde davacı tarafın müşterisi olduğu davalı bankanın şubesine sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden akşam saat 16.42'de, ilgili sigortanın «priminin» ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğine dair bir faks ulaştığı, bu kez davalı bankanın rezerv bildirim işlemi ile eş zamanlı olarak 07.12.2005 tarihinde ödemenin durdurulabilmesini teminen rambursmann bankası American Express Bank Frankfurt'da bir mesaj göndererek rambursmanın iptalini talep ettiği, ödeme günü olan 08.12.2005 tarihinde rambursmann bankasından «yetkinin» iptal edilmediğine dair mesaj alındığı; teyit bankasının gönderdiği 14.12.2005 tarihli «son» mesaj ile de davalı banka tarafından iletilen aykırılıkların kabul edilmediğinin ve mal bedelinin satıcıya ödendiğinin belirtildiği, bilahare, mal bedeli 550.164,00 Euro'nun davalı banka tarafından davacıya ait hesaptan -davacının ihtirazi «kaydı» ile- çekildiği ve bu tutarın dava tarihi itibariyle YTL karşılığının 920.864,50 YTL olduğu konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, akreditifin açılması üzerine akreditif bankası ile amir (alıcı-ithalatçı) arasında meydana gelen hukuki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» niteliğinde olduğu, buna karşılık akreditif amiri (alıcı) ile muhabir banka ve «teyit bankası» arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, ancak, akreditif bankası ile muhabir banka ve teyit bankası arasında bir hukuki ilişkinin kurulduğu öğreti ve uygulamada genel kabul gördüğü, belgeli (vesikalı) akreditifte satıcının parayı alması için «ibraz» etmek zorunda bulunduğu belgelerin neler olduğu ve bunların ne gibi yazıları kapsaması gerektiği, alıcının akreditif için başvurduğu bankaya verdiği talimat ile belli edildiği,bu banka tarafından muhabir bankaya olduğu gibi ulaştırılan talimata muhabir bankanın uygun davranmasının gerektiği, bunun için, muhabir bankanın satıcının kendisine ibraz ettiği belgelerin hepsinin ibraz edilmiş olduğunu ve bu belgelerde talimatta öngörülen yazıların eksiksiz bulunduğunu tespit etmedikçe ödeme yapmaması gerektiği, teyitli bir akreditifte teyit bankası, satıcının kendi bankası ile yaptığı teyit sözleşmesine dayanarak ibraz ettiği akreditif belgelerinin akreditif şartlarına uygunluğunu «makul süre» içinde incelemek ve uygun bulursa akreditif bedelini ödemekle yükümlü olduğu.
Şayet «akreditif» belgelerinden bir kısmının akreditif şartlarına uygun olmadığı veya eksik bulunduğu tespit edilirse banka belge için akreditife rezerv koyarak satıcıya red ve rezerv gerekçelerini bildirmek zorunda olduğu, Akreditif belgelerinin akreditifteki şartlara uygun olmadıkça mal bedelinin satıcıya ödenmeyeceği ve uygun olmayan belgelere dayalı bir ödemeyle akreditif bankasına «rücu» edilemeyeceği, zira, teyit bankasının belgeler üzerinde yaptığı inceleme ve kabul ancak akreditif bankasınca doğrulanması halinde nihai sonuç doğuracağı, akreditif belgelerinin yetkili bankalarca incelenmesi konusundaki «makul sürenin» Milletlerarası Ticaret Odası 500 sayılı Yeknesak Kuralları'nın 13/b maddesi ile «ibraz» tarihinden itibaren 7 gün olarak belirlendiği, yine anılan maddenin d bendi gereğince, "bankalar belgeleri dış görünüşleri itibariyle akreditif şartlarına uygun gö …
MTO’nın 500 sayılı Yeknesak «teamüller» ve Uygulamalar yayınına tabi tutulan tüm «akreditifler» açısından bu kurallar,akreditif amiri (ithalatçı), akreditif «lehdarı» (ihracatçı), akreditif bankası ve «teyit bankası» için bağlayıcı sözleşme hükümleri niteliğini kazanır.
Benzer bu kararda… le anlaştığı ve firma lehine ithalatçı ICIMAR S.A. şirketinin bankası olan Banko De Sabadell S.A. tarafından 15.12.2008 vadeli 289.000,92 Euro tutarında gayrikabili «rücu», yani cayılamaz türde teyitli «akreditif» açıldığı, davalı bankanın 04.12.2008 tarihli yazısı ile ilk 3 yüklemeye ait vesaikte tespit edilen rezervleri/aykırılıkları davacıya ileterek, rezervlerle ilgili olarak davacıdan düzelime yapılıp yapılmayacağını sorduğu, davalı bankanın söz konusu yazısında başkaca bir hususa yer verilmediği, buna karşılık davacının da 05.12.2008 tarihli cevap yazısı ile 3 vesaike ilişkin rezervin kendilerince kabul edildiğini, 3 takım vesaikin acilen amir bankaya gönderilmesini talep ettiği, davalı bankanın da 3 yüklemeye ait rezervli vesaiki amir bankaya vesaikin rezervli olduğunu belirterek, on approval/onay bazında gönderdiği, amir bankanın da cevap mesajları ile davalı bankaya ödeme/rambursman yetkisi verdiği, buna göre, «teyit bankası» olarak davalı bankanın onay bazında rezervli vesaik göndererek amir bankadan ödeme onayı/rambursman yetkisi istemesinin rezervleri kabul ederek, amir bankadan akredititte değişiklik yapılması istemek anlamına geldiği, 3 yükleme belgesinin amir bankaya tahsil bazında gönderilmediği, bu işlemin sonucu olarak vesaik amir bankaca kabul edildiğinde akreditifin rezervli hususlar yönünden değiştirilmiş olmakla ve herhangi bir şart ileri sürmeden değişiklik istemekle bu değişikliği önceden kabul etmiş sayılan teyit bankası olarak davalı bankanın vesaikin kabulü halinde ödeme yapma yükümlülüğü ile bağlı kaldığı, teyitten doğan ödeme yükümlülüğünün hükümden düşmüş olduğunu iddia etmek için davalı bankanın rezervli vesaikin kabulü ve ödeme onayı konusunda amir bankaya mesaj çekerken davacı «lehdara» bildirimde bulunarak vesaikin rezervli biçimde «ibrazı» sonucu teyidinin hükümsüz kaldığını ve söz konusu mesajı çekip onay istemesinin teyidinin otomatikman devam ettiği anlamına gelmediğini açıkça ifade etmesi gerektiği, ancak davalı bankanın ilk 3 yüklemeye ait vesaikte tespit ettiği rezervleri davacıya 04.12.2008 tarihli yazısı ile bildirirken bu hususlara yazısında yer vermediği, dosya kapsamına göre, ayrı bir yazı ile rezervli vesaik ibrazı neticesinde teyidinin hükümsüz kaldığını, amir bankaya onay bazında vesaik göndermesinin teyidin devam ettiği anlamına gelmediğini davacıya iletmediği, bu nedenle davalı bankanın her 3 yüklemeye ait mal bedellerini (28.880,64 Euro, 52.409,76 Euro ve 51.179,52 Euro) teyidi kapsamında ödeme yükümlülüğü altında bulunduğu, bunun yanı sıra 58.510,08 Euro bedelli 4 üncü yükleme ve 98.833,92 Euro bedelli 5 inci yüklemeye ilişkin olarak da yükleme belgelerinin ibraz koşullarına uygun olduğu, yani akreditif koşullarına aykırılık bulunmadığı beyan ederek, «ibraz süresi» içerisinde vesaik bedellerinin ödeme «vadelerinin» bildirilmesini belirtmek suretiyle amir bankadan mal bedellerinin ödenmesini talep ettiği, amir bankanın 19.12.2008 tarihli swift mesajı ile 98.833,92 Euro bedelli vesaikte tespit edilen rezervin kabul edilmediği, ancak 58.510,08 Euro vesaik bedelinin 23.03.2009 tarihinde ödeneceğinin davalı bankaya bildirildiği, bu mesajın davalı banka tarafından da davacıya iletildiği, 58.510,08 Euro bedelli vesaikin uygun bulunarak amir bankaya baştan rezervsiz, uygun ibraz kabul ederek gönderdiği, davalı bankanın bu yüklemenin bedelini vadesinde davacıya «ödeme taahhüdünün» devam ettiği, ancak 98.833,92 Euro bedelli vesaikin ise düzeltme yapılarak gönderildiğini beyan ederek, amir bankanın bu vesaikte yer alan Fumigasyon belgesinde tarih ve imza yokluğu nedeniyle rezerv koyduğu, söz konusu rezervin süresinde davacıya bildirildiği, ancak davacının söz konusu rezervi düzeltilme hakkını kullanmadığı, davalı bankanın 289.873,92 Euro tutarındaki teyitli akreditiften kaynaklanan sorumluluğu çerçevesinde, davacı ihracatçı firmaya, akreditif kapsamında gerçekleştirdiği 4 yüklemeye ait 10.03.2009 tarihinde ödenecek 28.880.604 Euro, 11.05.2009 tarihinde ödenecek 52.409.76 Euro, 09.03.2009 tarihinde ödenecek 51.179,52 Euro ve 23.03.2009 tarihinde ödenecek 58.510.08 Euro mal bedellerini vadelerinde ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, buna göre 10.05.2019 dava tarihi itibariyle geçerli olan TCMB Euro döviz alış kuru k/6,8651 ve 4 vesaik bedeli toplamı 191.040,00 Euro üzerinden talep edilebilecek tutarın 1.311.508,00 TL olduğu, 98.833,92 Euro vesaik bedelinin ise ihtilaf oluşturduğu, davacının söz konusu vesaikin davalı banka tarafından rezervsiz kabulünü ve davalı bankanın gecikmiş rezerv bildiriminden kaynaklanan hatasını dikkate almadığı, gecikmiş bildirim karşılığında rezervin giderilmesinin mümkün olamayacağının ve davalının teyit yükümlülüğünün devam etmekte olduğunun bildirilmediği, buna karşılık 29 gün sonra vesaikin tahsil bazında tekrar amir bankaya gönderilmesini talep ederek, teyidin gerek «amir banka» gerekse davalı banka açısından geçerliliğinin kalmadığını kabul ettiği, bu nedenle, davalı bankadan teyit kapsamında söz konusu vesaik bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın 4 vesaik bedeli toplamı olan 1.311.508,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, her ne kadar bilirkişi raporunda 3095 sayılı Kanun'nun 4/a maddesi kapsamında Euro üzerinden faiz oranı uygulanabileceği bildirilmiş ise de, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında 289.000,00 Euro'nun dava değerindeki karşılığı olan 1.979.650,00 TL üzerinden faiz talebinde bulunulduğu ve tarafların «tacir» olduğu hususları dikkate alınarak «avans faizi» işletilmesi gerektiği, davacı vekili her ne kadar 09.02.2009 tarihinden itibaren «reeskont faizinin» işletilmesini talep etmiş ise de, kabulüne karar verilen 4 yüklemeye ilişkin mal bedellerinden 58.150,08 Euro bedelli 4 üncü yüklemenin ödeme tarihinin 23.03.2009 …
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, müvekkiline atfı kabil bir «kusur» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «akreditif» işleminden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:amir banka · ibraz süresi · ödeme taahhüdü · reeskont faizi · vade · taahhütname · asıl alacak · tacir
Benzer bu kararda… le anlaştığı ve firma lehine ithalatçı ICIMAR S.A. şirketinin bankası olan Banko De Sabadell S.A. tarafından 15.12.2008 vadeli 289.000,92 Euro tutarında gayrikabili «rücu», yani cayılamaz türde teyitli «akreditif» açıldığı, davalı bankanın 04.12.2008 tarihli yazısı ile ilk 3 yüklemeye ait vesaikte tespit edilen rezervleri/aykırılıkları davacıya ileterek, rezervlerle ilgili olarak davacıdan düzelime yapılıp yapılmayacağını sorduğu, davalı bankanın söz konusu yazısında başkaca bir hususa yer verilmediği, buna karşılık davacının da 05.12.2008 tarihli cevap yazısı ile 3 vesaike ilişkin rezervin kendilerince kabul edildiğini, 3 takım vesaikin acilen amir bankaya gönderilmesini talep ettiği, davalı bankanın da 3 yüklemeye ait rezervli vesaiki amir bankaya vesaikin rezervli olduğunu belirterek, on approval/onay bazında gönderdiği, amir bankanın da cevap mesajları ile davalı bankaya ödeme/rambursman yetkisi verdiği, buna göre, «teyit bankası» olarak davalı bankanın onay bazında rezervli vesaik göndererek amir bankadan ödeme onayı/rambursman yetkisi istemesinin rezervleri kabul ederek, amir bankadan akredititte değişiklik yapılması istemek anlamına geldiği, 3 yükleme belgesinin amir bankaya tahsil bazında gönderilmediği, bu işlemin sonucu olarak vesaik amir bankaca kabul edildiğinde akreditifin rezervli hususlar yönünden değiştirilmiş olmakla ve herhangi bir şart ileri sürmeden değişiklik istemekle bu değişikliği önceden kabul etmiş sayılan teyit bankası olarak davalı bankanın vesaikin kabulü halinde ödeme yapma yükümlülüğü ile bağlı kaldığı, teyitten doğan ödeme yükümlülüğünün hükümden düşmüş olduğunu iddia etmek için davalı bankanın rezervli vesaikin kabulü ve ödeme onayı konusunda amir bankaya mesaj çekerken davacı «lehdara» bildirimde bulunarak vesaikin rezervli biçimde «ibrazı» sonucu teyidinin hükümsüz kaldığını ve söz konusu mesajı çekip onay istemesinin teyidinin otomatikman devam ettiği anlamına gelmediğini açıkça ifade etmesi gerektiği, ancak davalı bankanın ilk 3 yüklemeye ait vesaikte tespit ettiği rezervleri davacıya 04.12.2008 tarihli yazısı ile bildirirken bu hususlara yazısında yer vermediği, dosya kapsamına göre, ayrı bir yazı ile rezervli vesaik ibrazı neticesinde teyidinin hükümsüz kaldığını, amir bankaya onay bazında vesaik göndermesinin teyidin devam ettiği anlamına gelmediğini davacıya iletmediği, bu nedenle davalı bankanın her 3 yüklemeye ait mal bedellerini (28.880,64 Euro, 52.409,76 Euro ve 51.179,52 Euro) teyidi kapsamında ödeme yükümlülüğü altında bulunduğu, bunun yanı sıra 58.510,08 Euro bedelli 4 üncü yükleme ve 98.833,92 Euro bedelli 5 inci yüklemeye ilişkin olarak da yükleme belgelerinin ibraz koşullarına uygun olduğu, yani akreditif koşullarına aykırılık bulunmadığı beyan ederek, «ibraz süresi» içerisinde vesaik bedellerinin ödeme «vadelerinin» bildirilmesini belirtmek suretiyle amir bankadan mal bedellerinin ödenmesini talep ettiği, amir bankanın 19.12.2008 tarihli swift mesajı ile 98.833,92 Euro bedelli vesaikte tespit edilen rezervin kabul edilmediği, ancak 58.510,08 Euro vesaik bedelinin 23.03.2009 tarihinde ödeneceğinin davalı bankaya bildirildiği, bu mesajın davalı banka tarafından da davacıya iletildiği, 58.510,08 Euro bedelli vesaikin uygun bulunarak amir bankaya baştan rezervsiz, uygun ibraz kabul ederek gönderdiği, davalı bankanın bu yüklemenin bedelini vadesinde davacıya «ödeme taahhüdünün» devam ettiği, ancak 98.833,92 Euro bedelli vesaikin ise düzeltme yapılarak gönderildiğini beyan ederek, amir bankanın bu vesaikte yer alan Fumigasyon belgesinde tarih ve imza yokluğu nedeniyle rezerv koyduğu, söz konusu rezervin süresinde davacıya bildirildiği, ancak davacının söz konusu rezervi düzeltilme hakkını kullanmadığı, davalı bankanın 289.873,92 Euro tutarındaki teyitli akreditiften kaynaklanan sorumluluğu çerçevesinde, davacı ihracatçı firmaya, akreditif kapsamında gerçekleştirdiği 4 yüklemeye ait 10.03.2009 tarihinde ödenecek 28.880.604 Euro, 11.05.2009 tarihinde ödenecek 52.409.76 Euro, 09.03.2009 tarihinde ödenecek 51.179,52 Euro ve 23.03.2009 tarihinde ödenecek 58.510.08 Euro mal bedellerini vadelerinde ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, buna göre 10.05.2019 dava tarihi itibariyle geçerli olan TCMB Euro döviz alış kuru k/6,8651 ve 4 vesaik bedeli toplamı 191.040,00 Euro üzerinden talep edilebilecek tutarın 1.311.508,00 TL olduğu, 98.833,92 Euro vesaik bedelinin ise ihtilaf oluşturduğu, davacının söz konusu vesaikin davalı banka tarafından rezervsiz kabulünü ve davalı bankanın gecikmiş rezerv bildiriminden kaynaklanan hatasını dikkate almadığı, gecikmiş bildirim karşılığında rezervin giderilmesinin mümkün olamayacağının ve davalının teyit yükümlülüğünün devam etmekte olduğunun bildirilmediği, buna karşılık 29 gün sonra vesaikin tahsil bazında tekrar amir bankaya gönderilmesini talep ederek, teyidin gerek «amir banka» gerekse davalı banka açısından geçerliliğinin kalmadığını kabul ettiği, bu nedenle, davalı bankadan teyit kapsamında söz konusu vesaik bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın 4 vesaik bedeli toplamı olan 1.311.508,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, her ne kadar bilirkişi raporunda 3095 sayılı Kanun'nun 4/a maddesi kapsamında Euro üzerinden faiz oranı uygulanabileceği bildirilmiş ise de, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında 289.000,00 Euro'nun dava değerindeki karşılığı olan 1.979.650,00 TL üzerinden faiz talebinde bulunulduğu ve tarafların «tacir» olduğu hususları dikkate alınarak «avans faizi» işletilmesi gerektiği, davacı vekili her ne kadar 09.02.2009 tarihinden itibaren «reeskont faizinin» işletilmesini talep etmiş ise de, kabulüne karar verilen 4 yüklemeye ilişkin mal bedellerinden 58.150,08 Euro bedelli 4 üncü yüklemenin ödeme tarihinin 23.03.2009 …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporundaki «asıl alacak» yönünden yapılan tespit, hesaplama ve sair değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, mahkemenin kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8494 E. 2015/5665 K.
Ortak:akreditif · konişmento · fatura
İncelediğiniz karardaBelgelerin dış görünüşü itibariyle «akreditif» şartlarına uygunluğu milletlerarası standart bankacılık uygulaması ile tespit edilecektir" denildiği, bu hükme göre bankalarca incelenecek önemli belgelerin «konşimento», ticari «fatura», kalite kontrol raporu, çeki listesi, koli ambalaj listesi olduğu, akreditif şartları ile belirtilen vesaik içeriklerinin uygunluğunun , makul özenle yapılması gerektiği, akreditif belgelerinin banka tarafından dış görünüşleri itibariyle incelenmekle birlikte bu belgelerin birbiri ile uyum içinde olmalarının da gözetilmesi gerektiği, taraflar arasında akdedilen akreditif sözleşmesi ile hedeflenen silisli sac malzemesinin 2005 yılından beri satıcısı tarafından davacı alıcıya «teslim» edilmediği, böylelikle 550.164,00 Euro semeni ödemesine rağmen malı teslim alamayan davacının zarara uğradığı ve akreditif ilişkisinden beklenen faydayı elde edemediği ve olayda davacıya atfedilebilecek hiç bir «kusurun» bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı, buna karşılık konşimentoya göre malların sevk tarihi 22.11.2005 iken «sigorta poliçesinde» tanzim tarihinin 29.11.2005 olarak gösterilmesi suretiyle «sigorta teminatını» en geç taşımanın başlaması anından geçerli olması yönündeki Yeknesak Kuralların 34/e maddesinin ihlal edilmesi, çeki listesindeki ağırlığın fatura ve konşimentoda …
Mahkemenin davayı kabulünde diğer gerekçesi ise “çeki listesindeki ağırlığın «fatura» ve «konşimentoda» gösterilen miktarla aynı olması gerekirken farklı yazılmış olması ve keza koli ambalaj listesindeki sayıların fatura ve konşimentodaki mal adedi ile aynı olması gerekirken farklı yazılması ve «akreditif» şartlarında bobin ağırlığının 5 ton olarak gösterilmesine rağmen seri 2003411RSF sayılı bobinin 6 ton ağırlığında gösterilmesi nedenleriyle …” davalı bankanın yekn …
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı arasında 16.11.2005 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» akdedildiği ve davacı talebi üzerine bankaca düzenlenen «akreditif» metninin 18.11.2005 tarihinde davacı tarafça onaylandığı; aynı gün akreditifin Estonya'da mukim "Rosferrex Oy Estonia" firması lehine teyitli ve sight olmak üzere açıldığı, yine davacının talebi ile SEB EESTI UHISPANK ESTONIA (muhabir banka) olarak tespit edildiği, muhabir bankanın akreditife teyit eklemeyi kabul ettiği ve 25.11.2005 tarihli swift mesajı ile teyidini bankaya «ihbar» ettiği; bu mesajı müteakip SEB'in 01.12.2005 tarihli şifreli swift mesajı ile 550.164 Euro tutarındaki vesaikin akreditif «lehdarı» tarafından kendilerine «teslim» edildiğini, vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu ve akreditif bedelini rambursmann bankadan 08.12.2005 valorü ile talep ettiklerini bildirdiği, ilgili mesajın davalı banka tarafından davacıya 02.12.2005 tarihinde bildirilerek hesabın müsait hale getirilmesinin istendiği, vesaikin bankaya 05.12.2005 tarihinde akşam saatlerinde ulaştığı ve 06.12.2005 tarihinde incelemeye alındığı, inceleme sonucu vesaik üzerinde herhangi bir aykırılık (rezerv) tespit edilmediğinden ve akreditife uygun olduğundan bahisle davacı tarafa bildirildiği; ancak akreditife konu mal CIF «teslim şekline» göre yüklenmiş olup «sigorta poliçesi» tüm vesaik ile birlikte bankaya ulaşmışken rambursmann gününden bir gün öncesi olan 07.12.2005 tarihinde davacı tarafın müşterisi olduğu davalı bankanın şubesine sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden akşam saat 16.42'de, ilgili sigortanın «priminin» ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğine dair bir faks ulaştığı, bu kez davalı bankanın rezerv bildirim işlemi ile eş zamanlı olarak 07.12.2005 tarihinde ödemenin durdurulabilmesini teminen rambursmann bankası American Express Bank Frankfurt'da bir mesaj göndererek rambursmanın iptalini talep ettiği, ödeme günü olan 08.12.2005 tarihinde rambursmann bankasından «yetkinin» iptal edilmediğine dair mesaj alındığı; teyit bankasının gönderdiği 14.12.2005 tarihli «son» mesaj ile de davalı banka tarafından iletilen aykırılıkların kabul edilmediğinin ve mal bedelinin satıcıya ödendiğinin belirtildiği, bilahare, mal bedeli 550.164,00 Euro'nun davalı banka tarafından davacıya ait hesaptan -davacının ihtirazi «kaydı» ile- çekildiği ve bu tutarın dava tarihi itibariyle YTL karşılığının 920.864,50 YTL olduğu konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, akreditifin açılması üzerine akreditif bankası ile amir (alıcı-ithalatçı) arasında meydana gelen hukuki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» niteliğinde olduğu, buna karşılık akreditif amiri (alıcı) ile muhabir banka ve «teyit bankası» arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, ancak, akreditif bankası ile muhabir banka ve teyit bankası arasında bir hukuki ilişkinin kurulduğu öğreti ve uygulamada genel kabul gördüğü, belgeli (vesikalı) akreditifte satıcının parayı alması için «ibraz» etmek zorunda bulunduğu belgelerin neler olduğu ve bunların ne gibi yazıları kapsaması gerektiği, alıcının akreditif için başvurduğu bankaya verdiği talimat ile belli edildiği,bu banka tarafından muhabir bankaya olduğu gibi ulaştırılan talimata muhabir bankanın uygun davranmasının gerektiği, bunun için, muhabir bankanın satıcının kendisine ibraz ettiği belgelerin hepsinin ibraz edilmiş olduğunu ve bu belgelerde talimatta öngörülen yazıların eksiksiz bulunduğunu tespit etmedikçe ödeme yapmaması gerektiği, teyitli bir akreditifte teyit bankası, satıcının kendi bankası ile yaptığı teyit sözleşmesine dayanarak ibraz ettiği akreditif belgelerinin akreditif şartlarına uygunluğunu «makul süre» içinde incelemek ve uygun bulursa akreditif bedelini ödemekle yükümlü olduğu.
Benzer bu karardaSerbest Bölge Şubesi'nde açtığı «akreditif» işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı «şirketi zarara» uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten «fatura» ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
Oysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının «tasdiksiz» olmadığı, «konişmentodaki» yazılı ürün «tanımının» «akreditife» uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, «bankacılık işlemine» dayalı («akreditif») olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde «amir banka» olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amir banka · bankacılık işlemi · tanıma · tasdik kararı · şirket zararı · denetime elverişlilik · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, «bankacılık işlemine» dayalı («akreditif») olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde «amir banka» olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Oysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının «tasdiksiz» olmadığı, «konişmentodaki» yazılı ürün «tanımının» «akreditife» uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.
Bu durumda, mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı vekilinin itirazını değerlendirmeye alan ve Yargıtay «denetimine elverişli» bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yönden «eksik incelememeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Serbest Bölge Şubesi'nde açtığı «akreditif» işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı «şirketi zarara» uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten «fatura» ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/7103 E. , 2010/3601 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2006/150 - 2008/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2010 gününde davacı vekili Av.... ile davalı vekilleri Av...., Av.... ve Av.... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili ,müvekkili şirketin […]O.S.B.'de "elektrik trafosu üretiminde" aralıksız 20 yılı aşkın süredir ticari faaliyetini sürdürdüğünü, elektrik trafosu imalatının hammaddesi olan "silisli sac" ürününü dış piyasalardan tedarik etmek zorunda bulunan müvekkili şirketin Estonya menşeli firma olan "Rosferrex Oy Estonia" ile silisli sac alımı konusunda anlaşma sağladığını ve "teyitli akreditif" ilişkisi kurulması konusunda mutabakata varıldığını, bundan sonra davalı Oyakbank A.Ş. ile müvekkili arasında 18.11.2005 tarihinde "akreditif şartnamesi" akdedildiğini, ne var ki akreditif ilişkisi sürecinde bankanın müvekkilini zarara uğrattığını, bu bağlamda 07.12.2005 tarihinde akreditif konusu mallar için taşıma sigortası düzenleyen "Inges Insurance Company Ltd." firmasından doğrudan Oyakbank A.Ş.
A.O.S.B. Şube Müdürlüğüne geçilen faks yazısında "sigorta poliçesinin bedelinin ödenmemesi sebebiyle poliçenin iptal edildiği"nin belirtildiğini; akreditif şartlarına göre malların 5 tonluk rulolar halinde olması gerektiği yolundaki akreditif şartının analiz raporunda çiğnendiğini, zira transformatör üreticilerinin sahip oldukları dilme makinelerinin maksimum 5 tonluk silisli sac rulolarının dilimleyecek şekilde imal edildiğini, analiz raporunda belirtilen 6 tonluk bir silisli sacın üretime tabi tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ikazı üzerine davalı bankanın rulo ağırlığı konusundaki kayıtlardaki çelişkili durumu ve diğer vesaikte belirtilen konteyner sayıları ile konşimentoda belirtilen konteyner sayılarının birbirlerini tutmadığını ileri sürerek Estonya bankasına 07.12.2005 tarihinde saat 19.44'te rezerv bildiriminde bulunduğunu;
muhabir Estonya bankasından Oyakbank A.Ş.'ne gönderilen yazıda, 08.12.2005 tarihinde Rambursmann Bankası nezdindeki Oyakbank A.Ş. hesabından ilgili mal bedeli çekilerek muhabir Estonya Bankası tarafından satıcıya ödendiğinin belirtildiğini, bu ödemeden sonra Oyakbank A.Ş.'nin 16.12.2005 tarihli ihtarname ile müvekkili şirketten akreditif bedeli olan 550.164,00 Euro'nun hesaplarına ödenmesi konusunda talimat verilmesini, aksi halde "genel kredi sözleşmesi" uyarınca 550.164,00 Euro tutarındaki miktarın kredi hesabından çekileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine ihtirazi kayıt ile davacıya ait Oyakbank A.Ş. […]O.S.B. Şubesinde bulunan 3106300-MY-002 no.lu hesapta tutulan bu paradan çekilebileceğinin bildirildiğini ve bunun üzerine 550.164,00 Euro'nun müvekkili hesabından davalı banka tarafından çekildiğini, ancak henüz malların İzmir'e ya da Türkiye limanlarından birine gelmediğini, bu suretle davacı bankanın basiretli bir işadamı gibi hareket etmediğini;
akreditif ilişkisi gereği vesaiki (çeki listesi ve koli ambalaj listesi, analiz sertifikası, konşimento, taşıma sigortası poliçesini) inceleme yükümlülüğü ve sorumluluğunu yerine getirmediğini bildirerek müvekkilinin uğradığı 920.864,50 YTL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka şubesinin tüzel kişiliği bulunmadığından davacı tarafa süre verilerek husumetin doğru tevcih edilmesinin sağlanması, aksi halde davanın husumetten reddi gerektiğini, yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunu, öte yandan taraflar arasında akreditif ilişkisi kurulduğunu, davacının talebi üzerine düzenlenen akreditif metninin 18.11.2005 tarihinde davacı tarafça onaylandığını, aynı gün akreditifin Estonya'da mukim "Rosferrex Oy Estonia" firması lehine teyitli ve sight olmak üzere açıldığını, ihracatçının bankası akreditifte yine davacı talebi ile SEB EESTI UHISPANK ESTONIA (muhabir banka) olarak tespit edildiğini, muhabir banka SEB'in akreditife teyit eklemeyi kabul ettiğini ve 25.11.2005 tarihli swift mesajı ile teyidini bankaya ihbar ettiğini, bu mesajı müteakip SEB'in 01.12.2005 tarihli şifreli swift mesajı ile 550.164 Euro tutarındaki vesaikin akreditif lehdarı tarafından kendilerine teslim edildiğini, vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu ve akreditif bedelini rambursmann bankadan 08.12.2005 valorü ile talep ettiklerini, ilgili mesajın müvekkili banka tarafından davacıya 02.12.2005 tarihinde bildirilerek hesabın müsait hale getirilmesinin istendiğini, vesaikin bankaya 05.12.2005 tarihinde akşam saatlerinde ulaştığını ve 06.12.2005 tarihinde incelemeye alındığını, inceleme sonucunda vesaik üzerinde herhangi bir aykırılık (rezerv) tespit edilmediğinin ve akreditife uygun olduğunun davacı tarafa bildirildiğini, ancak akreditife konu mal CIF teslim şekline göre yüklenmiş olup sigorta poliçesi tüm vesaik ile birlikte bankaya ulaşmışken, rambursmann gününden bir gün öncesi olan 07.12.2005 tarihinde davacı tarafın müşterisi olduğu davalı bankanın şubesine sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden akşam saat 16.42'de ilgili sigortanın priminin ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğine dair bir faks ulaştığını, bu kez davacı firmanın ısrarları üzerine müvekkili bankanın rezerv bildirim işlemi ile eş zamanlı olarak 07.12.2005 tarihinde ödemenin durdurulabilmesini teminen rambursmann bankası American Express Bank Frankfurt'da bir mesaj göndererek rambursmanın iptalini talep ettiğini, ödeme günü olan 08.12.2005 tarihinde rambursmann bankasından yetkinin iptal edilmediğine dair mesaj alındığını, teyit bankasının gönderdiği 14.12.2005 tarihli son mesaj ile de müvekkili banka tarafından iletilen aykırılıkların kabul edilemeyeceğinin, mal bedelinin tahsil edildiğinin ve dosyanın kapatıldığının bildirildiğini, olayda davacı şirketin ticari ilişkisi olmayan bir firmaya "teyitli ve sight" bir akreditif açtırarak basiretsiz davrandığını, bu tür akreditifte müvekkili bankanın değil ihracatçının bankasının vesaiki inceleme yükümlülüğü bulunduğunu, teyit bankasının bu yükümlülüğünün akreditif bankasından tamamen bağımsız ve tâli olduğunu, müvekkili bankanın vesaiki makul derecede özen ile ve dış görünüşü itibariyle inceleme yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafın haklarının gözetildiğini, akreditif vesaikinin rezervsiz olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı arasında 16.11.2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği ve davacı talebi üzerine bankaca düzenlenen akreditif metninin 18.11.2005 tarihinde davacı tarafça onaylandığı; aynı gün akreditifin Estonya'da mukim "Rosferrex Oy Estonia" firması lehine teyitli ve sight olmak üzere açıldığı, yine davacının talebi ile SEB EESTI UHISPANK ESTONIA (muhabir banka) olarak tespit edildiği, muhabir bankanın akreditife teyit eklemeyi kabul ettiği ve 25.11.2005 tarihli swift mesajı ile teyidini bankaya ihbar ettiği; bu mesajı müteakip SEB'in 01.12.2005 tarihli şifreli swift mesajı ile 550.164 Euro tutarındaki vesaikin akreditif lehdarı tarafından kendilerine teslim edildiğini, vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu ve akreditif bedelini rambursmann bankadan 08.12.2005 valorü ile talep ettiklerini bildirdiği, ilgili mesajın davalı banka tarafından davacıya 02.12.2005 tarihinde bildirilerek hesabın müsait hale getirilmesinin istendiği, vesaikin bankaya 05.12.2005 tarihinde akşam saatlerinde ulaştığı ve 06.12.2005 tarihinde incelemeye alındığı, inceleme sonucu vesaik üzerinde herhangi bir aykırılık (rezerv) tespit edilmediğinden ve akreditife uygun olduğundan bahisle davacı tarafa bildirildiği;
ancak akreditife konu mal CIF teslim şekline göre yüklenmiş olup sigorta poliçesi tüm vesaik ile birlikte bankaya ulaşmışken rambursmann gününden bir gün öncesi olan 07.12.2005 tarihinde davacı tarafın müşterisi olduğu davalı bankanın şubesine sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden akşam saat 16.42'de, ilgili sigortanın priminin ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğine dair bir faks ulaştığı, bu kez davalı bankanın rezerv bildirim işlemi ile eş zamanlı olarak 07.12.2005 tarihinde ödemenin durdurulabilmesini teminen rambursmann bankası American Express Bank Frankfurt'da bir mesaj göndererek rambursmanın iptalini talep ettiği, ödeme günü olan 08.12.2005 tarihinde rambursmann bankasından yetkinin iptal edilmediğine dair mesaj alındığı;
teyit bankasının gönderdiği 14.12.2005 tarihli son mesaj ile de davalı banka tarafından iletilen aykırılıkların kabul edilmediğinin ve mal bedelinin satıcıya ödendiğinin belirtildiği, bilahare, mal bedeli 550.164,00 Euro'nun davalı banka tarafından davacıya ait hesaptan -davacının ihtirazi kaydı ile- çekildiği ve bu tutarın dava tarihi itibariyle YTL karşılığının 920.864,50 YTL olduğu konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, akreditifin açılması üzerine akreditif bankası ile amir (alıcı-ithalatçı) arasında meydana gelen hukuki ilişkinin vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğu, buna karşılık akreditif amiri (alıcı) ile muhabir banka ve teyit bankası arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, ancak, akreditif bankası ile muhabir banka ve teyit bankası arasında bir hukuki ilişkinin kurulduğu öğreti ve uygulamada genel kabul gördüğü, belgeli (vesikalı) akreditifte satıcının parayı alması için ibraz etmek zorunda bulunduğu belgelerin neler olduğu ve bunların ne gibi yazıları kapsaması gerektiği, alıcının akreditif için başvurduğu bankaya verdiği talimat ile belli edildiği,bu banka tarafından muhabir bankaya olduğu gibi ulaştırılan talimata muhabir bankanın uygun davranmasının gerektiği, bunun için, muhabir bankanın satıcının kendisine ibraz ettiği belgelerin hepsinin ibraz edilmiş olduğunu ve bu belgelerde talimatta öngörülen yazıların eksiksiz bulunduğunu tespit etmedikçe ödeme yapmaması gerektiği, teyitli bir akreditifte teyit bankası, satıcının kendi bankası ile yaptığı teyit sözleşmesine dayanarak ibraz ettiği akreditif belgelerinin akreditif şartlarına uygunluğunu makul süre içinde incelemek ve uygun bulursa akreditif bedelini ödemekle yükümlü olduğu.
Şayet akreditif belgelerinden bir kısmının akreditif şartlarına uygun olmadığı veya eksik bulunduğu tespit edilirse banka belge için akreditife rezerv koyarak satıcıya red ve rezerv gerekçelerini bildirmek zorunda olduğu, Akreditif belgelerinin akreditifteki şartlara uygun olmadıkça mal bedelinin satıcıya ödenmeyeceği ve uygun olmayan belgelere dayalı bir ödemeyle akreditif bankasına rücu edilemeyeceği, zira, teyit bankasının belgeler üzerinde yaptığı inceleme ve kabul ancak akreditif bankasınca doğrulanması halinde nihai sonuç doğuracağı, akreditif belgelerinin yetkili bankalarca incelenmesi konusundaki makul sürenin Milletlerarası Ticaret Odası 500 sayılı Yeknesak Kuralları'nın 13/b maddesi ile ibraz tarihinden itibaren 7 gün olarak belirlendiği, yine anılan maddenin d bendi gereğince, "bankalar belgeleri dış görünüşleri itibariyle akreditif şartlarına uygun görünüp görünmediğinden emin olmak için makul derecede özen göstererek incelemelidirler.
Belgelerin dış görünüşü itibariyle akreditif şartlarına uygunluğu milletlerarası standart bankacılık uygulaması ile tespit edilecektir" denildiği, bu hükme göre bankalarca incelenecek önemli belgelerin konşimento, ticari fatura, kalite kontrol raporu, çeki listesi, koli ambalaj listesi olduğu, akreditif şartları ile belirtilen vesaik içeriklerinin uygunluğunun , makul özenle yapılması gerektiği, akreditif belgelerinin banka tarafından dış görünüşleri itibariyle incelenmekle birlikte bu belgelerin birbiri ile uyum içinde olmalarının da gözetilmesi gerektiği, taraflar arasında akdedilen akreditif sözleşmesi ile hedeflenen silisli sac malzemesinin 2005 yılından beri satıcısı tarafından davacı alıcıya teslim edilmediği, böylelikle 550.164,00 Euro semeni ödemesine rağmen malı teslim alamayan davacının zarara uğradığı ve akreditif ilişkisinden beklenen faydayı elde edemediği ve olayda davacıya atfedilebilecek hiç bir kusurun bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı, buna karşılık konşimentoya göre malların sevk tarihi 22.11.2005 iken sigorta poliçesinde tanzim tarihinin 29.11.2005 olarak gösterilmesi suretiyle sigorta teminatını en geç taşımanın başlaması anından geçerli olması yönündeki Yeknesak Kuralların 34/e maddesinin ihlal edilmesi, çeki listesindeki ağırlığın fatura ve konşimentoda gösterilen miktarla aynı olması gerekirken farklı yazılmış olması ve keza koli ambalaj listesindeki sayıların fatura ve konşimentodaki mal adedi ile aynı olması gerekirken farklı yazılması ve akreditif şartlarında bobin ağırlığının 5 ton olarak gösterilmesine rağmen seri 2003411RSF sayılı bobinin 6 ton ağırlığında gösterilmesi nedenleri ile davalı bankanın sözü edilen kuralları ihlal etmesi, akreditif şartları ile belirtilen vesaik içeriklerinin uygunluğunu makul özenle inceleme ve bu belgelerin birbiri ile uyum içinde olmalarını gözetme borcunun yerine getirilmemesi, genel anlamda ise, bankacılık ve akreditif işlemlerinde basiretli bir işadamı gibi davranmaması nedenleriyle mal bedelinin ödenmesi sonucu ortaya çıkan zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunun kabulünün gerekeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
MTO’nın 500 sayılı Yeknesak teamüller ve Uygulamalar yayınına tabi tutulan tüm akreditifler açısından bu kurallar,akreditif amiri (ithalatçı), akreditif lehdarı (ihracatçı), akreditif bankası ve teyit bankası için bağlayıcı sözleşme hükümleri niteliğini kazanır.
Davacı ... A.Ş, Oyakbank’a başvurusunda açılmasını istediği akreditifin MTO Yayınları 500 sayılı broşür hükümlerine tabi olduğunu kabul ettiğinden, akreditif amirinin de 500 sayılı Kurallara tabi olacağı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta 01.12.2005 tarihinde teyit bankası 550.164,00 Euro tutarındaki vesaikin lehtar tarafından kendilerine teslim edildiğini,vesaikin şekil şartlarının akreditife uygun olduğunu ve parayı akreditifte belirlenen Rambursman Bankası'ndan 08.12.2005 valörü ile talep ettiklerini davalı bankaya bildirmiştir.
05. 12.2005 tarihinde vesaik davalı Oyakbank’a intikal etmiş, 06.12.2005 tarihinde incelemeye alınan vesaikte 07.12.2005 tarihinde inceleme tamamlanmış her hangi bir uygunsuzluk görülmemesi üzerine belgelerin uygun olduğu akreditif amirine iletilmiş, ancak ... A.Ş’nin belgeleri incelemeye alarak rezerv koyulmasını istemesi üzerine Oyakbank’ın iki hususta rezervi teyit bankasına bildirdiği, ayrıca davalı bankaya sigorta poliçesini düzenleyen şirket tarafından 07.12.2005 saat 16.42’de primler ödenmediğinden poliçenin iptal edildiğine dair bir faks mesajı ulaştığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtilmesi gereken husus akreditifin akıbetinin mallarla değil, münhasıran vesaikle ilgili olduğudur. 500 sayılı Yeknesak Kuralların 3.maddesinde açıkça akreditiflerin doğaları itibarıyla satış sözleşmelerinden ve diğer sözleşmelerden ayrı işlemler olduğu belirtilmiş, 4.maddede ise akreditif işlemlerinde tüm ilgili tarafların vesaikin ilgili olabileceği mal, hizmet ve/veya diğer yapılan işleri değil vesaiki göz önünde bulundurarak (vesaik üzerinden) işlem yaparlar denilmektedir. Yine aynı yeknesak kuralların 13.maddesi vesaikin incelenmesine ilişkin standartları ortaya koymuş, dış görünüşleri itibarıyla Akreditif şartlarına uygun gözüküp gözükmediklerinden emin olmak için bankaların Akreditifte şarta bağlanan bütün vesaiki makul derecede özen göstererek inceleyecekleri, vesaikin dış görünüşleriyle Akreditif şartlarına uygunluğunun uluslar arası standart bankacılık uygulaması (pratiği) ile belirleneceği öngörülmüştür.
Öte yandan ICC 500 21.maddesinde “Taşıma belgeleri, sigorta belgeleri ve faturalar dışında kalan belgelerin istenmesi halinde Akreditif bu belgelerin kimler tarafından düzenleneceklerini ve yazı veya bilgi olarak içeriklerini şarta bağlamalıdır. Akreditif bunları şarta bağlamamışsa bankalar bu tür belgeleri, içerikleri diğer belgelerle uyumsuzluk göstermemek kaydıyla ibraz edildikleri biçimde kabul edeceklerdir.” denilmektedir. Başka bir anlatımla taşıma belgeleri, sigorta belgeleri ve faturalar dışında kalan belgeler “diğer vesaik" hükmünde olup, Akreditif bunları şarta bağlamamışsa bankalar bu tür belgelerin ticari hayatta kullanılan şekilde olup, olmadıklarını araştırmayacaklardır, belgelerin talep edilen şekilde olması yeterlidir.
Somut olayda Akreditifte lehdar tarafından ibrazı gereken belgeler ise şu şekilde yer almıştır;
1- Fatura, 2)Konişmento, 3)Paketleme listesi, 4)Ağırlık listesi, 5-Menşe Sertifikası, 6-Sigorta Poliçesi, 7-İmalatçı tarafından düzenlenmiş analiz raporu.
Mahkemece akreditifte asıl vesaik olarak adlandırılabilecek konşimentoya göre malların sevk tarihinin 22.11.2005 olmasına karşın sigorta poliçesinin tanzim tarihinin 29.11.2005 olarak gösterilmesi nedeniyle Yeknesak Kuralların 34/e maddesinin ihlaledildiğinden söz edilmekte ise de, söz konusu 500 sayılı Yeknesak Kuralların 34/e maddesinde “Akreditifte aksine bir şart yoksa veya sigorta belgesinden sigortanın en geç malların yüklenme veya sevk edilme veya teslim alınma tarihinden itibaren geçerli olduğu anlaşılmadığı sürece, taşıma belgesinde belirtilen,malların yüklenme veya sevk edilme veya teslim alınma tarihinden sonraki bir düzenleme tarihi gösteren sigorta belgesini bankalar kabul etmeyeceklerdir.” denilmekte olup, somut olayda 29.11.2005 düzenleme tarihli sigorta poliçesinde sigortanın 22.11.2005’den, yani malların sevk tarihinden itibaren 31.01.2006 tarihine kadar geçerli olduğu belirtildiğinden, söz konusu poliçenin bankalar tarafından kabulü zorunlu olup, bu husus banka açısından bir rezerv oluşturmamaktadır.
Her ne kadar mahkeme kararının gerekçesinde yer almamakta ise de, poliçenin sonradan iptal edildiğine dair faks mesajının geçerli olup, olmadığını, yetkili kişiler tarafından gönderilip, gönderilmediğini, prim borcunun ödenmemesinin poliçeyi iptale imkan verip vermediğini davalı bankanın değerlendirmesine olanak yoktur, bir likit delilden söz edilemeyeceğinin de açıklığı karşısında poliçenin sonradan iptaline dair faks mesajı da davalı banka için bir rezerv oluşturmaz. Mahkemenin davayı kabulünde diğer gerekçesi ise “çeki listesindeki ağırlığın fatura ve konşimentoda gösterilen miktarla aynı olması gerekirken farklı yazılmış olması ve keza koli ambalaj listesindeki sayıların fatura ve konşimentodaki mal adedi ile aynı olması gerekirken farklı yazılması ve akreditif şartlarında bobin ağırlığının 5 ton olarak gösterilmesine rağmen seri 2003411RSF sayılı bobinin 6 ton ağırlığında gösterilmesi nedenleriyle …” davalı bankanın yeknesak kuralları ihlal etmiş olmasıdır.
Mahkemenin kabulünün aksine asıl vesaik niteliğindeki konşimento, fatura ve sigorta poliçesinde yer alan bilgilerde bir uyumsuzluk bulunmadığı gibi diğer vesaik niteliğindeki çeki listesinde ve koli ambalaj listesindeki kayıtlarında söz konusu asıl vesaikle veya kendi içlerinde bir uyumsuzluğuna da rastlanamamıştır. Konişmentoda 10 konteyner yerine 11 konteyner yazılmış olması RUVU7223429 numaralı konteynerin mükerrer yazımından kaynaklanmakta olup, eğer mahkemece görülen uyumsuzluk bu husus ise maddi hatadan kaynaklanan bu durumun vesaikler arasında bir uyumsuzluk olarak kabulü mümkün değildir. Akreditif şartlarında bobin ağırlığının 5 ton olarak gösterilmesine karşın diğer vesaik niteliğindeki Analiz Sertifikasında 2003411RSF sayılı bobinin 6 ton ağırlığında olmasının bir rezerv oluşturduğu kabul edilmiş ise de;
teyit bankasınca davalı bankaya gönderilen 14.12.2005 tarihli mesajda akreditif gereklerine ve UCP 500 madde 21’e uygun bir analiz sertifikası ibraz edildiği,bu sertifikada verilen ağırlıkların analiz sertifikasında bobin ağırlıkları olarak sınıflandırılmadığı, dolayısıyla akreditifte veya diğer belgelerde verilen beyanlarla çelişen her hangi bir beyanın olmadığı, matematiksel hesaplamaların bankaların sorumluluğunda olmadığı belirtilmiştir, sözkonusu belgede yapılan incelemede belgenin “Konum No”, ”Seri”, ”Miktar”, ”Ağırlık” başlıkları altında düzenlendiği, "Seri” başlığı altındaki tüm numaraların 2003411RSF koduyla işaretlendiği, dolayısıyla bu numaranın bobin numarasına işaret etmediği anlaşılmakta olup mahkemenin bu yöndeki kabulünde de gösterilen gerekçe itibarıyla isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece söz konusu analiz sertifikasında yer alan verilerin akreditife konu malın bobin ağırlığına mı, yoksa belirtilen ağırlıkların üretim seri numarası ağırlığına mı işaret ettiğinin gerekirse bu konuda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve şayet belgedeki ağırlık dökümü rulo veya bobinlerle ilişkilendirilmemiş ise diğer belgelere ters düşen bir içerik veya uyumsuzluktan söz edilmeyeceğinden ICC 500 kurallarının 21. maddesine göre söz konusu belgenin ibraz edildiği şekilde kabul edilmesi gereken diğer vesaik niteliğinde olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirmelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.20010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015427300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz