Marka tecavüzünün men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2173 E. 2023/5747 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
keşif↗ ikrar↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ ihtarname↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait tescilli "Alp Asistanlık İnşaat Emlak" markasının birebir aynı veya ayrıt edilemeyecek biçimde benzer olarak aynı mal ve hizmetlerde kullanımının iltibas yaratabileceğine dair bir duruma rastlanmadığı, davalının "IYK Yapı Denetim" ismi ile hizmet verdiği, bu durumun keşif sonrası alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğu gerekçesiyle davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Alp Asistanlık İnşaat'ın 2013 Eylül ayında kurulduğunu, gayrimenkul alım-satım ve kiralama hususlarında hizmet veren bir firma olduğunu, kısa sürede kurumsallaşan müvekkili firmanın Alp Asistanlık İnşaat adıyla gayrimenkul alım, satım ve kiralama piyasasında söz sahibi olunacak bir konuma geldiğini, 2016 tarihinde de markasını tescil ettirdiğini, davalı şirketin Kahramanmaraş adresinde inşaat üzerine faaliyet gösteren bir firma olduğunu, dava dilekçelerinin ekinde sundukları fotoğraflarda da görüleceği üzere davalı firmanın anılan adreste Alp İnşaat ibaresini tescilli markasıymış gibi kullandığını, davalı şirketin müvekkili adına tescil edilmiş ve markalaşmış olan Alp İnşaat ibaresini tabela ve reklam faaliyetlerinde kullanmasının bu marka adı altında hizmet sunmasının müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, bu suretle de haksız rekabete yol açtığını, davalının, müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösterdiğini, tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi davacı müvekkilinin izni olmaksızın mal ve hizmetlerinde kullandığını, davalının, müvekkilinin tescilli markasına son derece benzeyen Alp İnşaat ibaresini bilerek ve iltibas yaratmak amacıyla kullandığını, davalının yol açtığı haksız rekabet nedeniyle insanların yanılgıya düştüğünü, buna bağlı olarak da müvekkilinin iş ve prestij kaybına uğradığını, davalı tarafın söz konusu tabelayı Alp olarak kullandığını kabul etmesine rağmen ve dosyaya Alp İnşaat isimli tabelanın fotoğraflarının sunulmasına rağmen bilirkişinin bu hususları gözardı ettiğini, davalı tarafın keşif tarihinden 1 gün önce tabelayı kaldırdığının açıkça ortada olduğunu, davalı tarafın cevabi ihtarnamede tüm hususları ikrar etmesine rağmen bu durumun dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı adına tescilli "Alp asistanlık inşaat emlak" markasına davalının tecavüzünün olup olmadığı, tecavüz var ise tespiti ve meni ile davalı taraftan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet kanunu'nun 7, 29 uncu maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54, 55 nci maddelri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11300 E. 2011/5032 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… ini tabela ve reklam faaliyetlerinde kullanmasının bu marka adı altında hizmet sunmasının müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, bu suretle de «haksız rekabete» yol açtığını, davalının, müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösterdiğini, tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi davacı müvekkilinin izni olmaksızın mal ve hizmetlerinde kullandığını, davalının, müvekkilinin tescilli markasına «son» derece benzeyen Alp İnşaat ibaresini bilerek ve «iltibas» yaratmak amacıyla kullandığını, davalının yol açtığı haksız rekabet nedeniyle insanların yanılgıya düştüğünü, buna bağlı olarak da müvekkilinin iş ve prestij «kaybına» uğradığını, davalı tarafın söz konusu tabelayı Alp olarak kullandığını kabul etmesine rağmen ve dosyaya Alp İnşaat isimli tabelanın fotoğraflarının sunulmasına rağmen bilirkişinin bu hususları gözardı ettiğini, davalı tarafın «keşif» tarihinden 1 gün önce tabelayı kaldırdığının açıkça ortada olduğunu, davalı tarafın cevabi «ihtarnamede» tüm hususları «ikrar» etmesine rağmen bu durumun dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiş …
… ı ile davacıya ait tescilli "Alp Asistanlık İnşaat Emlak" markasının birebir aynı veya ayrıt edilemeyecek biçimde benzer olarak aynı mal ve hizmetlerde kullanımının «iltibas» yaratabileceğine dair bir duruma rastlanmadığı, davalının "IYK Yapı Denetim" ismi ile hizmet verdiği, bu durumun «keşif» sonrası alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğu gerekçesiyle davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, marka ve «ticaret unvanı» ile «iltibas» yaratmak suretiyle gerçekleştirilen «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve ticaret unvanının «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… 02.01.2002, davacının marka başvuru tarihlerinin ise 12.04.2002 ve 04.07.2007 olduğu, bu durumda markalara dayalı olarak unvan terkininin istenemeyeceği, davacının «ticaret unvanının» da ayırt edici kısmının “Alp” ibaresi olduğu, davacının unvanının sicile tescil tarihinin 31.12.1998 olduğu, bu şekilde bakıldığında öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, ancak unvan üzerindeki öncelik hakkının değerlendirilmesinde sadece sicile kayıt tarihlerinin öncelikli üstün hak sahipliğini ortaya koymadığı, davalı şirketin kurucu ortaklarından Hakkı Alpay’ın “Alp Plastik” unvanını 18.04.1996 tarihinden itibaren kullandığının sicil kayıtlarından anlaşıldığı, ayrıca vergi dairesinden gelen yazıdan da adı geçenin 01.07.1986 tarihinden beri faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, her iki şirketin faaliyet alanları aynı ve benzer olsa da davalı şirketin kurucu ortağının “Alp” unvanı ile plastik sektöründe faaliyet gösterirken davalı şirketi kurduğu ve bu ibareyi davacının sicile kaydından daha önce kullandığı, davalı tarafın davacının ticaret unvanı ile «iltibas» oluşturma gayretinde bulunmadığı, davalı şirketin sicile tescilinden itibaren 6 yıl 8 ay sonra eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişt …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · ticaret unvanı · limited şirket · ticaret sicili · terkin
Benzer bu kararda2-Dava, marka ve «ticaret unvanı» ile «iltibas» yaratmak suretiyle gerçekleştirilen «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve ticaret unvanının «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının «ticaret unvanının» 31.12.1998 tarihinde tescil edildiği gerekçesiyle öncelik hakkının bulunmadığı kabul edilmiş ise de, söz konusu unvanın nevi değişikliği yapılarak tescil edildiği, davacının aynı unvanla daha önce «limited şirket» olarak faaliyet gösterdiği «ticaret sicil» gazetesindeki kayıtlardan anlaşılmıştır.
… 02.01.2002, davacının marka başvuru tarihlerinin ise 12.04.2002 ve 04.07.2007 olduğu, bu durumda markalara dayalı olarak unvan terkininin istenemeyeceği, davacının «ticaret unvanının» da ayırt edici kısmının “Alp” ibaresi olduğu, davacının unvanının sicile tescil tarihinin 31.12.1998 olduğu, bu şekilde bakıldığında öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, ancak unvan üzerindeki öncelik hakkının değerlendirilmesinde sadece sicile kayıt tarihlerinin öncelikli üstün hak sahipliğini ortaya koymadığı, davalı şirketin kurucu ortaklarından Hakkı Alpay’ın “Alp Plastik” unvanını 18.04.1996 tarihinden itibaren kullandığının sicil kayıtlarından anlaşıldığı, ayrıca vergi dairesinden gelen yazıdan da adı geçenin 01.07.1986 tarihinden beri faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, her iki şirketin faaliyet alanları aynı ve benzer olsa da davalı şirketin kurucu ortağının “Alp” unvanı ile plastik sektöründe faaliyet gösterirken davalı şirketi kurduğu ve bu ibareyi davacının sicile kaydından daha önce kullandığı, davalı tarafın davacının ticaret unvanı ile «iltibas» oluşturma gayretinde bulunmadığı, davalı şirketin sicile tescilinden itibaren 6 yıl 8 ay sonra eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1964 E. 2023/2364 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · kıdem tazminatı · münfesihlik · re'sen terkin · yasal hasım · rücuen tahsil · vekalet ücreti takdiri · şirketin ihyası
Benzer bu karardaŞti. olarak değiştiğini, 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca resen «sicilden terkin» edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirildiğini, ancak şirketin süresi içinde başvuruda bulunmadığını, bu nedenle 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilan» ile sicilden res'en terkin edildiğini ayrıca davalının yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek «tasfiye memuru atanmasına», «yasal hasım» aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin işçilerinden ...'ın vefat etmesi nedeniyle «mirasçılarına» «kıdem tazminatı» ödendiğini, ödenen kıdem tazminatının «rücuen tahsili» maksadıyla Ankara 26.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili i şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebinin» kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, şirket adresine davetiye gönderildiği, taşınmış olduğundan bahisle «tebligatın» iade edildiğinin «şerh» düşüldüğü, şirket «temsilcisine» çıkartılmış herhangi bir tebligatın söz konusu yazıda yer almadığı, bu hale göre «ihtarın» usulüne aykırı olduğu, terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, bu nedenle «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediği, ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunması gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemesinin söz konusu olamayacağı, «yargılama giderine» ve davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde 98380 sicil numarasında kayıtlı bulunan ALP-EM Temizlik Güvenlik Hizmetleri ve …
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2173 E. , 2023/5747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün men'i ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/44068 sayılı ve "Alp Asistanlık İnşaat - Emlak" ibareli markası bulunduğunu, müvekkilinin bu markayı işyerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, hizmet kalitesi ile bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, davalı şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini ve tabelalarında "Alp İnşaat" ibaresini tescilli markasıymış gibi kullandığını, davalı şirketin Alp İnşaat ibaresini ürünlerinde kullanmasının müvekkili şirketin markasına açıkça tecavüz oluşturduğunu, bunun aynı zamanda da haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek davalı şirketin müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesi ve menine, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin kullandığı "Alp" unvanının marka değil ticari unvan olduğunu, müvekkilinin Alp veya Alp İnşaat adı altında herhangi bir ürün imal edip satmadığını, davacı şirketin maddi, manevi tazminat talebine dayanak olarak somut herhangi bir zarar delili sunmadığını, delil olarak sunulan fotoğrafların müvekkili şirketin bilgisi dahilinde olmadığını, kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait tescilli "Alp Asistanlık İnşaat Emlak" markasının birebir aynı veya ayrıt edilemeyecek biçimde benzer olarak aynı mal ve hizmetlerde kullanımının iltibas yaratabileceğine dair bir duruma rastlanmadığı, davalının "IYK Yapı Denetim" ismi ile hizmet verdiği, bu durumun keşif sonrası alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğu gerekçesiyle davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Alp Asistanlık İnşaat'ın 2013 Eylül ayında kurulduğunu, gayrimenkul alım-satım ve kiralama hususlarında hizmet veren bir firma olduğunu, kısa sürede kurumsallaşan müvekkili firmanın Alp Asistanlık İnşaat adıyla gayrimenkul alım, satım ve kiralama piyasasında söz sahibi olunacak bir konuma geldiğini, 2016 tarihinde de markasını tescil ettirdiğini, davalı şirketin Kahramanmaraş adresinde inşaat üzerine faaliyet gösteren bir firma olduğunu, dava dilekçelerinin ekinde sundukları fotoğraflarda da görüleceği üzere davalı firmanın anılan adreste Alp İnşaat ibaresini tescilli markasıymış gibi kullandığını, davalı şirketin müvekkili adına tescil edilmiş ve markalaşmış olan Alp İnşaat ibaresini tabela ve reklam faaliyetlerinde kullanmasının bu marka adı altında hizmet sunmasının müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, bu suretle de haksız rekabete yol açtığını, davalının, müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösterdiğini, tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi davacı müvekkilinin izni olmaksızın mal ve hizmetlerinde kullandığını, davalının, müvekkilinin tescilli markasına son derece benzeyen Alp İnşaat ibaresini bilerek ve iltibas yaratmak amacıyla kullandığını, davalının yol açtığı haksız rekabet nedeniyle insanların yanılgıya düştüğünü, buna bağlı olarak da müvekkilinin iş ve prestij kaybına uğradığını, davalı tarafın söz konusu tabelayı Alp olarak kullandığını kabul etmesine rağmen ve dosyaya Alp İnşaat isimli tabelanın fotoğraflarının sunulmasına rağmen bilirkişinin bu hususları gözardı ettiğini, davalı tarafın keşif tarihinden 1 gün önce tabelayı kaldırdığının açıkça ortada olduğunu, davalı tarafın cevabi ihtarnamede tüm hususları ikrar etmesine rağmen bu durumun dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı adına tescilli "Alp asistanlık inşaat emlak" markasına davalının tecavüzünün olup olmadığı, tecavüz var ise tespiti ve meni ile davalı taraftan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet kanunu'nun 7, 29 uncu maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54, 55 nci maddelri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964287500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz